<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056</id><updated>2012-02-16T07:32:38.645-08:00</updated><category term='anarşist'/><category term='entel karikatürleri'/><category term='belediyenin en son hizmeti'/><category term='yazılar'/><category term='kıskançlık krizi'/><category term='patavatsız'/><category term='yeni yıl'/><category term='video klip'/><category term='noel baba'/><category term='sanal müzik'/><category term='mutluluk'/><category term='fethullah'/><category term='atilla ilhandan şiirler'/><category term='beldiye'/><category term='güler misin ağlar mısın'/><category term='yaşam'/><category term='dünyadan haberler'/><category term='hırsız karikatürü'/><category term='foto mauipilation'/><category term='ırkçılık'/><category term='tarih kitabı'/><category term='recep ile kemal'/><category term='ey'/><category term='komedi'/><category term='özgürlük'/><category term='ankara belediyesi'/><category term='facebook'/><category term='unutulmaz şiirler'/><category term='atilla ilhan'/><category term='büyümeye giden yol'/><category term='iktidar'/><category term='sevenin çilesi'/><category term='deneme'/><category term='sinema-tv'/><category term='internet dünyası'/><category term='ankara'/><category term='tema müziği'/><category term='acıklı fotoğraflar'/><category term='geçmişe özlem'/><category term='teknoloji ve insan'/><category term='italyan lokantası'/><category term='politika'/><category term='kamera şakası'/><category term='biraz da gülelim'/><category term='komik karikatür'/><category term='fıkra'/><category term='lomedi'/><category term='en güzel şiirler'/><category term='şiir'/><category term='sansür'/><category term='eskizler ve notlar'/><category term='oğlum'/><category term='kolaj'/><category term='aşk şiiri'/><category term='romantizm'/><category term='belediyeden müthiş hizmet'/><category term='görsel sanatlar'/><category term='esaret'/><category term='blog dünyası'/><category term='ziyaretçi yorumları'/><category term='animasyon'/><category term='sevgi'/><category term='hayvanlar'/><category term='kader kurbanı'/><category term='yağmur kaçağı'/><category term='Bahadır Baruter'/><category term='mikroblog'/><category term='eylence'/><category term='hesaplaşma'/><category term='gülmece'/><category term='kıskançlık hastalık mıdır'/><category term='insan ve doğa'/><category term='eskiz defteri'/><category term='yalnızlık şiiri'/><category term='aşkın kanunu'/><category term='konuk yazar'/><category term='sıcak karikatürler'/><category term='blog tanıtımı'/><category term='hayatı öğrenmek'/><category term='çin lokantası'/><category term='tatsız gerçekler'/><category term='şiir klibi'/><category term='photoshop'/><category term='kadınların özel dünyası'/><category term='duvar yazıları'/><category term='çocukların dünyası'/><category term='pot kıran adam'/><category term='kadınların dünyası'/><category term='kıskanç aşık'/><category term='müziğim'/><category term='karikatür evi'/><category term='mizah'/><category term='kürt sorunu'/><category term='hakan ipek besteleri'/><category term='kısa film'/><category term='kitapçı'/><category term='kitabevi'/><category term='yılbaşı'/><category term='romantik şiir'/><category term='karikatürün ustaları'/><category term='kahkaha'/><category term='gizli kamera'/><category term='mürşid ve mürid'/><category term='sinema yazıları'/><category term='resim sanatı'/><category term='komik'/><category term='plaj sezonu'/><title type='text'>arşimet noktası</title><subtitle type='html'>Başka bir dünyanın okyanuslarında yüzmeye çalışırken boğulup bu dünyanın kıyılarına cesedi vurmuş bir adamın yazıp çizdikleri...</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>190</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-4756676518945752670</id><published>2011-08-28T12:49:00.000-07:00</published><updated>2011-08-28T12:49:34.593-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='büyümeye giden yol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='özgürlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politika'/><title type='text'>Elleri Kırılan Suriyeli Karikatürist Ali Ferzat</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-81f6j8aEwQ4/TlqVW577TxI/AAAAAAAAC_E/LN9WT5WPmp8/s1600/Ekran+Al%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-81f6j8aEwQ4/TlqVW577TxI/AAAAAAAAC_E/LN9WT5WPmp8/s1600/Ekran+Al%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-zITlkwUaNho/TlqUOmo5lGI/AAAAAAAAC_A/-kE4lyP94Dc/s1600/Ekran+Al%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Suriye'li tanınmış karikatürist Ali Ferzat,maskeli bazı adamlar tarafından zorla kaçrılarak bir araca bindirildi.&lt;b&gt;"Bir daha çizemesin diye"&lt;/b&gt; elleri kırıldı ve feci derecede dövüldü.Maskeli adamların Beşir Esat'ın adamları olduğu herkesin malumuydu.Bu şekilde dövülmesinin nedeni internet sitesinde yayımladığı yukarıdaki karikatürü idi.İsyancıların elinden kaçan Kaddafi'ye Beşir Esat otostop çekiyordu bu karikatürde.Suriye yasalarına göre Devlet Başkanının karikatürünü çizmek yasaktı.Ali Ferzat bu yasağı dinlemeyince gerekeni yapmışlardı.Yalnız kimliklerini gizlemeleri son derece anlamlıydı.Yakında Esat rejiminin yıkılacağını ve kendilerinden hesap sorulacağını biliyorlardı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;span style="font-size: large;"&gt; &lt;span data-jsid="text"&gt;Ülkemizin&amp;nbsp; pek yaman solcuları, Libya ve Suriye'de olanların emperyalist oyunlar olduğuna ve Esad ve Kaddafi önderliğinde verilen devrimci ve ilerici güçlerin mücadelesinin insan hakları kisvesi altında kirletildiğine inanıyordu&amp;nbsp; ciddi ciddi. &lt;/span&gt;&lt;span data-jsid="text"&gt;&lt;span&gt;Nato ve öteki emperyalist güçler bu işe karışıyor ya.Böyle olunca bizim&amp;nbsp; "kerameti kendinden menkul ve hikmetinden sual olmayan solcular",hemen bir takım şablonlar oluşturmaya başladılar.Esat direnen halkların halkların kalesi,direnişçiler de satılmış hainler.İlginç olan şeyse Esat'ın kafasındaki ile bu "sol" fikirlerin birebir örtüşmesi.Oysa o emperyalist güçlerin bu işe bulaşmasında bizzat rol olnayan Esat'ın, Kaddafi'nin kendisi.Adam gibi çekilmediler,özgür seçimleri vaad etmediler,bunun yerine statükoyu sürdürmek için canavarlıkta sınır tanımaz hale geldiler..Eh böyle olunca emperyalist güçler "insani" neden bulmakta zorlanmadılar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span data-jsid="text"&gt;&lt;span&gt;Direnişiler&lt;/span&gt;&lt;wbr&gt;&lt;/wbr&gt;&lt;span class="word_break"&gt;&lt;/span&gt; emperyalistlerden yardım istedi diye ne diye satılmış hainler olsunlar ki? &lt;b&gt;"Gelmeyin,Esat bizi paşa keyfi nasıl istiyorsa öyle boğazlasın" &lt;/b&gt;mı diyeceklerdi?"Peki bu anlı şanlı solcularımız gidecekler miydi yardıma direnişçiler kendilerinden yardım istese idi.Gitmezler çünkü onlar safça "alevicilik" oynuyorlar.Esat sonrası muhtemelen sünnilerin çoğunlukta olduğu bir yapı oluşacak,çoğu sözde solcunun hazmedemediği şey bu.Oysa bu devrimci hareketlerin, Batı ittifakı  ve İsrail köpeği de dahil,uzun zamanla olsa da emperyalizmi alt etme ihtimali var.Bu ihtimal var çünkü "Arap Baharı",bu tabandan gelen ve bizim anlamakta zorlanacağımız kadar köklü ve derin bir uyanışın işaret fişeği.Velhasıl orada bizim mercimek kafalı solcuların anlayamadığı kadar köklü ve derin bir toplumsal dönüşümün gerçekleşmekte olduğunu düşünüyorum...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span data-jsid="text"&gt;Bizim külyatmaz solculardan TKP'liler&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span data-jsid="text"&gt; İndepedent gazetesini kaynak göstererek Libya direnişini yabancıların çıkardığı ternesini yumurtladılar..Ulan sanki tek bir ülkede oluyor bu.Salgın gibi her yere sıçrıyor işte..Türkiye bile nasibini alacak bu rüzgardan zamanı gelince.Bunu fırsat bilen batılı güçler de balıklama atlıyorlar rüzgarın yönünü kendi çıkarlarına çevirmek için.Ortada bir otorite boşluğu ve kaos varken,onların&amp;nbsp; seyirci kalmalarını beklemek saçmalıktı.Sözde insani&amp;nbsp; gerekçelerle müdahalede bulundular,ama o diktatörlerin öz halkına ihanet eden tavırları,batılı emperyalistlerin insani gerekçe&amp;nbsp; kılıfı için de yeterince neden oluşturdu.Ancak arap baharında son derece derin ve köklü bir toplumsal dönüşümün emarelerini sezmemek mümkün değil.Nasıl ki bundan sonra babadan oğula geçen saltanat sürücüleri bu halkları çekip çeviremeyecekse,inanıyorum batı emperyalizminin sadık köpeği de olmak istemeyecekler.Arap baharının gezegenimize getirdiği değişimi kavrayabilmek için daha zaman gerekli,daha beklemek gerekli..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-4756676518945752670?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/4756676518945752670/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=4756676518945752670' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4756676518945752670'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4756676518945752670'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/08/elleri-krlan-suriyeli-karikaturist-ali.html' title='Elleri Kırılan Suriyeli Karikatürist Ali Ferzat'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-81f6j8aEwQ4/TlqVW577TxI/AAAAAAAAC_E/LN9WT5WPmp8/s72-c/Ekran+Al%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-8289053180793977127</id><published>2011-08-25T18:37:00.000-07:00</published><updated>2011-08-25T18:40:52.926-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='büyümeye giden yol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='özgürlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><title type='text'>Kaddafi Rejiminin Yıkılışı ve Arap Baharı</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-DCEyFeumjPE/Tlb3mGxhxoI/AAAAAAAAC7s/KiUqXBA41ME/s1600/arap-bahari-6-ayinda.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-DCEyFeumjPE/Tlb3mGxhxoI/AAAAAAAAC7s/KiUqXBA41ME/s1600/arap-bahari-6-ayinda.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Nihayet Libya'da Kaddafi rejimi yıkıldı.Çöl vampiri Kaddafi'nin yakalanması da an meselesi.Ülkesini bir parça seven bir insan olsaydı,İsyanları gaddarca yöntemlerle bastırmak yerine adam gibi özgür genel seçimlerin yapılacağı vaadinde bulunurdu.Ne yazık ki onun zalimce yöntemlerle iktidarını sürdürmeyi göze alması,Batılı emperyalist güçlerin eline büyük koz verdi ve sözümona '&lt;i&gt;insani gerekçelerle'&lt;/i&gt; bu ülkeye&amp;nbsp; müdahalede bulundular.Nato,Birleşmiş Milletler ve AB'nin ne için müdahalede bulundukları belli:&lt;i&gt;Kuzey Afrika'da öngöremedikleri ve sonradan önlem almaları mümkün olmayan siyasi herhangi bir oluşumun vuku bulmasınının önüne geçmek&lt;/i&gt;.Kendi kontrolleri altında bir geçiş ve yeniden yapılanmanın olmasını istiyorlar.Petrol piyasasının kontrolünü ellerinde tutmak,İsrail'i ve Batının çıkarlarını tehdit eden devrimsel oluşumları engellemek amaçları...Şimdiki hedefin Suriye olmasının nedeni de aynı.&lt;b&gt;Ancak ne olursa olsun,Arap ülkelerine gerçek bir demokrasinin yerleşmesi yönünde çok önemli devrimsel atılımların miladı olacak Arap Baharı.&lt;/b&gt;Uzun bir süreç sonunda Batılıların emperyalist çıkarları da tehlikeye girecek,İsrail'in kendine demokrat filistin halkına kan ve zulüm diktatörlüğü de son bulacak.Fakat bunun için uzun ve sancılı bir sürecin geçmesi gerekiyor.Devrimsel atılımlar bir anda meyvesini vermesi beklenmemeli.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Arap Baharı,zamanla ne Suudi Arabistan ne de İran gibi yobaz diktatörlükleri ayakta bırakacak.Bunun ardından el kaide gibi faşizan oluşumların müslüman/arap dünyasında egemen siyasi anlayış haline geleceğini düşünenler yanılıyorlar. Bu yanılgının arkasında araplara ve müslümanlığa karşı oryantalist önyargıların büyük payı var zaten.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-8289053180793977127?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/8289053180793977127/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=8289053180793977127' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/8289053180793977127'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/8289053180793977127'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/08/kaddafi-rejiminin-ykls-ve-arap-bahar.html' title='Kaddafi Rejiminin Yıkılışı ve Arap Baharı'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-DCEyFeumjPE/Tlb3mGxhxoI/AAAAAAAAC7s/KiUqXBA41ME/s72-c/arap-bahari-6-ayinda.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-9095573084584804881</id><published>2011-08-24T16:20:00.000-07:00</published><updated>2011-08-24T16:53:06.809-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='animasyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadınların dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='görsel sanatlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinema yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kısa film'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video klip'/><title type='text'>Feryad</title><content type='html'>&lt;iframe frameborder="0" height="296" src="http://player.vimeo.com/video/27657792?title=0&amp;amp;byline=0&amp;amp;portrait=0" width="551"&gt;&lt;/iframe&gt;  &lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Kafka'nın kocaman dev bir böceğe dönüşen kahramanı Samsa'yı bilmeyen pek azdır her halde.Dönüşüm, kendi kimliğini ve özgün varoluşunu koruma yönünde girilen bireysel bir savaş ve bu uğurda uğranılan yenilginin alegorisi olarak da yorumlanabilir.Birey topluma karşı eli kolu bağlı,çaresizdir.Çünkü onun infazı,koruma alanı olması gereken aile kurumu içinde gerçekleşmektedir.Gregor Samsa'nın ailesi, onun dönüşümünü kabul etmez,düzelir diye beklerler,fakat bunun mümkün olmadığını anlayınca ölümüne karar verirler.Bu büyük etkileyici hikaye,modern edebiyatta ailenin sorgulanmasının mihenk taşı oldu.Bu tür yapıtlar dönüp dolaşıp Dönüşüm'ü referans yaptılar kendilerine.&lt;b&gt;Natalie Bettelheim&lt;/b&gt; "Howl" adlı kısa filminde  akla Dönüşüm hikayesini getiren bir hikaye anlatmaya soyunmuş.Bir kadın,bebeğinde bir takım değişimler seziyor,bunları görmezden gelmeye çalışıyor,fakat daha sonra bu durumla başa çıkmaya çalışıyor.En sonunda bu durumu kabul etmek zorunda kalsa da,bundan sonrası ile nasıl başa çıkacağına dair soru işaretleri ile başbaşa bırakıyor izleyiciyi.Bu animasyon bir başka yönden&lt;i&gt; kurt adam&lt;/i&gt;'a ve&lt;i&gt; metamorfoz temalı korku filmlerine&lt;/i&gt; gönderme yapıyor.Hikaye ürkütücü,iç acıtıcı.Bir annenin bebeğinde tahmin edemediği bir değişim gözlemlemesi ve bu durumla başa çıkamamasının verdiği acı.Bir bebek bir annenin ayna imgesi ise,bu imgenin iç kanatıcı bir suliete dönüşmesi.Neyse..Korkutucu bir hikaye gibi görünen,fakat aslında iç acıtan bir hikayenin olduğu bu animasyonu izleyelim şimdi.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-9095573084584804881?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/9095573084584804881/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=9095573084584804881' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/9095573084584804881'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/9095573084584804881'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/08/blog-post.html' title='Feryad'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-2969025562869849803</id><published>2011-08-23T22:48:00.000-07:00</published><updated>2011-08-23T22:48:41.832-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskizler ve notlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıklı fotoğraflar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadınların dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><title type='text'>Kadına Şiddet</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-tTK7b4pOChU/TkCx5k0qUrI/AAAAAAAACrw/btmPYqVHfp4/s1600/Ekran+Al%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="337" src="http://4.bp.blogspot.com/-tTK7b4pOChU/TkCx5k0qUrI/AAAAAAAACrw/btmPYqVHfp4/s400/Ekran+Al%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;h6 class="uiStreamMessage" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:1}"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span class="messageBody" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:3}"&gt;Kadına karşı şiddet,evrensel bir sorundur ve ne yazık ki dünyanın her yerinde vardır.Ama bizim toplumumuzda dünyanın her yerinde görülenden daha fazla bir şey vardır.Polisinden savcısına,din adamından öğretmenine kadar her mertebede normal  sayılan,erkeğe ihsan edilmiş bir hak gibi algılanan bir olgudur...Bu nedenle davaların sonuçsuz kalmasında,polisin olay yerine hep geç gelmesinde,zorbaların kovuşturulmamasında, şiddetin toplumca normal karşılanmasının büyük payı vardır...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-2969025562869849803?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/2969025562869849803/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=2969025562869849803' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2969025562869849803'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2969025562869849803'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/08/kadna-siddet.html' title='Kadına Şiddet'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-tTK7b4pOChU/TkCx5k0qUrI/AAAAAAAACrw/btmPYqVHfp4/s72-c/Ekran+Al%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-4681379086966138323</id><published>2011-08-22T19:28:00.000-07:00</published><updated>2011-08-22T19:29:05.929-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıklı fotoğraflar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='görsel sanatlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>Acının Betimlenmesi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-COB1L1MmQy4/TlMO0DxfDCI/AAAAAAAAC2I/e_gAa0t5ub0/s1600/305471_150034425080042_100002204575221_286108_2044615_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-COB1L1MmQy4/TlMO0DxfDCI/AAAAAAAAC2I/e_gAa0t5ub0/s400/305471_150034425080042_100002204575221_286108_2044615_n.jpg" width="396" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;i&gt;Resim :Bessonov&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;h6 class="uiStreamMessage" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:1}" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span class="messageBody" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:3}"&gt;Kadın korkunç bir şekilde asılmış,ama acısını görmeyelim diye saklanmış yüzü .Adam sanki eziyet etmiyor da normal birşey yapıyormuş gibi yüzünde vakur bir ifade.İnfazcılar bir dans gösterisi mi izliyorlar?Kadının bedeni gayet estetik,seksi,mükemmel...Acıda&lt;wbr&gt;&lt;/wbr&gt;&lt;span class="word_break"&gt;&lt;/span&gt;n daha başka bir şeye,haz ve şehvete davetiye çıkarır gibi.Burada korkunç gözüken hiç birşey yok.Demek ki trajik olan şeyi belli bir takım göste&lt;span class="text_exposed_show"&gt;rgeler yardımı ile algılayabiliyoruz.İfade,jestle&lt;wbr&gt;&lt;/wbr&gt;&lt;span class="word_break"&gt;&lt;/span&gt;r ve davranışların dramatize edilmesi sayesinde.Duygularımız manipüle edilmedikçe olup bitenlerin içindeki trajediyi algılayamıyoruz.Belki sanatçı bizim bu gerçekle yüz yüze gelmemizi istediği için Akedemik görselleştirmeye ve mükemmelleştirmeye başvurdu..&lt;b&gt;&lt;i&gt;.İnsan olarak algı dünyamızdaki bu kusur nedeni ile hakikate ulaşmakta zorlanıyoruz.Gerçekliğin pornografiye dönüşmesi tehlikesi her zaman mevcut.Acaba sanatçı pornografiye savrulmadan trajik olanı nasıl ifade eder?Bu da sanatın önemli bir sorunu...&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-4681379086966138323?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/4681379086966138323/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=4681379086966138323' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4681379086966138323'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4681379086966138323'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/08/resim-bessonov-kadn-korkunc-bir-sekilde.html' title='Acının Betimlenmesi'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-COB1L1MmQy4/TlMO0DxfDCI/AAAAAAAAC2I/e_gAa0t5ub0/s72-c/305471_150034425080042_100002204575221_286108_2044615_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-98178373643928674</id><published>2011-08-21T21:19:00.000-07:00</published><updated>2011-08-21T21:19:34.247-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duvar yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karikatürün ustaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><title type='text'>Chopin'in dokunuşları</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-GUsOtr789AI/TlHVG_-skFI/AAAAAAAACzk/74V8zBYCFUA/s1600/chopin_931835.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-GUsOtr789AI/TlHVG_-skFI/AAAAAAAACzk/74V8zBYCFUA/s1600/chopin_931835.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;h6 class="uiStreamMessage" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:1}"&gt;&lt;span class="messageBody" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:3}"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Pkuczy'nin bu mükemmel çiziminde Chopin piyano çalıyor.Piyanosu elektrik tellerine bağlı.Çok uzaklara,çağının ötesine enerji taşıyor.Sanatın o yüce büyük enerjisini.Büyük,soylu,fazla bir karşılık ummadan yapan yüreğin ve aklın santralinden doğan o mucizevi,o bitmez tükenmez&amp;nbsp; hazineyi.Boşuna yaşamamamız gerektiğini ...Bütün yıkıcılığına rağmen, insanın her şeyi yeniden kurabileceğini,daha iyi dünyalar yaratabileceğini..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;&lt;h6 class="uiStreamMessage" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:1}"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span class="messageBody" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:3}"&gt;Elektrik ve elektronik Chopin gibi büyük sanatçıların eserlerini herkes dinleyebilsin diye icad edilmedi.Fakat bu büyük sanatçıların eserlerini her yere ve herkese taşıma misyonunu yerine getiremese idi,inanın teknoloji pek de işe yaramazdı...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-98178373643928674?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/98178373643928674/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=98178373643928674' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/98178373643928674'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/98178373643928674'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/08/chopinin-dokunuslar.html' title='Chopin&apos;in dokunuşları'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-GUsOtr789AI/TlHVG_-skFI/AAAAAAAACzk/74V8zBYCFUA/s72-c/chopin_931835.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-8511611888694454619</id><published>2011-08-21T21:01:00.000-07:00</published><updated>2011-08-21T21:01:50.604-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıklı fotoğraflar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatsız gerçekler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tarih kitabı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hesaplaşma'/><title type='text'>Savaşın Gerçek Galibi...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-eecWKCuzuFs/TlHTLO7fs7I/AAAAAAAACzg/vjlPz0ZzVoY/s1600/vultures_712165.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-eecWKCuzuFs/TlHTLO7fs7I/AAAAAAAACzg/vjlPz0ZzVoY/s1600/vultures_712165.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Karikatür :&lt;span class="messageBody" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:3}"&gt;Pkuczy&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span class="messageBody" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:3}"&gt;Karikatür bizi anlatıyor sanki.Ne kadar zor ülkemiz için barış!...Ne kadar uzağına düştük halkların kardeşliğinin...&lt;i&gt;&lt;b&gt;"Üç kişi onlar öldürdü ise beş kişi de biz öldürelim,onlara gününü gösterelim"&lt;/b&gt;&lt;/i&gt; diyenler bu kadar güçlü bu kadar her şeye hakimken, barışın hayalini bile kurmak imkansız denilecek kadar zor.&lt;i&gt;&lt;b&gt;Bizim ülkemizde akbabalardan ve başka türlü leş yiyicilerden başka hiç kimse zafer kazanamayacak...&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;Görelim bu gerçeği artık....&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-8511611888694454619?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/8511611888694454619/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=8511611888694454619' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/8511611888694454619'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/8511611888694454619'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/08/savasn-gercek-galibi.html' title='Savaşın Gerçek Galibi...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-eecWKCuzuFs/TlHTLO7fs7I/AAAAAAAACzg/vjlPz0ZzVoY/s72-c/vultures_712165.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-2660311211852548303</id><published>2011-08-17T12:20:00.000-07:00</published><updated>2011-08-17T12:20:05.009-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıklı fotoğraflar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hesaplaşma'/><title type='text'>Kan Davası</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-654Dc_mqw48/TkwTrt7mzuI/AAAAAAAACw0/_i1iOIxj8C8/s1600/savur_sehit.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="268" src="http://3.bp.blogspot.com/-654Dc_mqw48/TkwTrt7mzuI/AAAAAAAACw0/_i1iOIxj8C8/s400/savur_sehit.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;h6 class="uiStreamMessage" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:1}"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span class="messageBody" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:3}"&gt;Bu kan ne zaman dinecek?Türk tarafı diyor ki PKK silah bırakmadan bu bitmez.Ama diğer taraftakiler,silah bırakıp eylemsizlik kararı aldığımızda bile devlet operasyon yapmaktan vazgeçmediği için silah bırakmıyoruz diyorlar.Kimsenin itiraf etmek istemediği gerçekse,ortada bir kan davası olduğudur."&lt;i&gt;Kana kan,intikam!&lt;/i&gt;"diye son olaylardan sonra çığlık ve nara atanlar,kendilerini vatanseverlik yalanı ile uyutmaktadırlar.Kan gütmekten vazgeçmedikçe bu kaos ve vahşet ortamı belki 30 yıl daha son bulmayacak,daha analarımız çok gözyaşı dökecektir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-2660311211852548303?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/2660311211852548303/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=2660311211852548303' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2660311211852548303'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2660311211852548303'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/08/kan-davas.html' title='Kan Davası'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-654Dc_mqw48/TkwTrt7mzuI/AAAAAAAACw0/_i1iOIxj8C8/s72-c/savur_sehit.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-2180262778884719337</id><published>2011-08-17T09:08:00.000-07:00</published><updated>2011-08-17T09:12:56.079-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıklı fotoğraflar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kürt sorunu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatsız gerçekler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hesaplaşma'/><title type='text'>Durmak Yok!...Ölmeye,Öldürmeye devam...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-eDr6jKJKA9I/TkvhS5KVZTI/AAAAAAAACww/3v1QD6qYyus/s1600/Ekran+Al%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="275" src="http://4.bp.blogspot.com/-eDr6jKJKA9I/TkvhS5KVZTI/AAAAAAAACww/3v1QD6qYyus/s400/Ekran+Al%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Bugün yine şehit haberleri...Dişler bileecek,ağıtlar yakılıp,hamasi sözler eşliğiğinde intikam yeminleri edilecek..Sonra ne olacağı belli.Geniş çaplı operasyonlar,Kandil dağına bombalar yağdırılıp terörist ölü sayısının çokluğuna bağlı olarak,canavarın yüreğine su,pardon kan serpilecek...Sonra ne olacak?Pkk tarafından misillemeler,dehşete düşüren kanlı pusu ve baskınlar,intihar saldırıları,sivilleri hedef alan kanlı eylemler..Sonra yeni askeri operasyonlar...Bu hikayeyi ezbere bliyoruz.Ama belki de bıkmıyoruz,doyamıyoruz ve bu nedenle otuz yıl daha seyretmeye hazırız.Bu kanlı oyundan zevk alan olduğunu sanmıyorum.Ruh hastalarının bile "yeter artık sıkıldım" diyeceği kadar uzun zaman geçti çünkü.&lt;b&gt;Bu kan gölünün üzerinde hiç bir zafer inşa edilemez.Ne Türkiye'nin bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü,ne de PKK'nın peşinde olduğu söylenen Bağımsız Kürt Devleti,bu kan gölünün üzerinde hayatta&amp;nbsp; kalamaz artık&lt;/b&gt;;Herkes herkes,yeter artık,bitsin artık dediği halde bu her geçen gün anlamsızlaşan kan davasından kimse vaz geçemiyor.Karşı tarafa verilen zaiyat ve öldürülen insan sayısı üzerine kurulu bir kanlı oyun,kimseye hiç bir zafer vaadetmiyor artık.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Anlaşıldı,bir otuz yıl daha böyle devam edecek.En sonunda böyle savaşılamayacağı,böyle iğrenç bir bağımsızlık,vatan,millet,namus&amp;nbsp; şeref kavgası yapılamayacağını herkes kabul edecek...Sonra karşılıklı gül uzatmalar,sonra karşılıklı iltifat ve kur yapmalar. &lt;b&gt;"Hayret meğerse anlaşmak bu kadar basitmiş"&lt;/b&gt; denilecek...Ama canavar doymadı henüz...Kan davasının ne zaman doyuma ulaşacağı ,herkesin normalleşmesi için daha ne kadar cinnet gerektiği önceden bilinemez...Öyle ise bu kanlı oyuna devam...&lt;i&gt;Üç ölü benden,beş ölü senden....&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-2180262778884719337?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/2180262778884719337/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=2180262778884719337' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2180262778884719337'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2180262778884719337'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/08/durmak-yokolmeyeoldurmeye-devam.html' title='Durmak Yok!...Ölmeye,Öldürmeye devam...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-eDr6jKJKA9I/TkvhS5KVZTI/AAAAAAAACww/3v1QD6qYyus/s72-c/Ekran+Al%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-7270957678063490564</id><published>2011-08-16T20:56:00.000-07:00</published><updated>2011-08-16T20:56:06.081-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duvar yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='geçmişe özlem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><title type='text'>Yaşlanmak üzerine...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-kZ8oyRertZg/Tks7VyWMJtI/AAAAAAAACws/rjlTU50JCdc/s1600/resim55587.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://4.bp.blogspot.com/-kZ8oyRertZg/Tks7VyWMJtI/AAAAAAAACws/rjlTU50JCdc/s400/resim55587.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;h6 class="uiStreamMessage" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:1}"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span class="messageBody" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:3}"&gt;Geçmişin üzerine kıskançlıkla kapanmak,gençlikte ve çocuklukta zevk edindiğin şeylere tapınmak,geçmişle ilgili gerçek olmayan hayaller kurup sahte efsaneler yaratmak..Bütün bunların gösterdiği şey,dünyanın bozulması,çürümesi değil, senin yaşlanmakta olduğundur...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-7270957678063490564?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/7270957678063490564/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=7270957678063490564' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7270957678063490564'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7270957678063490564'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/08/yaslanmak-uzerine.html' title='Yaşlanmak üzerine...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-kZ8oyRertZg/Tks7VyWMJtI/AAAAAAAACws/rjlTU50JCdc/s72-c/resim55587.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-9163362052484711057</id><published>2011-08-16T20:48:00.000-07:00</published><updated>2011-08-16T20:51:17.092-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duvar yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='büyümeye giden yol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıklı fotoğraflar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='belediyenin en son hizmeti'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-CuvTGsTm1gs/Tks5gZPm7xI/AAAAAAAACwo/jeYTNbhzjiI/s1600/Ekran+Al%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="291" src="http://3.bp.blogspot.com/-CuvTGsTm1gs/Tks5gZPm7xI/AAAAAAAACwo/jeYTNbhzjiI/s400/Ekran+Al%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span class="fbPhotoCaptionText"&gt;İETT otobüsünde şortlu bir sporcuya bir adam, herkesin gözü önünde dayak atıyor.Kimsenin gıkı çıkmıyor,adam indikten sonra ağlayan kıza kimse destek çıkmadığı gibi, inerken arkasından "sen de kaşındın!" diye bağırıyorlar.&lt;b&gt;.Ne yazık ki gerçek Türkiye ve gerçek Türk insanı bu..&lt;/b&gt;.giyim kuşam ve yaşam tarzı üzerinden tüm toplumu baskı altında tutmaya kalkan taşra vandalizmini  iktidara taşıyacak bir "asansör" işlevi gördüğü  için bu günkü hükümet bu kadar oy aldı..yoksa birilerinin sandığı gibi Türkiyeye çağ atlattığı için değil&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-9163362052484711057?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/9163362052484711057/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=9163362052484711057' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/9163362052484711057'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/9163362052484711057'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/08/iett-otobusunde-sortlu-bir-sporcuya-bir.html' title=''/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-CuvTGsTm1gs/Tks5gZPm7xI/AAAAAAAACwo/jeYTNbhzjiI/s72-c/Ekran+Al%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-1292383242796348374</id><published>2011-08-16T20:39:00.000-07:00</published><updated>2011-08-17T07:55:34.878-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duvar yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politika'/><title type='text'>Yeni Bİr DÜnya</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-0ZQFNxpKIAg/Tks0DufnMPI/AAAAAAAACwk/Sw8i87kWnhM/s1600/karl-marx_36720.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-0ZQFNxpKIAg/Tks0DufnMPI/AAAAAAAACwk/Sw8i87kWnhM/s400/karl-marx_36720.jpg" width="340" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Günümüz dünyasında bir Amerika vatandaşının aşırı tüketen obezliğinin de,Afrika'nın belli kesimlerinde açlıktan kırılanların da nedeni,aşırı tüketim fikri üzerine kurulu üretim anlayışıdır.Aşırı üretim ve tüketim üzerine kurulu siyasi ve iktisadi sistem reddedilmedikçe,günümüzün dünyasında gerçek bir sosyalizm asla mümkün olamayacaktır.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-1292383242796348374?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/1292383242796348374/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=1292383242796348374' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1292383242796348374'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1292383242796348374'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/08/yeni-bir-dunya.html' title='Yeni Bİr DÜnya'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-0ZQFNxpKIAg/Tks0DufnMPI/AAAAAAAACwk/Sw8i87kWnhM/s72-c/karl-marx_36720.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-2939516797956209740</id><published>2011-08-16T20:19:00.000-07:00</published><updated>2011-08-16T20:19:05.171-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duvar yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><title type='text'>Bırakınız yıkılsınlar,bırakınız çöksünler!...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-ci71ps86Ed0/Tksyu3jYC_I/AAAAAAAACwg/4OxqGCRVwqk/s1600/kriz.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-ci71ps86Ed0/Tksyu3jYC_I/AAAAAAAACwg/4OxqGCRVwqk/s1600/kriz.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;h6 class="uiStreamMessage" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:1}"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span class="messageBody" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:3}"&gt;Dünyanın en müsrif ülkesi ABD'nin kredi notu azıcık düştü diye yaratılan paniğe bakınız!...Bu büyük emperyalist gücün vatandaşların obezliğinin sürüp gitmesini, refah ya da istikrarımız(!) adına şart koşuyorlar hepimize.Oysa dünyamızın kurtuluşu için Abd iktisadi sisteminin çökmesi şarttır.Bu güç ayakta kaldıkça insanla barışık,doğa ile uyumlu bir dünya asla kurulamayacaktır...Adam Smith gibi söylemenin zamanı çoktan gelmiştir :Bırakınız yıkılsın,bırakınız çöksün!...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-2939516797956209740?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/2939516797956209740/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=2939516797956209740' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2939516797956209740'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2939516797956209740'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/08/braknz-yklsnlarbraknz-coksunler.html' title='Bırakınız yıkılsınlar,bırakınız çöksünler!...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-ci71ps86Ed0/Tksyu3jYC_I/AAAAAAAACwg/4OxqGCRVwqk/s72-c/kriz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-8318517304299820291</id><published>2011-08-16T20:13:00.000-07:00</published><updated>2011-08-16T20:13:51.264-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duvar yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><title type='text'>Bağcıyı Dövmek!...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-7Q9sTDqAvbk/Tksxe1T5XMI/AAAAAAAACwc/lLzCy3Sh15M/s1600/1313484033-aydin.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-7Q9sTDqAvbk/Tksxe1T5XMI/AAAAAAAACwc/lLzCy3Sh15M/s1600/1313484033-aydin.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;h6 class="uiStreamMessage" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:1}"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span class="messageBody" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:3}"&gt;Yeterli delil olmasa bile, eldeki belgelere göre fenerbahçe küme düşürülebilecekken,federasyon ligin şaibeli bir şekilde başlamasını göze alıp iddianameyi beklemeye karar verdi.İddianameden sonra da diyecekler ki,davanın sonuçlanmasını bekleyelim.Anlaşıldı bunların amacı üzüm yemek değil bağcı dövmek.Şike operasyonu değil Aziz Yıldırım operasyonu imiş bu bir çok Fenerbahçelinin iddia ettiği gibi...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-8318517304299820291?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/8318517304299820291/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=8318517304299820291' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/8318517304299820291'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/8318517304299820291'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/08/bagcy-dovmek.html' title='Bağcıyı Dövmek!...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-7Q9sTDqAvbk/Tksxe1T5XMI/AAAAAAAACwc/lLzCy3Sh15M/s72-c/1313484033-aydin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-4244987167076128543</id><published>2011-07-31T15:42:00.000-07:00</published><updated>2011-07-31T15:42:28.593-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ırkçılık'/><title type='text'>Hrant Dink Davası...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-okWpbJPPuO8/TjURmKt3UEI/AAAAAAAACnA/-PXkaAaKGo4/s1600/og%25C3%25BCn1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-okWpbJPPuO8/TjURmKt3UEI/AAAAAAAACnA/-PXkaAaKGo4/s400/og%25C3%25BCn1.jpg" width="283" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Tarihimizin en utanç verici olaylarından biri de Hrant Dink'in katledilmesi idi.Hem bu cinayetin nedeninden dolayı,hem de bu cinayetin sistematik bir şekilde tasarlanp uygulanması nedeniyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cenazesine gidemedim,ama yüreğim"hepimiz Hrant'ız,hepimiz Ermeniyiz!"diye bağıranların yanındaydı.Türk olmamdan utanç duyduğum bir gündü onun katledilişi.Cinayeti işleyenlerin bunu bütün türklüğe maletmek istemesindeki gayretkeşlik nedeniyle utanç duyuyordum.Ayakkabısındaki delik nedeniyle utanç duyuyordum.O delik,bu memleketin barbar/eşkiya muktedirleriyle hiç bir ilişkisi olmadığının açık bir belgesi idi;paraya,güce ve iktidara adanmamış bir gövdenin böyle kanlar içinde yatmasından utanç duyuyordum.Cinayet sonrası kulağımıza gelenler utancımı daha da artırıyordu.Bütün deliller,bunun bir sistematik devlet cinayeti olduğunu gösteriyordu.Tetikçi ve tezgahçılar maşadan başka bir şey değildi.Ama cinayete giden yola kırmızı halı serenler yargılanmaktan muaf gibiydiler.Onlara kimse dokunamıyor,kimsenin gücü yetmiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi tetikçi 23 yıl hapis cezası aldı.Tezgahçı da yaşı nedeniyle müebbet alacak.Polis muhbiri olduğu söylenen kişi de.Polis ve istihbaratçılarsa terfi ettiler,daha önemli görevlere getirildiler.Tam da ermeni soykırımı iddialarının yapılış şeklini minimize eden bir şey yok mu bu cinayette?Bir Ermeni tahrik ediyor,birileri ona saldırıp katlediyor.Suçlu var mağdur var...Bir tek şey eksik.Bütün bunların müessibi olan devlet&lt;i&gt;.Ermeni soykırımı iddialarını destekleyen belgelerin olmayışı ya da yetersiz oluşu Devletin"asılsız ermeni iddiaları" argümanına dayanak oluşturuyordu ya. Hrant Dink katliamında her şey gözümüzün önünde olup bittiği halde belge yok deniliyor.Devlet temizdir deniliyor.Oysa her şey gözümüzün önünde oldu.Deliller bile gözümüzün önünde karartıldı....&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-4244987167076128543?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/4244987167076128543/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=4244987167076128543' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4244987167076128543'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4244987167076128543'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/07/hrant-dink-davas.html' title='Hrant Dink Davası...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-okWpbJPPuO8/TjURmKt3UEI/AAAAAAAACnA/-PXkaAaKGo4/s72-c/og%25C3%25BCn1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-5646071095973058772</id><published>2011-06-29T16:52:00.000-07:00</published><updated>2011-07-31T15:45:05.149-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insan ve doğa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yağmur kaçağı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>29 Haziran 2011 Çarşamba</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-OW9R4SzBqys/TguySBKix9I/AAAAAAAACio/CLP6naM1xPY/s1600/havalar-ne-zaman-isinacak-resmi-resimleri-350-x-190.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-OW9R4SzBqys/TguySBKix9I/AAAAAAAACio/CLP6naM1xPY/s1600/havalar-ne-zaman-isinacak-resmi-resimleri-350-x-190.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu havalar ne zaman ısınacak sahi?Şu anda gece yarısını geçti.Üşüdüğümü hissediyorum.Hava raporuna bakılırsa,Akçakoca'da yarın ve öbürgün çok bulutlu.Sağanak yağış olasılığı da yüksek.Hayli yağışlı geçen yaz mevsimini hatırlıyorum,ama böylesi hiç olmamıştı daha önce.Yaz mevsiminde nadir olarak yağiş olmasına alışığım Ankara'dan.Fakat geçen haftadan gördüğüm kadarıyla Ankara gibi kurak bir şehir bile hiç alışık olmadığı bir yaz mevsimi geçiriyor.Bulunduğum yer,Akçakoca,Karadeniz kıyısında olması nedeniyle yaz yağışlarının olağan olduğu bir yer.Ama gel gör ki,yaz mevsiminde soğuk ve yağışlı havalar bu denli inatçı değildi.Bir gün yağıyorsa ertesi gün mutlaka yerini temiz ve pırıl pırıl bir havaya bırakırdı.Şimdilerde soğuk inatlaşıyor.Bu olağandışı hava şartları,Akçakoca ekonomisinin belini büktü zaten.Fındık tarımı çöktü resmen.Ağaçlarda beklenilen fındık miktarının onda birinin bile olmadığını söylüyor üreticiler.Fındık olmayınca bütün bir Akçakoca ekonomisi tepe takla oluyor.Çünkü esnafın para kazanması fındık üreticisinin durumuna bağlı.Akçakoca'nın uzun bir sahil şeridi ve hatırı sayılır bir turizm ekonomisi olmasına rağmen,turizmin ilçe ekonomisine katkısı son derece düşük.Nedeni yaz mevsiminin yağışlı olması,denizin çok dalgalı ve tehlikeli olması nedeniyle pek tercih edilmemesi.Zaten olumsuz hava şartları nedeniyle bir iki aylık turizm kazancı beklentisi de boşa çıkmış durumda.Fındık çiftçileri kemer sıkarak kendi yağında kavrulmaya çalışacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olumsuz hava şartlarının küresel ısınma ile ilgili olduğu yaygınca paylaşılan bir kanaat.İlginçtir,insanlar soğumayı bile küresel ısınmaya bağlıyorlar!...Belki de kresel iklim dengesinin bozulmasına bağlıdır bu kötü havalar.Ama mevsimlerdeki kararlılığın bozulması da olabilir.Bu durum insanlık tarihi boyunca zaman zaman yaşanmış.Ortaçağ Avrupası'nda mini buzul devri adı verilen bir dönem yaşandığı söyleniyor.30 yıl boyunca havalar çok kötü gitmiş.Yaz ayları düpedüz yok olmuş.İnsanlar evlerine kapanmış,evlerinde vakit geçirir olmuşlar.Bu arada salon kültürü diye bir şeye yol açmış bu süreç.Kağıt oyunları,danslı eğlenceler ve buna benzer bir çok şey,bu 30 yıllık süreçte icad olunmuş.Demek ki mevsimlerdeki kararsızlığı her zaman küresel iklim değişimine bağlamak doğru değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmurlu hava bana bazen huzur verir.Yağmur tıpırtısı eşliğinde sıcak bir yatakta uyumak gerçekten de sakinleştirebilir insanı.Ama yağmur uzun ve şiddetli olursa,bu tam tersine ruhsal dengeyi bozabiliyor.Sinema ve edebiyat,yağmurlu havaları hüzün ve melankolinin ifadesi olarak kullanmış.Aklıma Clint Eastwood'un "Aşk Hikayesi" adlı filmde Meryl Streep'e sırılsıklam bir kedi gibi yalvaran bakışlarla baktığı sahne geliyor.Hele şairlerin şiirleri her şeysiz olur da yağmursuz asla...Fakat bana şu sıralar romantizm hayli ağır geliyor.Yaz tatilimi geçirmek için izin almıştım.Denize girme planım vardı,olmadı.Yarın yağmasa bile soğuk olacak biliyorum.Eve kapanıp bilgisayarın başında zaman geçirme dışında fazla bir seçeneğim yok ne yazık ki....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-5646071095973058772?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/5646071095973058772/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=5646071095973058772' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/5646071095973058772'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/5646071095973058772'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/06/bu-havalar-ne-zaman-snacak-sahisu-anda.html' title='29 Haziran 2011 Çarşamba'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-OW9R4SzBqys/TguySBKix9I/AAAAAAAACio/CLP6naM1xPY/s72-c/havalar-ne-zaman-isinacak-resmi-resimleri-350-x-190.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total><georss:featurename>Akçakoca/Düzce, Türkiye</georss:featurename><georss:point>41.08773743360965 31.117840630325304</georss:point><georss:box>41.08048093360965 31.092353630325306 41.09499393360964 31.143327630325302</georss:box></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-2667545126107234945</id><published>2011-06-29T15:04:00.000-07:00</published><updated>2011-06-29T15:06:44.733-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blog tanıtımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blog dünyası'/><title type='text'>Beğendiğim Bloglar: Eskiz Defteri...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ZpEe0szSxGo/Tgug_lDuLyI/AAAAAAAACik/EqaBlUvVfQI/s1600/Ekran+Al%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="176" src="http://2.bp.blogspot.com/-ZpEe0szSxGo/Tgug_lDuLyI/AAAAAAAACik/EqaBlUvVfQI/s400/Ekran+Al%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu kız kardeşimin blogu.Henüz yeni başladı yazmaya.İyi yazabileceğini bildiğim için onu ben teşvik ettim blog oluşturmaya.O zaten hep meraklı idi yazıp çizmeye..Biz üç kardeştik.Yani ana bir baba bir kardeşler demek istedim.Başka kardeşlerim de var.Onları öz be öz olanlardan ayırt ettiğim sanılmasın.Biz üç kardeştik derken,birlikte büyüdüğümüz kardeşleri kastediyorum.Baba bir anne ayrı ablalarımız evli oldukları için ayrı bir dünya kurmuşlardı.Bu açıklamaları yapıyorum ki,eğer Ablalarım okurlarsa,ayrımcılık yapıyorum sanıp alınmasınlar...İşte üç kardeş;Ayşe,Sinan ve ben...En küçük kardeşim Sinan ile bolca kitap okur,okuduklarımızı yüksek sesle tartışırdık.Ayşe'yi adam yerine pek koymazdık(!) bu nedenle O,bizim tartışmalarımızı gizli gizli dinler,defterine bir şeyler yazardı.O defteri de bizden bucak bucak saklardı.Elimize defterini geçirdiğimizde vay haline...Yazdıkları ile dalga geçerdik.Aman Tanrım,ne zalim çocuklardık!Fakat bir gün yazılarını ciddi bir şekilde okuduğumda,onun hakkında yanıldığımı,gayet güzel yazdığını anladım.Sonra evlendi,çoluk çocuk sahibi oldu,yazmaya fırsat bulamadı pek.Ama çok sıkıntılı zamanları olduğunda yazı yazmaya can simidi gibi sarıldığını biliyorum.Fakat bunları geliştiremedi,çünkü paylaşamadı.Şimdi web ortamında herkesin yazıp çizdiklerini paylaşma imkanı mevcut.Galiba telefon ve televizyon gibi icadların yaygınlaşması ile yitirdiğimiz yazılı kültür,internetin yaygınlaşması ile birlikte yeniden doğuşunu yaşıyor.Gelgelelim,blog yazarlığı pek önemsenmiyor.Okunan ve izlenen bloglar,sevgili bulmak ve çevre edinmek derdindeki insanların özel hayatlarını çarşaf gibi döktükleri,ya da bolca görsellik,atraksiyon ve atmasyonlarla destekledileri görkemli hayatlarını büyük bir kibirle teşhir ettikleri blog yazıları....Ya da &amp;nbsp;moda,incik boncuk,yemek tarifi &amp;nbsp;sayfaları...Kız kardeşim &amp;nbsp;hayatından derlediği &amp;nbsp;anı parçacıkları ile dünyaya bakışını,yaşam anlayışını ortaya koymaya çalışıyor.Biraz imla ve dilbilgisi hataları olsa da,başlangıç için oldukça iyi.Rahat yazmakta önemli bir faktör de klavyeye alışkın olmak.O klavye ile yazmaya henüz alışık değil.Buna alıştıkça yazıları daha da güzelleşecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bloguna göz atmak isteyenler şu bağlantıya tıklamalı &lt;b&gt;:&lt;i&gt;&lt;a href="http://m-jgan.blogspot.com/"&gt;Eskiz Defteri&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-2667545126107234945?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/2667545126107234945/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=2667545126107234945' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2667545126107234945'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2667545126107234945'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/06/begendigim-bloglar-eskiz-defteri.html' title='Beğendiğim Bloglar: Eskiz Defteri...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-ZpEe0szSxGo/Tgug_lDuLyI/AAAAAAAACik/EqaBlUvVfQI/s72-c/Ekran+Al%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-9053813532485539743</id><published>2011-06-29T00:55:00.000-07:00</published><updated>2011-06-29T15:09:56.060-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ankara'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayatı öğrenmek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iktidar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video klip'/><title type='text'>Ankara Dünyanın  Neresinde Yer Alır?</title><content type='html'>&lt;object height="366" width="500"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true" /&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always" /&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=3692191" /&gt;&lt;embed src="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=3692191" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" menu="false" scale="noScale" width="400" height="300" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.izlesene.com/video/devin-uyanisi/3692191" target="_blank" title="devin uyanışı"&gt;devin uyanışı&lt;/a&gt; | &lt;a href="http://www.izlesene.com/" target="_blank" title="izlesene"&gt;izlesene.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kısa film New York &amp;nbsp;ya da Los Angeles gibi şehirler örnek alınaak yapılmış.Dev adamlarla minik adamlar aynı ortamı paylaşıyorlar bu şehirde.Cüce adamların içine koskoca bir yemek işleme fabrikası kurdukları yer,dev adamlardan birinin pizzasının artığı..Minik adamlar her yeri sarmışlar.Ama onların yarattığı uygarlık dev adam için çöplük,kokuşma ve kirlenme anlamına geliyor.Bir elektrik süpürgesi sipariş ediyor ve minik adamların (haşere ve böceklerin!) &amp;nbsp;oracıkta kurmuş oldukları kent, kısa bir zamanda silinip süpürülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hollywood'un hızlı kurgu ve görsel efektlerine,manipülatif müziğine karşı bir antipatiniz yoksa zevkle izleyebileceğiniz türden bir kısa film.Bu film beni türlü türlü düşüncelere sürükledi.Devasa metrpollerdeki &amp;nbsp;içindeki sınıf mücadelesi,bu savaşta güçlerin &amp;nbsp;eşitsiz ve adaletsiz dağılımı üzerine düşünmeye &amp;nbsp;davet ediyordu bizi&lt;i&gt;.Birileri orada sonsuza kadar sürebilecek bir yaşam tarzı bir kültür yapabilir,ama eninde sonunda oranın asıl sahibi olanlar bundan rahatsızlık duyarlar ve yıkıp tarumer ederler onu...&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta Ankara'nın göbeği Kızılay'ın caddesinde turlarken bu film aklıma geldi.6 ya da 7 yıl öncesine kadar bu şehirde yaşamıştım.Şimdi ise buraya ne kadar yabancılaşmış olduğumu hissetmek doğrusu çok şaşırtıcı idi.Beton yığınları,uğuldayıp duran bir kalabalık,sinir bozucu klakson sesleri ve havayı sürekli kirleten egzoz dumanları.Burada yeni bir yaşam kurulabileceği,yepyeni bir mutluluk inşa edilebileceği konusunda hiç bir umut vermedi bana.Ankara filmdekine benzer devasa yapıların olduğu bir metropol değil.Ama yine de ürkütücü.Hele ki ondan aldığınız sayısız yarayı içinizde taşıyorsanız.Yaşadığım her an,asla kendimi içinde hissetmediğim,hep kıyısında dolaştığım bir şehir.İnsana sayısız vaadlerde bulunup yalnızlığa mahkum eden bir şehir.Çocukluğumda çok büyük bir şehir sayılmazdı:ama artık Ankara &amp;nbsp;çok büyük,merkezini yitirmiş bir şehir&lt;i&gt;.Tıpkı büyük metropoller gibi, zenginler banliyolere kaçarken yoksul ve orta sınıflar şehrin merkezine doğru hareket ediyor&lt;/i&gt;.Fakat hala sorgulanamayan asıl şey,sürekli büyümesine karşın,nasıl bunca zamandır küçük,tutucu bir memur şehri olarak kalabildiği...Küçük yerlerde yaşamaya başladığımdan beri bireysel varoluşun,özgür düşünce ve yaşama biçiminin ancak büyük şehirlerde var olabileceğini farketmiş olmama rağmen,Ankara gibi bir şehirde yeni bir hayata başlanabileceğine inanmıyorum.Büyük şehirlere değil kastım;Ankara'ya.Ne yazık ki sevemedim seni bir türlü,ey şehir!...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-9053813532485539743?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/9053813532485539743/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=9053813532485539743' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/9053813532485539743'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/9053813532485539743'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/06/ankara-dunyann-neresinde-yer-alr.html' title='Ankara Dünyanın  Neresinde Yer Alır?'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total><georss:featurename>Ankara, Türkiye</georss:featurename><georss:point>39.92077 32.85410999999999</georss:point><georss:box>39.73169 32.59122549999999 40.109849999999994 33.11699449999999</georss:box></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-109722516671559587</id><published>2011-06-27T02:43:00.000-07:00</published><updated>2012-02-10T20:20:37.914-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kolaj'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karikatür evi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='photoshop'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='foto mauipilation'/><title type='text'>Korsanlar Prensi!...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Rodney Pike'ın photoshop ile yaptığı karikatür/forto-maniplasyon'ları o kadar hoşuma gitti ki,ben de bir Jonny Deep/J. Sparrow yapayım dedim.Pike'ınkiler kadar mükemmel olmadı.Ayrıca photoshop izleri belli.Zaten Rodney Pike'a yetişebileceğimi hiç sanmıyorum.Gene de fena olmadı.En azından Jonny Deep'in suratındaki o hınzır ifadeyi yansıtabildim sanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rodney Pike'ın olağanüstü güzel çalışmalarına göz atmak için blogunu ziyaret etmeniz şiddetle tavsiye olunur&lt;a href="http://draft.blogger.com/goog_1491097137"&gt; :&lt;/a&gt;&lt;a href="http://rwpike.blogspot.com/"&gt;http://rwpike.blogspot.com/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-PsldccaE9Ik/TzXscC2hQSI/AAAAAAAAFCQ/AhIXP0zK3JU/s1600/johnny-depp.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://4.bp.blogspot.com/-PsldccaE9Ik/TzXscC2hQSI/AAAAAAAAFCQ/AhIXP0zK3JU/s640/johnny-depp.jpg" width="355" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-109722516671559587?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/109722516671559587/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=109722516671559587' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/109722516671559587'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/109722516671559587'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/06/korsanlar-prensi.html' title='Korsanlar Prensi!...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-PsldccaE9Ik/TzXscC2hQSI/AAAAAAAAFCQ/AhIXP0zK3JU/s72-c/johnny-depp.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-3294537818856163150</id><published>2011-06-26T02:28:00.000-07:00</published><updated>2011-06-26T02:47:02.475-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatsız gerçekler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='teknoloji ve insan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>İnsanlığın dünyası daha az vahşet mi içeriyor?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-QN3eHqmgBDA/Tgbvqe4zm8I/AAAAAAAACiM/GA6mSY3IkBs/s1600/Vampires_.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-QN3eHqmgBDA/Tgbvqe4zm8I/AAAAAAAACiM/GA6mSY3IkBs/s400/Vampires_.jpg" width="337" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Oğlum büyüdükçe soruları çoğalıyor.Onun büyümesi ile sorularının güçlüğü de artıyor.Hayvanların birbirini yemesi,ona normal geliyordu,besbelli ki son zamanlarda bunun trajik bir şey olduğunu fark etmiş&lt;b&gt;."Neden hayvanlar birbirini yiyorlar?"&lt;/b&gt; diye soruyor.Aslında tam ifade edebilse sorusu şöyle olacak belki:&lt;b&gt;"Neden hayvanlar birbirini yemek zorundalar?"&lt;/b&gt;Çocuk büyüdükçe &lt;i&gt;ölümün&lt;/i&gt; de son derece trajik bir şey olduğunu seziyor çünkü.Bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için öldürmek zorunda olduğunu kabul edebilse de,ölen bir yaratığın bir daha yaşama dönemeyeceğini sezgisel olarak kavramaya başladı.Bunları biliyorum,anlıyorum.Elimden geldiği kadar ona dürüst yanıtlar vermeye çalışıyorum,ama bu soruya cevap vermekte zorlanınca,yalan söyleyerek&lt;i&gt; "kıvırıyorum"&lt;/i&gt;.&lt;b&gt;"Hayvanlar yaşamak için birbirlerini öldürmek zorunda olsa da,biz insanlar başka canlıları öldürmeyiz..Biz marketten alırız yiyeceklerimizi"&lt;/b&gt; diyorum:-))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün gelecek aslında ona kocaman bir yalan söylediğimi fark edecek.Çünkü herkes gibi o da bir gün,başka canlıları yok etmek konusunda insanlarla hiç bir yaratığın boy ölçüşemeyeceğini anlayacak.Dünyamızın ne büyük bir vahşet ve yok etme dürtüsü üzerine kurulduğunu fark etmemizi engelleyen şey,markette ya da pazarda,tüketim ürünlerinin son şekli ile karşılaşmamız.Örneğin sucuk ya da salam,şekli,kokusu ve ambalajı ile aslında hayvanın öldürülmesi sonucunda bu hale geldiği gerçeği ile yüzleşmemizi engelliyor.Onların hayvan ölüleri olduğunu bilsek de,pazardaki son şekilleri hayvanların çektiği acıyı göz ardı etmemizi sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir arkadaşım vardı, ismi Zafer.Ne yazık ki yıllar önce intihar edip yaşamına son verdi.Bir gün bize et yememe konusunda aldığı kararı açıklamıştı.Neden böyle bir karar aldığını sorduğumda&lt;i&gt;,hayatımızın güçlünün zayıfı kendi çıkarlarına göre ezip yok etmesi mantığı üzerine kurulu olduğunu,et yemeyi reddederek bu yok etme zinciri dışına çıkmak istediğini söylemişti&lt;/i&gt;.O zamanlar bu mantık biraz ,abartılı gelmişti bana.Çünkü fikrimce evcil hayvanları besleyerek onların doğada mümkün olmayacak kadar sayılarının artmasını sağlıyorduk, falan.Aslında bu gün artık Zafer'in düşüncesinin haklı olduğunu itiraf etmek zor gelmiyor bana.Gerçekten de güçlünün zayıfı ezip yok etmesi mantığı üzerine kurulu bir dünya bu.&lt;i&gt;Ama aslında kapitalizmin getirdiği bir şey bu&lt;/i&gt;.Çünkü modernlik öncesi toplumlar,örneğin kızılderililerin kültürüne göre her şey kutsal,her şey yaşama ve var olma hakkına sahipti.Kızılderili onları avlasa da,Kızılderili kültürü onların yaşama alanlarının baki kalmasına büyük önem veriyordu.Aslında kızılderililer değil sadece&lt;i&gt;,dünyanın büyük küçük dinlerinin hepsi de,onlara bir kutsallık mertebesi vererek aşırı avlanma ve tüketilmelerinin önüne geçmeye çalışmıştı.&lt;/i&gt;Fakat kapitalizm,her şeyi metalaştırdı,karlılık dışında hiç bir şeyin var olma hakkını tanımak istemedi.Yalnızca hayvanların aşırı tüketilmeleri ve avlanmaları söz konusu değil artık.Kapitalizm,sonraya hiç bir şey bırakmayacak kertede yıkıp yok ediyor dünyayı..ve bizler pazarda onların ambalajlı en "şirin" hallerini görüyoruz.Onların ne büyük bir vahşet ve yıkımın "nihai ürünü" olduğunu göremiyoruz.Çünkü pazarda malın sahte bir değeri ile,yani fetişizmi ile karşılaşıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiye kadar solcular kapitalizme karşı çıktılar.Bir takım özgürlük kaygıları ya da geleneksel değerleri nedeniyle sosyalizm fikrine karşı çıkmış olanlar da dahil,&lt;b&gt;herkes, dünyamızı büyük bir yıkım ve felakete sürükleyen kapitalist değerleri reddetmek zorunda artık&lt;/b&gt;.Nasıl olur bilmiyorum,ama kapitalist pazar ekonomisi dışında yeni bir model,doğanın denge ve uyumu fikri üzerine kurulu kızılderililerin kültürüne benzer bir kültür ve değerler dünyası yaratmaya mecburuz artık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe frameborder="0" height="309" src="http://player.vimeo.com/video/25042262?title=0&amp;amp;byline=0&amp;amp;portrait=0&amp;amp;loop=1" width="550"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Accra, Gana bir banliyösü...Yasa ve yasadışı yollardan gelen Batılı ve uzakdoğulu zengin ülkelerden gelen elektronik dijital atıklar burada işleniyor.Onların(Ganalıların) çevrelerinin nasıl kirletildiğini,sağlıklarının nasıl tehdit edildiğini;geleceklerinin nasıl ellerinden alındığını görmek için izleyiniz...Evet o dijital oyuncakların pazardaki cicili bicili hallerini görüyoruz.İşte bu videoda kimlerin nasıl bir bedel ödemekte oldukları gerçeği var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-3294537818856163150?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/3294537818856163150/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=3294537818856163150' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/3294537818856163150'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/3294537818856163150'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/06/insanlgn-dunyas-daha-az-vahset-mi.html' title='İnsanlığın dünyası daha az vahşet mi içeriyor?'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-QN3eHqmgBDA/Tgbvqe4zm8I/AAAAAAAACiM/GA6mSY3IkBs/s72-c/Vampires_.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-1482473195756463238</id><published>2011-06-25T22:36:00.000-07:00</published><updated>2011-06-26T01:23:36.178-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='resim sanatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitabevi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='görsel sanatlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><title type='text'>Güncel Sanat olaylarını sıcağı sıcağına takip etmek için...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-nJHCJlYkTfE/TgbHtZyj8kI/AAAAAAAACiI/yUmwRNKHLLk/s1600/Ekran+Al%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="346" src="http://4.bp.blogspot.com/-nJHCJlYkTfE/TgbHtZyj8kI/AAAAAAAACiI/yUmwRNKHLLk/s400/Ekran+Al%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sanatla ilgilenen bu sayfa takipçisi arkadaşlara artgalerim.com sitesine bir göz atmalarını tavsiye ediyoruz.Güncel sanat olaylarını video kliplerle veren bu site&lt;i&gt;,çok kapsamlı bir Tv güncel sanat kanalı niteliğinde.&lt;/i&gt;Bu siteden ayrıca on line olarak tablo siparişi yapmak da mümkün.Yalnız görsel ve sahne sanatları değil edebiyat ve yayıncılık dünyası ile ilgili gelişmelere yer verildiğini de belirtelim.Ben bu siteyi fevorilerime ekledim.Her gün göz atıyorum ve oldukça yararlanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siteye ulaşmak için &lt;a href="http://www.artgalerim.com/tv/index.php"&gt;.artgalerim.com&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-1482473195756463238?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/1482473195756463238/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=1482473195756463238' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1482473195756463238'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1482473195756463238'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/06/guncel-sanat-olaylarn-scag-scagna-takip.html' title='Güncel Sanat olaylarını sıcağı sıcağına takip etmek için...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-nJHCJlYkTfE/TgbHtZyj8kI/AAAAAAAACiI/yUmwRNKHLLk/s72-c/Ekran+Al%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-3020687728871550149</id><published>2011-06-24T23:39:00.000-07:00</published><updated>2011-06-26T01:21:51.446-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='resim sanatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='romantizm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıklı fotoğraflar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutluluk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>Cennetteki Gözyaşları</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-J41YvuR8joo/TgV5z0N4UCI/AAAAAAAAChw/ej4bJtP3BYI/s1600/era.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="473" id=":current_picnik_image" src="http://3.bp.blogspot.com/-ZoS6lbrpi-8/TgbBu0F3iOI/AAAAAAAACiA/DdBrTsuiOA0/s1600/14862979133_8ZfSK.jpg" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu resim,çekti götürdü karmaşık duygulara beni.&lt;b&gt;Vuland&lt;/b&gt; diye bir imza var üstünde..Kimdir bilmiyorum.&lt;i&gt;Salvador Dali&lt;/i&gt; resimlerine benziyor&lt;i&gt;.Gerçeküstücülük&lt;/i&gt; akımının etkisi olmadığını söylemek imkansız.Dalininkiler kada karmakarışık bir kompozisyona sahip olmasa da ,oldukça yalın görünse de, açıklamak zor yine de bu resmi.Sizlerde nasıl duygular uyandırdığını bilemem ama bende&lt;i&gt; hüzün&lt;/i&gt; yarattı.Sanki geçmişte yaşadığım bir duygu ile ilgili resim bu&lt;b&gt;.Karşıda yanardağın tüflerinde,birbirine sarılmış iki sevgilinin resmi&lt;/b&gt;.Önde bir denizkızı var,bir kayaya sarılmış.Yüzünü göstermemiş,ama ağladığı belli.İleride,şahlanan bir at var.Beyaz,çok güzel görünümlü bir at.Denizin dibinden mi fırlamış?Etrafına köpükler ve binlerce su damlacığı saçmış...Denizkızı kayaya sarılıp ağlarken,bir akvaryumda gibi görüyoruz onu&lt;i&gt;&lt;u&gt;.&lt;/u&gt;Deniz birden bire kesilmiş,aniden görünmez bir duvar oluşmuş gibi.&lt;/i&gt;Dipte,balıklar ve katil balinalar.Sağduyuya aykırı bir şekilde betimlenmiş sanki bu balinalar.Olduklarından daha küçük görünüyorlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Volkanın tüflerinde görülen birbirine sarılmış iki sevgili,ağlayan deniz kızının hiç bir zaman gerçek olmamış bir hayali belki de&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;.Patlayan,acı veren,yaşanıp gerçek olamadığı için ızdıraba dönüşen bir hayal .Sanki orada her şey var,her şey mükemmel,sanki orası bir cennet de bir tek şeye yer yok orada gibi,&lt;i&gt;&lt;b&gt;aşka yer yok sanki&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;!Cennet neden böyle bir yer olmasın ki?.Ademle Havvanın aşk yüzünden kovulduğu yer değil mi cennet?Ancak bu dünyada arzularına gem vurmuş,yaşamını ertelemiş,duygularını feda etmiş,nefsini&amp;nbsp;zincirler altında tutan insanların girdiği yer değil mi cennet&lt;b&gt;&lt;i&gt;?Kutsal metinlere bakılırsa cennet,bu dünyadaki fedakarlıkların karşılığının ödüllendirildiği yer.Kutsal kitaplara &amp;nbsp;bakılırsa,dünyada günah sayılan şeyler orada helal olacak.Öyle ise Ademle Havva neden kovuldu&amp;nbsp;oradan?Neden sürgün gittiler dünyaya?&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;Neden cenneti yeniden kazanmak için tövbe ve nefsi müdafaa üzerine kurulu bir hayatı seçtiler&lt;b&gt;?&lt;i&gt;Demek ki,cennet de öyle her isteğin olabileceği bir dünya değil&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;.Demek ki,cennetin de kuralları var.Demek ki dünyadaki yaşantısı ile bu kuralları bozmayacağını ispat edenler kabul ediliyor oraya.&lt;i&gt; Demek ki orada da ızdırap var.&lt;/i&gt;Orada da gözyaşları dökülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tabloyu ben yapmış olsa idim "Cennetteki Gözyaşları" koyardım adını sanırım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-3020687728871550149?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/3020687728871550149/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=3020687728871550149' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/3020687728871550149'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/3020687728871550149'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/06/cennetteki-gozyaslar.html' title='Cennetteki Gözyaşları'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-ZoS6lbrpi-8/TgbBu0F3iOI/AAAAAAAACiA/DdBrTsuiOA0/s72-c/14862979133_8ZfSK.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-7376132793820698473</id><published>2011-06-18T12:20:00.000-07:00</published><updated>2011-06-18T12:22:37.108-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karikatürün ustaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karikatür evi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='görsel sanatlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tarih kitabı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iktidar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>Geçmiş Zaman Olur ki...</title><content type='html'>&lt;a target='_blank' title='ImageShack - Image And Video Hosting' href='http://imageshack.us/photo/my-images/851/intihr2.jpg/'&gt;&lt;img src='http://img851.imageshack.us/img851/1899/intihr2.jpg' border='0'/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uploaded with &lt;a target='_blank' href='http://imageshack.us'&gt;ImageShack.us&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yerden hatırladınız mı bu karikatürü?Bunu ben çizdim çizmesine;ama buluş bana ait değil.İlk kimin çizdiğini bilmediğim,ama değişik çizerler tarafından tekrar tekrar çizilmiş bir karikatür...Ta çocukluğumdan hatırlıyorum..Ne gülmüştüm!..Aradan geçen zamana rağmen bir şey kaybetmemiş komikliğinden.Başka başka çizerler tarafından tekrar çizilip yeniden üretildiğine göre bunu görüp sevenler unutulmasını istemiyor olmalılar benim gibi...Ben unutmuştum aslında,teyze kızı hatırlatmıştı bana,"böyle bir karikatür vardı,hatırlıyor musun abicim?" demişti.Bunun unutulmasının haksızlık olacağına inandığım için yeniden çizdim.Eskiden gülüp geçerdim,altı üstü bir karikatürdü o zamanlar benim için.Ama artık neden komik olduğunun da cevabını bulmak zorunda hissediyorum kendimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İntihar acı bir olay,her zaman hüzün yaratır,ama burada işin komik bir tarafı da olabileceği izlenimi yaratılmış.Balonla intihar eden balığın davranışının,adamınki ile mükemmel bir simetri halinde olması,belki de komikliğin başlıca nedenidir.&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Sanki şaka yapar gibi bir anda suyun içinden çıkıp adamın yaratacağı ızdırabı dengeleyen bir kuvvet gibi balık..&lt;/span&gt;Adam taşın ağırlığı ile dibi boylayacak..Yalnızca ölümü değil ruhun çöküşü ve sağlıklı bir psikolojinin  alt üst olmasını da simgeliyor taş.Oysa bunun tam karşıtı olan şey,&lt;span style="font-style:italic;"&gt;yani hafiflik&lt;/span&gt; , bir balık tarafından aynı amaçla kullanılıyor!Denge ve simetri diye düşünüyorum buradaki komikliğin nedeni...&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Mizah, güldürürken dünyayı toz pembe bir şey yapmıyor,ama sertin karşısına yumuşağı,ağırın karşısına hafifi koyarak dengesi bozulmuş dünyaya denge getirmeye çalışıyor.Yeryüzünü katlanılır bir yer haline getiriyor...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a target='_blank' title='ImageShack - Image And Video Hosting' href='http://imageshack.us/photo/my-images/51/mademyle3.jpg/'&gt;&lt;img src='http://img51.imageshack.us/img51/4277/mademyle3.jpg' border='0'/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uploaded with &lt;a target='_blank' href='http://imageshack.us'&gt;ImageShack.us&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu da 25 yıl öncesinin bir Hasan Kaçan karikatürü..Üstat bir zamanlar böyle birşey çizmiş olduğunu unutmuştur muhtemelen,ama görse idi hatırlardı..Keşke görse bunu,ne sürpriz olurdu kendisine!Koca burunlu adam ve kadınlarını sevmeyen var mıydı bilmem ki Hasan Kaçan'ın?Tanıyanlar kendisinin gündelik hayatta da oldukça komik bir adam olduğunu söylüyorlar.İlk mizah dergisi okumaya başladığım zamanların hatırası bir karikatür..O zamanlar şimdikiler gibi pipisi falan çizilmezdi adamların.Bu sınırlama karikatürdeki komikliği azaltma bir yana artırmış.Sanki gerçekten de elbisesi ve pipisi olmayan bir insan türü varmış gibi bir durum oluşmuş burada.Pipisini teşhir eden öteki adamsa,besbelli bundan büyük gurur duyuyor.Fakat pipisi ve giysileri olmayan adam öyle bir cevap veriyor ki,teşhirci  dehşet içinde,yaptığına yapacağına pişman bir vaziyette kaçıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman gülüp geçtiğim bu karikatür üzerinde şimdi biraz düşününce,pipisi ve elbiseleri olmayan adamın &lt;span style="font-style:italic;"&gt;toplumun kıyısına savrulmuş,iktidardan yoksun bırakılmış,kaybedecek zincirleri bile olmayan&lt;/span&gt; insanları simgeleyen bir figür olabileceğini düşünüyorum...&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Teşhirci adamsa zenginlik,güç ve iktidar sahiplerinin tarafında duruyor&lt;/span&gt;.Adamın teşhirine karşı elbisesiz ve pipisiz adam,kaybedecek şeyi olmayanlar nasıl davranıyorsa,öyle davranıyor :Derisinin altındakini,ölümün ve hiçliğin ürkütücülüğünü gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasan Kaçan bu karikatürü çizerken oturup bunları düşünmedi elbet.Tıpkı Karacaoğlan'ın dizelerini yazarken aruz ve ölçü kurallarını kitabi olarak bilmek zorunda olmadığı gibi.Ama o,kaybedenleri iyi tanıyan bir adamdı..UNUTMAMALI Kİ,KARİKATÜR ASLA SADECE BİR KARİKATÜR DEĞİLDİR...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-7376132793820698473?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/7376132793820698473/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=7376132793820698473' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7376132793820698473'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7376132793820698473'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/06/gecmis-zaman-olur-ki.html' title='Geçmiş Zaman Olur ki...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-6376876380111641092</id><published>2011-06-12T05:36:00.000-07:00</published><updated>2011-06-15T02:32:34.557-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duvar yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karikatür evi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hırsız karikatürü'/><title type='text'>11 eylülü hatırlamak...</title><content type='html'>&lt;a target='_blank' title='ImageShack - Image And Video Hosting' href='http://imageshack.us/photo/my-images/837/usameschildren1.jpg/'&gt;&lt;img src='http://img837.imageshack.us/img837/623/usameschildren1.jpg' border='0'/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uploaded with &lt;a target='_blank' href='http://imageshack.us'&gt;ImageShack.us&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan 10 yılgeçmiş hatırlamakta biraz zorlanıyorum..Usamenin adamları olduğu söylenen kişiler Abd'yi buna benzeyen bir şekilde vurdulardı..&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Öyle mi oldu idi gerçekten?&lt;/span&gt;.Gerçekler ortaya çıkınca en tutucu Amerikalıların bile dudağını uçuklatacak şeyler mi vardı yoksa?...&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Usame değil de bu gerçekler gömülmek istendi belki okyanusa&lt;/span&gt;..Aslına bakarsan ben 11 eylül saldırılarını El Kaidenin gerçekleştirdiğine de,Abd'nin ve Cia'nın 10 senedie Usamenin nerede olduğunu bilmediğine de bir türlü ikna olamadım...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-6376876380111641092?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/6376876380111641092/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=6376876380111641092' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6376876380111641092'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6376876380111641092'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/06/11-eylulu-hatrlamak.html' title='11 eylülü hatırlamak...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-5582894516298265624</id><published>2011-05-04T08:41:00.000-07:00</published><updated>2011-05-04T12:04:46.000-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskizler ve notlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hesaplaşma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>Derin denizlere gömülen korku</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-F4q5nm5HK6Q/TcBvgNB2z_I/AAAAAAAACeo/9LL6GrpD1M0/s1600/ladin-olu1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 343px; height: 257px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-F4q5nm5HK6Q/TcBvgNB2z_I/AAAAAAAACeo/9LL6GrpD1M0/s400/ladin-olu1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5602600535492841458" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Usame Bin Ladin'i öldürdüğü söylenen CIA'in cesedini denize gömmesinin nedeni,adına türbe yapılıp şefaat dilenilmesini engellemekmiş.Amerikalılar Usame'nin bir direniş sembolü ve figürüne dönüşmesinden ödü patlıyor besbelli.Fakat kendini Usame ilan edenlerden,Usamenin aslında ölmediği hatta ölümsüz olduğu iddialarının vereceği ilhamdan nasıl koruyacak acaba?Usamenin, deniz Tanrısı Neptün gibi elinde üç dişli  yabası ile dirilip cihat ilan etmesi için mi gömdüler onu oraya?..(Dikkat:Üç dişli yaba yalnız mitolojik denizler tanrısı Neptün'ün değil şeytanın/mefistonun da simgesidir aynı zamanda!)Bir cinayet işledikten sonra delilleri yok etmek için cesedi denize atan o klişeyi nasıl da çağrıştrıyor bu olay dikkatinizi çekti mi?Acaba hangi sırlar  gömüldü Usame'den başka denize?Katil olduğu söylenen kişi hiç bir açıklama yapılmadan infaz edildiğine göre,Usame'nin aslında Amerikanın hesabına çalışan biri olmadığına nasıl inanacağız?11 eylül saldırılarının aslında CIA tarafından planlanıp Dünyanın çeşitli yerlerini işgal etmek için bahane yaratıldığı iddialarının gerçek olup olmadığını nasıl sınayacağız?"Adalet yerini buldu" demiş Obama;Irakta öldürülen onbinlerce masum insan hangi adaletin yerine getirilmesine hizmet etti acaba?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Usame gibi kanlı katilleri nur yüzlü peygamberlere dönüştürecek kadar zalimlik yaptıklarını ne zaman fark edecekler sahi?...(Filistin yetmeyecekse Irak'a yaptıkları yeterli...)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-5582894516298265624?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/5582894516298265624/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=5582894516298265624' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/5582894516298265624'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/5582894516298265624'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/05/derin-denizlere-gomulen-korku.html' title='Derin denizlere gömülen korku'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-F4q5nm5HK6Q/TcBvgNB2z_I/AAAAAAAACeo/9LL6GrpD1M0/s72-c/ladin-olu1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-2056526429109420561</id><published>2011-04-21T12:51:00.000-07:00</published><updated>2011-04-21T12:52:44.491-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıklı fotoğraflar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadınların dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>Sakine vicdanımızın ölçüsü olsun...</title><content type='html'>&lt;a target='_blank' title='ImageShack - Image And Video Hosting' href='http://img708.imageshack.us/i/iranadaleti.jpg/'&gt;&lt;img src='http://img708.imageshack.us/img708/2024/iranadaleti.jpg' border='0'/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uploaded with &lt;a target='_blank' href='http://imageshack.us'&gt;ImageShack.us&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arap uyanışının Libya versiyonunda,Kaddafi adam gibi çekip gitmesi gerekirken alçakça davranmayı seçti ve halkını katletme konusunda hiç bir sınır tanımayacağını ortaya koydu.Bunu fırsat bilen BM Barış(!)Gücü ve Nato yıldırım hızı ile müdahale kararı alıp Libya'yı bombalamaya başladılar.Bu saldırganlığın arkasında büyük bir olasılıkla Kaddafi'den çok,Arap halkının uyanışından duyulan endişe rol alıyordu.Arap uyanışının nereye gideceği belli değildi:Belki bu hareketler zamanla büyük bir toplumsal devrime doğru ilerleyecek,belki de Arap dünyası kapitalist emperyalist dünya düzeninden kopmayı tercih edecek,petrol kapitalist emperyalist zincirin halkalarını kırmak için önemli bir işlev üstlenecek,İsrail'e karşı büyük bir kuşatma çevirme başlayacak,zamanla bölgedeki İsrail/Amerikan hegemonyası sona erdirilecekti.Bu olasılıktan korkan Batılılar barbar diktatörün hışmından mazlum insanları koruma bahanesi ile Libya'ya saldırdılar.Bu saldırganlığı desteklememizi istiyorlar,bunu sağlayabilirlerse,ileride yapacakları başka saldırıları için de meşru gerekçeleri olacak.Bu gayretkeşliğe rağmen,ben Arap ülkelerindeki ayaklanma ve isyanların,büyük arap uyanışının fragmanları olduğuna inanıyorum.Bu uyanışın büyük toplumsal devrimlere kadar uzanması belki de on yılları alacak...Fakat emperyalistlerin hiç de arzu etmedikleri sonuçların ortaya çıkacağı konusundaki inancım çok kuvvetli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar olup biterken "Sakine" meselesi nereden çıktı diyebilirsiniz..Hatırlayalım:Sakine Muhammedi Aştiyani,sevgilisi ile bir olup kocasını öldürdüğü gerekçesi ile yargılanıp Recm cezasına çarptırıldı.Bu olaya karşı uluslararası tepkiler artınca İran'daki infaz gecikti.Bir ara Sakine'nin gizlice asıldığı söylentileri ortaya çıktı.Sonra Sakine'nin oğlu,yabancı basına demeçler verdi.Annesinin suçlu olduğuna inandığını,ancak Babasından sonra onu da kaybetmek istemediğini,bu nedenle idamına karşı çıktığını söylüyordu.Sakine ise oğlunun yabancı basına demeç vermesine çok kızmıştı.Şu sıralar ne oluyor acaba?Sakine korku ve ızdırap içerisinde verilecek cezanın infazını bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sakine'nin akıbeti konusunda yaygın olan kanaat,İran rejiminin onu idam etmekten vazgeçmeyeceği.Çünkü İran rejimi onun suçlu olduğuna,şeriat hukukuna göre bu suçun bağışlanması,hatta hafifletilmesinin mümkün olmadığına karar vermiş durumda.Recm olmazsa asılarak idam edilecek.İran adaletinin yuuşayacağı en son nokta,asılmak sureti ile infazı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Batı'da onun suçlu olmadığına,haksız ve adaletsiz bir yargılama sonucunda bu cezaya çarptırıldığına inanan çok.Bir kısım medya da,suçlu olsa bile verilen idam cezasının çok ağır olduğunu,batıdaki gibi ağır hapis cezası ile cezalandırılmasının doğru olacağını savunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya siz?Sakine'nin suçlu olduğuna inanıyor musunuz?Bunu gerçekten yapmışsa,sevgilisi ile bir olup da kocasını planlayarak öldürmüşse ne olmalı onun suçu?O da bunun bedelini canı ile ödemeli mi?Yoksa bizdeki gibi ağırlaştırlmış müebbetle mi cezalandırılmalı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyelim ki gerçekten suçlu.Bunu neden yapmış olduğunu araştırıp ortaya koymak vicdan ve adaletin gereği değil midir?Acaba oğlu,annesinin suçlu olduğuna inanmasına rağmen,asılmasına neden gönlü razı olmamıştır.Annesi olduğu için mi?Bir evladın ebeveyni hakkında herkes gibi düşünemeyeceği için mi?Ya oğul annesinin koca şiddeti karşısında çektiği büyük ızdıraplara tanıklık etmişse?Annesinin kapana kısılmış halinin farkında ise?Izdırap ve işkenceye dönüşmüş bir hayattan kurtulamadığı için yasadışı bir aşka kurtuluş umudu ile sarıldığını görmüş,hissetmişse?Bütün suçunun insan yerine konulmak ve insan gibi yaşamak arzusu olduğunu,acı içinde kıvranan ruhunu yatıştırmak için cinayet dahil her şeyi göze aldığını biliyorsa?&lt;br /&gt;İran adaletinin varacağı en son nokta recm yerine asma.Ya sizin vicdanınızın varacağı en son nokta ne?&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TS4cwnhDf8I/AAAAAAAACZ8/kA2wg1baPjU/s1600/sakine-a%25C5%259Ftiyani.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TS4cwnhDf8I/AAAAAAAACZ8/kA2wg1baPjU/s400/sakine-a%25C5%259Ftiyani.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5561414211416063938" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Recm cezası verilen Sakine Aştiyani&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-2056526429109420561?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/2056526429109420561/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=2056526429109420561' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2056526429109420561'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2056526429109420561'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/04/sakine-vicdanmzn-olcusu-olsun.html' title='Sakine vicdanımızın ölçüsü olsun...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TS4cwnhDf8I/AAAAAAAACZ8/kA2wg1baPjU/s72-c/sakine-a%25C5%259Ftiyani.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-557070592186929277</id><published>2011-04-16T08:50:00.000-07:00</published><updated>2011-04-16T08:51:45.750-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sanal müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='romantizm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tema müziği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müziğim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video klip'/><title type='text'>Çıplak Zaman</title><content type='html'>&lt;object width="640" height="390"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/r3D_FiQW0pg&amp;hl=en_US&amp;feature=player_embedded&amp;version=3"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/r3D_FiQW0pg&amp;hl=en_US&amp;feature=player_embedded&amp;version=3" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowScriptAccess="always" width="640" height="390"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayarda dijital müzik yapmaya devam ediyoruz..Adını tesadüfen koydum :Çıplak Zaman..Kimbilir hangi eserin ismi idi bu?Norman Maier'in romanının adı mı diye düşündüm..Ama onun adı Çıplak ve Ölü idi...Amaç müzik yapmaktı...İsim tamamen rastlantısal(Belki evrende hiçbir şey rastlantısal değildir..Her şeyin nedeni,bilinçdışının o karanlık sınırlarının ötesinde gizlidir...Her neyse..Bu da bir deneme...Ama bir gün gerçekten mükemmel bir müzik yaratacağım,sözüm söz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-557070592186929277?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/557070592186929277/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=557070592186929277' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/557070592186929277'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/557070592186929277'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/04/cplak-zaman.html' title='Çıplak Zaman'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-7196731725916417685</id><published>2011-04-14T11:20:00.000-07:00</published><updated>2011-04-15T20:58:24.934-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='internet dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='görsel sanatlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gülmece'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>Bobiler Örg'ün yeni iğrençlik klasiği :Ağlama Duvarı!.</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-ql1RXILQ3mE/TacNqt-aayI/AAAAAAAACdI/iOftrQnvTZw/s1600/aalamaduvar.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-ql1RXILQ3mE/TacNqt-aayI/AAAAAAAACdI/iOftrQnvTZw/s400/aalamaduvar.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5595456089578171170" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Photoshop, gif maker ya da premierre gibi programları kullanmayı iyi kötü becerebiliyor,hatta bir takım amatörce sanatsal çalışmalar yapıyorsanız bobiler.org adlı sitenin adını duymuş olma ihtimaliniz yüksek.Bilmeyenler için basitçe açıklama gerekirse,amatör çizerlerin,webmaster ya da reklamcıların ticari amaç gütmeyen yapıtlarını yayımladıkları bir site &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Bobiler.org&lt;/span&gt;.Daha önce adı &lt;span style="font-style:italic;"&gt;embesil.org&lt;/span&gt; imiş...Çok başarılı olup büyük bir ziyaretçi kitlesi kazanmş bir site.Her gün onlarca,yüzlerce "monte" yayımlanıyor ve binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor.Bu kadar büyük bir trafiğin altından kalkabilmek kolay iş değil tabii.Bunun için çok sayıda admin çalışıyor, sunucular için binlerce lira bedel ödeniyor olmalı.Ama biraz girip çıkan,kurcalayan insanlar,bu çarkın nasıl döndürüldüğünü anlamakta gecikmez.Bobiler örg,kendi çapında hiç bir sitenin ya da portalin alamayacağı kadar reklam alıyor.Muazzam reklam geliri olduğunu ve bu siteyi işletenlerin de reklamcılar olduğunu düşünüyorum.Belki finanse ettikleri bir reklam şirketleri de vardır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zenginin malı züğürdün çenesini yorar derler ya...Benim gözüm yok,umurumda da değil ne kadar kazandıkları.Fakat buradan indirdiğim resimleri facebooktaki sayfamda yayınladığım halde kaynak göstermiyorum.Hatta bobiler.örg logosunu photoshopta temizledikten sonra yayımlıyorum.Buna çalma mı dersiniz ne derseniz deyin,umurumda değil.&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Çünkü çok haklı bir nedenim var&lt;/span&gt;.Bu siteye ziyaretçi göndermek istemediğim için bu şekilde davranıyorum. Kaynak göstermek istemememin nedeni bobiler.org'de aşırı bir şekilde reklam bulunması,&lt;span style="font-style:italic;"&gt;kelimenin tam anlamıyla bir "spam" ve reklam çöplüğü olması&lt;/span&gt;.Alanen reklamlardan bahsetmiyorum,gizli reklamlar var,&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;güya amatörler tarafından yapılmış "monteler" gibi gözüken oysa aslında reklam olan sinsi spamlar&lt;/span&gt;...Merak edeniniz varsa &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;"salak reklamlarla dalga geçmece"&lt;/span&gt; adlı konuyu tıklayıp "montelere" göz atsın.Yüzlerce firmanın yüzlerce reklamını görecekler.Elbetteki bunlar amatör işler sanıldığı için maliyeciler falan da olayı bilmiyorlar..Sadece bu konuya değil,detaylı bir araştırma ile yarım saat içinde en az 300 tane gizli reklam ve spama rastlamak mümkün...Bu reklamlar o kadar sinsi ki,bu spam çöplüğüne ziyaretçi göndermek istemediğim için kaynak göstermiyorum.Fakat çokça ziyaret edip bu sitenin "montelerini" kullanmamın nedeni,burada zaman zaman şaşırtıcı yaratıcılık örneklerine ve mizaha rastlamam.Çoğunlukla 12-16 yaş grubundan olduğunu tahmin ettiğim yeni yetme genç insanlar bunlar(yorumlardaki üsluplarından belli oluyor yaşları!)..Tabi her zaman zeki ve yaratıcı olamıyorlar,çoğunlukla saçmalıyorlar...Ama o yaştaki genç insanları anlayışla karşılamak lazım.Onların eksikliği,kendilerine yol gösterebilecek ağabeylerinin olmaması.&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Bobiler örg yöneticilerinden bunu (yol göstericiliği) beklememek lazım.&lt;/span&gt;Çünkü onlar, ceplerini doldurmaktan ziyade pek bir şeyi umursamayan tuzu kurular...Yol gösterici derken bir zamanların Oğuz Aral'ı gibi birinden söz ediyorum.Bugünkü köklü popüler mizah geleneğinin mirası Oğuz Aral'a aittir.&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Onun sayesinde idi o mizah dergilerinde güçlü sol ve demokrat duruş&lt;/span&gt;.Bugünün mizah dergilerinde ırkçılığa,cinsiyetçiliğe,nefret söylemine pek rastlamıyorsak,bu Oğuz Aral'ın gençleri yetiştirme konusundaki ısrarlı tutum ve çabası sayesinde mümkün oldu.Diyeceğim o ki,&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Gülmece bir kültür işidir.Gülmece sırtını demokrat,muhalif,sol geleneğe dayamıyorsa,doğası gereği kolayca ırkçılığa,cinsiyetçiliğe,şiddet ve nefret söylemine savrulabilir..Bunun nedeni çok açık :Gülmeyi,farklı olanı dışlamak için onunla alay ederek öğreniriz...Gülme,kesinlikle masum bir eylem değildir.Hayvansılktan,vahşilikten,linç etme dürtüsünden beslenir.Ancak terbiye edilirse muhalif bir tavrın aracı olabilir..&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi yukarıdaki bobiler örg'den aldığım "ağlama duvarı" konulu monteye göz atalım.Yahudilerin kutsal saydığı bir şeyle iğrenç bir şekilde alay ediyor ve bir de üstelik hepsini topyekün "gaylere" benzeterek hem yahudileri,hem de eşcinselleri aşağılamış oluyor...Irkçılık,nefret,anti semitizm,cinsiyetçilik ne ararsan var...Hem de en hoyrat üslupla!...Muhtemelen bunu yaşı küçük bir yeni yetme yapmştır..Üstelik büyük bir olasılıkla kendini emperyalist yahudi devletine karşı mazlum filistin halkının saflarında gören biridir.Bu genç insanlar,kültür dediğim o şeyden beslenmedikleri için,yol göstericiye sahip olmadıkları için,bu şekilde düşünüp etliyi sütlüye karıştırmaları normal.Elbette siyonist israil devleti,bugünkü haliyle insanlık için büyük bir tehdittir ve yaptığı kırımlar nedeniyle büyük bir nefret uyandırması son derece doğaldır...&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ama gerçek bir  eleştirel duruş,hakiki bir mizah,onları mahkum edeyim derken böylesi bir ırkçılığa,böylesi bir ilkel nefret söylemine kucak açmaz..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://lh3.ggpht.com/_0IghaoDiN2s/TAH2xx1ioYI/AAAAAAAAB44/16FeVJAvvQQ/s1600-h/1.%C3%B6d%C3%BCl%C3%BC%5B4%5D.jpg"&gt;&lt;img title="1.ödülü" style="border-top-width: 0px; display: inline; border-left-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-right-width: 0px" height="455" alt="1.ödülü" src="http://lh4.ggpht.com/_0IghaoDiN2s/TAH2zL-KYyI/AAAAAAAAB48/ecQshwHgb1I/1.%C3%B6d%C3%BCl%C3%BC_thumb%5B2%5D.jpg?imgmax=800" width="427" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160;&amp;#160;&amp;#160&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçek mizah için örnek vermek gerekirse,Ahmet Öztürk Levent’in yukarıdaki ödüllü karikatürüne göz atmanın tam zamanı...Burada da konu "ağlama duvarı".Üstteki İsrail askerleri filistinlileri katlederken alttaki hacılar aynı duvarı ağlamak için kullanıyorlar.&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Kendi vahşetleri,düşmanlarından aşağı kalmadığı halde yine de kendilerini mağdur gibi göstermelerindeki büyük çelişkiyi nasıl çarpıcı bir şekilde ortaya koymuş sanatcı,haksız mıyım?&lt;/span&gt;Elbette bir önceki resimdeki  yeni yetmeden bu denli büyük bilinç ve duyarlılık, bu derece etkileyici bir anlatım beklemek haksızlık olacak.Ama şu da bir gerçek :Birileri gerçek sanatı savunmadıkça böyle akıl yoksunu işler ortalığı kaplıyor.Bunun da adı kültürsüzleşmedir,yozlaşmadır...&lt;br /&gt;Bobiler.örg'de ırkçılık,cinsiyetçilik ve nefret söylemi konusunda daha çok fikir edinmek için "ağlama duvarı" adlı konuya göz atınız :&lt;a href="http://www.bobiler.org/k.asp?id=3965"&gt;http://www.bobiler.org/k.asp?id=3965&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-7196731725916417685?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/7196731725916417685/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=7196731725916417685' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7196731725916417685'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7196731725916417685'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/04/bobiler-orgun-yeni-igrenclik-klasigi.html' title='Bobiler Örg&apos;ün yeni iğrençlik klasiği :Ağlama Duvarı!.'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-ql1RXILQ3mE/TacNqt-aayI/AAAAAAAACdI/iOftrQnvTZw/s72-c/aalamaduvar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-9141375714204072044</id><published>2011-04-11T11:52:00.000-07:00</published><updated>2011-04-11T12:12:15.529-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hakan ipek besteleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tema müziği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müziğim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video klip'/><title type='text'>"Ada"...Dijital müziğimize devam!..</title><content type='html'>&lt;iframe title="YouTube video player" width="480" height="390" src="http://www.youtube.com/embed/M67tlehh86M" frameborder="0" allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayar programı ile yaptığımız müziklere devam..Bu parçayı Ableton ile yaptım.Sonuç hoşuma gidince ritm (drum kit) kullanmadım...Burada kullandığım gitara(guitar darling)stüdyo reverb efekti uyguladım,sonuç iyi oldu..Genel olarak kusurları var tabii..Daha milimetrik çalışarak daha mükemmel sonuçlar elde etmek mümkün...Fakat bunlar bir programı kullanıp özelliklerini keşfetme yolunda deneyler olarak görülmeli...Kulağa(kulağıma) hoş gelen bir parça yaptığımda mutlu olduğumu hissediyorum,sanırım önemli olan da bu..Görüntüler fiji adaları ile ilgili bir kısa filmden alındı..Kaynak vimeo.Parçanın adına gelince...Tamamen tesadüf.Galiba son yıllardaki aşırı içine kapanık ruh halimle ilintili bu..Yaşlandıkça insanlardan uzak doğaya yakın olmayı sevmeye başladım.Bu parçanın ismi de,melodik yapı da,kullandığım görüntüler de bu halimi yansıtan öğeler...Neyse,bu kadar gevezelik yeter...Sazdan başka bir enstrüman çalamadığı halde bilgisayar programı ile hafif müzik yapma ukalalığı içindeki bir amatör müzisyenin yaptıkları sizde merak uyandırdı ise,buyurun izleyin,dinleyin...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-9141375714204072044?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/9141375714204072044/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=9141375714204072044' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/9141375714204072044'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/9141375714204072044'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/04/adadijital-muzigimize-devam.html' title='&quot;Ada&quot;...Dijital müziğimize devam!..'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/M67tlehh86M/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-588207973903108965</id><published>2011-03-21T15:15:00.000-07:00</published><updated>2011-03-21T16:11:44.324-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='büyümeye giden yol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinema-tv'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insan ve doğa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video klip'/><title type='text'>Gönlümüzün Şampiyonu Sercan Yenice &amp; Pascal</title><content type='html'>&lt;iframe title="YouTube video player" width="425" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/yIgsFhYUmXo" frameborder="0" allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Tabiatı çıkarlarımız uğruna ezip yok ettiğimiz,her şeyi kendi rahat ve konforumuz için araçlaştırdığımız bir dünyada ne güzel bir manzara bu!...O sokaklarda çoğalıp sayılarının artmasından nefret ettiğimiz,belediyenin buna bir çare bulması için içten içe yalvardığımız köpekler,ne müthiş,ne zeki,ne duyarlı yaratıklarmış meğerse!..Paskal bunu kanıtlamadı mı?Ezip yok ettiğimiz tabiat,orada idi işte.Paskalın kılığına girmiş,bizlere doğa ile nasıl ilişki kurabileceğimizi fısıldıyordu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yetenek Sizsiniz yarışmasını sürekli izlemek gibi bir takıntım yok.Ama finali izlediğime değdi.Yarışmacıların müthiş performansı nedeniyle değil,Sercan Yenice ve sevgili dostu Pascal'ı tanıma fırsatı bulduğum için.Köpeği ile oluşturduğu o mükemmel uyum,Pascal'a karşı davranışlarındaki o müthiş insancıllık,köpeğin performansını ödüllendirirken davranışlarındaki o yapmacıksız sevgi o denli etkiledi ki beni,keşke mümkün olsaydı da,bu müthiş adama sarılabilseydim!...Hayvanları seviyorum,ama ne yazık ki fobi derecesindeki takıntılarım nedeniyle evde hayvan besleyemiyorum.Platonik bir aşk benimkisi.Belli ki Sercan Yenice bizimkisine benzer takıntılı bir ailede yetişmemiş,hayvanlarla içli dışlı olması engellenmemiş.Fakat Sercan'da içli dışlı olmanın da ötesinde  bir büyük sevgi,bir büyük bağlılık duygusu var.Hayvan sahibi olarak değil,hayvan dostu olarak görüyor kendini.Paskal'la ilişkisini de gönüllü birliktelik,iki eşit varlığın sevgi temelinde yakınlaşması olarak tanımlıyor.Paskal ise müthiş zeki,ayrıca müthiş duyarlı bir köpek besbelli.Nerede ise insan dilini anlayacak noktaya gelmiş gibi,Sercan'ın isteklerini mükemmel bir uyum içerisinde yerine getiriyor.Gösteri boyunca tanıklık ettiğimiz şey,Pascal'ın marifetleri ve bir köpek eğiticisinin müthiş becerisinin ötesinde bir şeydi.Bu apayrı dünyalara ait iki varlığın arasındaki uyum ve iletişimdi.Bazılarımız,bu müthiş uyumun çok özel bir şey olmadığını düşünebilir.Böyle düşünenler,Pascal'ın çok zeki bir köpek olması nedeniyle öğretilenleri kolayca öğrenip uyguladığına,Sercan'ın onu eğitmek için fazla çaba harcamadığına inanıyor olabilir.Ama bana kalırsa bu müthiş gösteri yalnızca zeka ile açıklanamaz.Çünkü zeki de olsa,bir köpek doğasına uygun olmayan şeyleri öğrenmek istemeyebilirdi.Eğitilmekten hoşlanmayabilirdi.Paskal direnmedi mi kaçmadı mı sanıyorsunuz?Fakat Sercan asla vaz geçmemiş olmalıydı.Günlerce,aylarca uğraştı.Olmadı,yine peşini bırakmadı.Yüzlerce kez tekrarladı ve umutsuzluğa düşüp olmayacak dediği anda, Paskal'ın öğrendiklerini kanıtlamaya çalışması,onu sevince boğdu.Köpekle bir insanla anlaşabildiği kadar,hatta belki daha fazla anlaşabileceğini anladı ve bunun çabalamaya uğraşmaya değer olduğuna inandı.Nihayet köpeğin o direnci çözüldü ve kendisi ile iletişim kurmak için onca çabalayıp ter döken bu adamın kendisine büyük bir sevgi duyduğunu anladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gösterinin sonunda bunun çıkarsız,yalansız,dolansız bir sevgiye dayalı bir ilişki olmadığına inanmamak imkansız gibi göründü bana.Sercan'ın bütün isteği köpeğine daha yakın olma isteği olduğunu anladım.Tabiatı çıkarlarımız uğruna ezip yok ettiğimiz,her şeyi kendi rahat ve konforumuz için araçlaştırdığımız bir dünyada ne güzel bir manzara bu!...O sokaklarda çoğalıp sayılarının artmasından nefret ettiğimiz,belediyenin buna bir çare bulması için içten içe yalvardığımız köpekler,ne müthiş,ne zeki,ne duyarlı yaratıklarmış meğerse!..Paskal bunu kanıtlamadı mı?Ezip yok ettiğimiz tabiat,orada idi işte.Paskalın kılığına girmiş,bizlere doğa ile nasıl ilişki kurabileceğimizi fısıldıyordu.Yılmadığımız zaman,sevgi ve ilgiden vazgeçmediğimiz zaman doğanın bize ne kadar yaklaşabileceğinin,nasıl içimize sokulup bir parçamız haline gelebileceğinin gösterisi idi bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kulağımıza ne güzel şeyler fısıldadın,sen binlerce kez çok yaşa Sercan!...Sen de hep onunla ol,zeki,duyarlı ve cana yakın Paskal!...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-588207973903108965?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/588207973903108965/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=588207973903108965' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/588207973903108965'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/588207973903108965'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/03/gonlumuzun-sampiyonu-sercan-yenice.html' title='Gönlümüzün Şampiyonu Sercan Yenice &amp; Pascal'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/yIgsFhYUmXo/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-5718344124792684023</id><published>2011-03-19T20:30:00.000-07:00</published><updated>2011-03-21T16:16:43.264-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sanal müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='romantizm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='romantik şiir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tema müziği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müziğim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yalnızlık şiiri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video klip'/><title type='text'>Çiçekçi Kız,romantizm ve dijital fon müziği...</title><content type='html'>&lt;iframe title="YouTube video player" width="500" height="311" src="http://www.youtube.com/embed/MmIMhWxIbXk" frameborder="0" allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müzik çalışmalarına devam!...Bilgisayarda yaptığım bir enstrümental parça eşliğinde,geçen yıl yazdığım bir şiir,"çiçekçi kız" aynı video klipte bir araya geldi.Şiiri sesli okumadım.Dörtlükler halinde akıyor.Seslendirme yapmayışımın nedeni,müziğe dikkat çekmek istememdi.Kullandığım o mükemmel programla daha çok kafamdakine benzeyen,daha az tesadüfi olan müzikler yapabilecek kadar öğrendim diyebilirim,bu da mutlu ediyor beni.Fakat iyi bir mikrofon ve ses kartım olmadığı için seslendirme kayıtlarım kötü oluyor ne yazık ki.Biraz para harcamak gerekiyor,çok değil aslında,500-600 TL civarında bir para.Ama gel gör ki memur maaşı ile geçinen,üstelik kirada oturan bir adamım ben.Bu nedenle istediğim şeylere sahip olabilmek için beklemek ve önceki taksitlerimi bitirmek zorundayım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-5718344124792684023?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/5718344124792684023/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=5718344124792684023' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/5718344124792684023'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/5718344124792684023'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/03/cicekci-kzromantizm-ve-dijital-fon.html' title='Çiçekçi Kız,romantizm ve dijital fon müziği...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/MmIMhWxIbXk/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-4630954312587812599</id><published>2011-03-19T11:38:00.000-07:00</published><updated>2011-03-19T14:39:33.243-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıklı fotoğraflar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sansür'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><title type='text'>YETER.BLOGUMA DOKUNMA!...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-zzLBKNmQ3zg/TYT4gZrUhEI/AAAAAAAACbM/QLgh7Dfz3bY/s1600/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 129px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-zzLBKNmQ3zg/TYT4gZrUhEI/AAAAAAAACbM/QLgh7Dfz3bY/s400/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5585862673378346050" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir süredir güncellemiyordum bloglarımı.Ama bu arada erişim de engellendi.Kıymete mi bindi her ne ise her gün kontrol etmeye başladım.Web üzerinden blogların yeniden erişime açıldığı duyuruldu.Ama meğerse erişim sağlayıcı servislere mahkemenin tebligatı en az bir hafta sürüyormuş.Bizde yasaklar yıldırım hızı ile uygulanıp iş yasakları kaldırmaya gelince adalet kağnı hızı gibi ilerlediğinden ,hala yukarıdaki resimdeki erişim engeli uyarısı çıkıyor blog adresime tıklayınca.Ara sıra bloglarıma göz atan bir eski dostum,bu uyarı yazısı ile karşılaşınca,yazdığım-pardon- yediğim bir halt yüzünden benim bloguma bir erişim yasağı geldiğini sanmış ve beni arama ihtiyacı duymuştu.Güldüm ve sanki bir halt yemişim gibi bir durum ortaya çıkmasından çocuksu bir gurura kapıldığımı söyledim:))Yıllarca yurt dışında bulunmuş bir arkadaşımdı;Türkiye'deki garip internet sansürcülüğünü pek bilmediğinden,Dijitürk'ün telif haklarını ihlal eden bir kaç yayın yüzünden yüzbinlerce bloga erişim yasağı gelmesi,ona çok garip gelmişti.Bense hukuk fakültesi mezunu bir hukukçu olarak hakimlerin bu denli kolayca erişim yasağı vermesini çok garip buluyorum.Hakim elindeki kanunları bir şablon gibi uygulayan bir çeşit memur değil,adaleti sağlayan çok özel görevli bir insan olmalıdır çünkü.Bu yasak uygulandığında ortaya çıkan vahim adaletsizliği de göz önünde bulundurmalıdır hakim.Kanunun lafzından hareket ederek kolayca bu kararı verebilen hakim,Türkiye'nin anayasasında varolduğu söylenen ilkelere ve Türkiyenin taraf olduğu bir çok uluslararası anlaşmaya aykırı bir hüküm tesis ettiğinin yükü altında ezilmiyor mu?Bu karara varırken,yalnızca olması gereken adalete değil,bir çok uluslararası anlaşma ve anayasanın temel kurallarına ters düşmüş olmuyor mu?&lt;strong&gt;Neden Dijitürk'ün telif hakları, yüzbinlerce kullanıcının ifade özgürlüğünden daha önemlidir?Dijitürk'ün para kazanan bir büyük işletme olması ve blog kullanıcılarının hemen hepsinin bu işi ticari amaçla yapmaması mı,Dijitürk'ün çıkarlarını daha önemli hale getirmektedir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslnda fazla yakını sızlanmaya hakkımız yokmuş gibi geliyor bana.Çünkü bugünlerde bir çok gazeteci gülünç nedenlerle tutuklanıp,işinden gücünden ediliyor,hayatları karartılıyor.Daha da kötüsü,yazıp çizdikleri nedeniyle öldürülmüş çok sayıda gazeteci var.Onların karartılıp çalınan hayatları karşısında bizim bloglarda kullandığımız &lt;strong&gt;"ifade özgürlüğü"&lt;/strong&gt; adı edilmeye değmez bir şeymiş gibi görünüyor.Ama aslında böyle değil,böyle olmamalı.İnternetteki sansür ile gazetecilerin ve yazarların başına gelen felaketler arasında kader birliği diyebileceğimiz bir bağlantı var.Blog yasaklarına sessiz kalacağımıza bunu güçlü bir protesto dalgasına dönüştürecek kadar ifade özgürlüğümüze düşkün olsaydık gazeteci ve yazarların başına gelen felaketleri de olağan karşılamazdık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Facebookta "bloguma dokunma" isimli bir sayfa açıldı.Sayfayı beğenenlerin sayısı 16000'e çıktı.Fakat orada sadece ve sadece şu muhabbet yapılıyor&lt;strong&gt;:"Arkadaşlar,bloguma hala erişemiyorum"&lt;/strong&gt;Bir başkası bloga girme yöntemlerini anlatıyor.&lt;em&gt;İfade özgürlüğü konusunda tek derdi,bloga girip girememekmiş meğerse biz blog yazarlarının&lt;/em&gt;.Öfke,kızgınlık,isyan namına nerede ise kimsenin sesi soluğu çıkmaz olmuş.O kadar umutsuz haldeyiz ki,bağırıp çağırmaya bile mecal yürek bulamıyoruz kendimizde...Tek umudumuz,siyasilerin mağduriyetimize anlayış gösterip bu konuda yasal düzenlemeler yaparak kullanıcıların ifade özgürlüklerini güvence altına almaları...Vay anam vay!...Ölme eşeğim ölme...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl örgütlenebiliriz?Nasıl bir araya gelip bu kararları kolayca alabilenleri büyük bir baskı altında tutabilecek örgütlü bir güç haline gelebiliriz?Bence bloglarımız üzerindeki erişim yasağının kalkmasından çok daha önemli bir husus bu...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-4630954312587812599?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/4630954312587812599/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=4630954312587812599' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4630954312587812599'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4630954312587812599'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/03/yeterbloguma-dokunma.html' title='YETER.BLOGUMA DOKUNMA!...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-zzLBKNmQ3zg/TYT4gZrUhEI/AAAAAAAACbM/QLgh7Dfz3bY/s72-c/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-4329097444746120124</id><published>2011-02-20T01:04:00.000-08:00</published><updated>2011-02-22T12:11:11.658-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insan ve doğa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video klip'/><title type='text'>Anadolu'nun İsyanı</title><content type='html'>&lt;object width="480" height="360"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xh3gga?theme=none"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xh3gga?theme=none" width="480" height="360" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xh3gga_anadolunun-ysyany_news" target="_blank"&gt;Anadolunun İsyanı.&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Y&amp;uuml;kleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/ugurcu" target="_blank"&gt;ugurcu&lt;/a&gt;. - &lt;a target="_blank" href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/news"&gt;Son dakika haberler&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film herhangi bir kar amacı güdülmeden, konuya duyarlı insanların gönülden destekleriyle tamamlanmıştır. Amacı Anadolu’da HES’lere karşı yürütülen mücadeleye destek olmak, halkın sesini duyurmaktır. HES mücadelesi içerisinde bulunan herkes, bu çekimlerin yapıldığı bölgelerdeki bütün canlılar, bu filmin dolaylı ya da dolaysız destekçisidir. Bu nedenle film, herhangi birinin isminin öne çıkartılamayacağı bir anonim çalışmadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin indirilmesi, çoğaltılması ve dağıtılmasında hiç bir sakınca yoktur. Festival ve toplu gösterimler için özel izin alınmasına gerek yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anadolu'nun tüm canlılarına armağan olsun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paylaşım için:&lt;br /&gt;anadolunehirleri.org/​tr.html&lt;br /&gt;vimeo.com/​vermeyoz/​film&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-4329097444746120124?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/4329097444746120124/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=4329097444746120124' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4329097444746120124'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4329097444746120124'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/02/anadolunun-isyan.html' title='Anadolu&apos;nun İsyanı'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-8306432390105869192</id><published>2011-01-19T06:12:00.000-08:00</published><updated>2011-01-19T06:15:47.245-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duvar yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıklı fotoğraflar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><title type='text'>19 OCAKTA NE OLMUŞTU?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TTbxdtNKkgI/AAAAAAAACao/W9IXt4XWNIk/s1600/168919_495542198646_554838646_6139099_4810228_n.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 250px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TTbxdtNKkgI/AAAAAAAACao/W9IXt4XWNIk/s400/168919_495542198646_554838646_6139099_4810228_n.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5563899882316141058" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 yıldır adaleti, vicdani, hukuku arıyoruz.Bulamıyoruz.&lt;br /&gt;4 yıldır yargıyı, hükümeti, meclisi arıyoruz.Bulamıyoruz.&lt;br /&gt;4 yıldır, sokak ortasında arkadaşımızı katledenlerin&lt;br /&gt;arkasındaki güçlerden söz ediyoruz, laf dinletemiyoruz.&lt;br /&gt;Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi devleti mahküm etti, "ucuz atlattık" diye sevindiler.&lt;br /&gt;İnsanlık hakkımızı kullandık, adalet istedik,çocuk dediler.&lt;br /&gt;Çocuk gitsin, ağabeyleri gelsin dedik, umursamadılar.&lt;br /&gt;Vatandaşlık hakkımızı kullandık, sorular sorduk, cevap vermek yerine dalga geçtiler.&lt;br /&gt;Hrant Dinki aramızdan almalarının 4. yılında&lt;br /&gt;bir kez daha omuz omuza vermek için,&lt;br /&gt;ailesi, dostları ve bütün sevenleriyle birlikte&lt;br /&gt;onu anmak icin 19 Ocak'ta, saat 3'te,&lt;br /&gt;Hrant'ın vurulduğu yerde buluşuyoruz.&lt;br /&gt;Bebekten katil yaratan karanlığa ışık tutmayanlar&lt;br /&gt;o karanlığı istiyor demektir.&lt;br /&gt;O karanlığı hep birlikte ortadan kaldıralım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Baturay Altınok&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-8306432390105869192?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/8306432390105869192/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=8306432390105869192' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/8306432390105869192'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/8306432390105869192'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/01/19-ocakta-ne-olmustu.html' title='19 OCAKTA NE OLMUŞTU?'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TTbxdtNKkgI/AAAAAAAACao/W9IXt4XWNIk/s72-c/168919_495542198646_554838646_6139099_4810228_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-4030264930895242233</id><published>2011-01-16T11:19:00.000-08:00</published><updated>2011-01-16T21:32:46.407-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yeni yıl'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insan ve doğa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video klip'/><title type='text'>SICAK VE SOĞUK,HER İKİSİ DE LAPA LAPA!...</title><content type='html'>&lt;iframe src="http://player.vimeo.com/video/18655201" width="601" height="338" frameborder="0"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/18655201"&gt;A Short Journey&lt;/a&gt; from &lt;a href="http://vimeo.com/thefilmartist"&gt;The Film Artist&lt;/a&gt; on &lt;a href="http://vimeo.com"&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiltere'de,lapa lapa kar yağdığı bir kış günü,İngiltere'nin sakin yerlerine yapılan bir araba gezintisinden teşekkül eden bu videoda,fon müziği olarak sıcak Mısır ülkesine ait bir şarkı kullanılmış.Tabiat bembeyaz kardan örtüsünü giyince,dünya ayrı bir güzellik kazanıyor..Küçüklüğümde hatırlıyorum da,sevmezdim lapa lapa kar günlerini..Kış oyunlarından da pek hoşlanmazdım.Nedeni,kansız bir çocuk olmamdı herhalde...Ellerim,ayaklarım çok üşürdü..Büyüdükçe kış manzarasının ne kadar eşsiz birşey olduğunu keşfettim.Sözün kısası,sıcak Mısır müziği ile soğuk İngiltere manzaraları mükemmel ikili oluşturmuşlar...İzlemeye değer!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-4030264930895242233?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/4030264930895242233/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=4030264930895242233' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4030264930895242233'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4030264930895242233'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/01/short-journey-from-film-artist-on-vimeo.html' title='SICAK VE SOĞUK,HER İKİSİ DE LAPA LAPA!...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-2233112318162584299</id><published>2011-01-16T08:08:00.000-08:00</published><updated>2011-01-16T14:23:33.927-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='resim sanatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='görsel sanatlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>Modern Dünya...</title><content type='html'>&lt;a target='_blank' title='ImageShack - Image And Video Hosting' href='http://img146.imageshack.us/i/dalii.jpg/'&gt;&lt;img src='http://img146.imageshack.us/img146/6776/dalii.jpg' border='0'/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uploaded with &lt;a target='_blank' href='http://imageshack.us'&gt;ImageShack.us&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salvador Dali'nin Modern çağlardan,modern zamanlardan duyduğu ürküntüyü dile getirdiği bu tablosu,gece vakti insanı yatağından sıçratan rüya izlenimlerine benziyor..İncecik,böceksi ve upuzun bacakları üstünde tuhaf bir şekilde devinen bir at ve peşinden gelen filler..Dali'nin kabuslarına ait ürkünç at imgesi ile zaman zaman karşılaşırız onun tablolarında.Filler de sırtlarındaki yükler ve incecik bacakları ile çağımızı simgeliyor besbelli.Akla mantığa aykırı olsa da,anlaşılmaz bir şekilde yoluna devam ediyor bu kervan.Sürekli büyümeye tüketmeye endeksli günümüz iktisadi ve toplumsal sistemi,endişe veriyor,ama kimsenin dur demeye gücü yok bu gidişe.Resimdeki haç çıkaran insanın üzerine mi geliyorlar?O Adamın üstüne gelse de gelmese de, değişen bir şey yok.Çünkü kimse kendini rahat ve huzurlu hissedemez böyle bir dünyada,çağın nimetlerine yakın olmak ya da amiyane tabirle "tuzu kuru olmak",bir şey değiştirmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resimden anladığım şey,kimsenin böyle bir dünyanın parçası olamayacağı,çağının tanığı olmanın imkansızlığı..ve bunun itirafı.Oradaki insan,haç çıkarıyor.Dünyadan vazgeçip başka bir dünyanın avuntusu ile huzur bulmaya çalışıyor.Çağımızın pek barışık olmadığı din ve inanç yordamı ile kendine bir direnç,bir yaşama gücü,bir ışık kaynağı bulmaya çalışıyor.İnsanın tükenişi,dramatik bir şekilde kainatın merkezi olmaktan çıkışı,insanın yerini cansız nesnelerin,paranın ve onun temsil ettiği şeylerin alması...Bu noktada Dinin,insanı yeniden kainatın merkezine koyma vaadi ve bu vaadin cazibesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanatı ile modern çağın simgelerinden biri olan Salvador Dali,modern dünyadan ürküntü duyan ve çok sık olarak bunu resimlerinde işleyen biriydi...Gerçekliği tahrif ederek daha önemli gerçeklere(hakikate)yol açmak isteyen Dadacı ve Sürrealistlerin peşinden geliyordu;ancak o,içerikte değilse bile akademik sanat biçimlerine sıkı sıkıya bağlı bir sanatçıydı.Biçimleri ve içeriği arasındaki bu gerilimli ilişki,onun dehasına ışık tutabilirdi belki.Dali,"deli" tanımlamasını hak edecek kadar tuhaf bir sanatçıydı.O balmumu ile sertleştirdiği bıyıkları ve bir deliden çok bir soytarıya ait olduğunu düşündürecek bakışları ile,gerçek bir deliden çok gösteriş düşkünü bir şarlatanı akla getirir..Fakat onun için delilik bilinçli bir varoluşsal seçimdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haç çıkaran adamı İsa olarak düşünmüş sanıyorum Salvador Dali.Kafasının üzerindeki ayla da bunu kanıtlıyor.Hristiyanlık ile ilgili olsa da,bu çağla yapılan bir yüzleşme aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TTMhHGfCU1I/AAAAAAAACaM/e3LqNI-j-MU/s1600/salvador-dali-kedi.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 280px; height: 372px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TTMhHGfCU1I/AAAAAAAACaM/e3LqNI-j-MU/s400/salvador-dali-kedi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5562826370616283986" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-2233112318162584299?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/2233112318162584299/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=2233112318162584299' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2233112318162584299'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2233112318162584299'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/01/modern-dunya.html' title='Modern Dünya...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TTMhHGfCU1I/AAAAAAAACaM/e3LqNI-j-MU/s72-c/salvador-dali-kedi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-7724076321449577034</id><published>2011-01-10T11:01:00.001-08:00</published><updated>2011-01-10T15:57:21.470-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='özgürlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskizler ve notlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insan ve doğa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='esaret'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oğlum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>Kavanozun içindeki turuncu balık</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TSqYVcvYlkI/AAAAAAAACZk/XOgyjg2UE_Y/s1600/bal%25C4%25B1k.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TSqYVcvYlkI/AAAAAAAACZk/XOgyjg2UE_Y/s400/bal%25C4%25B1k.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5560424184201909826" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üç yaşındaki oğlum dün bir ara bayağı mutsuz hisediyordu kendini.Nedeni ise,her geçen gün ne kadar tuhaf olduğunu keşfettiğimiz kapı komşumuz,aynı yaşta oğlunu Bizimkiyle oynasın diye bırakması,yarım saat sonra da oğlumun bağırış çağırışlarına aldırmadan alıp götürmesiydi...Bu kadın gerçekten tuhaftı.Çocuğunu oynasınlar diye mi göndermişti yoksa hapishaneye ziyarete mi göndermişti,anlamakta güçlük çekiyorduk.Hep aynı şeyi yapıp oyunlarını bozuyordu.Bu kadarına da yeter artık edim,bağırdım çağırdım.Eşime"bir daha göndermesin" dedim.Her seferinde aynı şeyi yapıp çocuğu mutsuz etmesine artık katlanmamasını öğütledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Berk'in(oğlumun) mutsuzluğu geçsin diye çarşıya çıkardık onu.Yorgundu,uyuya kaldı.Akvaryum balıkçısına girdik.Yüzlerce küçük balıktan,bir iki muhabbet kuşu bir de papağandan oluşan küçük bir dükkan..Ama bir şey daha vardı,minik bir yavru köpek.On onbeş metrekarelik dükkanda köpeciğin zor şer sığdığı üstelik dışarısını da görecek penceresi olmayan bir kafeste tutuluyordu hayvancağız...Orada inliyor feryad ediyordu.Sevme bahanesi ile kapağı açtım.Çok şeker bir köpekti,ama eşim her nedense bu kadar küçük bir yaratıktan tedirgin olunca dükkanda çalışan genç çocuk bunu bahane edip tekrar o daracık kafese koydu.Müşteri mi yoksa çevre dükkanlardan birinde mi çalıştığını anlayamadığım orta yaşlı bir adam,inleyen ağlayan köpeği sözümona sevecen bir edayla-kerata yeğeninin azarlar gibi-"sus lan!" diye azarladı.Orada hayvanın acı çekmesinde olağandışı hiç bir şey bulamamıştı anlaşılan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köpeğin iniltilerinin eşliğinde balıklara göz atmaya başladık. Bir kavanozla bir balık alırsak buna çok sevineceğini söylüyordu eşim."Alalım öyle ise" dedim.Yüzlerce küçük balığın arasından turuncu renkli olanını seçtik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle bir kavanozun içinde balık beslemek zor değil.Ama orada mutlu olacacağına inanmıyorum bu küçük yaratığın.Yaşadığı yerin daracık olması sıkıntı yaratıyordur muhtemelen.Ama daha da kötüsü kendini güvende hissetmiyor.Gürültü,patırtı ve sarsıntılardan çok tedirgin olup panik yapıyor,saklanmaya çalışıyor.Bana henüz güvenmediği belli.Saklanmaya çalışıyor ben yaklaşınca.Bunun adı hayvan sevgisi mi?Niye onları esaret altıda tutuyoruz?Doğalarına hiç de uygun olmayan yerlerde yaşamaya zorluyoruz öyleyse?Sevgi, empati duygusu olmadan var olamıyors,a onların o daracık yerdeki sıkıntıları neden geçmiyor bize?Hiç değilse bir tane daha satın alayım,eşi olsun,o zaman kendini daha az yalnız hisseder diye düşünüyorum,ama bu şekilde bir varlığı daha esaret altına almış olmayacak mıyım?&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;"Hayvanlar bizim gibi değildir,bizim kadar sıkılmazlar..."&lt;/span&gt; ya da &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;"ben almasam başkası alacak"&lt;/span&gt;gibi düşünceler geçiyor kafamdan.Bahane çok nasıl olsa!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden tabiatı yalnızca insan ve eşyalardan ibaretmiş gibi görüyoruz?Onların da bizim gibi varlıklar olduklarını,onların da sıkılıp mutsuz olduklarını,onların da esaret ve kölelikten bizim kadar nefret ettiklerini kabul etmek işimize gelmiyor olabilir..Ama daha derin bir nedeni de olabilir bunun..Biz farkında olmadan köleleşmişiz.Hayatın monotonluğunu,bizi köleleştiren kuralları,yaşam dünyalarımızın en öznel alanlarına kadar sızmış iktidar ilişkilerinin kastre edici gücünü kanıksamışız,bunları doğal saymaya başlamışız.Belki de bu nedenle hayvanların özgürlüklerinin ne denli önemli olduğunu tehayyül edemez olmuşuz.Sorun işte dönüp dolaşıp insan nedir noktasında düğümleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayvanlarla kurabileceğimiz en anlamlı ilişkinin,onları evcilleştirmekten değil,onları kendi doğal ortamlarına ait varlıklar olduklarını  kabul etmekten geçtiğini anlayabilirsek,onları ancak kendi doğal ortamlarında sevebilmeyi başarabilirsek,kendi özgürlüğümüze ve doğamıza giden kilitleri açabiliriz belki.Bu da şimdilik,her şeyi ekonomik değerine göre işlevselleştiren bugünkü iktisadi ve toplumsal düzende pek öyle kolay görünmüyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://hakanipek6.blogspot.com/2010/03/insanat-bahcesi.html"&gt;İNSANAT BAHÇESİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğuştan bir hayvansever olduğumuz  halde sonradan bu duyguyu yitiriyoruz.Hatta öyle yitiriyoruz ki, bizlerin , daha ince düşünebilme yetisi gibi ufak bir farkla onlardan ayrılan hayvanlar olduğumuz gerçeğini büsbütün  unutuyoruz&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://hakanipek6.blogspot.com/2010/08/insanligi-tehdit-eden-tribundeki-boga.html"&gt;İNSANLIĞI TEHDİT EDEN TRİBÜNDEKİ BOĞA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatım boyunca boğa güreşi seyretmedim canlı olarak.Ama seyretmiş gibi oldum,bazen çok da zevkli olabiliyormuş...Gerçi ağır yaralanıp yoğun bakıma alınan iki kişiden biri 10 yaşında bir çocukmuş.Bu yaşta bir çocuğun başına gelenlere üzülmemek elde değil.Çocuk bile masum değil aslında o arenada.Ona bu ölüm oyununu seyrettirerek çoktan kirletmişler çünkü masumiyetini.&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-7724076321449577034?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/7724076321449577034/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=7724076321449577034' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7724076321449577034'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7724076321449577034'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/01/kavanozun-icindeki-turuncu-balk.html' title='Kavanozun içindeki turuncu balık'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TSqYVcvYlkI/AAAAAAAACZk/XOgyjg2UE_Y/s72-c/bal%25C4%25B1k.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-4427046226249970584</id><published>2011-01-06T13:45:00.000-08:00</published><updated>2011-01-06T13:47:48.314-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskizler ve notlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıklı fotoğraflar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='unutulmaz şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hesaplaşma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yalnızlık şiiri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>Yaşamına kendi isteği ile son vererek 2002 yılında aramızdan ayrılan Sevgili Dostum Zafer ekin Karabay için...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TSY1tfxfYqI/AAAAAAAACY8/y7NENE3stz4/s1600/zafer.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 270px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TSY1tfxfYqI/AAAAAAAACY8/y7NENE3stz4/s400/zafer.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5559189845774918306" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sesini tenime gizliyor bir karanlık, uyuyorum.&lt;br /&gt;bulduğum ilk mitolojide kaybediyorum tanrıyı.&lt;br /&gt;rüyalarımdan mahno'yu sorumlu tutup&lt;br /&gt;paris'te veremden öldürüyorum gerçekleri.&lt;br /&gt;babam ajans haberlerinde kendisinin ölümünü&lt;br /&gt;dinliyor ve bana gelmeden önce eurydic'i&lt;br /&gt;üçüncü kez kaybediyor orpheus&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uyanıyorum, sevgilimin gözlerinde&lt;br /&gt;ancak bir kadının çekebileceği kadar acı.&lt;br /&gt;durgunluk ve sokaktaki susku. yüzüme elektrik&lt;br /&gt;faturaları çarpıyor, kimlik kartım ve sınavlarım.&lt;br /&gt;çatılarda kuşların her zamanki konukluğu.&lt;br /&gt;ansızın dönüyorum odama, odamda uçları eprimiş&lt;br /&gt;bir halı ve acıları genç werther'in&lt;br /&gt;                   ZAFER EKİN KARABAY(1975-2002)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç werther'in acılarından bahsediyor şiirinde Zafer...Ama ben tanıyordum onu,biliyorum aşk acları değil bunlar;Onun asıl ilgisini çeken Werther'in intihar etmesi hikayenin sonunda...Şiirleri bu temanın etrafında dönüp dolaşıyor,bir kelebeğin ışığın etrafında dönüp durması gibi..Ölüm ile ışık benzetmesi çok yadırgatıcı,ama zafer ölümü ışığı sever gibi seviyordu.Bu şiirleri tekrar ederken ürperiyorum ve sanki yakında olacak şeyin farkına varmışım ve sanki uyaracağım onu böyle birşey olmaması için...Peki onun ölümde bulduğu ışıktan daha üstün neyimiz vardı?vardı aslında..Ona yetmeyecek kadar olsa da herkeste,onun ölümde bulduğundan daha değerli bir ışık vardı...Herkes bir parça götürseydi o ışıktan ,kurtulurdu belki...Ama bizim gibi kurtarılmayı bekleyenlerin ona kurtuluş götürmesi mümkün müydü?Ya eceliyle ölene kadar hayatta kalmayı başarabilmek bir kurtuluş mu?İşte Zafer bizi böyle karanlık suallerle baş başa bırakıp gitti...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-4427046226249970584?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/4427046226249970584/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=4427046226249970584' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4427046226249970584'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4427046226249970584'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/01/yasamna-kendi-istegi-ile-son-vererek.html' title='Yaşamına kendi isteği ile son vererek 2002 yılında aramızdan ayrılan Sevgili Dostum Zafer ekin Karabay için...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TSY1tfxfYqI/AAAAAAAACY8/y7NENE3stz4/s72-c/zafer.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-2442187778760251804</id><published>2011-01-04T12:07:00.000-08:00</published><updated>2011-01-04T13:47:44.695-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bahadır Baruter'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güler misin ağlar mısın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='görsel sanatlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>Bahadır Baruter ve Saltanat Böcekleri...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TSOPpp2ehkI/AAAAAAAACYk/dVJq5NBOn54/s1600/saltanat%2Bb%25C3%25B6cekleri2.Jpeg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 275px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TSOPpp2ehkI/AAAAAAAACYk/dVJq5NBOn54/s400/saltanat%2Bb%25C3%25B6cekleri2.Jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5558444310877079106" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında "web böcekleri nedir?" diye bir başlık atacaktım bu yazıya.Fakat bu yazının konusu virüs ve benzeri zararlı yazılımlar değil(ki bilgisayar virüsleri içinde web böcekleri adında bir kategori var...)Karikatürist Bahadır Baruter'in resimlediği,internet üzerinden pazarlanan iskambil kağıtları..Osmanlı saray erkanını böcek ve haşeret biçiminde çizmiş.İçlerinde lalalar,paşalar,sadrazam ve padişahlar var..Bahadır Baruter,aklına gelen bu fikri eskizlere dönüştürünce ortaya çıkan figürler karşısında büyülendiğini söylüyor.Şunları söylemiş Baruter çizimleri için :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;"&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Birbirine taban tabana zıt iki imgenin zihinlerimizdeki katılaşmış izlenimlerini sorgulatmak istemiş olabilirim. Görkemli, kudretli ve ilelebet baki olması düşünülen yüce ‘saltanat’ imgesiyle, önemsiz, küçük, zayıf ve kısa ömürlü bir varlık imgesiyle özdeşleştirdiğimiz ‘haşarat’ın ezberlerimizdeki konumlarını birbirine kırdırmak diyebiliriz.&lt;/span&gt;"&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TSOPgP3JccI/AAAAAAAACYc/zunGNqUT0fY/s1600/saltanat%2Bb%25C3%25B6cekleri.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 322px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TSOPgP3JccI/AAAAAAAACYc/zunGNqUT0fY/s400/saltanat%2Bb%25C3%25B6cekleri.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5558444149281747394" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bu iskambil destesinin  internet üzerinden tanıtımı başlayınca çizer için umulmadık tepkiler patlak vermiş.En ağır hakaretlerin bininin bir para olduğu bir linç ortamı oluşmuş."Senin ananı, bacını böcek yapsalar iyi mi olur?" şeklinde örneklenecek hakaretler,belki ürkütücü boyutlara varmasa tam da onun lombakta çizdiği&lt;br /&gt;"sevgi ya da nefrette sınır tanımayan" absürd tiplerinin tipik davranışlarını andıran,tam Bahadır Baruterlik bir manzara" diyebileceğimiz bir ortam oluşmuş.Belki de bu nedenle  çizer,ilk anda reddetmek istememiş bu tepkileri.Bu karalama kampanyasının karşısında olumlayan eleştirilerin bir arada bulunmasını istemiş.Fakat bu linç kalabalığına arada bir "yapmayın etmeyin,abartmayın ayıptır" gibi aklıselim tepkiler verenlere karşı ezme,boğma ve linç etme kampanyası başlatıyorlarmış anında.Durum öyle vahim bir hal almış olmalı ki,olumlu ve olumsuz bütün yorumları silmek zorunda kalmışlar.Bahadır Baruter,bu tepkilerden çok ürkmüş besbelli.Daha önce karikatürcülere karşı toplumda belli bir hoşgörünün mevcut olduğunu sandığını,ama aslında karikatürcüler de dahil sanatçıların,etrafı cehennem alevleri ile çevrili bir sırça köşkte yaşadıklarını anladığını itiraf ediyor,toplumda varlığına inandığı hoşgörünün asla mevcut bulunmadığını söylüyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu garip hadisede düşündürücü çok şey var.İlki bu aşırı tepkici güruh,Bahadır Baruter'in karikatürlerini takip etmiyor besbelli.Etselerdi,Baruter'in Osmanlılarla ilgili pek öyle sorunu olmadığını da bilmeleri gerekirdi.Ben kendi adıma,şimdiye kadar onun çizimlerinde Osmanlı düşmanlığı anlamına gelebilecek bir olguya rastlamış değilim.İlk olarak bu linç güruhunun "çuvalladığı" husus bu.Kendileri gibi Osmanlı simalarını aziz mertebesinde görmeyen herkesi Osmanlı düşmanı sanıyorlar..Daha doğrusu Osmanlılar söz konusu olunca &lt;span style="font-style:italic;"&gt;aşırı sevgi/tapınma&lt;/span&gt; ve &lt;span style="font-style:italic;"&gt;nefret/düşmanlık&lt;/span&gt; gibi iki patolojik tutum dışında her hangi bir tutumun mümkün olmasını istemiyorlar...Bahadır Baruter'i yeterince uzun bir zamandır takip edenler,çizerin her hangi bir düşünce fikir ya da akımın yanında açıkça saf tutmadığını bilirler.Elbette o,siyasal içerikli karikatürler de çiziyor,ama onu belli bir siyasal akımın sözcüsü saymak imkansız.Böyle iken yazarın maruz kaldığı bu bu aşırı tepkiler,bu ülkede çoğunluğun aydınlara karşı tutumunu çok açık ve net bir şekilde belgeliyor.Hrant Dink gibi belli bir fikrin ödünsüzce arkasında duran aydınların ödemek zorunda olduğu bedeli gözler önüne seriyor.Nasıl Baruter,aslında hiç kastetmediği bir şeyle,Osmanlı düşmanlığı ile itham ediliyorsa,Hrant Dink'de onun düşüncesini ve mücadelesini tanımayan "yüksek hakimler"&lt;br /&gt;tarafından asla kastetmediği bir şey nedeniyle mahkum edilmişti.Hrant Dink'in Türklere karşı nefret dolu yazılar yazdığı gerekçesi ile cezalandırmış ve onun katline giden yola kırmızı halılar döşemişlerdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında sorgulanması gereken bir başka husus daha var ki,Baruter özellikle bu noktaya dikkat çekiyor.Baruter'in böceklerden nefret ettiğini sanıyorlar...Belki de böceklerden nefret ve tiksintiyi son derece doğal bir şey sanıyorlar.Oysa Baruter'in de söylediği gibi,böcekler son derece ilginç varlıklar.Doğanın düzeni ve yaşamın sürekliliği için yadsınamaz bir öneme sahipler.Öte yandan Baruter'in dediği gibi&lt;span style="font-style:italic;"&gt;" &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;hiçbir böcek türünün kurbanlarının kadınlarına tecavüz etmediği ve çocuklarını diri diri gömmediği ve düşmanlarına zevk için işkence etmediği bir dünyada insanoğlu tüm bunları büyük bir vicdan rahatlığıyla yapabilen bir varlık olarak çok daha tiksinçtir diye düşünüyorum. Savaşlarda birbirimize yaptıklarımızı hatırlayalım, en zehirli böcekten çok daha ölümcül değil mi bizim bombalarımızın zehiri."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Bence"&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; diyor çizer&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;"insanoğlunun böceklere olan düşmanlığının kökeninde bir gün öldüğünde onlar tarafından yenilecek olduğunun bilgisi ve korkusu yatıyor."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında ciddi iddialarla değil,mütevazi amaçlarla çizilmiş bu ilginç ve güzel resimlerin yaratıcısının hiç hesaplamadığı infial yüzünden yorum ve eleştiriye kapatılması,haşere meselesi konusunda yeniden düşünmemize neden oluyor..Bir şeyi tartışmak için olması gereken en asgari saygı ortamını yok ederek,fikir özgürlüğü dediğimiz şeyi bizzat kendi kendilerine yasak etmiş olmuyorlar mı?Bütün tolerans sınırlarını darmadağın ederek kendi kendilerini susturmuş olmaları durumu,onları bir böcek ilacı ile ortadan kaldırılmış haşerelere benzetmiyor mu?Bu kesinlikle tam da Fatih Solmaz/Bahadır Baruter'lik bir durum!..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-2442187778760251804?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/2442187778760251804/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=2442187778760251804' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2442187778760251804'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2442187778760251804'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2011/01/bahadr-baruter-ve-saltanat-bocekleri.html' title='Bahadır Baruter ve Saltanat Böcekleri...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TSOPpp2ehkI/AAAAAAAACYk/dVJq5NBOn54/s72-c/saltanat%2Bb%25C3%25B6cekleri2.Jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-6793492176019799795</id><published>2010-12-31T23:23:00.000-08:00</published><updated>2011-01-01T08:47:41.223-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yeni yıl'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='komik karikatür'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='noel baba'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tarih kitabı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hesaplaşma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yılbaşı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='teknoloji ve insan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>YILBAŞI HİNDİSİ!...</title><content type='html'>&lt;a target='_blank' title='ImageShack - Image And Video Hosting' href='http://img339.imageshack.us/i/ylbahnds.jpg/'&gt;&lt;img src='http://img339.imageshack.us/img339/4311/ylbahnds.jpg' border='0'/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uploaded with &lt;a target='_blank' href='http://imageshack.us'&gt;ImageShack.us&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Batılıların terk etmek için çırpındıkları bir çok şeyin bizim memlekette  çok alıcısının bulunması çok ilginç bir durumdur.Batılılar belki bilerek belki bilmeyerek,kendi kültürlerine karşı yürütülen o kör düşmanlığa; en değersiz,en zararlı şeylerini ihraç ederek intikamını alıyor olabilirler...Kimbilir?...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hindi çok makbul bir hayvandır..Besleyicidir,sağlıklıdır.Hani batıda Türklerle "hindi"  diye dalga geçiyorlar ya..Bunun çok ilginç bir hikayesi var.Hindi ile Amerika kıtasında İspanyollar ilk karşılaştıklarında,bu garip görünümlü kuşu "hindi" diye adlandırmışlar.Çünkü o zamanlar Amerika kıtası Hindistan sanılıyormuş.Daha sonra Amerika'nın yeni bir kıta olduğu anlaşıldığında,bu kuşun adı hindi olmaktan çıkıp "Turkey" olmuş çıkmış.Ama onlar,biz Türkleri aşağılamak yerine onurlanmamızı sağlayacak bir nedenle"Turkey" demişler bu kuşa.Çünkü o zamanlar Osmanlı toprakları çok genişmiş.Bu kuş Tunusla Cezayir arasında yaşayan yabani bir kuşa benziyormuş ve Tunus ve Cezayir arasında o kuşun yaşadığı coğrafya, Osmanlı toprağı imiş.İşte o nedenle Turkey diye adlandırmış batılılar.Türklerin  ve Fransızların hindi demeye devam etmelerinin nedeni,Amerikanın yeni bir kıta olmasının öneminin idrak edilememesidir herhalde...Türkler batılıların "hindi" şakalarından çok muzdariptirler eskiden beri.Hatta Türkleri aşağıladığı gerekçesi ile "turkey" adının değiştirilmesi için arada bir kampanyalar başlatırlar.Sanki yerleşmiş bir sözcüğü yasaklamak o kadar kolaymış gibi!...Batılıların "hindi"(turkey) şakalarının dayandığı espri,hindinin sözde düşünmesine yapılan imadır.Hindi çok düşünceli görünür,ama aslında hiç birşey düşünmez Türkler gibi!..Belki Aziz Nesin'in deyimiyle "Türk halkının yüzde altmışbeşi&lt;br /&gt;gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılbaşı eylenceleri,Hristiyan batı kültürünün dünyanın diğer kültürlerine yaptığı en güzel armağanlardan biridir.Yeni bir yıla eğlence,coşku ve karnaval havasında girmek müthiş güzel bir fikirdir çünkü.Yeni yılın kutsanmasıdır,en güzel temenniler için çok güzel bir adak adanmasıdır.İnsanda yenilik duygusu yaratır,yenilenmenin önemini anımsatır;bunun eski yılla aynı olmaması gerektiği tezini,hayatı ve dünyanın değiştirilmesi gerektiği fikrini dayatır.Oysa bizde "hindi gibi düşünen" çoktur.Zaten onlar yenilik fikrine,dünyayı değiştirme fikrine düşmandırlar;dinsel gerekçelerle karşı çıkmaları asıl nedenleri değil,bahaneleridir onların.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle güzel bir geleneğin batıdan geldiği,bu geleneğin "dinsel bir kökeni" olduğunu bir türlü hazmedemezler &lt;span style="font-style:italic;"&gt;bizim hindiler&lt;/span&gt;.Madem Batı kökenli her şey bu denli rahatsızlık yaratıyor,neden teknolojisi dahil her şeye sırtını dönmedikleri sorunu da cevapsız bir muammadır.&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Çünkü böyle çelişkili durumlar "hindilerin" ilgi alanına girmez&lt;/span&gt;.O nedenle batılıların en adi,en değersiz şeylerini alırlar bu hindiler alışveriş acemisi oldukları için.Batının doğayı yıkan lastik imalatı gibi sanayilerini,çevre düşmanı nükleer  santrallerini,1930'lardan kalma ırkçı milliyetçiliğini,yabancı düşmanlığını,bir sürü aptalca teknolojik ıvır zıvırını,o aşırı lüks ve konfor düşkünlüğünü..Batılıların terk etmek için çırpındıkları bir çok şeyin buralarda alıcısının bulunması çok ilginç bir durumdur.Batılılar belki bilerek belki bilmeyerek,kendi kültürlerine karşı yürütülen o kör düşmanlığa; en değersiz,en zararlı şeylerini ihraç ederek intikamını alıyor olabilirler...Kimbilir?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;a href="http://www.gunlukhaberim.com/git.php?git=http://www.hurriyet.com.tr/gundem/16650078.asp"&gt;Noel baba balonunu önce siyaha boyayıp sonra patlatan,daha sonra sloganlar atarak yeni yıl kutlamalarını protesto eden üniversiteli "yılbaşı hindileri" haberini okumak için tıklayınız&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-6793492176019799795?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/6793492176019799795/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=6793492176019799795' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6793492176019799795'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6793492176019799795'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/12/yilbasi-hindisi.html' title='YILBAŞI HİNDİSİ!...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-6833808434372083416</id><published>2010-12-30T15:16:00.000-08:00</published><updated>2010-12-30T15:22:48.059-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yeni yıl'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karikatür evi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='noel baba'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yılbaşı'/><title type='text'>YILBAŞINIZ MÜBAREK OLSUN...EL ÖPENLERİNİZ ÇOK OLSUN... imza :karaketörcü..</title><content type='html'>&lt;a target='_blank' title='ImageShack - Image And Video Hosting' href='http://img521.imageshack.us/i/noelbaba.jpg/'&gt;&lt;img src='http://img521.imageshack.us/img521/4872/noelbaba.jpg' border='0'/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uploaded with &lt;a target='_blank' href='http://imageshack.us'&gt;ImageShack.us&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu blogdaki karikatürler ve sadece "arşimet noktası" nı izleyenlerin henüz görmemiş olduğu,hepsi de Hakan İpek yapımı olan yüzlerce karikatür,komik resim ve yazı için &lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;a href="http://karikaturistic.blogspot.com/"&gt;karaketörcü&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;'ye göz atın...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-6833808434372083416?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/6833808434372083416/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=6833808434372083416' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6833808434372083416'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6833808434372083416'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/12/yilbasiniz-mubarek-olsunel-openleriniz.html' title='YILBAŞINIZ MÜBAREK OLSUN...EL ÖPENLERİNİZ ÇOK OLSUN... imza :karaketörcü..'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-2070518679864986480</id><published>2010-12-24T16:35:00.000-08:00</published><updated>2010-12-24T16:37:12.751-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duvar yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karikatür evi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politika'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hesaplaşma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>2010 YILININ  EYLEMİ!...</title><content type='html'>&lt;a target='_blank' title='ImageShack - Image And Video Hosting' href='http://img717.imageshack.us/i/srprizyumurta.jpg/'&gt;&lt;img src='http://img717.imageshack.us/img717/5228/srprizyumurta.jpg' border='0'/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uploaded with &lt;a target='_blank' href='http://imageshack.us'&gt;ImageShack.us&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Time Dergisine rağmen yılın adamı bütün Dünyada Julian Assange idi.Türkiye'de ise bakanı yumurta yağmuruna tutan öğrenciler.AKP'liler toplumun çeşitli kesimlerinde ne büyük bir mide bulantısı yarattıklarının farkına varmalarına neden oldu bu olay...Yandaş medyanın bütün karalama kampanyalarına rağmen bunun terörle,şiddet eylemi ile ilgisi yoktu.Bir eylemin şiddet içermesi ile şiddet eylemi çok farklı şeyler...Her eylem aslında şiddet içerir...Bağırıp çağırma,hatta basın açıklaması bile..Yumurta fiziksel bir zarar vermiyor,ama rezil kepaze ediyor bu da bir gerçek.Fakat şimdiki iktidar,her türlü rezilliği yapsa da rezil olmaya tahammülü yok görüldüğü kadarıyla..Anti demokratik uygulamaların,baskıların sürüp gittiği;üniversite özerkliğinin her geçen gün,eskiyi bile aratacak şekilde devam ettiği,haraçların sürekli artırılarak eğitim yerlerinin ücretli ticaret hanelere dönüştürüldüğü üniversitelerde gençler çiçek atmayacaklardı herhalde...Öğrencilere bir kez daha "ellerinize sağlık" diyoruz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-2070518679864986480?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/2070518679864986480/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=2070518679864986480' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2070518679864986480'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2070518679864986480'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/12/2010-yilinin-eylemi.html' title='2010 YILININ  EYLEMİ!...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-3132279992490873678</id><published>2010-12-23T08:41:00.000-08:00</published><updated>2010-12-23T08:44:33.326-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duvar yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskizler ve notlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kürt sorunu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tarih kitabı'/><title type='text'>KAN DAVASI VE TÖRE CİNAYETLERİ GERİ KALMIŞLIĞIN İFADESİ MİDİR?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TRN7tFsn0gI/AAAAAAAACXA/Po4wnGEdhJk/s1600/2009_0731_kurt_sorunu.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 225px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TRN7tFsn0gI/AAAAAAAACXA/Po4wnGEdhJk/s400/2009_0731_kurt_sorunu.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5553918780031619586" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kan davası ve töre cinayeti gibi o zalim ve kanlı geleneklerin kürt nüfusu arasında yaygın olmasının başlıca nedeni "kürt sorunu"nun kendisi olamaz mı?Bu gelenekler,merkezi devletin otoritesinin ve hukukunun reddedilmesi ve kendi kanunlarını uygulamak istemelerinin bir ifadesi olamaz mı?Bu kanlı gelenekleri sürdürmelerinin en önemli nedenlerinden biri de merkezi otoritenin cezalandırma gücünün inkari ve asimilasyona direnme isteği olamaz mı?Kürtler hakkında fanteziler üretmek yerine onların varoluşsal gerçeklerine dikkatimizi verirsek,kimbilir ne acayip gerçeklerle karşılaşacağız!...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-3132279992490873678?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/3132279992490873678/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=3132279992490873678' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/3132279992490873678'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/3132279992490873678'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/12/kan-davasi-ve-tore-cinayetleri-geri.html' title='KAN DAVASI VE TÖRE CİNAYETLERİ GERİ KALMIŞLIĞIN İFADESİ MİDİR?'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TRN7tFsn0gI/AAAAAAAACXA/Po4wnGEdhJk/s72-c/2009_0731_kurt_sorunu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-6429649214462996265</id><published>2010-12-16T13:20:00.000-08:00</published><updated>2011-01-06T13:54:36.199-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='recep ile kemal'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iktidar'/><title type='text'>YUMURTALI TAYYİP</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TQp696IqY8I/AAAAAAAACWs/-fSoT49B6rc/s1600/yumurtal%25C4%25B1%2Btayyip.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 330px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TQp696IqY8I/AAAAAAAACWs/-fSoT49B6rc/s400/yumurtal%25C4%25B1%2Btayyip.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5551384694683755458" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Recep ül Tayyip,Time Dergisinin her yıl geleneksel olarak düzenlenen "Yılın Adamı" seçiminde Julien Assange'ın ardından ikinci sırada yer alıyormuş..Bu cüreti neye borçlu acaba?Üst üste kazandığı seçim başarılarından sonra hala güçlü,hala yenilmez göründüğü için mi?Seçim kazanmak dışında kayda değer başarısı ne imiş,biri bana söylese de rahatlasam...Bakınız hem nalına hem de mıhına giderek iyi seçim kazanıyor,bu konuda başarılı...Şüphesiz gelmiş geçmiş en sümsük ana muhalefet de bu başarıya az buz katkı sağlamıyor...Tayyip'in seçim başarılarının sırrını açıklayan olayladan biri  de  "ilköğretimde türban" konusunda yaptığı popülist manevrada gizli.&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Cumhurbaşkanının eşi ilköğretimde türban serbestisi olamayacağı konusunda açık bir tavır sergiledi ve Gül de eşinin beyanlarının arkasında durduğunu ima etti.Cumhurbaşkanının ilköğretimde türban meselesi konusunda tavrını kendisine hatırlatarak ne düşündüğünü soran gazetecilere,öyle bir cevap verdi ki,en büyük hünerini de sergilemiş oldu."Bu konuda farklı düşüncelerim var" dedi.Bence her şey yeni bir anayasal zeminde çözülebilir..&lt;/span&gt;"&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Aslında yeni bir anayasa yapılırsa ilköğretimde türbana serbesti getirilebileceğini ima ediyor,Akp'nin gerici yandaşlarına göz kırpıyordu.Elbette bunu ima edip etmediğini sorsalar,çok kızardı gazetecilere ve cumhuriyet değerlerine bağlılığı konusunda yemin billah ederdi..Aslında tek istediği,bir takım beklentileri kurnazca oya tahvil etmekti.İlköğretimde türbana yönelik bir düzenlemenin yapılmasının imkansız olduğunu biliyordu bilmesine,ama kurnazca bilmezden geliyordu.Oy avcılığı konusunda,halka yaranma konusunda üzerine olmayan Tayyip'in başka da bir numarası yoktu.Yapabileceği şey,yandaşlarını iktidarın nimetleri ile semirtmek,bir de elinden geldiği kadar muhafazakar bir Türkiye yaratmaktı...Bu numaralarla yılın adamı olunuyorsa, olur elbette...Akp emekçi ve yoksul kesimlere yıldızlar kadar uzak bir parti,her ne kadar öyle görünmemeyi başarsa da..&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Tayyip'i yumurtalarla uğurlayacak güçlü bir sol bloka ihtiyacımız var...&lt;/span&gt;Ama öyle bir sol,koşullar elverişli olduğu halde ne yazık ki henüz sahnede yok...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-6429649214462996265?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/6429649214462996265/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=6429649214462996265' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6429649214462996265'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6429649214462996265'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/12/yumurtali-tayyip.html' title='YUMURTALI TAYYİP'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TQp696IqY8I/AAAAAAAACWs/-fSoT49B6rc/s72-c/yumurtal%25C4%25B1%2Btayyip.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-6103557711592766071</id><published>2010-12-01T07:31:00.000-08:00</published><updated>2010-12-01T07:43:59.935-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıklı fotoğraflar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politika'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>PINAR SELEK VE HIRANT DİNK NEYİN RESMİDİR?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TPZqe4PHNVI/AAAAAAAACV0/0s-Xk40P5TQ/s1600/hrant%2Bdink_pinar%2Bselek.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 500px; height: 273px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TPZqe4PHNVI/AAAAAAAACV0/0s-Xk40P5TQ/s400/hrant%2Bdink_pinar%2Bselek.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5545737069877736786" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Pınar Selek bizim resmimiz.Egemenlerin istediği gibi düşünüp yaşamayı reddettiğimiz sürece can ve hukuki güvenliğimiz olamayacağını apaçık gösteren bir resim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hrant Dink neyin resmiydi?Bir kalleş kurşunla ensesinden vurulup upuzun yatarken ayakkabılarından birinin tabanındaki delik,onun resmini bir siyasi cinayet olmanın bile ötesinde anlam dünyasına taşıdı.O artık hepimize ait bir resimdi.Hayatımız boyunca bu toplumda itilip kakılmışlığımızın,zulüm görmüşlüğümüzün,acı çekmişliğimizin resmi..Onurlu bir hayat uğruna ödemek zorunda olduğumuz ağır bedelin resmi.Hrant Dink’in katledilmesi sonrası ard arda patlak veren skandallar,bu ülkenin ezilen insanlarının ense kökünde ardı ardına patlayan kalleş kurşunlar değil miydi.Cinayetin mafyalaşmış bir devlet yapılanmasına ait bir komplo olduğunu gösteren bulgular,katillerin devletin güvenlik güçleri tarafından gördüğü kahraman muamelesi,delillerin örtbas edilmesine yönelik gayretkeşlik,Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;“savunma “&lt;/span&gt; diye sunulan yüz kızartıcı belge,bütün suçun üç tane ahmak gencin sırtına yıkılıp asıl suçluların elini kolunu sallayarak dolaşması…”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öldürülmesinden önce Hrant Dink’i mahkum eden o mahkeme kararı, Hrant Dink'in katledilmiş görüntüne  ait resimden daha az kahredici  bir şey değildi bana göre.Hrant Dink’i asla kastetmediği nedenlerle mahkum eden o ahmaklık,körlük ve belki de hainlik,bu ülkede sistemin parçası olmayı reddettiğimiz sürece asla hukuki güvenliğimizin olamayacağına dair bir ibret belgesi değil miydi?Bunlar değil miydi tek bir ses olup &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;“hepimiz Ermeniyiz,hepimiz Hrant’ız"&lt;/span&gt; nidalarının daha güçlü çıkmasının nedeni?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya Pınar Selek neyin resmidir?Yargıtay  Ceza Genek Kurulunun en son kararına göre o “hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde” PKK’lı bir bombacı teröristtir.Ama bu karara varırken dayandıkları deliller,kuşkuya yer bırakmayacak kadar şüpheli!..İşkence zoruyla alınan ifadeler,kaynağı müphem telefon dinlemeleri,bir polis raporu &lt;span style="font-style:italic;"&gt;“parmak izi bulunamadı”&lt;/span&gt; derken,sonradan yapılan aramada bulunan sözde bombalar,sözde Pınar Selek’e ait parmak izleri..Üstelik Mısır çarşısında bombanın patlayıp patlamadığı bile belli değil.11 bilirkişi raporundan yalnızca üçü “bombadır” diyor;üstelik Selek’in mahkumiyetine dayanak olan bilirkişi raporu için adli tıp uzmanı kimi profesörler bu raporun düpedüz &lt;span style="font-style:italic;"&gt;“bilimdışı”&lt;/span&gt; olduğunu söylüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pınar Selek’i tanıyan,düşüncelerini ve mücadelesini bilen aydın kişiler onun nasıl bir savaş ve şiddet karşıtı bir bilim insanı olduğunu anlata anlata bitiremiyorlar,Selek gibi birinin bombacı olamayacağına dair yemin billah ediyorlar..(Yargıtay üyeleri bu aydınların da PKK’lı olduğunu ilan etselerdi ,hiç şaşırmazdım!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yargıtay’ın Selek’i  melek görünen bir bir şeytan olduğu kararına inandık diyelim.Peki o komplolar kuran,işkenceler yapan,mesela Hrant Dink’in katline bile isteye göz yuman ,belki de bunu tezgahlayan devlet görevlilerinin şeytan olmadıklarına,Selek’in korkunç bir komplonun kurbanı olamayacağına nasıl inanacağız?Selek’in bilimsel amaçlarla PKK’yı araştırmasının mafyalaşmış bir devlet yapılanması için affedilmez bir hata olarak görülmediğine?Yargıtay’ın yanılmayacağına,kül yutmayacağına nasıl inanacağız?..Hrant Dink’i kastetmediği şeyler nedeniyle mahkum edip katledilmesine giden yola kırmızı halılar döşeyen Yargıtay’ın Selek davasında da yanılmamış olabileceğine nasıl inanacağız?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Diyelim ki Pınar Selek gerçekten de bombacı.Peki bu delillerle onu mahkum etmek mümkün mü?Ceza yargılamasında hukuk dışı elde edilmiş delillerle mahkumiyet verilemeyeceğine dair temel bir ilke olmasına rağmen,bu delillerle onu mahkum etmek?..Buna “yargısız infaz değildir,yargılama yapılmıştır” diyebilmek?...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pınar Selek bizim resmimiz.Egemenlerin istediği gibi düşünüp yaşamayı reddettiğimiz sürece can ve hukuki güvenliğimiz olamayacağını apaçık gösteren bir resim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-6103557711592766071?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/6103557711592766071/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=6103557711592766071' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6103557711592766071'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6103557711592766071'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/12/pinar-selek-ve-hirant-dink-neyin.html' title='PINAR SELEK VE HIRANT DİNK NEYİN RESMİDİR?'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TPZqe4PHNVI/AAAAAAAACV0/0s-Xk40P5TQ/s72-c/hrant%2Bdink_pinar%2Bselek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-7341988958628379052</id><published>2010-11-23T08:34:00.000-08:00</published><updated>2010-11-23T09:03:21.007-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='büyümeye giden yol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocukların dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oğlum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayatı öğrenmek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><title type='text'>Oğlumun arkadaşı ile oyuncak kavgası!...</title><content type='html'>&lt;object width="480" height="385"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/ZnDlYqhQdYI?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/ZnDlYqhQdYI?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="385"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Videoyu eşim çekmiş.Kırmızı oyuncak arabayı kapıp vermek istemeyen,kapı komşumuzun minik oğlu Eren.&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;”Oyuncağımı aldı”&lt;/span&gt; diye kıyameti koparansa,oğlum Berk. Genç bayan, Eren’in annesi Zerrin Hanım, yaşlı bayan ise benim annem…Bizimki ağlıyor,çırpınıyor,kendini yerlere atıyor;ama Eren,bizimkinin inadına daha güçlü bir inatçılıkla karşı koyuyor…Videoyu çeken eşim,doğru bir şey yapmadığını anlatmaya çalışıyor bizimkine,ama dinletemiyor…Daha sonra Eren’in annesi,Eren’e,oyuncağı geri vermesi için dil döküyor,fakat o da başarılı olamıyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Bu videoyu Oğlum Berk,defalarca,on- onbeş kez ardı ardına izledi.&lt;/span&gt;Kandırmayı başaramasam daha da kimbilir kaç kez izleyecekti! Videoda kendini göstererek &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;“Eren onu ağlattı,kırmızı arabayı vermedi”&lt;/span&gt; diye mırıldandı sonra.Şaşkınlık vardı,öfke vardı sesinde…Kendisine ait bir şeyi nasıl olup da vermediğini bir türlü anlayamıyordu.&lt;br /&gt;Ona acıyordum.Sanki gerçek bir haksızlığa uğramış,sanki ben uğramışım gibi…Ama yapacak bir şey yoktu.Öğrenmek zorunda olduğu bir gerçek vardı burada…Deneye yanıla kavrayacağı çok önemli bir hayat gerçeği…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Paylaşamadıkları o oyuncak,defalarca yere çarptığı için külüstüre dönmüş bir metal çek bırak araba..Zaten bunların bu kavgası, ilk defa bu “kırmızı araba” üzerine rekabet yüzünden başlamıştı.Freud’un teorilerini apaçık doğrularcasına bir fallik simge bu:Kırmızı renkli bir otomobil…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında birbirlerini çok seviyorlar..Acayip cana yakın davranıyorlar;ama her seferinde bir kırmızı araba giriyor aralarına(ille de kırmızı olacak!Eren’e ya da Berk’e ait..Ama kırmızı olması şart:)))Bu kırmızı arabalar yüzünden başlıyor kavgalar zırlamalar...Annelerine gına getirtiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim oğlum, her şeye &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;“benim”&lt;/span&gt; diye sahip çıktığı,kendine ait olmayan şeyler üzerinde de hak iddia ettiği bir yaşta.Eren de öyle.Oğlum ”o benim” diye hak iddia ettiği her şey üzerinde sonsuz bir hak sahibi olduğunu sanıyordu.Fakat bu kez,kendisiyle aynı yaşta bir çocuk,ona direniyor ve ona,egosunun sonsuz olmadığını gösteriyor, ona sınırlar dayatıyor…Oğlumun defalarca bu videoyu izleyerek anlamaya çalıştığı şey bu idi işte.Ona set çeken,ona sınırlar dayatan,ondaki narsistik egoya eşdeğer bir egoyla karşı koyan,bir başka varlık:Eren…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanılmıyorsam yaşamının en önemli deneyimlerinden birini yaşıyor oğlum.Bencilliğine son vermedikçe,kendisininkine eş değer bir başka çocuğun egosunu tanımadıkça,dostluğu,paylaşmayı,kardeşliği öğrenemeyeceği,çok çok önemli bir an…Eren’e eninde sonunda taviz verecek,onun oyuncağı üzerinde hak iddia etmesine katlanacak,bir başka varlığı tanımak için kendi varlığını ikinci plana itecek...Vazgeçmesi sayesinde arkadaşına,kendisini tanıma fırsatı da tanımış olacak…Elbette o üstün olma isteği,o rekabet sona ermeyecek…Ama o rekabete rağmen,insanları birbirine sarsılmaz iplerle bağlayan “dostluk” dediğimiz şey,dipten kök budak salacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz büyükler” ayıp” gibi kavramlarla,onların anlayamayacağı ahlaki öğütlerle durdurmaya çalışıyoruz onları, nafile!..Fakat şöyle bir yöntem deneyebilirdik:Oturup onlarla birlikte oynamak.Oyun esnasında, kavga ve rekabetin alternatifi olarak &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;“paylaşma,sıra ile oynama,değiş tokuş,izin verme”&lt;/span&gt; gibi seçeneklerin olduğunu gösterebiliriz mesela.Ne anlar bu yumurcaklar &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;“kavga etmeyin!”&lt;/span&gt; ünlemelerinden..&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;”Çok ayıp!”&lt;/span&gt; gibi telkinlerden?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse amacım pedagoji  üzerine  ukalalık yapmak  değil.Hepimizin her zaman karşılaşabileceğimiz o eşsiz anı, çok güzel betimlediğini düşündüğümden paylaşmak istedim bu videoyu.Bir başkasının dayattığı sınır sayesinde kendi sınırlarımızın farkına varmamız ,önce büyük bir şaşkınlık,sonra dünyanın sadece kendimize ait olduğu fantezisinin tuzla buz oluşu,hayal kırıklığı…kendimizle eşit güçte bir varlığı tanımak için egomuzdan feragat  etmemiz, ama bu sayede paylaşma,dayanışma ve duygudaşlık gibi benzersiz şeyler öğrendiğimiz “dostluk”…&lt;span style="font-style:italic;"&gt;İşte bu video bunların hepsi ile ilgili..Orada anlatılan sadece iki yumurcağın huysuzluğu değil…&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-7341988958628379052?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/7341988958628379052/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=7341988958628379052' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7341988958628379052'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7341988958628379052'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/11/oglumun-arkadas-ile-oyuncak-kavgas.html' title='Oğlumun arkadaşı ile oyuncak kavgası!...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-151245993499227131</id><published>2010-11-10T08:35:00.000-08:00</published><updated>2010-11-10T08:39:22.249-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskizler ve notlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fethullah'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politika'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mürşid ve mürid'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iktidar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>BENİM İÇİN AĞLAMA!</title><content type='html'>&lt;object width="480" height="385"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/eNVPibhuxic?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/eNVPibhuxic?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="385"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fethullah Hoca ağlıyor,ağlatıyor!...Önce Kuranı gösteriyor,sonra çocuk gibi ağlıyor,sonra "Kuran yetim!" diye bağırıyor..Sonra dinleyen cemaat haykırmaya,kendini paralamaya başlıyor."Çığlıklarınıza kurban olayım"diyor..Daha çok haykırma sesleri..Arada Kurandan arapça ayetler,sonra Ressulullah hikayeleri..Nedir bu?Toplu bir deşarj olma ritüeli mi?Samimi bir inanç ifadesi mi?Bir günahtan arınma ayini mi?Kim için ağlıyorlar?..Kendileri için mi,yoksa kendileri gibi olamayanlar,mesela bizler için mi?..Hoca şimdi Abd'de...28 şubat döneminde kendisine karşı palazlandırılmış kampanya olmasa da şimdilik geri dönmeye niyetli görünmüyor.En sson Hanefi Avcı,onun emniyetteki akıllara zarar gücünü bir kıyamet alameti gibi gündeme getirdi biliyorsunuz.Kimilerine göre ömrünü eğitime ve ülkenin kalkınmasına adamış zararsız bir bilge kişi.Kimilerine göre gün gelip cübbe ve sarığı ile iktidar piramidinin tepesine oturup Türkiyenin çağdaş değerlerine elveda diyecek bir karşıdevrim önderi "Humeyni" olarak tahta çıkarılma olasılığı güçlü bir şeytan....Neden Türkiye'yi avucunda tutacak kadar güçlü olmaya çalışıyor bu adam?.Bu kadar büyük bir güçle niyetlendiği asıl şey ne?..Sadece eğitim,inanç ve iktisadi kalkınma mürşidi ise, bu denli büyük bir güçle işi ne?Niye devlet içinde bir devlet olarak hiç bir sivilin başaramayacağı kadar güçlü bir iktidar ağını koza gibi örüyor?Neden açıkça türban ya da benzeri eylemler yapmak isteyen taraftarlarını susturup,"gün gelecek istediğimiz her şey olacak" vaadi ile yatıştırıyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kime ağlıyor,kimin günahları için gözyaşı döküyor..Ona itikatla bağlı olanlar için mi bizler için mi?Bir gün sadece ağlamakla kalmayıp kendileri gibi düşünüp yaşamak istemeyenleri adam edecek bir nizamın peşinde değilse neden"Kuran sahipsiz!" diye bağırıyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Benim için ağlıyorsan ağlama be, adam!..Bana bu kadar acıyoran,benim için savaş naraları atacak kadar çığlık çığlığa elemlere boğuluyorsan,ben yanmışım demektir.Senin kuracağın nizam ve senin sınırlarını çizeceğin anlayış dışına çıkmaya;kendi hayatım üzerinde söz sahibi olmaya hakkım yok demektir.Benim için ağlama!...Çünkü ben bir yetişkinim ve kimse tarafından vesayet altına alınmak istemiyorum.Kendi öz günahlarını bir tarafa bırakıp benim günahlarım için kendini parçalayan insanların  bana,kendim olmayan bir hayatı dayatmak ve onu yaşamaya mecbur etmek dışında verebilecekleri bir şey olduğuna inanmıyorum.Tanrı ile aramdaki ilişkiyi kendim düzenlemek istiyorum,aracı istemiyorum.O sahip olduğun muazzam gücün bana zulüm ve cehennemden başka bir şey veremeyeceğini biliyorum.Eğer kendin ve taraftarların için döküyorsan o göz yaşlarını,buna bir itirazım yok..Çünkü o kadar büyük bir iktidar,o kadar bir güç,boğazına kadar günaha batmıştır ve gözyaşları ile yıka yıka temizlenmez...Ama yanlış yapsam bile başkalarının göz yaşı ile temizlenmeyi umacak kadar onuruz olmadığım için o göz yaşlarını reddediyorum.Samimi olsan bile,bu memlekette samimiyetle insan boğazlandığını bildiğim için,senin o samimiyetinden de korkuyorum.Benim için ağlama,istemiyorum!......Senden başka bir ihsan da istemem!...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-151245993499227131?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/151245993499227131/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=151245993499227131' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/151245993499227131'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/151245993499227131'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/11/benim-icin-aglama.html' title='BENİM İÇİN AĞLAMA!'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-7505979692249237571</id><published>2010-10-30T03:51:00.000-07:00</published><updated>2010-10-30T03:57:33.388-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir klibi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='en güzel şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yalnızlık şiiri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atilla ilhandan şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video klip'/><title type='text'>YALNIZLIK,AŞK VE HÜZNÜN BÜYÜK OZANI ATİLLA İLHAN'DAN!...</title><content type='html'>&lt;object width="560" height="448"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xfg0mo?width=560&amp;theme=none&amp;foreground=%23F7FFFD&amp;highlight=%23FFC300&amp;background=%23171D1B&amp;start=&amp;animatedTitle=&amp;iframe=0&amp;additionalInfos=0&amp;autoPlay=0&amp;hideInfos=0"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xfg0mo?width=560&amp;theme=none&amp;foreground=%23F7FFFD&amp;highlight=%23FFC300&amp;background=%23171D1B&amp;start=&amp;animatedTitle=&amp;iframe=0&amp;additionalInfos=0&amp;autoPlay=0&amp;hideInfos=0" width="560" height="448" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xfg0mo_yalnyzlyyy-denemek_creation"&gt;yalnızlığı denemek&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Y&amp;uuml;kleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/hakanipek6"&gt;hakanipek6&lt;/a&gt;. - &lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/creation"&gt;&amp;Ouml;zg&amp;uuml;n ve yaratıcı web videolarını izle.&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atilla İlhan'ı bir de benim sesimden dinleyin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;YALNIZLIĞI DENEMEK &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;gecenin ortasında ne işin var &lt;br /&gt;yıldızlara dokunma yanarsın &lt;br /&gt;bak birazdan ay da batacak &lt;br /&gt;karanlık bulaşmasın ellerine &lt;br /&gt;tersine döner yolunu bulamazsın &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içi dışı uzay tozu yansımalar &lt;br /&gt;sahi mi yalan mı anlayamazsın &lt;br /&gt;bir rüya gemisi iskele sancak &lt;br /&gt;dokunup geçiyor hayallerine &lt;br /&gt;ağlayasın gelir ağlayamazsın &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevmek insanın yüreği kadar &lt;br /&gt;küçükse büyüğünü taşıyamazsın &lt;br /&gt;yalnızlığı da dene oldu olacak &lt;br /&gt;nasıl yankılanır derinden derine &lt;br /&gt;iyi midir kötü mü çıkaramazsın &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;insan insanı kendisi tamamlar &lt;br /&gt;içinde başka dışında başkasın &lt;br /&gt;eksikliğin fazlana elbet bulaşacak &lt;br /&gt;öbürü sığacak bunun derisine &lt;br /&gt;yoksa sabaha sağ çıkamazsın&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-7505979692249237571?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/7505979692249237571/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=7505979692249237571' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7505979692249237571'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7505979692249237571'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/10/yalnizlikask-ve-huznun-buyuk-ozani.html' title='YALNIZLIK,AŞK VE HÜZNÜN BÜYÜK OZANI ATİLLA İLHAN&apos;DAN!...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-3774751817899167612</id><published>2010-10-29T08:53:00.000-07:00</published><updated>2010-10-29T09:04:55.967-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sanal müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir klibi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hakan ipek besteleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='romantik şiir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk şiiri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müziğim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='en güzel şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='unutulmaz şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video klip'/><title type='text'>Hatırlamanın güzelliği üzerine nazım hikmet'ten unutulmaz bir şiir</title><content type='html'>&lt;iframe frameborder="0" width="560" height="448" src="http://www.dailymotion.com/embed/video/xffzcj?width=560&amp;theme=none&amp;foreground=%23F7FFFD&amp;highlight=%23FFC300&amp;background=%23171D1B&amp;start=&amp;animatedTitle=%0A%0A&amp;iframe=1&amp;additionalInfos=0&amp;autoPlay=0&amp;hideInfos=0"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xffzcj_ne-guzel-sey-hatyrlamak-seni_creation"&gt;ne g&amp;uuml;zel sey hatırlamak seni&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Y&amp;uuml;kleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/hakanipek6"&gt;hakanipek6&lt;/a&gt;. - &lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/creation"&gt;Bağımsız web videoları.&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Nazım Hikmet&lt;/span&gt;'in &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Münevver&lt;/span&gt; için yazdığı çok sevdiğim bu şiirinde daha önce video klip yapmıştım.Şimdi tekrar yaptım.Görüntüleri &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Yosemite :The Season&lt;/span&gt; adlı o şahane şiirsel belgeselden aldım.Bulabilirseniz izlemenizi tavsiye ediyorum.Fon müziği bana aittir;"ben seninim" adlı bestemin müziğidir.Ableton adlı programla bilgisayar başında yaptım.Bestemi seviyorum(hehe he..)Galiba şiirle de uyum sağladı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni / Nâzım Hikmet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne güzel şey hatırlamak seni:&lt;br /&gt;ölüm ve zafer haberleri içinden,&lt;br /&gt;hapiste&lt;br /&gt;ve yaşım kırkı geçmiş iken...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne güzel şey hatırlamak seni:&lt;br /&gt;bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin&lt;br /&gt;ve saçlarında&lt;br /&gt;vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının...&lt;br /&gt;İçimde ikinci bir insan gibidir&lt;br /&gt;seni sevmek saadeti...&lt;br /&gt;Parmakların ucunda kalan kokusu sarduya yaprağının,&lt;br /&gt;güneşli bir rahatlık&lt;br /&gt;ve etin daveti:&lt;br /&gt;kıpkızıl çizgilerle bölünmüş&lt;br /&gt;sıcak koyu bir karanlık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne güzel şey hatırlamak seni,&lt;br /&gt;yazamak sana dair,&lt;br /&gt;hapiste sırt üstü yatıp seni düşünmek:&lt;br /&gt;filanca gün, falanca yerde söylediğin söz,&lt;br /&gt;kendisi değil&lt;br /&gt;edasındaki dünya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne güzel şey hatırlamak seni.&lt;br /&gt;Sana tahtadan birşeyler oymalıyım yine:&lt;br /&gt;bir çekmece&lt;br /&gt;bir yüzük,&lt;br /&gt;ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım.&lt;br /&gt;Ve hemen&lt;br /&gt;fırlayarak yerimden&lt;br /&gt;penceremde demirlere yapışarak&lt;br /&gt;hürriyetin sütbeyaz maviliğine&lt;br /&gt;sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne güzel şey hatırlamak seni:&lt;br /&gt;ölüm ve zafer haberleri içinde,&lt;br /&gt;hapiste&lt;br /&gt;ve yaşım kırkı geçmiş iken...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-3774751817899167612?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/3774751817899167612/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=3774751817899167612' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/3774751817899167612'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/3774751817899167612'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/10/hatrlamann-guzelligi-uzerine-nazm.html' title='Hatırlamanın güzelliği üzerine nazım hikmet&apos;ten unutulmaz bir şiir'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-1329547003694588607</id><published>2010-10-25T09:09:00.000-07:00</published><updated>2010-10-25T09:14:03.828-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karikatür evi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gülmece'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='biraz da gülelim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tarih kitabı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='patavatsız'/><title type='text'>VE KARŞINIZDA ALLAHSIZ TOSBAĞA!...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TMQ0NgRNDOI/AAAAAAAACRE/kNZCpUnkr28/s1600/nuh_ile_tosbaga.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 500px; height: 393px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TMQ0NgRNDOI/AAAAAAAACRE/kNZCpUnkr28/s400/nuh_ile_tosbaga.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5531603648922848482" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her yerde illa ki çıkar birisi..Nuh'un gemisine topladığı hayvanların arasından da bu tosbağa çıkmıştı...Öyle yavşak yavşak konuşuyor,olur olmaz sorular soruyor,aklınca Nuh ve taifesi ile dalga geçiyordu.Nuh bu tosbağaya son bir şans vermek istedi.Dedi ki&lt;strong&gt;"Ey gafil,doğru yola gel...Buradaki herşey Tanrının mucizesidir,her şeyin mantıklı açıklamasını bekleme..." &lt;/strong&gt;Ama tosbağanın akıllanmaya niyeti yoktu&lt;strong&gt;."Ben"&lt;/strong&gt; dedi&lt;strong&gt;"keriz değilim.Her şeye saf saf inanmam."&lt;/strong&gt;Nuh umutsuzca başını sağa sola salladı.Bu tosbağa için yapılacak tek şey kalmıştı.Gemiden aşağı atacaktı puştu...Ama tosbağa böyle bir şeyin olabileceğine hiç ihtimal vermemişti.Sanıyordu ki o alternatifsiz,onun yeri dolmaz.Nuh onu atmaya karar verse bile,dişisi kendisine sırılsıklam aşık olduğu için,Yalvarıp yakarır,Nuh'u vaz geçirir.Fakat Nuh'un yeni bir erkek tosbağa bulmak için zamanı vardı.Dişi tosbağanın da umurunda değildi eşinin gemiden atılacak olması.Kendi istemişti...Tosbağa gemiden sepetlendi..Gelene ağam gidene paşam deyin lan..Tutun çenenizi,tutmazsanız kulağınızdan tuttuğu gibi atarlar aşağı..Hele AKP'nin saltanat koltuğunda palazlanıp iyice kıç göbek saldığı bu devirde iyice korkun.Onların sulu zırtlak demokrasi pozlarına da hiiiç aldanmayın.Yakında gösterecekler size hoşgörü neymiş,farklılıkları kucaklamak(kucağa oturtmak) nasıl olurmuş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karikatürlerimin tamamı &lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;a href="http://karikaturistic.blogspot.com/"&gt;karaketörcü&lt;/a&gt;&lt;/span&gt; blogundadır&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-1329547003694588607?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/1329547003694588607/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=1329547003694588607' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1329547003694588607'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1329547003694588607'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/10/ve-karsinizda-allahsiz-tosbaga.html' title='VE KARŞINIZDA ALLAHSIZ TOSBAĞA!...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TMQ0NgRNDOI/AAAAAAAACRE/kNZCpUnkr28/s72-c/nuh_ile_tosbaga.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-7588584775522588524</id><published>2010-10-18T02:16:00.000-07:00</published><updated>2010-10-18T02:20:57.268-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karikatürün ustaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karikatür evi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='görsel sanatlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gülmece'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>METİN ÜSTÜNDAĞ:BİR “MEDDAH-ÇİZER”</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TLwDMp4uNxI/AAAAAAAACPg/lFhWDNxaLZE/s1600/laik-yani.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 296px; height: 312px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TLwDMp4uNxI/AAAAAAAACPg/lFhWDNxaLZE/s320/laik-yani.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5529297958441203474" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Metin Üstündağ,yılların emektar çizeri.1980’li yıllarda Gırgır dergisinde önce bir amatör,sonra bir profesyonel karikatürcü olarak hatırlıyorum onu.Ta başından beri oldukça sade,işlevsel çizimleri vardı ve bu yapı,yıllar içinde çok az değişti.Fazla zorlama yapılmaksızın elde edilmiş figürler.Hoppa bir Disney animasyonundan değil ,bir kabareden alınmışa benzeyen kadınlar,erkekler…Ancak son derece komikler…Komik olmak için kendilerini zorlamasalar da,çok komikler…Belki de içlerinden geldiği gibi yaşayamadıkları doğalarını içlerinden geldiği gibi dışa vurdukları için.Lemanda başlayıp Penguende devam ettirdiği “Pazar Sevişgenleri” sayfasında,çıplaklık ve erotizmden daha çok, türlü acayip dertleri olan insanları çizdi Metin Üstündağ.&lt;strong&gt;Yazının Devamı İçin &lt;em&gt;&lt;a href="http://karikaturistic.blogspot.com/2010/10/metin-ustundagbir-meddah-cizer.html"&gt;Tıklayınız&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-7588584775522588524?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/7588584775522588524/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=7588584775522588524' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7588584775522588524'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7588584775522588524'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/10/metin-ustundagbir-meddah-cizer.html' title='METİN ÜSTÜNDAĞ:BİR “MEDDAH-ÇİZER”'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TLwDMp4uNxI/AAAAAAAACPg/lFhWDNxaLZE/s72-c/laik-yani.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-3614005233452687506</id><published>2010-10-14T05:59:00.000-07:00</published><updated>2010-10-14T06:07:03.342-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tarih kitabı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>AYAKLARA DİKKAT!...</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TLb-zBOm1zI/AAAAAAAACNQ/uR6Ms25fRZY/s1600/ayaklara+dikkat.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 308px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TLb-zBOm1zI/AAAAAAAACNQ/uR6Ms25fRZY/s400/ayaklara+dikkat.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5527885745100347186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sefere çıkan cengaverlerine söylev veriyor padişah.Onu pür dikkat dinliyorlar.Padişah onlardan, büyük ve ulu bir devletin askerleri gibi davranmaları için söz alıyor.Onlara bir dünya imparatorluğunun askerleri olduğunu hatırlatıyor.O nedenle bu devletin askerleri imiş gibi davranmalarını istiyor,bir yağma ve çapul çetesinin şakileri gibi değil.Onlar bütün içtenlikleri ile haykırarak and içiyorlar haşmetli nasıl emrediyorsa öyle davranmak için er meydanında.&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Ama ayaklara dikkat!...ayaklar kalkıyor!...&lt;/strong&gt; &lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle bir karikatürün ait olduğu bir gerçeklik dünyası var mıdır?Padişah sefere çıkan askerlerinden yağma ve talan yapmamaları için söz almış mıdır?Askerler söz vermekle kalmamış,bu şiara sonuna dek bağlı kalmışlar mıdır?Resmi tarih anlayışımıza bakarsanız,bundan şüpheye bile düşmemek gerekir.Bize Osmanlının garp diyarına medeniyet ve insaniyet götürdüğünü,Osmanlı idaresinin gayri müslümlere eşit değilse bile yeterince adil davrandığını telkin ederler.Öyle bir romantizm yaratılır ki geçmişe dair,bu romantizme, kalbinde en ufak bir şüphenin dahi kıvılcımı çakmayan dünyasından geçmiş müridler gibi inanmamızı isterler.Öyle iken her nedense Garp aleminde çocukların hala “ Türkler geliyor!” diye korkutulması ile gurur duymamızda beis görmezler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahi neden sevilmeyiz fethetmeye gittiğimiz o garp diyarlarında?Gerçekten sorgulayıcı,kuşkucu bir akıl o kadar kolayca inanabilir mi bu masallara?O ayaklar hiç kalkmamıştır mı havaya, yemin ederken?Evlenmeleri yasaklanmış yeniçeriler zafer meydanlarında gözü gönlü tok dervişler gibi mi davranmışlardır?Cepheden cepheye sürülen o askerleri yağma ve talana izin vermeden askeri disiplin altında tutmak mümkün müdür?Büyük zafer isteklerini dipdiri ayakta tutan o ölçü ve sınır tanımaz vahşet güdüleri değil midir? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Neden sevilmez bu ülkede sorgulayıcı,şüpheci,eleştirel akıl?Çünkü eleştirel aklın meydan okuması karşısında hiçbir efsane tutunamaz,masallar ayakta kalamaz da onun için.Eleştirel akıl, sorgulayıcı yeteneklerini bir anda büyük bir meydan okumaya dönüştürür.Bir çırpıda büyük insanlık fikrini,barış ve kardeşlik ülküsünü çağırır yanına&lt;/strong&gt;.İnsanları ırklara ve dinlere göre sınıflayan,iğneyi başkasına batırıp çuvaldızı kendine saplamayan,zafer diye vahşeti öven iki yüzlülüğü kovar,uzaklaştırır kendinden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ermeni meselesi geliyor aklıma.Az buz şeyle değil,soykırımla suçlanıyoruz.Bize yöneltilen suçlamalar hiç öyle yenilir yutulur cinsten değil.O yarattığımız efsanelerin mezar kazıcılığını yapacak cinsten… Resmi tarihçilerimiz böyle şeylerin olmadığını,bunun arkasında toprak talepleri yattığını söyleyedursunlar,eleştirici/ şüpheci bir akıl,bunlarda gerçeklik payı olabileceğine meylederse kim ne hakla durdurabilir onu?Tarihi tarihçilere bırakalım diye işin içinden sıyrılmaya çalışıyoruz;ama hangi tarihi hangi tarihçilere bırakacağız ?Bu topraklarda, sefere gidegiderken haşmetlisine söz verdiği halde ayaklarını asla kaldırmamış cengaverlerimiz olduğuna sorgusuz sualsiz inanmamızı isteyen tarihçilere mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-3614005233452687506?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/3614005233452687506/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=3614005233452687506' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/3614005233452687506'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/3614005233452687506'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/10/ayaklara-dikkat.html' title='AYAKLARA DİKKAT!...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TLb-zBOm1zI/AAAAAAAACNQ/uR6Ms25fRZY/s72-c/ayaklara+dikkat.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-4095063151098442660</id><published>2010-10-12T00:37:00.000-07:00</published><updated>2010-10-12T00:50:31.625-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karikatür evi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iktidar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>Marks Aramızda!...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TLQQcv6wC9I/AAAAAAAACMc/gSWNmeb31p4/s1600/marx%C4%B1n+ruhu.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TLQQcv6wC9I/AAAAAAAACMc/gSWNmeb31p4/s400/marx%C4%B1n+ruhu.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5527060728775707602" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Marks’ın ruhunu çağırmaya devam etmeli sanıyorum.Ruh çağırmak,onun öğretileri ile bağdaşmayan çelişkiler içerse de,çağırmaya devam.&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marks,Komünist Manifesto’da “Avrupa’da bir hayalet dolaşıyor…Komünizmin hayaleti” diyordu.Uzun bir zaman boyunca komünizm,kapitalist sistemi ürkünç bir hayalet gibi tedirgin etti.Marks’ın öğretilerinden esinlenerek kapitalizmin alternatifi olduğu iddia edilen sosyalist rejimler kuruldu.Yakın bir zamanda sosyalist rejimler,kapitalist emperyalist sistemin amansız rekabeti karşısında çöktüler.Bugün için kapitalizm,alternatifi olmayan bir iktisadi sistem gibi görünüyor.Fakat dünyanın her köşesinde yarattığı trajik çelişkiler nedeni ile kapitalist emperyalist sistem sık sık bunalımlara sürükleniyor.Diğer yandan kapitalist iktisadi sistemin bir sonucu olarak artan ve büyük tehlike sinyalleri veren ekolojik sorunlar gösteriyor ki,kapitalist sistemde üretim maliyetleri burjuva iktisatçıların bize yutturmaya çalıştıklarının çok ötesinde ve gelecek kuşaklar bugünkü ekolojik sorunlar nedeniyle ağır bir bedel ödemek zorundalar.&lt;br /&gt;Marksın hayaleti dolaşıyor;çünkü bugünkü iktisadi sistemin ve yaşama kültürünün çarpıklıklarını,onun öğretilerine başvurmadan anlamanın olanağı yok.Marks günümüzde saygın iktisatçıların ve toplumbilimcilerinin gözünde hala önemli bir değer.Gelgelelim öğretilerinin sadece bilim denilen şeyin objesi olması Marks’ın arzu edebileceği en son şeydi.O her şeyden önce bir siyasetçi idi,eylem adamı idi.Emekçi sınıfların ve proletaryanın önderi idi.Öğretileri,kapitalist sistemi yıkıp daha iyi bir insani ve toplumsal düzen kurma yolunda bir araçtı;daha fazla bir şey değildi ona göre.Buna rağmen pratik siyasette Marks eskisi kadar önemsenmiyor.Sol ya Marksa referans vermeksizin bir yol bulmaya çalışıyor,ya da onun öğretilerini tabuya dönüştürerek onu,ciddi bir sorgulama ve hesaplaşmanın silahı haline getirmekten kaçınıyor.&lt;br /&gt;Marks’ın ruhunu çağırmaya devam etmeli sanıyorum.Ruh çağırmak,onun öğretileri ile bağdaşmayan çelişkiler içerse de,çağırmaya devam.Acaba o burada olsa idi,saygın bir üniversitede saygın bir bilim adamı olarak bir yaşam sürmeyi mi yeğlerdi,yoksa ezilen sınıflara siyasal bir önder olmayı mı yeğlerdi?Ölümünden sonraki yüzelli küsür yılı nasıl yorumlardı?Öğretisini bu koşullarda yeniden nasıl&lt;br /&gt;biçimlendirirdi?Yoksa bugün kendisini Marksizmin yılmaz savaşçısı ilan edenlerin bile aforoz edebileceği yeni argümanlar mı ileri sürerdi?&lt;br /&gt;Şüphesiz bu,kolay bir şey değil.Onun o devasa eserlerini anlamak,özümsemek de hiç kolay bir şey değil…Fakat bundan sonrası,onsuz olmayacak.Onun yapıtlarını,yaşamını ve mücadelesini yok sayarak günümüz sol siyasetinin bir yere varması pek mümkün değil...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-4095063151098442660?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/4095063151098442660/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=4095063151098442660' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4095063151098442660'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4095063151098442660'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/10/marksn-ruhunu-cagrmaya-devam-etmeli.html' title='Marks Aramızda!...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TLQQcv6wC9I/AAAAAAAACMc/gSWNmeb31p4/s72-c/marx%C4%B1n+ruhu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-4474113274926190836</id><published>2010-10-11T08:32:00.000-07:00</published><updated>2010-10-14T06:13:03.083-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karikatür evi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='recep ile kemal'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>Sahiller ve plajlar partisi lideri Kılıçdarzade Gandi Kemal</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TLW5u_zP19I/AAAAAAAACMw/Cw3QP-AI6G4/s1600/gandi+kemal1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 500px; height: 455px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TLW5u_zP19I/AAAAAAAACMw/Cw3QP-AI6G4/s400/gandi+kemal1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5527528334718654418" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;CHP'nin sol gibi göründüğü tek dönem,12 eylül öncesi dönemdir.Ancak o zamanlar Türkiye'de çok güçlü bir sol dalga vardı ve CHP de bu dalganın dışında kalamamıştı.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yav biz sosyalistler nedense bu Kemal'den bir Gandi çıkacağına bir türlü inanamadık...Aslında CHP'nin de yoksul ve ezilenlere yakın bir parti olduğuna bir türlü inanamıyoruz nedense..Referandumda oy kullanmadık.Anayasa değişiklikleri konusunda itirazımız çoktu;ama sırf bu CHP ile aynı saflarda yer almamak için "hayır" oyu kulanmadık.Nitekim öyle bir tablo çıktı ki,referandum sonrasında,evet demesek bile hayır diyerek plajlar ve sahiller tarafında yer almadığımıza şükrettik.Bir defa daha sormak lazım:Sıcak denizler ve plajlar,Türkiye'nin şeriata ve gericiliğe karşı gözü açık ve külyutmaz kesimi midir?Bizim aymaz sosyal demokratlara göre öyle..Oysa onlar "gaflet ve delalet" içindedirler "hıyanet" içinde oldukları söylenemese de.Plajlar ve sahilerin AKP aleyhtarı bir görünüm sergilemesinin kökeninde &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;"ekonomik"&lt;/span&gt; bir sebep mevcuttur&lt;span style="font-weight:bold;"&gt; modern cumhuriyetle ilgili kaygılardan önce.&lt;/span&gt;Bu kesim turizmden para kazanmaktadır ve şehrin içinde plaj kıyafetleri ile gezinmeye alışık Avrupalı ve Türk turistler bu kesimin ekonomisinin ayrılmaz parçasıdırlar.Biraz daha açık söylersek,ege ve akdeniz kıyılarının turizmle geçinen insanları,AKP iktidarının ileride alkollü içki satan yerlerle ilgili düzenlemelere giderse,bölgeden turistlerin kaçabileceği ve bölge ekonomisinin çökebileceği kaygısı yaşamaktadırlar.CHP'yi desteklemelerinin birincil nedeni budur.Fakat Türkiyenin büyük bir kesiminde kitle desteğinden büyük ölçüde kopmaktadır CHP.Nedeni ise açıktır.Emekçilere ve yoksulara uzaklığıdır.Yoksullara yeşilkartçı ve bedava kömürcü AKP'den bile daha uzaktır.Tarihinin hiç bir döneminde gerçek anlamda bir sosyal demokrat olamamasıdır.Hatta tutarlı bir demokrat bile olamamaktadır CHP.Çoğunlukla sivil olmayanlara,militer eyilimlilere sırtını dayayarak ayakta kalmaya çalışmakta,tutarlı bir demokrasi fikrinden bile aciz görünmektedir.CHP'nin sol gibi göründüğü tek dönem,12 eylül öncesi dönemdir.Ancak o zamanlar Türkiye'de çok güçlü bir sol dalga vardı ve CHP de bu dalganın dışında kalamamıştı.Onca yoksul,kültürel hakları gaspedilmiş kürtler nezdinde sefilleri oynamaktadır,nerede ise bu coğrafyada yoklar.Kılıçdaroğlu ilk zamanlarda yolsuzluğa ödünsüz bir şekilde gidebilecek namuslu bir siyasetçi izlenimi yarattığı için bunca ilgi odağı olmuştu.Fakat zamanla gördük ki,Baykal'ın CHP'sinden pek farklı olmayacak onun önderliğindeki CHP.Keşke sosyal demokrat olabilse gerçek anlamda CHP.Güçlü bir sosyal demokrat partinin olduğu bir ülkede solun da güçsüz olması mümkün değildir.Ama bu tip bir Gandi bize lazım değil...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-4474113274926190836?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/4474113274926190836/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=4474113274926190836' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4474113274926190836'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4474113274926190836'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/10/sahiller-ve-plajlar-partisi-lideri.html' title='Sahiller ve plajlar partisi lideri Kılıçdarzade Gandi Kemal'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TLW5u_zP19I/AAAAAAAACMw/Cw3QP-AI6G4/s72-c/gandi+kemal1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-5509549443939793056</id><published>2010-10-09T00:35:00.000-07:00</published><updated>2010-10-09T00:41:54.601-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duvar yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karikatür evi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='görsel sanatlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='komik karikatür'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gülmece'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>Neden karikatür çiziyorum meraklısı varsa okusun…</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TLAb-M8p6rI/AAAAAAAACLk/VutyQUHYp68/s1600/tekerlek+icadi.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 282px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TLAb-M8p6rI/AAAAAAAACLk/VutyQUHYp68/s400/tekerlek+icadi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5525947498225068722" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1.İnsanların o kadar acayip dertleri var ki dünyanın haline gülmesem hasta  olacağım için..&lt;br /&gt;2.Nesi  var bu kadar ciddiye alınacak bu kodumun dünyasının? bir türlü anlamadığım için..&lt;br /&gt;3.Şu gelip geçici dünyada payına düşenden daha fazlasını almak için hayvana dönüşüp  dünyamızı sirk yerine dönüştürenlerle kafa bulmak için…&lt;br /&gt;4.Ahlak bekçilerine,gönüllü sansürcülere,doğuştan apoletlilere,fahri görgü kuralı hocalarına;benim gibi gecekondularda değil apartmanlarda konaklarda büyümüş muhallebi çocuklarına  çok gıcık olduğum için..&lt;br /&gt;5.Suratım en asık olduğu zamanlarda bile içimde  ışıl ışıl gülen bir fırlama olduğunu  ispat ve ilan etmek için.&lt;br /&gt;6.Irkçılık yapmadan,garibanları eylence konusu yapmadan,homofobiye sapmadan,azgın kitlelere,güçlülere ve iktidar sahiplerine sırtını dayamadan da mizah yapılabileceğine inandığım için..&lt;br /&gt;7.Hayattaki doğal komiklere çok imrenip hayat tadında çizgiler oluşturacağıma inandığım için…&lt;br /&gt;8. En fena ruhlu olanımızdan en seçkin yaradılışa sahip olanlara kadar hepimizin,Tanrının gözünde birer gülünç karikatürden başka bir şey olmadığımızı hissettiğim için..&lt;br /&gt;9.Küçüklüğümden beri mizah dergileri ile canım cicim muhabbeti yapan sevgililer gibi olduğum için..&lt;br /&gt;10.Gülmece diye sahtekarlık yapılmasından hazzetmediğim için.&lt;br /&gt;11.Dünyaya söyleyecek sözüm olduğuna inandığım için.. &lt;br /&gt;12.Kabiliyetimden utanmadığım,onu başkaları ile paylaşmaktan zevk duyduğum için..&lt;br /&gt;13. Böylesine fabrikasyon insanlardan oluşmuş bir ülkede sanat yapmak gibi medeni bir cesarete sahip olduğum için…&lt;br /&gt;14.Başkalarının sanatımı küçümsemesinden,beni yeteneksiz,yaptığım işin değersiz olduğunu düşünenlerden korkmadığım için…&lt;br /&gt;15.Dünya denilen bu cehennemde kimi zaman iyice nefessiz  kaldığım zamanlarda hayal ve fantezi dünyasına sığınarak rahatlamak için…&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yayımladığım bütün karikatürlerimi görmek için &lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.karikaturistic.blogspot.com"&gt;tıklayınız&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-5509549443939793056?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/5509549443939793056/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=5509549443939793056' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/5509549443939793056'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/5509549443939793056'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/10/neden-karikatur-ciziyorum-merakls-varsa.html' title='Neden karikatür çiziyorum meraklısı varsa okusun…'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TLAb-M8p6rI/AAAAAAAACLk/VutyQUHYp68/s72-c/tekerlek+icadi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-6481677531574547428</id><published>2010-10-02T09:08:00.000-07:00</published><updated>2010-10-02T09:13:26.242-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='komik karikatür'/><title type='text'>TARİH ÖNCESİ TOPLUMLARDA AŞK MEŞK OLAYLARI!...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJ84QG9km5I/AAAAAAAACJE/1GfpgbzBlZA/s1600/ilkel+ya%C5%9Fam.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 550px; height: 380px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJ84QG9km5I/AAAAAAAACJE/1GfpgbzBlZA/s400/ilkel+ya%C5%9Fam.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5521193517577444242" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zamanlar bile kadınlara istediği gibi sahip olamıyordu erkekler...İşin incelikleri vardı,taş devri falan diye hafife almamak lazım...Bu işi ömür billah beceremeyenler vardı,ama kadın nüfusu azalmasın diye kendi avladıkları kadınları ikram ediyorlardı o beceriksiz abazalara!...&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;a href="http://karikaturistic.blogspot.com/"&gt;KARAKETÖRCÜ&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-6481677531574547428?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/6481677531574547428/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=6481677531574547428' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6481677531574547428'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6481677531574547428'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/10/tarih-oncesi-toplumlarda-ask-mesk.html' title='TARİH ÖNCESİ TOPLUMLARDA AŞK MEŞK OLAYLARI!...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJ84QG9km5I/AAAAAAAACJE/1GfpgbzBlZA/s72-c/ilkel+ya%C5%9Fam.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-1040838816529251165</id><published>2010-10-02T09:02:00.000-07:00</published><updated>2010-10-02T09:20:59.882-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskizler ve notlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politika'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mikroblog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hesaplaşma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><title type='text'>SAVUNMA ÇİZGİSİ Mİ?SAVUNMA ALANI MI?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TKdRyjMYuiI/AAAAAAAACK0/stnFeh3lcmI/s1600/barikat.jpeg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 250px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TKdRyjMYuiI/AAAAAAAACK0/stnFeh3lcmI/s400/barikat.jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523473396875704866" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Her türlü sivil özgürlüğün teminatı ve asgari koşulu olan laikliği savunmanın şimdiye kadar CHP’nin tekelinde olması,bu topraklarda laiklik kavramının başına gelmiş en büyük felakettir kanımca.. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Hikayeyi biliyoruz.Atatürk işgal güçlerine karşı bir savunma çizgisi oluşturulmasını savunanlara karşı”Hat-ı müdafaa yoktur,sath-ı müdafaa vardır;o satıh bütün vatandır” diyerek karşı çıkmıştı.Laikliği tekeline almış görünen CHP,Atatürk’ün kurtuluş savaşındaki ana fikrini laiklik kavramına uyarlardı.Laikliği savunmak adına savunma çizgisi değil,savunma alanı fikrini benimsedi bu güne kadar.Yani laikliğe aykırılık şüphesi bulunan her hareketin üzerine şiddetli bir şekilde gidilmeliydi bu fikre göre.Örneğin üniversitelerde türban serbestisi getirmek,demokratik bir hakkın verilmesi değil,laik rejimi değiştirme planının bir parçası idi bu yaklaşıma göre.Böyle bir laiklik anlayışının kimin ekmeğine yağ sürdüğü artık çok açık durumda.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;a href="http://eskizlervenotlar.blogspot.com/2010/10/savunma-cizgisi-misavunma-alani-mi.html"&gt;YAZININ DEVAMI&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-1040838816529251165?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/1040838816529251165/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=1040838816529251165' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1040838816529251165'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1040838816529251165'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/10/savunma-cizgisi-misavunma-alani-mi.html' title='SAVUNMA ÇİZGİSİ Mİ?SAVUNMA ALANI MI?'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TKdRyjMYuiI/AAAAAAAACK0/stnFeh3lcmI/s72-c/barikat.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-6966816524469748979</id><published>2010-09-29T08:51:00.000-07:00</published><updated>2010-09-29T08:55:45.792-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinema-tv'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tema müziği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinema yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video klip'/><title type='text'>Emir Kustarica'nın Gözünden Maradona</title><content type='html'>&lt;object width="480" height="384"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xf0682?width=480&amp;theme=spring&amp;foreground=%23809443&amp;highlight=%23C2E165&amp;background=%23232912&amp;start=&amp;animatedTitle=&amp;additionalInfos=0&amp;autoPlay=0&amp;hideInfos=0"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xf0682?width=480&amp;theme=spring&amp;foreground=%23809443&amp;highlight=%23C2E165&amp;background=%23232912&amp;start=&amp;animatedTitle=&amp;additionalInfos=0&amp;autoPlay=0&amp;hideInfos=0" width="480" height="384" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xf0682_maradona-kendi-yarkysyny-soyluyor_music"&gt;Maradona Kendi Şarkısını s&amp;ouml;yl&amp;uuml;yor&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Y&amp;uuml;kleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/hakanipek6"&gt;hakanipek6&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;YAZIYI OKUMADAN ÖNCE VİDEOYU İZLEYİNİZ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maradona:Bütün zamanların en iyi oyuncusu…En azından Pele ile ilgili kulaktan dolma şeyler işitip,Maradona gibi bir efsaneyi beyazcamda da olsa kanlı canlı görmüş olan benim kuşağım için öyle.Aslında o Pele kadar vakur,dengeli biri değildi.Ancak Pele,bir futbol efsanesinden çok,işbilir bir politikacıya benziyor bu gün için.Maradona ise,kendine özgü isyanı,non konformizmi,inişli çıkışlı yaşantısı ile kendi pırıltısında yanıp gitmiş efsane rock yıldızlarına,hayatı kaymış şairlere ya da kendi saplantılı dünyalarının tutsağı olmuş deli dahi bilim adamlarına benziyor.Bütün megalomanisine rağmen Pele gibi burnu büyük gözükmüyor,sanki aramızda,mahallemizin deli dolu komşusu,bizden biri…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisi de futbol oynamış Kustarica,bir futbol efsanesinden çok,Meksikalı bir devrimciye benzettiği Maradona’nın çok ilginç bir kişiliği olduğunu düşünerek onunla ilgili bir film-daha doğrusu belgesel-yapmaya karar vermiş.Kara kedi Ak Kedinin hiç istemediği halde başı dertten kurtulmayan babaya benzetmiş.Gerçekten de Kustarica karakterlerinden hiç aşağı kalmayacak kadar deli dolu bir adam Maradona.Ancak bu kadar değil elbette.Kariyerinin zirvesine çıkamadan bir beyaz kadına benzettiği kokainin pençesine düşmüş,tedavi görmek için gittiği Küba’da Castroya ve onun devrimci felsefesine aşık olmuş,zaman zaman Anti emperyalist bir aktivist gibi davranan biri o.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Yazının devamı için &lt;a href="http://sinemasanatii.blogspot.com/2010/09/emir-kustaricann-gozunden-maradona.html"&gt;tıklayınız&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-6966816524469748979?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/6966816524469748979/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=6966816524469748979' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6966816524469748979'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6966816524469748979'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/09/emir-kustaricann-gozunden-maradona.html' title='Emir Kustarica&apos;nın Gözünden Maradona'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-3510936197835794944</id><published>2010-09-29T08:45:00.000-07:00</published><updated>2010-09-29T08:50:05.517-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinema-tv'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinema yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video klip'/><title type='text'>TATSIZ GERÇEKLERİN FİLMİ:YUMURTA</title><content type='html'>&lt;object width="560" height="420"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xf06ev?width=560&amp;theme=spring&amp;foreground=%23809443&amp;highlight=%23C2E165&amp;background=%23232912&amp;start=&amp;animatedTitle=&amp;additionalInfos=0&amp;autoPlay=0&amp;hideInfos=0"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xf06ev?width=560&amp;theme=spring&amp;foreground=%23809443&amp;highlight=%23C2E165&amp;background=%23232912&amp;start=&amp;animatedTitle=&amp;additionalInfos=0&amp;autoPlay=0&amp;hideInfos=0" width="560" height="420" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xf06ev_bir-sahne-ile-yumurta_shortfilms"&gt;Bir sahne ile &amp;quot;Yumurta&amp;quot;&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Y&amp;uuml;kleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/hakanipek6"&gt;hakanipek6&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;br /&gt;YAZIYI OKUMADAN ÖNCE VİDEOYU İZLEYİNİZ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;İzleyicinin büyük çoğunluğu tarafından sevilmemesinde şaşılacak bir şey yok.Çünkü Yumurta,oldukça tatsız gerçeklerden bahsediyor.Ayrıca katılıma davet ediyor seyirciyi.Manüpülasyon yapmıyor,heyecanlı,sarsıcı olmak için kendini zorlamıyor.Filmin meramı olan o tatsız,tuzsuz gerçekler,gündelik hayatın hayli sıradan sayılabilecek olguları içinde sunuluyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Yumurta” Semih Kaplanoğlu’ nun çok tartışılan filmiydi.Siyad ödüllerinin tamamını kazandıktan sonra,medyada -genelde sinema yazarı olmayan- kimi  yazarlar “seyircinin beğenmediği,anlaşılmaz ve sıkıcı”  olduğunu söyledikleri böyle bir filme neden bütün ödüllerin verilmiş olduğunu anlamadıklarını söylüyorlardı.Gelgelelim meslekten eleştirmenlerin çoğu yere göğe sığdıramadı bu filmi.Üstelik altın portakal ve yurtdışı festivallerde beğeni ve çeşitli  ödüllerle karşılandı.Bugün artık Semih Kaplanoğlu dünyanın en önemli ödüllerden biri olan Berlin Altın Ayının sahibi durumunda.Üstelik Yumurta’nın da içinde olduğu “Yusuf Üçlemesi”nin son filmi Bal’a bu büyük ödül verildiğine göre,Yumurta’nın da bu ödülü kazanmış olduğunu söylemekte bir sakınca yok..Belki de bu ödül,ülkemizde sinema sanatının biraz daha ciddiye alınmasına neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazının devamı için &lt;a href="http://sinemasanatii.blogspot.com/2010/09/tatsiz-gerceklerin-filmiyumurta.html"&gt;tıklayınız&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-3510936197835794944?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/3510936197835794944/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=3510936197835794944' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/3510936197835794944'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/3510936197835794944'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/09/bir-sahne-ile-y-hakanipek6-yaziyi.html' title='TATSIZ GERÇEKLERİN FİLMİ:YUMURTA'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-8494520318796814281</id><published>2010-09-28T07:53:00.000-07:00</published><updated>2010-09-28T08:00:42.999-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinema-tv'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kader kurbanı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinema yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevenin çilesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video klip'/><title type='text'>İnsanın kaderine boyun eğerken kaderini seçtiği o an:Kader Anı!..</title><content type='html'>&lt;object width="560" height="373"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xezo87?width=560&amp;theme=cappuccino&amp;foreground=%23E8D9AC&amp;highlight=%23FFF6D9&amp;background=%23493D27&amp;start=&amp;animatedTitle=&amp;additionalInfos=0&amp;autoPlay=0&amp;hideInfos=0"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xezo87?width=560&amp;theme=cappuccino&amp;foreground=%23E8D9AC&amp;highlight=%23FFF6D9&amp;background=%23493D27&amp;start=&amp;animatedTitle=&amp;additionalInfos=0&amp;autoPlay=0&amp;hideInfos=0" width="560" height="373" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xezo87_kader-any_shortfilms"&gt;Kader_ Anı&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Y&amp;uuml;kleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/hakanipek6"&gt;hakanipek6&lt;/a&gt;. - &lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/shortfilms"&gt;TV dizilerini ve programlarını online izleyin.&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Önemli not:Yazıyı okumadan önce videoyu izleyiniz!..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;“Kader” Zeki Demirkubuz’un temel izleklerinin en olgun ve en görkemli biçimde boy gösterdiği filmidir.Bana kalırsa filmografisinin en iyisi.İnsana dört bir yanı alevlerle çeper içine alınmış bir cehennem tasviri izlenimi veren bir dünyadır bu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KADER Mİ? YAZGI MI?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanın yaşamı kendi özgür iradesinin ve özgür seçiminin bir sonucu mudur?Yoksa özgür irade, davranışlarımızın kökeninde temel  nedenleri bilemeyişimiz yüzünden yaşadığımız bir yanılsama mıdır?Bunlar çoğumuza beylik felsefi sorunlar gibi görünebilir.Çoğunlukla kendi yaşamımızı kendi tercihlerimiz doğrultusunda özgürce kurduğumuza inanma eğilimindeyiz.Ne var ki,yaşamda genellikle  özgürce seçimler yapma şansını kaçırırız.Tecrübesizliğimizden,davranışlarımızın bütün sonuçlarını önceden kestirebilme imkansızlığımız yüzünden.Ya da hata yaptığımızı göre göre,hiç istemediğimiz yönlere savurur kimi arzu veya saplantılarımız bizleri.Yaşamımızı biçimlendirmek için ne kadar uğraş verirsek verelim,bilinmeyen bir elin sürekli bizi yoğurup biçimlendirmesi, yazgı denilen şey olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeki Demirkubuz’un iki filminin adı,bu sorunu ne denli önemsediği kanıtlar:”Yazgı” ve “Kader”.İlki,Camus’nün “Yabancı”sının serbest bir uyarlamasıdır;diğeri ise “Masumiyet”in öncesinde yaşanan olayların hikayesi.Aslında aynı adı taşısa da farklı hikayeler anlayan bu iki filmin arasında gizemli bir bağ vardır.”Yazgı”da  teslim olup, şahsiyetinden ve yaşamından vazgeçerek  kendine biçilen role boyun eğmiş birinin hikayesi,Kaderde ise,yaşamdaki kendisine uygun görülen role isyan edip ne pahasına olursa olsun kendi yaşamının oyuncusu olmak isteyen birinin hikayesi..Ama her ikisinin de ortak noktası,trajedi olmalarıdır.Zeki Demirkubuz, arzu ile yasanın en korkunç çarpışmasında çıkan korkunç haykırışları ve çatırdayan kemik seslerini, insanın trajedisi,ya da yazgısı olarak gözlerimiz önüne serer…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazının tamamını okumak için tıklayınız:&lt;a href="http://sinemasanatii.blogspot.com/2010/09/kader.html"&gt;http://sinemasanatii.blogspot.com/2010/09/kader.html&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-8494520318796814281?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/8494520318796814281/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=8494520318796814281' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/8494520318796814281'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/8494520318796814281'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/09/insann-kaderine-boyun-egerken-kaderini.html' title='İnsanın kaderine boyun eğerken kaderini seçtiği o an:Kader Anı!..'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-4987820929727523829</id><published>2010-09-28T07:47:00.000-07:00</published><updated>2010-09-28T08:01:45.160-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinema-tv'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kader kurbanı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinema yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video klip'/><title type='text'>Üçüncü Sayfa: Meşru zemini ve meşru vasıtaları olmayan film...</title><content type='html'>&lt;object width="560" height="448"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xezoga?width=560&amp;theme=slayer&amp;foreground=%23FF0000&amp;highlight=%23FFFFFF&amp;background=%23000000&amp;start=&amp;animatedTitle=&amp;additionalInfos=0&amp;autoPlay=0&amp;hideInfos=0"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xezoga?width=560&amp;theme=slayer&amp;foreground=%23FF0000&amp;highlight=%23FFFFFF&amp;background=%23000000&amp;start=&amp;animatedTitle=&amp;additionalInfos=0&amp;autoPlay=0&amp;hideInfos=0" width="560" height="448" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xezoga_ucuncu-sayfa_shortfilms"&gt;&amp;Uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;nc&amp;uuml; Sayfa&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Y&amp;uuml;kleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/hakanipek6"&gt;hakanipek6&lt;/a&gt;. - &lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/shortfilms"&gt;Film ve TV kanalındaki diğer videolara g&amp;ouml;z atın&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Önemli not:Yazıyı okumadan önce videoyu izleyiniz!..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;İnsanların başkalarınca yazılmış senaryolarda istemedikleri rolleri oynadığı,kurtarılmayı bekleyen kişilerin kurtarıcı rolüne soyunmak zorunda kaldıkları,en iyi oynanılabilen rolün kurban rolü olduğu bir dünyanın filmidir “Üçüncü Sayfa&lt;/span&gt;”..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;BİR SAHNE ÜZERİNDEN "ÜÇÜNCÜ SAYFA"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt; İstanbulda –sigara yasağı uygulanmazdan yıllar önce-dumana boğulmuş kahvehanelerden biri.Ozamanki Cumhurbaşkanı Demirel,televizyonda,kendisine sorulan bir soru üzerine,”açık toplum”kavramına o çok bilinen üslubuyla ‘açıklık’ getiriyor.”Meşru zeminler ve meşru vasıtalarla olması koşuluyla,herkesin dilediğini söylemesinin demokrasi gereği “olduğunu söylüyor.Sanki oyunun kuralları mükemmelmiş de,bütün suç, oyunu kurallarına göre oynamak istemeyen mızıkçı oyunculardaymış gibi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; O sırada  televizyonun hemen altındaki masada,çok büyük ciddiyetle okey oynayan oyuncular..Adamlardan biri,bir türlü istediği taşların gelmemesine sinirleniyor,sövüp sayıyor..”S…. lan böyle oyunu!”  diyerek uluorta sövüyor.Solundaki adam,çektiği taşla bitince,adam tekrar sövüyor.Sonra birdenbire, biten adam,elindeki ıstakayı küfür eden adamın kafasına indiriyor.Ortalık bir anda karışıyor.Adamın acı içinde haykırışları,araya girenler,adamın kanlar içinde kel kafası…Istakayı vuran adamın bir kez daha ıstakayı fırlatıyor,denk getiremiyor,sonra var gücüyle kaçmaya başlıyor.Fakat onun peşinden, yan masalardan birinde oturan genç bir adam,sanki onun suç ortağı imişçesine ,onun arkasından kirişi kırıyor…&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt; Zeki Demirkubuz’un Masumiyet’i çekmeden bir önceki filmi Üçüncü Sayfa’dan alınan bu sahne,kendi özel dünyası ve çok özel dertleri olan bir yönetmenin belli başlı karakteristiğini ortaya koyuyor.Sahne ile ironi teşkil edecek şekilde  tv ekranlarında ‘bir bilen  büyüğün!’ konuşması.Ve büyük adamın söylediği sözleri anında tekzip eden sahne:Okey masası meşru bir zemin midir?Oyunculara değil,ama oyuna sövüp diğer oyuncuların aldıkları keyfi sabote eden bir oyuncunun sövüp saymaları meşru vasıta ile mi yapılmaktadır?Akabindeki  kanlı bir kavga Demirel’i  haklı mı çıkarmaktadır ?…Oysa dünya hiç de Demirel’in görmek istediği gibi değildir.Bu adamlar işsiz güçsüz,ya da günlük işler bulduklarında  yok pahasına çalışan adamlardır.Evlerine ekmek götüremeyip ailelerine iyi bir hayat sağlayamamanın acısını,yine ailesine saldırarak çıkaran bu tiplerin,basit bir olay yüzünden böyle kanlı kavgalar çıkarmaları aslında olağandışı bir durum değildir.Oyunun kendisi yanlış,rollerin dağılımı kötüdür çünkü.O kuralların belirlenip rollerin dağıtıldığı dünya o denli acımasızdır ki,öyle mızıkçılık etmeyi kabullenmez,çabucak diskalifiye eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazının Tamamını okumak için tıklayınız :&lt;a href="http://sinemasanatii.blogspot.com/2010/09/ucuncu-sayfa-mesru-zemini-ve-mesru.html"&gt;http://sinemasanatii.blogspot.com/2010/09/ucuncu-sayfa-mesru-zemini-ve-mesru.html&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-4987820929727523829?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/4987820929727523829/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=4987820929727523829' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4987820929727523829'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4987820929727523829'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/09/ucuncu-sayfa-mesru-zemini-ve-mesru.html' title='Üçüncü Sayfa: Meşru zemini ve meşru vasıtaları olmayan film...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-333067758712440646</id><published>2010-09-27T11:03:00.000-07:00</published><updated>2010-09-27T11:06:55.512-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duvar yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mizah'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karikatür evi'/><title type='text'>Balıklar...İnsanlar...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TKDa3jBCA8I/AAAAAAAACJc/0j2SdP4VEoE/s1600/bal%C4%B1klar.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 299px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TKDa3jBCA8I/AAAAAAAACJc/0j2SdP4VEoE/s400/bal%C4%B1klar.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5521653790983455682" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O balıklar ki derya içindedirler derya nedir bilmezler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O insanlar ki herşeyi bildiğini sanırlar...Ama hiçliğin içindedirler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok sayıda orjinal karikatür,komik resim için &lt;a href="http://www.karikaturistic.blogspot.com"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;tıklayınız&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-333067758712440646?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/333067758712440646/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=333067758712440646' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/333067758712440646'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/333067758712440646'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/09/balklarinsanlar.html' title='Balıklar...İnsanlar...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TKDa3jBCA8I/AAAAAAAACJc/0j2SdP4VEoE/s72-c/bal%C4%B1klar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-2417478154219590274</id><published>2010-09-19T06:10:00.000-07:00</published><updated>2010-09-21T07:27:27.353-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='komedi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karikatür evi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>ANKARA BENTDERESİNDE BİR KOT PANTOL PAZARLIĞI!...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJjApHOX8zI/AAAAAAAACHk/ZYqhtWmlfBw/s1600/ankara_bent+deresi.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 550px; height: 375px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJjApHOX8zI/AAAAAAAACHk/ZYqhtWmlfBw/s400/ankara_bent+deresi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5519373155889050418" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Hiçbir karikatür hayatın kendisi kadar komik olamaz!..Bir olayı olduğu gibi alıp çizmek bile yetersiz kalıyor oradaki müthiş komediyi izah etmekte:))&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok yıllar önce idi.Ankara’da oturduğum yıllarda…Herhalde bu keçi sakalı modası yeni çıkmıştı,yani demek istediğim,keçi sakalının ressamlar arasında değil ,gençler arasında yayıldığı yıllar…Ne kadar zaman geçmiş tahmin edin işte!..Bentderesindeki kerhanede dolaşıyorum.Yan yana dizilmiş köhne evlerde müşteri bekleyen kızlar,karılar…Her gittiğim yerde inanılmaz manzaralar,inanılmaz muhabbetler…Ama bir tanesi var ki,işte bu karikatürün konusu olan olay..İnanılmaz,fantastik bişeydi.Bazen yolda giderken ya da otobüsün içinde aklıma geliveriyor,kendimi tutamayıp gülüyorum ve bu nedenle etrafımdakiler beni deli,en iyi ihtimalle garip biri sanıyorlar..(Eh biraz çatlak olduğumu inkar etmedim hiçbir zaman!)İşte bu olaydır karikatürünü çizdiğim.Ama bir karikatür karesine sığdırılması mümkün olmayan,fakat ziyan olmasın diye şimdi anlatacağım  muhabbetler,hadiseler cereyan ediyordu.En iyisi mi başından anlayayım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her evin önü kalabalıktı.Bu kalabalıkların iki nedeni vardı.Birincisi her nedense adamların bir kısmı,epeyce bir zaman içerideki kızları seyrettikten sonra kararını verip giriyordu.Diğerleri ise züğürtlerdi.Paraları olmadığı için giremiyorlar;yarı çıplak,pilaj ve sahne kıyafeti karışımı garip kılıklı kadınlara bakıp bakıp kendilerini tatmin etmeye çalışıyorlar…Ama evlerden birinin  önünde muazzam bir kalabalık vardı.Ne varmış diye merakla baktım.İçeride zayıfça bir kadın var,dışarıdaki kalabalıkla ilgilenmiyor,iştahla sakız çiğneyip elindeki kumanda ile tv kanallarının arasında geziniyor.Kalabalıkta onunla ilgilenenlerin sayısı az.Meğerse içerideki  kadını bekliyorlarmış!.Bekleyen adamlardan biri”müthiş..”dedi yanındakine.”İnanılmaz muamelesi var..” Bir başkası “ulan girecem ama bu karı daha yeni aldı bir oğlanı..20 dakika çıkmaz şimdi..” Orta yaşlarda bir adam”Muamelesi iyi,ama çok para istiyor “ dedi.Bir başkası”Ama “dedi “verdiğin paraya değiyor..Birisi”Sen girdin mi ?”diye sordu  adama..” Gururla,”Elbet!..Baktım tadına..” dedi Adam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Epey bekleyecek olsam da bu kadını çok merak etmiştim.Çıkmasını bekledim.&lt;br /&gt;Fazla uzun sürmedi.Bu karikatürdekine benzer bir kadın.Manda gibi kilolu ,yağlı ….Yaşı da kırkbeşten aşağı olmayan…Saçları iğrenç  bir sarı renge boyanmış.Hamam kıyafetine benzeyen bir şekilde,parlak bir kumaşla örtmüş mahrem yerlerini.Ama meme uçları fırlamış,”aleykümselam!” diyor cemaate…Ayakkabıları parlak,altın yaldızı renginde.İçeride kendisi ile pazarlık etmeye kalkan bir genç  oğlanı iteleye kakalaya dışarı çıkardı.Oğlan da bu karikatürdeki gibi keçi sakallı,sivilceli bir gençti.Öndeki dişlerinden biri dikkat çekecek kadar kocamandı.Oğlanın yüzünde belli ki hiç eksik olmayan çok salakça, sırıtkan bir ifade vardı..”Apla ne olacak ya,gırma bizi şimdik” diye yalvar yakar yaltaklanıyordu kadına.Kadın,nuh diyor peygamber demiyordu:”Olmaz dedim!”.Oğlan ısrar ettikçe sinirlendi:”Bana bak!Olmaz diyorsam olmaz..Sana bi ton sopa attırır öyle yollarım bak..Apla deyip de durma,s…ceğin  karıya,iyice deli etme beni..” “Gırma bizi şimdik” diye yaltaklanan oğlana iyice sesini yükseltip,bağırıp çağırmaya başladı..”Ne kırmayacam seni lan?Babamın oğlu musun..Al şu paranı defol git!Bi de emmeli gömmeli muamele istiyon utanmaz!...”Kalabalığa dönüp “Bekleyen varsa gelsin!” “Ben” dedi biri,”Kaç numara?”  “Sağdaki oda” dedi..Girdiler içeriye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adamlardan biri,hayal kırıklığına uğramış olsa da hala salak salak sırıtan oğlana”Israr etme koçum..”dedi”Olmaz diyosa olmaz işte!”  Ben,kompozisyon karışık olmasın diye o kalabalığı çizmedim,ama en soldaki gibi,ağzından sigara düşmeyen,çok ciddi bir şekilde içeri bakan bir adam vardı,bu süper herifi çizmeden edemedim işte.Adam  dışarıda sırıtkan oğlanla tartışan kadını,gözünü ayırmaksızın uzun uzun incelemiş,sonra içeri girerken de uzun uzun bakmıştı.Sonra sanki ne düşündüğünü merak ettiğimi anlamış gibi:”eti budu yerinde,ama çok dili uzun  bir karı ulan!” dedi kendi kendine.Sanki parasını basıp onbeş yirmi dakika zaman geçirmeyi değil de,evlenmeyi düşünüyormuş gibi!...Bir başkası hak verdi ona.”Güzel garı,güzel!”&lt;br /&gt;İşte böyle…Hiçbir karikatür hayatın kendisi kadar komik olamaz!..Bir olayı olduğu gibi alıp çizmek bile yetersiz kalıyor oradaki müthiş komediyi izah etmekte:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha fazla karikatür için:&lt;a href="http://karikaturistic.blogspot.com/"&gt;Karaketörcü&lt;/a&gt; adlı blogumu ziyaret ediniz&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-2417478154219590274?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/2417478154219590274/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=2417478154219590274' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2417478154219590274'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2417478154219590274'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/09/ankara-bentderesinde-bir-kot-pantol.html' title='ANKARA BENTDERESİNDE BİR KOT PANTOL PAZARLIĞI!...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJjApHOX8zI/AAAAAAAACHk/ZYqhtWmlfBw/s72-c/ankara_bent+deresi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-7807314390257305261</id><published>2010-09-19T05:55:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:04:31.169-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><title type='text'>BLOG ZİYARETÇİLERİ NEDEN YORUM YAZMAZ?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJYJIpmu0WI/AAAAAAAACGc/UVWp1Dr-cuY/s1600/Yonetim_Galeri_hemsire-sus.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 309px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJYJIpmu0WI/AAAAAAAACGc/UVWp1Dr-cuY/s400/Yonetim_Galeri_hemsire-sus.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5518608437601030498" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Yorum yazan okur oldukça nitelikli bir okurdur:Okumakla kalmayıp tepkilerini ortaya koyacak kadar;yazara başka dünyaların,fikirlerin ve yorumların mümkün olduğunu gösterecek kadar etkin,fikirlerini ortaya koymaktan  çekinmeyecek kadar medeni cesaret sahibidir &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blog yazmaya 2009 yılında Arşimet Noktası ile başladım.Arşimet noktası her telden çalan “çorba” bir blog idi.Yazılar,denemeler,yaptığım bestelerden,okuduğum şiirlerden,söylediğim türkülerden teşekkül eden video klipler,karikatürler,mizahi yazılar…Ama sonradan baktım ki,blog yazıyorsan ya tümüyle ciddi takılacaksın,ya da ciddiyeti bırakıp sululukla iştigal edeceksin.Bundan yola çıkarak,Arşimet noktasında yazılara ağırlık verdim,karikatürlerim için “&lt;a href="http://karikaturistic.blogspot.com"&gt;Karaketörcü&lt;/a&gt;” adlı bir başka blog oluşturdum.Hala yazıp çiziyorum ve bundan sonra da devam edeceğim.Önümüzdeki yıl için,Sinemanın Sanata Dönüştüğü An adlı bloguma sinema severlerin beğeneceğini umduğum çok sayıda sinema yazısı hazırlıyorum.Bir de alan adı ve hosting hizmeti satın alıp bloglarımı worldpress ya  da jombla platformlarından birine taşımayı planlıyorum.&lt;br /&gt;Blog yazmayı önemsediğim için devam ediyorum.Boş zamanlarımın çoğunu bloglarımı güncellemek için değerlendiriyorum.Fakat bu yaptıklarım bloglarımı ziyaret edenler nezdinde nasıl bir yankı uyandırıyor,fikrim yok.Aslında Google istatistikleri olmasaydı muhtemelen bloglara yazmayı bırakabilirdim.Fakat bloguma ilişkin ziyaretçi istatistikleri kayda değer bir izleyici kitlesi oluştuğunu gösteriyor.Şu an için Arşimet Noktası tatmin edici düzeyde bir ziyaretçi sayısına ulaşmış durumda.”Karaketörcü” adlı blogum daha az ziyaretçi çekiyor olsa da blogumun yeni olması ve arama motorları bağlantı veren sitelerin yetersiz olması nedeniyle henüz hak ettiği düzeyde olmadığını,zamanla içeriğine gösterdiğim özene paralel olarak ilginin  artacağını düşünüyorum.&lt;br /&gt;Bu iki blogun  takipçileri yazıları okuyup içeriği görüntülemekle yetiniyorlar,yorum yazma konusunda oldukça cimriler.Başka bloglar arasında gezinti yaptığımda bazı bloglarda insanı kıskandıracak kadar çok yorum olduğunu bazılarınınsa benimki gibi sinek avladığını görüyorum.Aslında çok ziyaretçi yorumu olan bloglar ya eski olduklarından etrafında yorum yazıp yazarla fikir ve duygu alışverişi yapan ziyaretçiler oluşturmuşlar,ya da blog yazarının arkadaş ve dost çevresinin geniş olmasından nasibini alıyorlar.Fakat yapılan yorumların sayısı bir blogun kalitesinin ölçütü olamaz kesinlikle.Ama bu,okur için geçerli değildir.Yorum yazan okur oldukça nitelikli bir okurdur:Okumakla kalmayıp tepkilerini ortaya koyacak kadar,yazara başka dünyaların,fikirlerin ve yorumların mümkün olduğunu gösterecek kadar etkin,fikirlerini ortaya koymaktan  çekinmeyecek kadar medeni cesaret sahibidir o..Gerçi garezle,kinle,nefretle,yorumdan ziyade küfretmek amacıyla yazanlar da çoktur;ama onların bile en azından bir kısmı tartışma adabını bilmiyor olsalar da,tepki ortaya koymak isteyen ,hiç yorum yazmayanlardan daha makbul okurlardır.B ir bloga yorum yazmak yazarını pohpohlamak ya da övgülere boğmak da değildir.Yorum, yazarın dış dünyada bulduğu paha biçilmez  bir yankıdır.Ne için yazdığı kimler için yazdığı ve yazdıklarının nasıl anlaşıldığı hakkında fikir veren yankı…Yazmak,yankı bulduğu sürece anlamlı bir etkinliktir.&lt;br /&gt;Ben sabırlıyım.Yorum yazmanın da yazı yazmak kadar önemli olduğunun bilincine varmış,fikirlerini ortaya koymaktan korkmayacak kadar medeni cesaret sahibi ziyaretçilerin,tıpkı bu blogların ziyaretçi istatistiklerinin zaman geçtikçe artması gibi zamanla artacağına  inanıyorum.Asıl nitelikli okurların o zaman oluşacağını da biliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-7807314390257305261?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/7807314390257305261/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=7807314390257305261' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7807314390257305261'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7807314390257305261'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/09/blog-ziyaretcileri-neden-yorum-yazmaz.html' title='BLOG ZİYARETÇİLERİ NEDEN YORUM YAZMAZ?'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJYJIpmu0WI/AAAAAAAACGc/UVWp1Dr-cuY/s72-c/Yonetim_Galeri_hemsire-sus.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-2825440010937800240</id><published>2010-09-18T05:17:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.555-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>AŞIK OLANLAR AŞK UĞRUNA YAKINLARINI GÖZDEN Mİ ÇIKARIYOR?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJSuYEHhFaI/AAAAAAAACGU/WrytOWUZwtM/s1600/%C3%BCzg%C3%BCn.jpg.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 306px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJSuYEHhFaI/AAAAAAAACGU/WrytOWUZwtM/s400/%C3%BCzg%C3%BCn.jpg.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5518227171881063842" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Bilimsel araştırma diye sunulan şeye bakınız:İnsanın etrafında gerçekten yakınlık ve dostluk kurabildiği yedi sekiz kişi olurmuş da,aşık olunca da bu sayı altıya yediye inermiş de…Yani ne hayatta hiç dostu olmadığını,kimseden gerçek anlamda yakınlık görmediğini söyleyenler inanının,ne de eşi dostu çok olduğunu söyleyenlere..Nasıl çekirdek aile diye bişey varsa,bir de çekirdek yapı varmış ağa…&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Radikal Gazetesinin haberi…Yakınlarda yapılan bilimsel bir araştırmanın sonuçlarına göre,aşık olan bir insanın en yakınları ve en iyi dostları arasından iki kişi eksiliyormuş…Çünkü aşık olma sürecinde insan,sevdiği kişiye o denli yoğunlaşıyormuş ki,beyninde diğer sevdikleri için yer azaldığından,mecburen  en yakınları arasından iki kişiyi gözden çıkarmak zorunda kalıyormuş.Gözden çıkardığı kişilerden biri dostları arasından,bir diğeri de ailesi arasından oluyormuş…Zaten  bir insanın yoğun duygusal bağla yakın olduğu kişi sayısı en fazla yedi sekiz kişi oluyormuş ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilimsel araştırma diye sunulan şeye bakınız:İnsanın etrafında gerçekten yakınlık ve dostluk kurabildiği yedi sekiz kişi olurmuş da,aşık olunca da bu sayı altıya yediye inermiş de…Yani ne hayatta hiç dostu olmadığını,kimseden gerçek anlamda yakınlık görmediğini söyleyenler inanının,ne de eşi dostu çok olduğunu söyleyenlere..Nasıl çekirdek aile diye bişey varsa,bir de çekirdek yapı varmış ağa…&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;”Peki bunlar,yani bu çekirdek yapının ortak özelliği,çekirdek çitlemeleridir?”&lt;/span&gt; diye bir hipotez ortaya atsam,bunu bilimsel olarak doğrulayacak bir araştırma yapsam,işte bilim bunu söylüyor diye herkes inanacak mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaka bir yana,bu garip bilimsel araştırmalara kimler finansman sağlıyor,kimler sponsor oluyor,merak etmiyor değilim.Her şey bilimsel olarak kanıtlanabilir mi?Bu konuda da bir hayli şüphelerim var.&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Hele ki önüne” bilimsel” ibaresi konulan her şeye inanmak zorunda olduğumu hiç sanmıyorum.&lt;/span&gt;Zaten bilimin yöntem sorunları ile uğraşanlar ve bilim felsefecileri,bu araştırmaya benzer bir çok araştırmanın hiçbir işe yaramayan düpedüz safsatalar olduğunu söylüyorlar.Çünkü bir araştırmanın sonucu,o araştırma için kullanılan yöntem ve paradigmalardan büyük ölçüde etkileniyor.O yöntemler de zaten bilimsel kesinliği olan ölçütlerden çok,araştırmacının öznel tercihleri tarafından belirleniyor.Peki bu tür araştırma projelerini kimler finanse ediyor?Çeşitli şirketler,sponsor firmalar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela bir araştırma görevlisinin,bir can ciğer dostu,karşı cinsten birine aşık oluyor,uzaklaşıyor kendisinden..Epey bir zaman sonra tekrar yakınlık kurmak istiyor.Onu affetmek istiyor,o uzaklaştığı dönemde yakın dostunun birine aşık olması nedeniyle kendinden uzaklaşmasını hoş görmek istiyor.Üniversitede araştırma görevlisi  olduğundan,bu olayı genelleştirip bilimsel bir kılıfa uydurmak için kolları sıvayıp başlıyor “bilimsel araştırmasına!...”Bu garip araştırma konusuna sponsor olan şirketlerin de vardır bildikleri elbet…Anketlerin ya da deneklerin verdiği tepkilere göre reklam filmi hazırlatacaklar mesela!...&lt;br /&gt;Peki  karşı cinsten birine aşık olup onunla doyurucu bir ilişki yaşayan bir insanın sevme kapasitesinin arttığına ve dostlarının sayısında artış olduğuna dair bir hipotez bilimsel olarak kanıtlanamaz mı?Neden kanıtlanamasın ki?Seçeceğiniz yönteme göre bunu doğrulayan sonuçlar almanız son derece mümkündür.Araştırma istediğiniz sonuçları vermezse,deneyde kullanılan yöntemleri,araştırma koşullarını,denekleri değiştirir yine de istediğin sonucu elde eder,altına da “bilimseldir” damgasını basarsın..Mesela bu araştırmada,”çekirdek yapı” diye bir kavram kullanılmış.Oysa çekirdek aile diye bir şeyden söz etmek mümkünse de “çekirdek yapı” diye sosyolojik bir yapı  yoktur.Düpedüz uydurma bir kavramdır  bu.Gerçekte hiç kimse ile yoğun duygusal ilişki kuramayan insanlar da olabileceği gibi çok fazla sayıda insanla başarılı samimi ilişkiler kurabilen insanlar da vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşık olan kişinin çevresindeki bazı kişileri feda ettiği fikri doğruluk payı içeriyor kuşkusuz.Fakat bunun bilimsel bir araştırmaya konu yapılması son derece anlamsız.Araştırma ortaya koysa da koymasa da,her insanın başından böyle bir tecrübe geçtiği için bunu öz deneyimsel olarak bilir.Ama her zaman böyle olacak diye bilimsel bir kaide koymak mümkün değildir.Aynı insan,daha sonraki  döneminde farklı bir aşk yaşayacaktır muhtemelen,o ilişkisinde yakınlarını feda etmemeye özen gösterecektir belki de..H&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;er deneyim eşsizdir.İnsanın yaşadığı döneme,toplumla ilişkisine,beklentilerine göre değişik şeyler yaşar.Her yaşanan aşk,hatta her deneyim benzersizdir…Nasıl ki uzaktan bakınca birbirinin aynısı görünen kar tanelerinin her biri diğerlerinden farklıysa,her deneyim birbirinden farklı olacaktır.Birçok insanın deneyimlerinde ortak şeyler olabilir,ama bunların bazılarının genel geçer evrensel şeyler olduğunu iddia etmek saçmadır.Bu tür hevesler taşıyan bilim de,”bilimsel”değildir zaten..Safsataya eş değerdir…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;“&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Bilim” diye pazarlanan bu safsatalara inanmaktansa,”her olayın kendi bağlamı ve koşulları içinde değişiklik gösterebileceğine inanmak daha mı zor?Yaşadığımız her şeyin bize kimsenin bilmediği şeyler öğretecek kadar eşsiz özellikler barındırdığına inanmak?Ne kaybederiz ki?Tersine çok şey kazanırız&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;…Bu sayede kendi hayatımızı başkalarının fikirleriyle açıklamak zorunda kalmayız.Bu da az şey sayılmaz.Çünkü kendi fikirlerimizle kurgulayıp restore ettiğimiz bir hayat,bizim kendi hayatımızdır.Bizden çok başkalarının fikirlerinin egemen olduğu ve başkalarının söz sahibi olduğu bir hayat değil…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-2825440010937800240?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/2825440010937800240/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=2825440010937800240' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2825440010937800240'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2825440010937800240'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/09/asik-olanlar-ask-ugruna-yakinlarini.html' title='AŞIK OLANLAR AŞK UĞRUNA YAKINLARINI GÖZDEN Mİ ÇIKARIYOR?'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJSuYEHhFaI/AAAAAAAACGU/WrytOWUZwtM/s72-c/%C3%BCzg%C3%BCn.jpg.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-6849381098324573629</id><published>2010-09-16T08:26:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.556-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='recep ile kemal'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fıkra'/><title type='text'>BİR HALKOYLAMASI FIKRASI!..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJIydeiDL-I/AAAAAAAACFs/y6_EsFcQKpY/s1600/k%C4%B1l%C4%B1%C3%A7darzade.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 296px; height: 220px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJIydeiDL-I/AAAAAAAACFs/y6_EsFcQKpY/s400/k%C4%B1l%C4%B1%C3%A7darzade.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5517527975475752930" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Referandumdan sonra "pilajlar ve sahiller partisi" CHP'nin bir çok üst düzey parti mensubu üyesinin "evet" oyu kullandığı ortaya çıkınca,Kemal kılıçdaroğlu böyle halt işleyen partilileri toplamış..Başlamış fırça atmaya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Yav siz deli misiniz?hadi ben,bir kaza oldu oy kullanamadım..Sizin aklınızdan zorunuz mu var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet oyu kullanan partililer;&lt;br /&gt;-Napalım demişler.İmam osurursa cemaat sıçar!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="www.karikaturistic.blogspot.com"&gt;www.karikaturistic.blogspot.com&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-6849381098324573629?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/6849381098324573629/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=6849381098324573629' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6849381098324573629'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6849381098324573629'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/09/referandumdan-sonra-pilajlar-ve.html' title='BİR HALKOYLAMASI FIKRASI!..'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJIydeiDL-I/AAAAAAAACFs/y6_EsFcQKpY/s72-c/k%C4%B1l%C4%B1%C3%A7darzade.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-1123245915736246908</id><published>2010-09-16T08:15:00.001-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.558-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duvar yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>HAYAT, HER ŞEYE RAĞMEN...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJI0uKe4sOI/AAAAAAAACF0/n0D3dzhHyNQ/s1600/her+%C5%9Feye+ra%C4%9Fmen.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 286px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJI0uKe4sOI/AAAAAAAACF0/n0D3dzhHyNQ/s400/her+%C5%9Feye+ra%C4%9Fmen.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5517530461174804706" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanda tembellik arttı mı,gevşeme,sorumluluktan kaçma,rahatlama hissi baskın geldi mi,bu değişiklikler kaşınma isteğini de beraberinde getirir.Hani uyuz uyuz kaşınma derler ya… İnsanlarla temas azaldıkça,sorumluluk ve kaygı duygusundan kurtuldukça , kendi kendisi ile temas eder kişi..Başlar kaşınmaya…Bunu başkalarının yanında yapmayız.Ayıptır.Kaşınma,insanın kendi alemine dönmesinin işaretidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat her şeye rağmen kaşınmaya değer.Fırsat buldukça tembelliğe…Sanki binlerce yıl ömür sürecekmiş gibi rahatlamaya…Güneşin tadını çıkarmaya… Tembelce pinekleyen bir kedi gibi,yarın ne olacak diye kaygılanmaksızın, öylece uzanıp uyuklamaya…&lt;br /&gt;Tembellik ve aylaklık,sanıldığından zor bir varoluş biçimidir.İlk günlerin keyfini zaman geçtikçe işkence alır.Oblomov olamayız.Kendini alemden soyutlayıp münzevi hayat yaşayanlar gibi olamayız;ama hayat her şeye rağmen ,ara sıra da olsa,kaşınmaya değer…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatil günlerinde,ya da örneğin bir deniz kıyısında aylak aylak dalgaları izlerken,ya da anlamsız tv kanalları arasında amaçsızca zoom yaparken,başlayan kaşınma isteğine engel olmamalı insan.Kaşıntının beraberinde gelen hiçbir duyguyu,düşünceyi geri çevirmemeli.Artan kardeşlik isteğini…Sönen rekabet isteğini,dünyanın anlamsızlığı,hayatın boşluğu duygusunu…Kaçma ve boşverme isteğini…Kendi kabuğuna çekilme dürtüsünü…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaşınma anı,nefes alma anıdır…Gamsız,tasasız,kaygısızca öylece kalma anıdır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat her şeye rağmen kaşınmaya değer.Fakat her zaman değil..Sık sık kaşındı mı insan,bunu başkalarının yanında da gizleyemez hale geldi mi..Döverler!..Gerçek dünyaya,o hareketin,kaygının,çilenin olduğu dünyaya dönmeli eninde sonunda insan.Tembellik güzeldir,ama Oblomovluk zordur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-1123245915736246908?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/1123245915736246908/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=1123245915736246908' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1123245915736246908'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1123245915736246908'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/09/hayat-her-seye-ragmen.html' title='HAYAT, HER ŞEYE RAĞMEN...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJI0uKe4sOI/AAAAAAAACF0/n0D3dzhHyNQ/s72-c/her+%C5%9Feye+ra%C4%9Fmen.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-2753960872104443257</id><published>2010-09-15T10:31:00.001-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.561-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duvar yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politika'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>YALANCI ÇOBAN CHP</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJEGDcTb3OI/AAAAAAAACFM/zBSu2WOSLKY/s1600/kemal+kilictaroglu+akdenizdencom.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 305px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJEGDcTb3OI/AAAAAAAACFM/zBSu2WOSLKY/s400/kemal+kilictaroglu+akdenizdencom.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5517197674712653026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP’liler referandum süreci boyunca anayasa değişikli kabul edilirse AKP’nin bütün ülkeyi ele geçireceği üzerine bolca komplo teorileri ürettiler.Ama görünen o ki seçmenlerin büyük çoğunluğu bu yaygaraları fazla ciddiye almadı.CHP Anayasa değişikliğine karşı yürüttüğü hayır kampanyasında zaman zaman çok doğru argümanlar ortaya attı,ama fazla ciddiye alınmadıklarından,kendilerine çok fazla kulak asan olmadı..Baykal da fazla ciddiye alınmıyordu,referandum sonrası ortaya çıkan tabloya bakılırsa Kılıçdaroğlu da öyle.Neden CHP yüzde yirmilik bir oy oranına ve sıcak denizlere sıkışıp kaldı?Neden onları ciddiye alanların sayısı bu kadar düşük?Aklıma daha önce yalan söylediği için köylüleri sürüye kurt saldırdığına inandıramayan “yalancı çobanın” durumu geliyor.Kılıçdaroğlu referandum mitinglerinde “türban sorununu çözecek tek partinin CHP olduğunu” söyledi,ama  daha önce Akp’nin yapmak istediği türban serbestisi için anayasa değişikliği tasarısını Anayasa Mahkemesinde iptal ettirmekle kalmamış;bunu bahane eden darbe heveslilerine de çanak tutmuşlardı.&lt;br /&gt;Anayasa değişikliği için “evet” oyu kullanan seçmenlerin çoğunluğunun  değişikliklerin ne getirip ne götüreceği konusunda detaylı bilgi sahibi olmadan  evet dedikleri doğrudur;ama bu yine de,yalancı çobana inanmayan köylülerden daha saf oldukları anlamına gelmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Önemli not:Akp’li olmadığım gibi referandumda evet oyu kullanmadım.Ben sosyalistim.Chp’nin sola büyük zarar verdiğini hissettiğim için,halkın çoğunluğunun solculuğu Chp’ninkine benzer bir şey sandığı için bunları yazma ihtiyacı duydum…&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-2753960872104443257?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/2753960872104443257/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=2753960872104443257' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2753960872104443257'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2753960872104443257'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/09/yalanci-coban-chp.html' title='YALANCI ÇOBAN CHP'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJEGDcTb3OI/AAAAAAAACFM/zBSu2WOSLKY/s72-c/kemal+kilictaroglu+akdenizdencom.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-5404999335087656451</id><published>2010-09-15T10:20:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.563-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıklı fotoğraflar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güler misin ağlar mısın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mikroblog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>REFERANDUM SONRASI TÜRKİYE HARİTASI</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJEAjv-topI/AAAAAAAACE8/__WV5QodxvA/s1600/oy+haritas%C4%B1.Jpeg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 227px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJEAjv-topI/AAAAAAAACE8/__WV5QodxvA/s400/oy+haritas%C4%B1.Jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5517191632680493714" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Şüphesiz muhafazakar liberal AKP de değildir yoksulların,ezilenlerin partisi.Ama CHP,hiç değildir.Hatta AKP kadar bile değildir ezilen ve yoksullara yakınlığı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Referandum sonrası Türkiye haritası çok ilginç:”Hayır”cılar Akdeniz,Ege ve Trakya şeridine sıkışmış kalmış.Buna karşılık,Tunceli  istisnası bir yana,kalan harita,”evet” haritası.Gerçi bazı  güneydoğu illerindeki çok yoğun boykot nedeniyle “evet “haritası seçmen tercihlerini tam yansıtmasa da,yine de çok düşündürücü bir tablo bu.Akdeniz,Ege ve Trakyadaki güçlü “hayır” cephesinin nedeni,söylenildiği gibi bu bölgelerdeki seçmen çoğunluğunun  görece bilinçli ve eğitim düzeyi yüksek olması mı ,yoksa refah düzeyinin diğer bölgelere oranla daha yüksek olması,yani tuzu kuruların çoğunlukta olması mi?Gerçekten üzerinde durulmaya değer bir soru.Sosyal Demokrat partilerin ezilen,yoksul insanların partisi olduğu söylenir ama göründüğü kadarıyla bunu Türkiye için söylemek mümkün değildir.Belki de CHP’nin hiçbir vakit sosyal demokrat nitelikte bir parti olamaması nedeniyle buna benzer tablolar hep yaşanmıştır.Şüphesiz muhafazakar liberal AKP de değildir  yoksulların,ezilenlerin partisi.Ama CHP,hiç değildir.Hatta AKP kadar bile değildir ezilen ve yoksullara yakınlığı. Yandaşı yoksullara kömür ya da yeşil kart dağıtması AKP’yi yoksul ya da ezilen partisi yapmaz,doğru ama,yine de şapkayı öne koyup düşünmek zorunda CHP’liler.Nedir CHP’yi refah ve seviyesi yüksek seçmenlere yakın,yoksul ve garibanlara uzak yapan şey?Bunun yanıtını bulmak zorunda CHP.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-5404999335087656451?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/5404999335087656451/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=5404999335087656451' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/5404999335087656451'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/5404999335087656451'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/09/referandum-sonrasi-turkiye-haritasi.html' title='REFERANDUM SONRASI TÜRKİYE HARİTASI'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TJEAjv-topI/AAAAAAAACE8/__WV5QodxvA/s72-c/oy+haritas%C4%B1.Jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-4320066495293816547</id><published>2010-09-09T10:52:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.565-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duvar yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='facebook'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='konuk yazar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>Savaşmayı değil, kazanmayı öğrenin!..(Yazan :Sinan İpek)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TIkf7oeTzhI/AAAAAAAACD8/18ktvEPQtlw/s1600/zafer.Jpeg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 174px; height: 312px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TIkf7oeTzhI/AAAAAAAACD8/18ktvEPQtlw/s400/zafer.Jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5514974328029171218" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tarihe bakarsanız, bir çok "savaş"ın hiç "savaşmadan" kazanıldığını; bir çok "savaş"ın da "çok iyi savaşıldığı halde" kaybedildiğini görürsünüz. Kazanmak, savaşmayı, ama gerektiğinde politik davranmayı, gerektiğinde geri çekilmeyi gerektiri...r. Bunu kişisel yaşantımıza göre yorumlarsak, çevremizde bir çok insanın kahramanca davranmadığını, beklediğini görürsünüz. Sert hocaya soru sormaya cesaret eden "sazanları" düşünün... Onlar göze batar ama sessizce bekleyen büyük çoğunluk kazanır. Ya da çok erdemli davrandığı halde istediğini bir türlü elde edemeyen insanlar ne çoktur. Oysa, hiç ortalıkta gözükmeyen bazı insanların sinsi sinsi istediğini elde ettiğine şahit olup şaşarsınız. Kabul ediyorum, bu öneri pragmatizmden başka bir şey değil. Ama işe yarıyor değil mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-4320066495293816547?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/4320066495293816547/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=4320066495293816547' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4320066495293816547'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4320066495293816547'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/09/savasmay-degil-kazanmay-ogreninyazan.html' title='Savaşmayı değil, kazanmayı öğrenin!..(Yazan :Sinan İpek)'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TIkf7oeTzhI/AAAAAAAACD8/18ktvEPQtlw/s72-c/zafer.Jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-1749165567404179022</id><published>2010-09-07T07:52:00.001-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.566-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duvar yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politika'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mikroblog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iktidar'/><title type='text'>Kirlenme Şampiyonu!...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TIZTOnpb-NI/AAAAAAAACDk/rA7gwLS2Hl4/s1600/erdo%C4%9Fan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 312px; height: 312px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TIZTOnpb-NI/AAAAAAAACDk/rA7gwLS2Hl4/s400/erdo%C4%9Fan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5514186304387807442" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elindeki o muazzam gücü az bulup,o gücü daha da artırarak  her şeyin kontrolünü eline alma hırsına kapılmış olan Ak Partinin,her alanda yozlaşmaya doğru koştuğuna eminim.Özdemir Asaf yaşasa şöyle derdi herhalde:Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu.Birinciliği Ak Partiye verdiler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-1749165567404179022?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/1749165567404179022/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=1749165567404179022' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1749165567404179022'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1749165567404179022'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/09/kirlenme-sampiyonu_07.html' title='Kirlenme Şampiyonu!...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TIZTOnpb-NI/AAAAAAAACDk/rA7gwLS2Hl4/s72-c/erdo%C4%9Fan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-1379381126168485580</id><published>2010-09-07T07:52:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.568-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><title type='text'>Kirlenme Şampiyonu!...</title><content type='html'>&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-1379381126168485580?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/1379381126168485580/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=1379381126168485580' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1379381126168485580'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1379381126168485580'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/09/kirlenme-sampiyonu.html' title='Kirlenme Şampiyonu!...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-3074719571227973776</id><published>2010-09-07T07:32:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.569-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duvar yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='entel karikatürleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>Orhan Pamuk:Gündemden Düşmeyen Adam!...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TIZNXM1AYyI/AAAAAAAACDc/7hjiyhlgjuw/s1600/orhanpamuk.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 343px; height: 257px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TIZNXM1AYyI/AAAAAAAACDc/7hjiyhlgjuw/s400/orhanpamuk.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5514179854737629986" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orhan Pamuk,kendisine Nobel armağanını da vermiş olan bugünkü tuzu kuru Avrupa aydınının tam da yerinde olmak isteyeceği bir yazar.Babadan zengin,rahat,huzurlu,ünlü saygın,çok sayıda sırıtkan pozunun  gösterdiği kadarıyla da oldukça  mutlu...Üstelik de siyasete bulaşıp elini kirletmemeye özen gösterdiği halde,verdiği bir röportaj yüzünden son derece "aykırı" ve "nonkonformist" görünen...Ama dünyamız,bugününü ve geleceğini, Orhan Pamuk gibi tuzu kuru aydınlara değil;büyük bir fikir ya da duruş uğruna bütün bir hayatını feda etmiş ya da İsa gibi yeryüzü kötülüklerinin kefaretini ödemiş aydınlara borçludur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-3074719571227973776?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/3074719571227973776/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=3074719571227973776' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/3074719571227973776'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/3074719571227973776'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/09/orhan-pamukgundemden-dusmayan-adam.html' title='Orhan Pamuk:Gündemden Düşmeyen Adam!...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TIZNXM1AYyI/AAAAAAAACDc/7hjiyhlgjuw/s72-c/orhanpamuk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-1176921243804106478</id><published>2010-09-03T07:58:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.572-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güler misin ağlar mısın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pot kıran adam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>KADİRİZM ÜZERİNE!...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TIC6pigUaaI/AAAAAAAACC0/qZPnvdrTwXU/s1600/0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TIC6pigUaaI/AAAAAAAACC0/qZPnvdrTwXU/s400/0.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5512611166701250978" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Kadirizm nedir?Bir yaşama biçimi midir?Bir felsefe midir?Hayata karşı bir duruş mudur?Kadirizmi tanımlamak öyle kolay değil,ama Kadri İnanır’ın çağrıştırdığı bir çok şeyle ilintili olduğu kesin&lt;/span&gt;..Akla, fikirlerden çok bir imajı getiriyor Kadirizm..Galiba ünlü aktörün,sanat yaşamındaki belli bir filmden sonra başlamış olan bir şey bu,yanılmıyorsam.Altmışlı yılların ortalarında başlayan sinema kariyerinde kendi kuşağının en yetenekli oyuncularından biri olarak bir çok film çeviriyor,”Selvi Boylum Al Yazmalım” ile zirve yapıyor,ama gel gör ki, Türkan Şoray’la birlikte çevirdiği “Devlerin Aşkı”ndan sonra bir haller oluyor ona.Gilda’nın serbest bir uyarlaması olan bu filmde,köpek hırlaması,aslan kükremesi ve yılan tıslamasına benzer bir tavırla konuştuğu,insanı tedirgin edecek kadar vahşi göründüğü bir üslup geliştiriyor.Öyle ki,dost, düşman,erkek ,kadın herkesi tehdit etmeye başlıyor.Arkadaşının kızkardeşine  sinirlenip “çalma o şarkıyı” diye bağırıyor,kadın dinlemeyince elinden gitarı çekip alıyor..Kırıyor muydu acaba?..her önüne geleni azarlıyor, fırçasını atıyor..Acaba hızını alamayıp bu filmin setlerinde gerçekten Türkan Sultanı tokatladı mıydı?Neyse efendim,bu filmle o Kadirizm dediğimiz müthiş olayın temelini attı.Bundan sonra da hep benzer tavır ve edalarının egemen olduğu bir üslubu benimsedi.Her filminde biraz daha hırçın,saldırgan,vahşi ve maço,hatta giderek psikopat,ruh hastası bir görünüm aldı.Öyle ki,oynadığı en iyi roller de,Kadirizme en yatkın olanlarıydı.Aklıma “Med Cezir Manzaraları”ndaki manik depresif psikoz tiplemesi geliyor.Bir de “Film Bitti”nin psikopat aktörü.Onun o hırçın,maço edaları hayatına da egemen olmaya başladı.Kadınları dövdü,paparazzileri tartakladı.Çelik’in manken oyuncu sevgilisine tecavüz girişimi iddiaları ile de gündeme geldi.Kadir İnanır,sayısız aşklar yaşasa da,magazin dünyasında görünmüyordu artık.Paparazzileri dövmekle kalmayıp faci şekilde tehdit ediyordu söylentilere bakılırsa.Kadınlara,eşlerine,sevgililerine nasıl davranıyordu bunu da pek bilmiyoruz.Acaba o kadınlar arasında esaslı bir sopa yemeden kurtulanı var mıydı, hiçbir fikrim yok.Belki sandığımdan daha naziktir onlara karşı, istekleri yerine geldiği sürece..Adamın günahını almak istemem,belki gündelik hayatında yumuşak huylu bir adamdır.Ama bu imajı yaratan kendisi,insanlarda elinde olmadan bu çeşit izlenimler bırakıyor.Mesela Komiser Şekspir’de rol gereği giydiği prenses elbisesi onu ne kadar çok germişti,inanmayan izlesin o sahneyi.Acaba o sahneden sonra yaşadığı stresi atmak için yönetmen Sinan Çetin de dahil,herkesi tokatladı mıydı?Yani Ben Kadir İnanır’ı,günde bir iki kişiye sopa çekmeden duramayan bir adam olarak hayal ediyorum hep.Her halde Kadirizm dedikleri bu imaj olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anketlerde hala,kadınların gözdesi erkek tipi çıkıyor.Yaşı epey ilerledi,ama maşallahı var,o sinirlenip vahşi bir hayvan şeklini aldığı zamanlar hariç ,çekici bir adam olmadığını  kim iddia  edebilir?Eh,kadınlar nezdindeki popülaritesini yine kadınların kendisine borçlu olduğuna göre,kimbilir kadınların çoğunda,sopa atan erkeklere karşı ciddi bir zafiyet vardır.Yıpranmamış gözüküyor,o nedenle hala film ve diziler için başrol teklifleri alıyor.İçine atmayan,etrafındaki insanları cezalandırıp tehdit eden baskın maço tiplerin yıpranmadıkları ve geç yaşlandıkları söylenir.Neyse,çok küçük bir ihtimal de olsa,bu yazdıklarımı okuması ve milyarda bir olasılık olarak bir gün karşılaşmamız,yazdıklarımdan dolayı beni hatırlaması olasılığı var..Neme lazım,nolur nolmaz!...İleri geri konuşmayayım iyisi mi,eli de çok ağıra benziyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;“nereden geldi bu Kadirizm üzerine yazma fikri?”&lt;/span&gt; diye soranlar çıkabilir.Sinema Dergisi’nin eylül/2010 sayısında kendisi ile yapılmış,anket formunda bir söyleşi var.Her ay başka bir sinema kişisine sorulan Standard sorulara onun verdiği yanıtlar,”Kadirizm” meselesi konusunda kafamı iyice karıştırdı.Şimdi bu sorulardan bazıları ve İnanır’ın verdiği yanıtlara bakalım…&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Soru:&lt;/span&gt;Favori filmleriniz nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Cevap:&lt;/span&gt;184 tane filmim içinde çok favori filmim var ki,onları sıraya koyup birkaç tanesini ayırmaya vicdanım el vermez.&lt;br /&gt;(Ne vicdanlı adam!...Oysa soruda favori filmleri soruluyor,kendi çevirdiklerini değil,seyrettiği filmler içinde en beğendiklerini)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Soru :&lt;/span&gt;Favori yönetmenleriniz kimlerdir?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Cevap :&lt;/span&gt;Çok yönetmen severim.Çoğuyla da güzel filmler çektik ama Şerif Gören tek favorimdir.&lt;span style="font-style:italic;"&gt;(bu defa yine,çalıştığınız yönetmenler arasında en sevdiğiniz hangisi olarak anlamış soruyu!..)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Soru:&lt;/span&gt;Hangi oyuncuları beğeniyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Cevap:&lt;/span&gt;Yerli oyuncuların hepsini severim,özellikle bu mesleği seçtikleri için.(…)Yabancılardan da Marlon Brando ve Gian Mario Volonte’yi severim.&lt;span style="font-style:italic;"&gt;(bu defa soruyu doğru anlamış gözüküyor,ama sanki soruyu “oyunculuk mesleğini sever misiniz?” şeklinde anlamış gibi…)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Soru:&lt;/span&gt;Yarısında çıktığınız film var mı?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Cevap:&lt;/span&gt;İş ahlakım gereği hiçbir filmimi yarım bırakmam.Bırakmak zorunda kaldığım filmler oldu ama bu oyunu sezip fırsat vermedim,içim kan ağlayarak.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;(Burada sinemada izlerken sıkılıp çıktığınız film oldu mu?Şeklindeki soruyu,yine kendi filmleri ile ilgili bir soru olarak anlamış!..)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Soru:&lt;/span&gt;Sizce son on yılın sinema olayı neydi?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Cevap :&lt;/span&gt;Son çektiğim “Son Cellat” filmine vizyondayken 18 yaş sınırı getirildi.Hem de devletten çekilsin diye para yardımı almış bir filme…&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;(Müthiş!..Son on yılın sinema olayına bak abi..Bence bu, son on yılın değil,150 yıllık sinema tarihinin olayı!...)&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Soru:&lt;/span&gt;Hangi konuda güçlüsünüz?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Cevap:&lt;/span&gt;Ezilen her insanın yanında olmak ve onu ezenlere tepkimin sert olması.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;(Babaların babası,ezenlerin ezeni!...Sert tepkisinin ne kadar korkunç olabileceğini hayal bile edemiyorum.Hayatımda ilk defa ezenlere acıdığımı hissediyorum!...)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Soru:&lt;/span&gt;Hangi konuda zayıfsınız?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Cevap:&lt;/span&gt;İyi insan olmak için verdiğim kavgada zaman zaman zayıf düşerim.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;(Kavgada dediğine göre iyi insan olmak için çok sopa atıyor..Ee yani,zaman zaman yorgunluktan zayıf düşmesi normal bence)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Soru:&lt;/span&gt;Ölümden sonra ne var?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Cevap:&lt;/span&gt;Bıraktıklarım…Filmlerim…Yeni teknoloji ile hep yaşayacağım,sadece bedenim olmayacak.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;(Bu da insanların daha az sopa yedikleri bir dünya anlamına geliyor her halde!...)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Soru:&lt;/span&gt;En büyük hayaliniz nedir?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Cevap:&lt;/span&gt;Dünyadaki bütün insanların hiç acı çekmeden yaşaması.&lt;br /&gt;(Bu fantezinin gerçekleşme olasılığı,o hayatta olduğu sürece sıfır!...Ölümünden sonra milyarda bir olasılık da olsa,belki…)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Soru:&lt;/span&gt;Bundan 10 yıl öncesine dönseniz kendinize ne öğüt verirdiniz?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Cevap&lt;/span&gt;:60 yıldır kendime “İyi insan ol” öğüdünü hiç geriletmeden uygulamaya çalışıyorum.&lt;br /&gt;(Altmış yaşlarında olduğuna göre kendine iyi insan olma öğüdünü anne rahminde ya da bir emzikli bebek iken vermiş olmalı..)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Soru :&lt;/span&gt;Sabırsızlıkla beklediğiniz bir film,konser,sanat olayı vb var mı?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Cevap:&lt;/span&gt;Bütün sanat olaylarını izlemeye çalışıyorum.Bir sanatçının tek beslenme kaynağıdır çünkü.&lt;br /&gt;(Ama önceki sorulara verdiği cevaplara bakılırsa,kendi içinde olduğu sanat olayları hariç hiçbir sanat olayını izlemiyor.Sinemaya gitmediği de kesin gibi..Marlon Brando öldüğüne göre bundan sonra da gitmeyecek..Kendi filmlerinin galaları hariç)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Soru:&lt;/span&gt;Hayatınız bir filme çekilse adı ne olurdu?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Cevap:&lt;/span&gt;Hayatım iki saatlik belgesele çekiliyor Hüseyin Karabey tarafından.&lt;br /&gt;(Adı Kadirizm olur muydu?Valla Kadir İnanır’ın beğenmeyeceği bir film olursa vay Hüseyin Karabey’in haline!...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse efendim…Nedir bu Kadirizm?Benim kafam daha da karışmış durumda bu önemli konuda…Ben çözemedim.Çözen olursa bana da anlatsın…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-1176921243804106478?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/1176921243804106478/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=1176921243804106478' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1176921243804106478'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1176921243804106478'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/09/kadirizm-nedirbir-yasama-bicimi.html' title='KADİRİZM ÜZERİNE!...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TIC6pigUaaI/AAAAAAAACC0/qZPnvdrTwXU/s72-c/0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-2770179595130678456</id><published>2010-08-25T08:07:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.574-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='biraz da gülelim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hesaplaşma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>İNSANLIĞI TEHDİT EDEN TRİBÜNDEKİ BOĞA</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/THU-eFU3uDI/AAAAAAAACCU/uN5JGEPkdmY/s1600/boga_tribun.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 298px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/THU-eFU3uDI/AAAAAAAACCU/uN5JGEPkdmY/s400/boga_tribun.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5509378405704382514" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Boğayı hepimiz gördük...Matadordan yediği kılıç darbeleri yüzünden çok hiddetlenmişti.Tribündekilerin boğanın matadora daha hiddetli saldıracağını sandığı bir anda ,birdenbire tribünlere sıçramak için kullanacağı bir yükseltiye doğru koştu boğa.Şimşek gibi bir buçuk metre sıçrayıp tribündeki seyircilerin içine daldı.Bir anda can pazarına dönmüştü ortalık!Boğa,önüne kim çıkarsa çakıyordu &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;'Yaradana sığınıp!'&lt;/span&gt;Sonuç:40 yaralı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatım boyunca boğa güreşi seyretmedim canlı olarak.Ama seyretmiş gibi oldum,bazen çok da zevkli olabiliyormuş...Gerçi ağır yaralanıp yoğun bakıma alınan iki kişiden biri 10 yaşında bir çocukmuş.&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Bu yaşta bir çocuğun başına gelenlere üzülmemek elde değil.Çocuk bile masum değil aslında o arenada.Ona bu ölüm oyununu seyrettirerek çoktan kirletmişler çünkü masumiyetini.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Boğa için hedefini şaşırdı falan diyorlar ama asıl bu defa hedefini tutturdu.Türibündeki o rahat koltuklarında riske girmeksizin bir ölüm oyununu kendilerine zevk ve eğlence yapmanın o ürkünç konforunu yaşayan seyircilere vurmuş oldu ilk defa bir tos.Bunu bilinçsizce yaptığını söylüyorlar,ama hayvanların bilinçleri hakkında ne biliyoruz ki?Hayvancağız asıl hesaplaşılması gerekenin bu kalabalık olduğunu sezmiş olamaz mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boğaya bayıltıcı iğne saplayıp sakinleştirmişler.Sonra da öldürmüşler yani itlaf etmişler onu.Neden?Eee ne de olsa türibündeki seyircileri kendine hedef seçmiş bir boğa o.Belki de sandığımız gibi salak bir boğa değildir,belki de bu başarılı girişiminden sonra her zaman seyircileri hedef seçecek ve onlara ölüm oyunu nasıl oynanırmış,bir güzel göstermek isteyecek.Ne olur ne olmaz!...Neden riske atılsın bu kuduruk boğa dururken o masum ve günahsız seyirciler...Ha bir de mazallah,elde ettiği bu çok özel bilgi genlerine kodlanır ve doğacak çocukları da insanlarla hesaplaşabilen bir türün öncüleri falan olursa?..İnsanlık büyük tehdit altına girer değil mi?Bu söylediklerim uçuk kaçık fanteziler gibi duruyor ama gene de ne olur ne olmaz!...En iyisi itlaf edip kurtulmak bu boğadan abi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-2770179595130678456?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/2770179595130678456/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=2770179595130678456' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2770179595130678456'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2770179595130678456'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/08/insanligi-tehdit-eden-tribundeki-boga.html' title='İNSANLIĞI TEHDİT EDEN TRİBÜNDEKİ BOĞA'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/THU-eFU3uDI/AAAAAAAACCU/uN5JGEPkdmY/s72-c/boga_tribun.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-9169731340184756539</id><published>2010-08-17T03:55:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.576-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıklı fotoğraflar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>HRANT DİNK'İN AYAKKABISINDAKİ  DELİK</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TGp9D1kyOEI/AAAAAAAACCM/Tj5VfkPwHW4/s1600/hrant-dink-cinayeti.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 311px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TGp9D1kyOEI/AAAAAAAACCM/Tj5VfkPwHW4/s400/hrant-dink-cinayeti.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5506350999288297538" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hükümet,Hrant Dink'in, haksız yargılanması neticesinde almış olduğu cezaya karşı Dink'in ölmeden önce AİHM'ye açtığı davaya verdiği savunmasında,Hrant Dink'in &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;"nefret"&lt;/span&gt; suçu işlemesi nedeniyle ceza aldığını savlayıp verilen cezanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olmadığı söylemiş.(Hani Hrant Dink bir yazısının bir yerinde &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Türk'ün zehirli kanı..&lt;/span&gt;diye başlayan bir cümle varmış ya!)Güya (bir yazı ile değil,yazıdan çıkarıldığında her türlü yanlış anlamaya neden olabilecek tek bir cümle ile)"nefret" suçu işleyen Dink,nazileri savunan bir cezada Alman  hükümetini haklı bulan AİHM kararına atıfta bulunarak,&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;"nefret suçlarının düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği"&lt;/span&gt; bahsiyle verilen cezanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine uygun olduğunun teyit edilmesi istenmiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa ceza almasına neden olan bilirkişi raporunda,Dink'in önceki yazıları ve yazının bütünlüğü içerisinde değerlendirildiğinde,o cümlede herhangi bir suç unsuru olmadığı saptaması yapılmıştı.&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Hatta bilirkişiye göre Hrant Dink,Ermeni diasporasının bilinen politikalarına yönelik çok önemli eleştiriler yapmıştı&lt;/span&gt;.Buna rağmen Yargıtay cezayı onamakta direnmiş,verilen cezanın kaldırılmasına yönelik başsavcının başvurusunu da reddetmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hrant Dink'in ceza almasının nedeni,sözümona türklüğe hakaret ettiği varsayılan o sözleri değil,sergilediği gerçek aydın tavrı,aydın duruşu idi.&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;"Biz bu ülkenin en derinine gömülmek istiyoruz" &lt;/span&gt;diyecek kadar bu ülkeyi sevdiği halde,Ermeni meselesi konusunda ne bu ülkenin resmi tezlerine ne de Ermeni Diasporasının bilinen görüşlerine boyun eğmişti.O,doğru bildiklerinin yanında durmak uğruna,kendisine vatansız muamelesi yapılmasını göze almıştı.Onu mahkum edenler,yazılarının bütünlüğünden çıkan tutarlılığı ve namuslu aydın duruşunu dikkate almayıp,o yazılarının birinin içinden cımbızla çıkardıkları bir cümle yüzünden mahkum ettiler.İnfazın asıl nedeni,&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;"ermeni soykırımı"&lt;/span&gt; konusunda &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;"yapılmıştır"&lt;/span&gt; diyen net tavrıydı.Tam da hükümetin savunmasında ona yakıştırılmaya çalışılan "nefret söyleminin " kurbanı oldu Dink.Sonrasını biliyoruz.Bu yargılama sürecinde Veli Küçüklü,Kerinçsizli linç girişimlerini,en sonunda emniyetin ve istihbarat örgütünün bilgileri dahilinde nasıl katledildiğini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Ölümünün ardından asla gözümüzün önünden gitmeyecek bir sahne:Üzerine gazete örtülmüş cansız bedeni.Yüzükoyun uzanmış,ayakları dışarıda ve ayakkabılarının birinin altı delik!O her türlü güzelliği yok etmeye gücü yetecek kadar muktedir olanların çetesiyle hiç bir bağı olmadığının apaçık kanıtı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;.Bu deliği Dink'in ayağına sıkılmış bir kurşun olarak da değerlendirebiliriz.Konuşmaması için önce ayağına ,vazgeçmeyince kafasına kalleşçe sıkılmış bir demokrasi şehidi.Ama o, bizim de ayağımıza sıkılmış bir kurşun değil midir?&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Hakikatimize ait yolda yürümekte ısrar edersek ensemize bir kalleş kurşunu ile sona erecek trajik hikayemizin fotoğrafı değil midir bu?Bu tehdit,bu vicdansızlık,bu hoyrat güç gösterisi değil miydi "hepimiz ermeniyiz" sözünü hep bir ağzımızdan söyleten?...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Acaba AİHM'ye verilen o "savunma"yı yazanlar,hazırlayanlar ve gönderenler,o hükümet yetkilileri,böyle bir sözde savunmanın,Türkiye'nin alabileceği cezanın en üst sınırdan uygulanmasına neden olacak bir &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;"yüzsüzlük abidesi"&lt;/span&gt; olduğunu bilmiyorlar mı?&lt;br /&gt;Mutlaka biliyorlar.Yine de böyle bir savunma verilmesinin Türkiye'yi savunmak dışında hesaplı kitaplı bir nedeni olmalıdır.Fikrimce bu savunma,dışarıya değil,içeriye verilen bir mesajdır.O işkencesi polislere,o istihbarat şaklabanlarına,o katillerle eşgüdümlü emniyet mensuplarına,o hukukun evrensel ilkelerini bir kenara bırakıp cımbızla aldıkları cümlelerle aydınları infaz ederek nefret ve linç ordusuna katılan hakim ve savcılara...Onlara verilen bir mesajdır bu.&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Hükümet,"biz arkandayız" demek istemiştir onlara."Gönül rahatlığı ile insan haklarını infaz edebilirsiniz,biz sizi koruruz" demek istemişlerdir."Tazminatsa tazminat...Öder kurtuluruz,sonra da dilediğimiz gibi insan haklarının,adaletin,hukukun evrensel ilkelerinin ırzına geçebiliriz" demek istemiştir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu sıralar bir Anayasa değişikliği arifesindeyiz.Meydanlar &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;"insan hakları,hukuk,demokrasi "&lt;/span&gt; diye efelenip gözyaşları dökenlerin zırıltılarından geçilmiyor.O mangalda kül bırakmayan &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;demokrasinin kasımpaşalı havarisine&lt;/span&gt; sormak gerekir:&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Bu ülkeyi evrensel hukuk standartlarına çekme iddianda gerçekten samimi isen,neden sorumlu olduğun bakanlığın böyle bir savunma vermesine göz yumuyorsun?Herkesin fikir birliğinde olduğu en kral değişiklikler yapılsa bile,bunların tavizsiz uygulanacağı garantisini verecek misin?Türkiye tazminata mahkum edilince bunu vatandaşların vergileri ile finanse etmek yerine,o hakimlerin,savcıların,emniyet ve güvenlik görevlilerinin,istihbarat şeflerinin,valilerin cebinden alabilecek misin?Türkiye'nin utanç belgesi olan o davalar karşısında yüzünü kızartıp samimi bir şekilde Türkiye adına özür dileyecek misin?Sorumluların bildiklerini okumalarına dur diyebileck misin?...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Türkiye uzun yıllar önce Avrupa insan hakları sözleşmesini imzalamakla kalmayıp AİHM'nin yargılama yetkisini kabul etmiş.Üstelik bunu bir anayasa ilkesi haline getirmiş.Getirmiş de ne olmuş?Türkiye'nin mahkumiyetleri o denli çok,kötü sicili o denli kabarık ki,aslında T.C. Devletinin  fiiliyatta insan haklarından anladığı şudur:&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;"İstediğim zaman insan haklarının ırzına geçerim.Cezası ne ise,öderim!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Vatandaşlar adına bir başvuru mu yapsak AİHM'ye?Türkiye'nin hazinesinden ödenmiş tazminatların insan haklarını çiğneyenlerden alınıp vergi veren bütün vatandaşlara iadesi için...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-9169731340184756539?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/9169731340184756539/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=9169731340184756539' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/9169731340184756539'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/9169731340184756539'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/08/hrant-dinkin-ayakkabisindaki-delik.html' title='HRANT DİNK&apos;İN AYAKKABISINDAKİ  DELİK'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TGp9D1kyOEI/AAAAAAAACCM/Tj5VfkPwHW4/s72-c/hrant-dink-cinayeti.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-2064415767290924530</id><published>2010-08-11T18:04:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.577-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıklı fotoğraflar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>HALİMİZE Mİ ŞÜKREDELİM?FOTOĞRAF ÇEKENE VERYANSIN MI EDELİM?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TGNT-dij_rI/AAAAAAAACB8/pvkvJkDKU_8/s1600/atmaca38_afrikadan1sf.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 262px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TGNT-dij_rI/AAAAAAAACB8/pvkvJkDKU_8/s400/atmaca38_afrikadan1sf.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5504335502123466418" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Çağımızda iletişim araçlarının bunca gelişmişliği,normal olarak dünya halklarını birbirine daha çok yaklaştırması,birbirinin acılarına karşı daha duyarlı kılması gerekirdi.Ama her nedense çoğu zaman tam tersi sonuçlara yol açtı.&lt;/span&gt;Mesela üçüncü sayfa haberleri vardır,insanların felaketleri,aile trajedileri,ya da insanın kanını donduracak şekilde sapıkça işlenen cinayetler...Bu tür haberleri ya önemsemiyor,ya görmezden geliyor,ya da bu tür vicdansızlıkları yapanlara karşı en ağır işkenceleri ya da idam yöntemlerini reva gördüğümüz öfkeli birkaç nutuk sallayıp sonra kendi işimize dönüyoruz.&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Bunların içinde en vahim olanı,olayları önemsememek galiba&lt;/span&gt;.Bunlara alışmak,bunları nüfusun kalabalıklığına kıyasla normal saymak.Oysa böyle tek tek olayları normal şeylermiş gibi kanıksamamız,daha büyük olaylar karşısında da duyarsızlaşmamıza neden oluyor.Mesela bir sel felaketi oluyor,kaç kişinin öldüğünü,kaç kişinin evsiz kaldığını öğrenip işimize geri dönüyoruz.&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Şaşırmamız için,hayrete ve dehşete düşmemiz için kaç bir kişinin telef olması gerekiyor?Bu felakete uğrayanların sayısı kaça çıksa bir şeyler yapmak için,örneğin yardım ve bağış kampanyalarına katkıda bulunmak için kımıldayacağız yerimizden?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada yanlış olan şeylerden biri de,haberlerin sunulma tarzı galiba.Örneğin Afrikada yaşanan açlık ve kıtlık görüntülerinin bir deri bir kemik kalmış çok sayıda insanın  yalvaran bakışları eşliğinde sunulması.Bu resimlere bakan bir kişi önce hayrete sonra dehşete düşebilir düşmesine,ama bir süre sonra bunlarla gözgöze gelmeyi reddedip kendi olağan yaşantısına dönüyor.Ama bazı fotoğraflar var ki,kamuoyunu harekete geçiriyor,insanları bir şeyler yapmak,hiç değilse yardım kampanyalarına katılma konusunda dürtüklüyor.Kevin Carter adlı fotoğrafçının çektiği Sudan'daki 1994 kuraklığındaki fotoğrafı mesela.!1 kilometre ötedeki Birleşmiş Milletler yemek kampına gitmeye çalışan bir küçük çocuk.Ama oraya gidecek gücü kendinde bulamayıp olduğu yere yığılmış.Bir akbaba az ötede,ölmesini bekliyor onun.Fotoğrafın daha sonrasını hayal etmek zor değil..Çocuk kalkacak,bir iki adım daha atacak,sonra biraz sürünecek...Bu şekilde gücünü biraz daha tüketmiş olacak.En sonunda akbabaya yem olacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama çocuğun akıbetini bilmesek de bundan sonrası,fotoğrafçının başına gelenler ilginç.Çocuğun o halini fotoğrafladıktan sonra oradan ayrıldığını söylemiş.Neden yardım etmediği konusunda o kadar eleştiri almış ki.Bir yıl sonra intihar etmiş.Etrafta dolaşan rivayetlerden biri de,ölümüne neden olan şeyin de o çocuğu yardım etmeyi reddetmesiymiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa belki yüzlerce ve hatta binlerce benzer olayla yüzyüze gelmişti orada.(Belki de depresyonunun asıl nedeni,gözünün önünden bir türlü gitmek bilmeyen yüzlerce görüntüydü.)Fotoğraftakinden daha da içler acısı..Orada yaşanan şey,topyekün bir felaketti ve Onu çocuğa yardım etmemekle itham edenler,besbelli ki,facianın boyutunu görmezden geliyorlardı.Her şeye rağmen,bu fotoğraf büyük bir etki yarattı ve dünya kamuoyunun dikkatini Sudan felaketine çekmeyi başardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu fotoğrafla ilk kez bir kaç yıl önce bir kahvehanede karşılaşmıştım.İnternetten alınan fotoğrafın altına birşeyler yazılmış,çerçeveletip asmışlar.&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;"Halimize şükretmemiz gerektiği"&lt;/span&gt; yazıyordu fotoğrafın altında.Zannediyorum insanlar kendi hallerine şükretsinler diye çekilmemişti bu fotoğraf.Amaç,dünya kamuoyunu bir şeyler yapılması için harekete geçirmekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan tam 16 yıl geçmiş.Bu arada talihsiz ülke Sudan'da yaşanan iç savaşta Darfur soykırımı yapıldı.Afrika,bazı yıllar büyük açlık ve kıtlık felaketine maruz kalıyor.Bu fotoğrafın bize gösterdiği en önemli şey,bir olayın sunumunun önemi galiba.Daha da kötü,daha da felaketvari fotoğraflar arasından bir tanesinin sıyrılması ve yaşanan felaketin büyüklüğü konusunda adeta söylenecek söz bırakmamasının sırrı nedir?Olayı kafamızda canlandırmamıza yardım etmesi mi?Duyarsız ve uyuşuk ruhlarımızı,sanki felaket bizim başımıza gelmişçesine dürtüklemesi mi?&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Söyleyecek başka birşey kaldı ise o da şu:Gerçek gazetecilik,gerçek foto muhabirliği budur işte!..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-2064415767290924530?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/2064415767290924530/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=2064415767290924530' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2064415767290924530'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/2064415767290924530'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/08/halimize-mi-sukredelimfotograf-cekene.html' title='HALİMİZE Mİ ŞÜKREDELİM?FOTOĞRAF ÇEKENE VERYANSIN MI EDELİM?'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TGNT-dij_rI/AAAAAAAACB8/pvkvJkDKU_8/s72-c/atmaca38_afrikadan1sf.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-4151935173174551824</id><published>2010-08-11T08:57:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.579-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='teknoloji ve insan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>ROBOCOP</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TGLJFlZTJYI/AAAAAAAACB0/vdUOSpLPh8s/s1600/robocop-filmi.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 252px; height: 350px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TGLJFlZTJYI/AAAAAAAACB0/vdUOSpLPh8s/s400/robocop-filmi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5504182792374920578" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Bir çete çatışmasında çete üyeleri tarafından kurşuna dizilerek acımasızca öldürülen polis memuru Alex Murphy'nin bedeni çelikten yapılmış bir robotla birleştirilir ve RoboCop adı verilir. Artık o yarı insan yarı robottur. Şehrin yeni ve güçlü koruyucusu RoboCop, en büyük suçlu Boddicker'le mücadele edecektir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Robocop&lt;/span&gt; filminin özeti kısaca bu.Ahlakın,değerlerin ve kültürün çöktüğü,devlet otoritesinin yok olduğu  ve insanlığı mafyaöz çetelerin yönettiği bir distopyada,insanın doğası teknoloji ile sentezlenerek  yaratılan “süper insan” sayesinde kapitalist uygarlık yoluna devam ediyor!Tıpkı insan aklı ile doğanın sentezlenmesi neticesinde elde edilen otomobillerle ,doğanın koyduğu sınırlara meydan okuyuşumuz gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Şimdiki otomobiller ne rahat!...Klima,hidrolik direksiyon,otomatik vites,hava yastığı…Uzaklıkları anlamsız kıldığın,doğanın koyduğu sınırlara meydan okuduğun,zamanı hep hanene artı yazacak şekilde kısalttığın,modern yaşamın simgesi vazgeçilmez araç.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bir yerden bir yere ulaşım içinde değil zevk için kullanır hale gelmek üzereyiz otomobili.Günümüz teknolojileri uzaklıkları doğal bir engel olmaktan tümüyle çıkarmak üzere çünkü.Çok ilginç şeyler duyar olduk.Örneğin İngiltere’de o dev alışveriş  merkezlerinin korumasını Hindistanlı firmalar üstleniyormuş.Güvenlik kamerası web üzerinden Hindistan’daki bir güvenlik şirketine bağlıymış.Bu şirketin elemanları,web üzerinden 24 saat aralıksız gözlemliyorlarmış.Ayrıca bu tür firmalar,güvenliğin yanı sıra müşteri hizmetlerini de üstleniyorlarmış;bir müşterinin telefonda sorunlarını çözmeye çalışan görevli,aslında  Hindistan’da yaşayan ve belki İngiltere’ye adımını atmamış bir personelmiş büyük olasılıkla.Görevlinin Hint uyruklu olduğu anlaşılmasın diye personele özel diksiyon dersleri veriyorlarmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğa ve geçmiş zaman düşkünleri dışında  teknolojinin imkanlarını bir gurur madalyonu gibi taşıyor günümüz insanı.&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;İyi ama bu kimin rüyasıydı?Bunca yüksek hızlara,bu araçların bu konforuna,bir sürü göz boyayıcı teknolojik oyuncaklara  gerçekten ihtiyacımız olduğu için mi onlar yanımızdalar?Ya İngiliz firmalarının güvenlik, halkla ilişkiler gibi hizmetlerini Hintlilerin üstlenmesi mi gerekliydi İngiliz emekçileri dururken?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Teknoloji sayesinde bir Robocop gibi süper varlıklara dönüştüğümüz yalanı,kimin rüyası acaba? Geçmiş yüzyıllardan daha mı mutluyuz acaba bu yüzyılda?Gerçi geçmişte emeğin sömürüsü daha azgın,daha pervasızdı,insanlar daha yoksuldu,daha kolay hastalanıp daha çabuk ölüyorlardı. Ama hala insanoğlu düşlediği hayattan geçmiştekine göre daha uzak. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiki yaşam tarzımızın, doğamıza  geçmiş yüzyıllardan daha uzak olduğuna inanıyorum.&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Kimse inandıramaz beni,bir şık ve konforlu bir otomobille gidebileceğim en uzak yerlere gitmemin,yaşamam için gerekli olduğuna…&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bazı toplumların teknolojinin bütün nimetlerinden yararlandığı lüks ve refah içinde bir hayat sürerken,başka toplumların yoksulluk,sefalet ve teknolojinin nimetlerinden uzak bir hayat sürmesi  değil asıl sorun kanımca.&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Refah içinde olunsun olunmasın,yarattığımız o kültür,o teknolojiye,modaya,trendlere;o asla ihtiyacımız olmayan çeşit çeşit nesnelere dayalı kültür,asıl yanlış olan şey&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;.&lt;/span&gt;Bunun tersine inandıramaz kimse artık bu saatten sonra beni…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-4151935173174551824?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/4151935173174551824/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=4151935173174551824' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4151935173174551824'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4151935173174551824'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/08/robocop.html' title='ROBOCOP'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TGLJFlZTJYI/AAAAAAAACB0/vdUOSpLPh8s/s72-c/robocop-filmi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-7494111793134645056</id><published>2010-08-05T14:24:00.001-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.581-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kader kurbanı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hesaplaşma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>ŞU SIRALAR ÇOK YAKINIMA GELMİŞ OLAN SEFİL DÜNYAYA DAİR...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TFzn6G31_VI/AAAAAAAACBY/2UIzzJ9TEPQ/s1600/sudaki+g%C3%BCl.jpeg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 225px; height: 225px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TFzn6G31_VI/AAAAAAAACBY/2UIzzJ9TEPQ/s400/sudaki+g%C3%BCl.jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5502527830203170130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Şu sıralar dünya ile burun buruna gelmiş gibi hissediyorum kendimi...Şu sıralar dünya, nefesinin kötü kokusunu alacak kadar,delice bakışlarından tedirgin olacak kadar yakınımda.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani o gazetelerin üçüncü sayfalarında yer alan haberler var ya.Onlara benzeyen bir tanesi gözlerimin hemen önünde cereyan ediyor.Arkadaşım dediğim kişiler arasında.Bu hikayeyi anlatmaya niyetim yok.Bu tanık olduğum hikayede,üçüncü sayfa haberlerinde olduğu gibi kanlar akmadı,ölüm gibi,yaralama gibi hadiseler vuku bulmadı.Bu olayı yaşayan insanlara dışarıdan baksak,normal dışı bir şeyler yaşanmakta olduğunu anlamak olanaksız.Ama bir trajedi var onların yaşantısında.insan gerçek bir trajedinin bu kadar yakınında olunca,ister istemez sıçrayan alev parçalarından nasibini alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu olaylar bazen uykumu kaçırıyor.Olup biten bu şeyler...&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Bu kalleşlik,bu hıyanet,bu riyakarlık...Bir insanın hayatını alt üst edecek şeyler yaparken bu rahatlık, bana inanılmaz geliyor.Değersiz şeyler için çıkarılmış bu yangın,bu kundakçılık;bir zalim kader tanrısının oyunu gibi görünüyor bana.Haklı haksız kim diye sormadan ezip geçmeyi kafasına koymuş bir kader tanrısının.Şimdi ima ettiğim olaydaki mağduru ezip geçecek.Sonra zalime yaptıklarının bedelini ödetecek.Bunca yangının külleri arasında kurtarılabilenler  ile geriye ne kaldı ise onu devam edilecek.Bir parça akıl,bir parça deneyim,pişmanlık ve hesap kitaba verilen aşırı önem,başkalarının yaratabileceği tehlikelere karşı aşırı sakınganlık,güvensizlik...Yoğurt hep üfleyerek yenecek,dışarıdan gelecek tehlikelere karşı zırhlar kuşanılarak yaşanacak,buna ne kadar yaşamak denilirse&lt;/span&gt;...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yangın saçma sapan nedenlerle çıkmadı, ama,yorgan yakıldı pire uğruna.Sonra o yangın konağı ve en sonunda mahalleyi sardı...Olayı anlatsa idim yine de bir şeye benzemeyecekti.Komediye benzese de orada bir aile trajedisi yaşanıyordu.Bu nedenle dilim üşengeçlik ediyor..O nedenle bu olayı isimleri zmana ve mekanı değiştirerek kurmaca bir hikaye gibi bile anlatmayacağım.Konuşma dilinin inceliklerini bilmediği halde haksızlığa isyan eden ve fena ruhlardan nefret eden bir insan gibi söylemeliyim belki de:&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;"Alem göt olmuş!"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bu korkunç yangını çıkaran,ahmaklık.Her şeye hakkı olduğunu,kendi ahmakça istekleri uğruna ezip geçemeyeceği hiç bir şey olmayan bir ahmaklığın marifeti idi.Anlıyorum ki dünyamız üzerindeki en büyük tehdit,ahmaklıktan geliyor.Bir hamle sonrasını bile düşünmekten aciz ahmaklığa karşı elimizde "akıllı olmak" gibi bir silah var zannediyoruz.Fakat ahmaklık,ardında cezalandırmayı kolaylaştıracak her türlü ipucunu bıraksa da,vereceği zararı vermiş ve yeterince can yakmış oluyor.Hayır ahmaklığa karşı savunmak zor kültürümüzü,uygarlık değerlerimizi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Dünya bu kadar yakınıma gelme,senden nefret ediyorum.Ben dünyaya sırtımı dönmek,bunca ahmaklıkla bu denli vicdansızlıklar yapılabileceği gerçeğini yadsımak  ve hayallerle,fantezilerle yaptığım sırça köşküme dönmek istiyorum.Dünya seni daha fazla dinlemek istemiyorum!..&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O&lt;span style="font-style:italic;"&gt;nu da yaşayayım,bunu da yapayım,şundan da geri kalmayayım diye sürekli vesvese içinde yaşayanların düştükleri durumlara bakıyorum da..Değmez ulan değmez,üç kuruşluk dünya bunca bok banyosuna!...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-7494111793134645056?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/7494111793134645056/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=7494111793134645056' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7494111793134645056'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7494111793134645056'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/08/su-siralar-cok-yakinima-gelmis-olan.html' title='ŞU SIRALAR ÇOK YAKINIMA GELMİŞ OLAN SEFİL DÜNYAYA DAİR...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TFzn6G31_VI/AAAAAAAACBY/2UIzzJ9TEPQ/s72-c/sudaki+g%C3%BCl.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-1928600459231783555</id><published>2010-08-03T14:06:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.582-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>SAAT TAM 12'Yİ VURDUĞUNDA HAYATIMIZI SOYUP SOĞANA ÇEVİREN O  HIRSIZA KARŞI</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TFiPEjnBokI/AAAAAAAACBI/TeuEtMf1fsQ/s1600/icki+masasi.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TFiPEjnBokI/AAAAAAAACBI/TeuEtMf1fsQ/s400/icki+masasi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5501304253274235458" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Saat tam 12'yi geçiyor işte.Bir şey daha çalıp götürdü bir hırsız gibi hayat farkettiniz mi hepimizden.Ayak seslerini duyamadık,uzandığını&lt;br /&gt;sezemedik,fakat alıp götürdü bir şeyi,sızısı zangırdayıp duruyor&lt;br /&gt;boşlukta,işittiniz mi?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşımız ilerledikçe nasıl da kısalıyor günler,hangi mevsimde olursak olalım,nasıl da uzuyor geceler!..Her gün bu amansız hırsızlığa verdiklerimizin değeri artıyor,ne koyarsak koyalım ağır çekelim diye,yine de fire veriyoruz.Mazi olan mutlulukların,biten dostlukların,suyun üstüne yazılmış gibi dağılıp şekilsizleşmiş anıların yerini hiçbir şey&lt;br /&gt;alamıyor.Büyük yangınların acımasızca yıktığı bir şehirdeki gibi&lt;br /&gt;renkler matlaşıyor,sesler silikleşiyor,duygular sönüyor ve yüreğimiz,&lt;br /&gt;böğründen hançer yemiş gibi yığılıp yığılıp kalıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bir gün daha çaldı en sinsi,en acımasız haliyle hayat.Acaba ne yitirdim diye sızlayan yüreğimi yoklayıp duruyorum.Biliyorum bir hayalet gibi&lt;br /&gt;fırlayıverecek önüme o verdiğim fireler..Fakat,böyle yaşanmaz ki,bu&lt;br /&gt;melankoli ile..Bunları iyisi mi geçelim!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Biz de çalalım birşey:"dünyaya geldik bir kere.." diye sürüp giden o şarkı var ya.Onu mesela.Fişek gibi sürüp dilimize,mırıldanalım&lt;br /&gt;Bir şey çalalım,hırsızın çalmayı unuttuklarını mesela.Biraz daha adam olduğumuzu mesela,şairin dediği gibi.Yumuşadığını yüreğimizin,daha iyi anlamaya başladığımızı karşımızdakini.Daha çok tarttığımızı kelimelerimizi,can yakmasın diye.Geri çekilmeyi,sahneyi terketmeyi,yenilmeyi ve terkedilmeyi daha iyi öğrendiğimizi.Bir hızar makinasına sürülmüş gibi paramparça ettiğimizi kimi zaman kendimizi, bir sefil anlaşılma uğruna.Aşk dilenmekten,yalvarıp köle olmaktan daha aZ utanır hale geldiğimizi.Bir uşak gibi kimi zaman elpençe durduğumuzu yaşamayı hak eden şeylerin önünde.Daha az özendiğimizi pot kırmamaya,daha az ibadet ettiğimizi putlaştırdıklarımıza.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Çalalım o gözyaşlarımızı pörsüten şarkıların dediği gibi,çalalım felekte bir&lt;br /&gt;şeyler!..İftihar edelim hor gördüklerimizle oturduğumuzu rakı&lt;br /&gt;sofrasına,ucuz şarkılardan daha keyif aldığımızla,ana avrat&lt;br /&gt;sövmelerimize daha çok kendimizi verdiğimizle,akla karayı daha iyi&lt;br /&gt;ayırdığımızla..Vuralım kendimizi en ucuz şaraba,kuru leblebiye,içelim!...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-1928600459231783555?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/1928600459231783555/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=1928600459231783555' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1928600459231783555'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1928600459231783555'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/08/saat-tam-12yi-vurdugunda-hayatimizi.html' title='SAAT TAM 12&apos;Yİ VURDUĞUNDA HAYATIMIZI SOYUP SOĞANA ÇEVİREN O  HIRSIZA KARŞI'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TFiPEjnBokI/AAAAAAAACBI/TeuEtMf1fsQ/s72-c/icki+masasi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-7996253384863192275</id><published>2010-08-01T07:14:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.584-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hesaplaşma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>Bir Genç Adamın Dünyaya Meydan Okuması</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TFWMULuAMfI/AAAAAAAACA4/TmvjRBLoiDU/s1600/yalnizlik.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 233px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TFWMULuAMfI/AAAAAAAACA4/TmvjRBLoiDU/s400/yalnizlik.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5500456798273942002" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;O sabah uyandığında zıpkın gibi hissediyordu genç adam kendini.Gençti,enerjikti,güçlüydü...Hazırdı dünyaya meydan okumaya...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Uyumadan önce yeni bir insan olmaya karar vermiş,hayatı boyunca bağlı kalacağı ilkelerini kesin olarak belirlemiş,İlkelerinden ödün vermemeye yemin etmişti.Kimseye boyun bükmeden yaşayacak,o andaki somut çıkarlarını düşünmeksizin doğru neyi gerektiriyorsa onu yapacaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En önemlisi, söyleyeceği çok önemli şeylerin olmasıydı.Genç adam her şeye en yüksekten,en geniş açıdan bakmasını,&lt;span style="font-style:italic;"&gt;hem kendisi hem de içinde bulunduğu topluluk için,dünya için gerekli olanları çok iyi biliyordu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak evine döndüğünde geçirdiği feci bir kaza sonrasında yükünü telef etmiş bir kamyon kadar perişan bir haldeydi.İçinden birkaç sövüp saymak geldi,ama bunun bir yararı olmayacağına kanaat getirip yorgun gözlerini kapattı,uyudu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Genç Adam,herkesin yeni fikirler,yeni bir dünya,yeni bir hayat enerjisi beklediğini sandığı bir dünyaya meydan okumaya kalkmıştı.Oysa dünya,görünmez engeller yığıyordu önüne ne yapsa,nereye gitse...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Kimsenin onu adam yerine koymaya niyeti yoktu.Söylediklerini duymazdan geliyorlar,tartışma önerilerini buz gibi soğuk bakışlarla geri çeviriyorlardı.Bir araya gelip fısıldaşıp kıkırdaşıyorlar,hep beraber onu "dışlama oyununu" sahneye koyuyorlardı.&lt;/span&gt;Genç adam kendini önce gülünç hissetti,sonra sönmüş bir balon gibi utanç içinde...Israr etti konuşup tartışmak için;ama her nedense genç adamın ne söyletip söylemediğiyle değil,onun sosyal mevkiiyle,eğitim durumuyla,çok parası olup olmadığı ile ilgileniyorlardı.&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;"Kendine gel..Sen kimsin?Paran kadar,eğitim durumun,sosyal mevkiin kadar konuş ya da kapa çeneni"diyorlardı açıkça sylemeseler de...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstelik sevip saydığı insanları bile kaybetmek üzere olduğunu anladı gerçek fikirlerine göre yaşamak istediğinden.Birbiri ile gırtlak gırtlağa gelmiş olanlar bile ona karşı ittifaka girişiyor,herkesin üstüne birşey düşüyormuş gibi,ne gerekiyorsa yapıyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Genç adamın meydan okumaya kalktığı dünya,herkesi yanına çekip meydan okumuştu ona...Dünya sanki o sefil halinden memnun gibiydi.Onca ahlayıp vahlayan görünümüne rağmen,değişmeye ihtiyacı yokmuş gibi kendinden memnuniyet oyunu oynayıp duruyordu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün, bir zıpkın değil,bir hücre mahkumu gibi uyandı yatağından kalktı oflayıp puflayarak genç adam.&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bir süre sonra kendine geldi ve ne pahasına olursa olsun savaşmaya karar verdi.Kendine meydan okuyan dünya ile hesaplaşacaktı.&lt;/span&gt;Dünyanın önüne çektiği o görünmez tuzaklara düşmemeyi öğrenecek,o "dışlama oyununu" bozmanın bir yolunu bulacaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın kahpeliklerine,alçakça tuzaklarına karşı sabırlı olmaya karar verdi.&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Başka da seçeneği yoktu zaten...Ya dünyayı değiştirme savaşının yılmaz bir militanı olacak;ya da kişiliğine,onuruna,insanı insan yapan bütün hasletlerine elveda diyecekti.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-7996253384863192275?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/7996253384863192275/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=7996253384863192275' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7996253384863192275'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7996253384863192275'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/08/bir-genc-adamn-dunyaya-meydan-okumas.html' title='Bir Genç Adamın Dünyaya Meydan Okuması'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TFWMULuAMfI/AAAAAAAACA4/TmvjRBLoiDU/s72-c/yalnizlik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-6929963783560303651</id><published>2010-08-01T01:45:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.585-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutluluk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>MUTLULUĞUN TİCARETİ</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TFU9y3pzW0I/AAAAAAAACAw/c30SXPPkSeU/s1600/mutluhayat_butterfly_hand.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 268px; height: 283px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TFU9y3pzW0I/AAAAAAAACAw/c30SXPPkSeU/s320/mutluhayat_butterfly_hand.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5500370464044964674" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Mutluluk ticaretini hiç sevmiyorum.Nelerin insana mutluluk getireceğine ilişkin formüllerden,reçetelerden klavuz ve yönergelerden hiç hoşlanmıyorum."İyi misin" sorusuna itarazım yok;ama "mutlu musun?" diye sorulmasından nefret ediyorum.Ne bana,ne başkasına...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saldırgan biri değilim;ama mutluluk oyunu oynayıp duranları boğasım gelir.&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Mutluluk sandıkları o şeyi bangır bangır ilan eden o tellalları..Dünyanın en uyumlu ikilisi pozlarına bürünen evli/bekar çiftleri,gülecek birşey olmadığı halde ehlikeyf olduğunu ilan etmek adına sırıtıp duranları,ciyak ciyak heyecan ve zevk gösterisi yapanları,hayattan en iyi nasıl tat alınacağını ballandırıp şekerlendirerek anlatmaya doyamayanları...Boğasım gelir!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Hayır ne dertkoliğim,ne başkasının mutluluğuna tahammülsüzüm,ne de mutluluk karşılaşmayı ummadığım birşey...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bunun ticaretinden,tellalığından,şovundan nefret ediyorum.Para için de olsa,sırf iyilik için de yapılsa mutluluk ticaretinden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşey gibi mutluluk da kısıtlı bir şekilde sunulmuştur insanlık dünyasına..Rezervleri kısıtlı bir madendir .Birinin fazla mutluluğu bir başkasının acısına denk düşer inanın bana...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Birileri sizin rahat ve keyfiniz için fedakarlık etmedikçe mutlu olunamaz,şayet mutluluk insana dışarıdan geliyorsa&lt;/span&gt;.Mutluluk sürekli kılınamaz bencilce başkasının payına düşeni de istemedikçe.At gibi koşmadıkça köle ve uşakları,mutluluk arabası kendiliğinden bir santim yol almaz.Üstelik  başkasının payına düşen mutluluğu çalmak bile yetmez;başkalarını soyup soğana çeviren  en yavuz hırsız bile kendinden bir şeyler çalar mutluluk uğruna...&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bencillikle,yalnız kendi keyfini düşünmekle çoğalıp büyür mutluluk zengininin serveti...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Mutluluğun dışarıdan değil,sonsuz ve tükenmez bir kaynak gibi insanın kendi kendinden çıktığı teranelerine de kulak asmayın.&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Huzur ve mutluluğa ulaşma dervişliği önerenlere.O mistikçilere,meditasyonculara,uzak doğu felsefecilerine de inanmayın. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Nasıl mutlu olur bir insan bencil bir hayat sürmeden,duyarsızlaşmadan,körleşmeden televizyon ve gazete gibi araçlarla en ücre yerlerdeki en büyük ızdıraplardan haber veren böyle bir dünyada?&lt;/span&gt;"bencilliğinden arın,terk et tutkularını, mutluluğu yakala" diyorlar ama,bencillik değil midir bunca gözyaşına gömülmüş bir kederli dünyaya dönmek sırtını?Acının sesi işitilmesin diye tıkamak kulakları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutluluk,karşılaşmayı umduğum birşeydir;peşinden koştuğum,kendimi adadığım birşey değil asla.Bilirim ki,onunla karşılaşma şansına eriştiğimde de kalmayacak hep benimle.Çünkü mutluluğu acı ve hicranın uğultusu bir mıknatıs gibi kendine çeker.Kalmaz hep,yatışmış,deva ve huzuruna kavuşmış ruhların yanında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Şansımız varsa karşılaşırız mutlulukla.Ama ele geçiremeyiz onu,boyunduruk vuramayız ona,hücreye kapatamayız.Yalan söylüyorlar,ona sahip olamayız!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-6929963783560303651?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/6929963783560303651/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=6929963783560303651' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6929963783560303651'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6929963783560303651'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/08/mutlulugun-ticareti.html' title='MUTLULUĞUN TİCARETİ'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TFU9y3pzW0I/AAAAAAAACAw/c30SXPPkSeU/s72-c/mutluhayat_butterfly_hand.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-6276373278608466306</id><published>2010-08-01T01:25:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.587-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duvar yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><title type='text'>hayvan hakları</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TFUvwBmlftI/AAAAAAAACAo/36IZ-dWLXk4/s1600/kediler_thumb%5B1%5D.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 255px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TFUvwBmlftI/AAAAAAAACAo/36IZ-dWLXk4/s400/kediler_thumb%5B1%5D.gif" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5500355022013431506" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-6276373278608466306?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/6276373278608466306/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=6276373278608466306' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6276373278608466306'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6276373278608466306'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/08/hayvan-haklar.html' title='hayvan hakları'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TFUvwBmlftI/AAAAAAAACAo/36IZ-dWLXk4/s72-c/kediler_thumb%5B1%5D.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-8217992018206652973</id><published>2010-07-31T07:23:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.588-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>Elimizden Alınıp Geri Verilen Hayat...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TFQ7U99XIBI/AAAAAAAACAQ/e9dyigtx80g/s1600/panik.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 266px; height: 330px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TFQ7U99XIBI/AAAAAAAACAQ/e9dyigtx80g/s400/panik.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5500086276341571602" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tetiği çekmişti adam.Bunu yapmıştı!Vurduğu Adamın şaşkınlıktan donmuş hali,acı içinde kıvranışı ve kağıt rengine dönmüş yüzü,yaşamı boyunca aklından çıkmayacak kareler olarak nakşoldu hafızasına.Vurduğu adam bir çuval gibi yığılırken,Pişmanlıkla haykırmak istedi;ama dili ağzı dondu,kalakaldı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölmemesini umut ediyordu.Kurşunun ölümcül bir yara açmamış olmasını diledi.Fakat Adam,yaralama nedeniyle yine de hapse girebileceğini,işinden gücünden olabileceğini,çok sevdiği karısını kaybedebileceğini,henüz konuşmaya başlamış minicik oğlunu belki uzun yıllar göremeyebileceğini biliyordu yaralamış da olsa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olabilecek en kötü şey olmuştu.Vurduğu adamı kontrol ettiler..Ölmüştü!Kurşun tam kalbine isabet etmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa öldürdüğü Adamı,sadece bir saat öncesine kadar tanıyordu.Kışkırtılmıştı,üzerine çok gelinmişti,vurulan adam düpedüz belasını arayan bir tipti...Fakat yine de bu kadarına hiç gerek yoktu.&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;"Hiç uğruna,hiç uğruna!"&lt;/span&gt; diye yankılıyordu bir ses zihninin koridorlarında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Panik halinde uyandı.Bu bir rüyaydı sadece!Bir süre hızlı hızlı soluk alıp verdikten sonra,karısını uyandırmamaya özen göstererek,sessizce kalktı,gitti mutfağa.Işığı açtı.Dışarısı hala karanlıktı.&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;"Neyse ki rüyaymış!"&lt;/span&gt;Fakat bu düşünce rahatlatmaya yetmedi onu.O felaket duygusu bir süre daha onunla kalmaya kararlı şekilde hala üstüne çöküyor,çöküyordu...Adam saatin kaç olabileceğini tahmin etmek için elektrik ışığını söndürüp dışarı baktı.Hava henüz aydınlanıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir süre sonra o felaket duygusunun üstünden kalktığını ve kendinden uzaklaştığını hissetti.Sonra yükselen güneşin her şeyi aydınlığa boğması gibi,yaşama sevinci ile dolup taştı adam.Her şeyin yolunda olduğunu,yaşamın eskisi gibi devam ettiğini bilmek,o an için hiç bir şeye değişmeyeceği eşsiz bir duyguydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Uyumadan önceki perişan halini hatırladı Adam...Memnuniyetsizliğini,yaşamdan bezginliğini,boş yere ömür sürmüş olduğu duygusunu,adeta kıyamet yaklaşıyormuş gibi bir panik duygusunun kendini esir aldığını,kendini bir türlü yatıştıramadığını...&lt;/span&gt;Sonra rüyasını düşündü.Yatmadan önceki haliyle rüyası arasında bir bağlantı kurmaya çalıştı.Belki de rüyası,içinde fazla birikmiş olan stresi atmak için  bilinçdışında planlanmış  bir refleksti.Adam eskiden beri rüyaların böyle basit bir işlevi olduğuna inanırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat bu kez değil.&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;/span&gt;Rüyanın nedeni sanki, onunla bütün evren arasındaki mistik bir iletişimdi.&lt;/span&gt;Sanki yaşamını değiştirmesi için kainatta varolan o gizemli güçler çağrı yapmışlardı ona.Sanki o güçler,bir an için yaşamını elinden almış,sonra da bir armağan gibi vermişlerdi gerisin geri ona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ölümden dönmüş bir insan ne yapması gerekiyorsa onu yapacaktı öyleyse.Yaşamını değiştirecekti.Dargınlıklarını sona erdirecek,yeni planlar kurup yeni hedefler belirleyecek,yeni insanlar tanıyıp,yeni dostlar edinecek..Kısacası yeni bir insan olmak için uğraş verecekti...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-8217992018206652973?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/8217992018206652973/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=8217992018206652973' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/8217992018206652973'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/8217992018206652973'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/07/elimizden-alnp-geri-verilen-hayat.html' title='Elimizden Alınıp Geri Verilen Hayat...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TFQ7U99XIBI/AAAAAAAACAQ/e9dyigtx80g/s72-c/panik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-174736310022016881</id><published>2010-07-29T14:55:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.590-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mikroblog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>BOLU GÖLCÜK'TE HAFTA SONU</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TFIAVKApq6I/AAAAAAAACAI/xBdh2_t3DKM/s1600/bolu_golcuk2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 600px; height: 409px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TFIAVKApq6I/AAAAAAAACAI/xBdh2_t3DKM/s400/bolu_golcuk2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5499458458437135266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Epeydir merak ediyordum,Bolu Gölcük'ü.Ancak bir türlü fırsat olmamıştı.En sonunda gittik oğlum,eşim ve misafirlerimizle..Bolu'nun yüksekte,çam ormanları içinde kıvrıla kıvrıla giden daracık yollarla ulaşılan bir mesire yeri.İri kıyım çam ağaçlarının ayak ucunda bir deniz kızı gibi sereserpe uzanmış bir göl.İçinde en tembel gözün bile çabucak farkedeceği kımıl kımıl balıklar..Eşşsiz bir cennet köşesinden tesadüfen buralara düşmüşe benzeyen ibibik kuşları.Meşe,kestane gibi ağaçların ayak ucunda  minik berrak derecikler oluşturmuş şırıl şırıl serin sular..Tarifi zor güzelliklerin şevkatli bir ana gibi başını daya diye uzatması göğsünü..Nazım Hikmet'in ilk defa avluya çıkardıklarında teninin güneş ışığı ile temas etmesiyle yaşadığı bahtiyarlığı çağrıştıran bir huzur duygusu..Görmek gerek:Gölcük tanımlanacak gibi değil!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam karşımızda kimbilir belki de orman işletmesine ait bir villa var(resimdeki pembe villa).Oranın zenginlerden birine ait olduğunu sanan misafirimiz,böyle bir yerde bir saat kalamayacağını söyleyince çok şaşırdım.Doğa,o yabanıl sessizlik,galiba huzur değil ürküntüye yol açmıştı onda..Resim çektirmek için o villanın önünü tercih etti yine de!Göldeki nilüferlerlerin arkada seçilebileceği şekilde bir kaç poz aldım.Sonra düşündüm,o evde yalnız ya da karımla ne kadar kalabileceğimi..Eşim de pek hazzetmiyordu böyle yerlerden.O kalabalıkları seviyordu,bana da bu tür yerler çekici geliyordu.Ya ben?Ne kadar kalabilirdim orada?Böyle bir ıssızlıkta yalnızlık bir hayli tekinsiz olacağından belki başlangıcı biraz ürküntü yaratırdı.Ama sonra.Gözün karanlığa giderek alışması gibi,doğanın o eşsiz müziği ile sarmaş dolaş oldukça,belki bir ninni gibi doyumsuzca dinlerdim etrafımı belki.Sonra dönerdim kendi içime,derinliklerimden  hiç duymadığım seslerle etrafımdaki ağaçların ve kuşların sesleri arasında bir ahenk yakalamaya başlardım.Belki anlardım düpedüz doğanın bir parçası olduğum halde hoyratça koparılıp sisli puslu şehir cangılına itildiğimi..Belki doğa beni öyle bir basardı ki bağrına,aslında ruhumun ve gövdemin nereye ait olduğunu anlayabilirdim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya sonra..Mutlaka dönmek isteyeceğime eminim hafta sonu piknikçilerinin akşam yaptıkları gibi.Doğaya ait varlıklar olmamız yetmiyor ki,doğa ile içiçe olmadıktan sonra.Toprağı ekip biçmedikten, hayvanları avlamadıktan,mantarlarını,şifalı otlarını,yabanıl meyvelerini toplamadıktan sonra..(Kızılderililer gibi)Böylesine doğa ile iç içe bir kültüre sahip olmadıktan sonra bu güzellikler salt yeşilliğe duyduğumuz romantik sevgi ile tutamayız ayakta..Tabiat ana ile ilişkimiz yeniden dolaysız biçimlere kavuşmadıkça bu güzelliklerin yıkılıp gitmesine engel olabilir miyiz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-174736310022016881?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/174736310022016881/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=174736310022016881' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/174736310022016881'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/174736310022016881'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/07/bolu-golcukte-hafta-sonu.html' title='BOLU GÖLCÜK&apos;TE HAFTA SONU'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TFIAVKApq6I/AAAAAAAACAI/xBdh2_t3DKM/s72-c/bolu_golcuk2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-1579856642692775724</id><published>2010-07-28T02:16:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.591-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duvar yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mikroblog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><title type='text'>UKALALIĞA ÖVGÜ!..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TE_5xhCxtRI/AAAAAAAAB_4/ireY_uNT8wY/s1600/ciplak+kral3.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 287px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TE_5xhCxtRI/AAAAAAAAB_4/ireY_uNT8wY/s400/ciplak+kral3.gif" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5498888299121587474" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ukalalık yapmaktan korkmayın!..Büyük,kocaman,iri laflar etmekten..Sofrada aslında başkalarına ayrılmış yere sanki size ayırmışlar gibi oturmaktan,şeytanın gör dediğini görmekten,büyük filozoflarla koğuş ya da asker arkadaşıymış gibi ahkam kesmekten...En doğrusunu kendiniz biliyormuş gibi görünmekten,tartışmalara son noktayı koymaktan,son sözün sizde kalması için inat etmekten...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sizi görgüsüzlükle suçlayacaklar,sofranın en kötü yerine sürecekler,farklı bir gezegenden gelmişsiniz gibi davranacaklar,tutarsızlıklarınızı,hatalarınızı hoyratça yüzünüze vuracaklar,eğitim durumunuzu,kültür düzeyinizi alay konusu yapacaklar;sizi sıkıştırıp nefes almanızı engelleyen kendiler değilmiş gibi, bir de psikolojik yardım dilemişsiniz gibi terapiye kalkacaklar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnat edin,ukalalığa devam edin..Siz devam ettikçe hem onlarda yılgınlık başlayıp pes edecekler;hem de siz deneye yanıla doğru,hesaplı ve tutarlı davranmayı öğreneceksiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat bütün bunların sonunda kazanacağınız en büyük şey para,ün ya da makam değil..Masaldaki o çocuk gibi "kral çıplak!" deme hakkınız olacak;Krallarda bile olmayan,kralların bile haset edip imrendikleri o şey...&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-1579856642692775724?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/1579856642692775724/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=1579856642692775724' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1579856642692775724'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1579856642692775724'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/07/ukalaliga-ovgu.html' title='UKALALIĞA ÖVGÜ!..'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TE_5xhCxtRI/AAAAAAAAB_4/ireY_uNT8wY/s72-c/ciplak+kral3.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-4375939630776335201</id><published>2010-07-28T01:54:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.593-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duvar yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıklı fotoğraflar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kürt sorunu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mikroblog'/><title type='text'>ANALARIMIZI,BABALARIMIZI,ÇOCUKLARIMIZI AĞLATMAK İSTEYENLER ÇOK!...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TE_wqDf0KEI/AAAAAAAAB_w/BIlP8CpF77c/s1600/a%C4%9Flayan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 336px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TE_wqDf0KEI/AAAAAAAAB_w/BIlP8CpF77c/s400/a%C4%9Flayan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5498878275326584898" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Kürt sorununda, bizim gibi -aslında olmayan ama olması gereken- "türk-kürt kardeşliği" temelinde barış isteyenler değil;milliyetçiler kazandı...Hem kürt hem de türk milliyetçiliği..Ama aslında Türkiye kaybetti.Birkaç yıl içinde, birileri düğmeye bastığında kendilerine milliyetçi diyen sivil faşist faşist kitleler Türkiyenin her yerini savaş alanına çevirdiğinde,ard arda felaketler olduğunda..Göreceğiz Türkiye'nin ne kaybettiğini(umarım olmaz bunlar)&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-4375939630776335201?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/4375939630776335201/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=4375939630776335201' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4375939630776335201'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4375939630776335201'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/07/analarimizibabalarimizicocuklarimizi.html' title='ANALARIMIZI,BABALARIMIZI,ÇOCUKLARIMIZI AĞLATMAK İSTEYENLER ÇOK!...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TE_wqDf0KEI/AAAAAAAAB_w/BIlP8CpF77c/s72-c/a%C4%9Flayan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-10115969830877266</id><published>2010-07-26T20:27:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.594-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>"KÖRDÜĞÜM" ÜZERİNE</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TE5TrQtjTvI/AAAAAAAAB_o/DFQqXENqneE/s1600/kilicvedugum.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 276px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TE5TrQtjTvI/AAAAAAAAB_o/DFQqXENqneE/s400/kilicvedugum.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5498424197751459570" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      &lt;span style="font-weight:bold;"&gt; Rivayete göre Büyük İskender,Asya seferi sırasında uğradığı Frigyalıların başkenti  Geordionda,bir tapınakta kızılcık dallarından bir düğümle bağlanmış bir araba görür.Bunun ne olduğunu sorunca,bu düğümü çözecek kişinin dünyayı fethedeceğini söylerler..İskender bir süre düşündükten sonra kılıcını çekip düğümü keser.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;     Frigyalı kahinler daha sonra İskender’in Asya seferi sırasında vakitsiz ölümünü, düğümü çözmeyip o şekilde kesmesine bağlamışlar.Oysa İskender’in o düğümün başında uğraşacak zamanı yoktu.Düğümü o şekilde ikiye ayırmasının nedeni de,fetihlerin bu tür oyunlarla değil,kılıç gücü ile yapılacağına inanması idi her halde…İskender’e rivayet edilen hikayelerden birinde de,kendisinin eğitimini üstlenen büyük filozof Aristoteles ile ,bir gün savaş alanında ölülerin arasında gezerken,İskender’in bir ölüyü göstererek “Aristo bu nedir?” diye sorması üzerine Aristoteles’in verdiği cevaptır:”Zafer ya da hiç!”&lt;br /&gt;   &lt;br /&gt; Kızılcık dalları ile kördüğüm olmuş araba,şehir kültürü dediğimiz şeyi çok iyi simgeleyen bir metafordur.Bir şehir kültürü yaratıp zenginleşen ve medenileşen şehirliler,kendilerini korumak için şehirlerini surla çevirip paralı asker beslemeye başlarlar..Bu surun içinde incelmiş bir kültür yaratırken giderek savaşçı ruhlarını yitirirler.Yarattıkları kültür,geordion düğümüne çok benzer:Hayali  zaferlere adanmış oyunlar,kehanetler,çözülmesi çok zor bilmeceler…Geordion düğümü,bbir kentlinin arzu ve hayal dünyasını simgeler.Yaratılan bolluk içerisinde savaşkan arzular sönmüş,yayılmacı saldırgan istekler,bir çeşit oyunlara ikame olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tür oyunların en meşhuru satranç olmalıdır.Satranç bir savaş ve strateji  oyunudur.Hem de o kadar mükemmel  bir oyundur ki,iyi satranç oyuncusunun iyi bir komutanla aynı niteliklere sahip olduğuna,satranç hamleleri ile savaş hamlelerinin muazzam bir şekilde örtüştüğüne inandırır bizleri.Oysa gerçek hiç de öyle değildir.Belki stratejik düşünme,hesap,süpekülasyon,kritik gibi zihinsel yetiler savaş kazanmakta önemli rol oynarlar,ama muhteris olmadan savaş kazanmak mümkün değildir.Hem de öyle güçlü bir ihtiras olmalıdır ki,zafer uğruna göze alınamayacak hiçbirşey olmamalı,insanı sınırlayan değer ve kurallar bu uğurda önemsenmemelidir.Tıpkı Aristoteles’in İskender’e öğütlediği gibi:Zafer ya da hiç!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten büyük İskender  bir satranç oyuncusu değil,zafer kazanmaya azmetmiş bir komutan olduğunu geordion düğümünü kılıcı ile ikiye ayırarak göstermiştir.Şayet o düğümü çözmek için günlerce sabırla ter dökmeyi göze alsaydı,bir an önce yola çıkmak isteyen kana,vahşete susamış askerlerinin gözünden düşecekti.İskender türlü kurnazlık ve hileler kullanarak,kendisininkinden kat kat güçlü görünen orduları alt etmiştir,bu doğru…Ancak asıl zaferleri getiren şey,ona askerlerinin gözünde sonsuz değerini kazandıran gözüpekliği olmuştur.İskender arkada şah  vezir gibi ağır taşlar gibi değil,bir piyon gibi ordusunun en önünde savaşmış,daha savaşın başında büyük cesaretinin yanı sıra gözü dönmüş hırsını ve akıllara zarar acımasızlığını ilan etmiştir.&lt;br /&gt;   &lt;br /&gt;Tam bu noktada Shakespeare’in İskender kadar ünlü kahramanı Hamlet’i hatırlamadan geçmek olmaz!..Babasının gerçek katilini bildiği halde intikamını alacak “hamleyi” bir türlü yapamayan Hamlet,sevdiği kadın Opelia’nın defninden önce mezar kazıcılarının yanına gelip kazılan yerden çıkan kuru kafalardan birini eline alıp,hayatın anlamsızlığını ilan ettiği ünlü tiradlarından birini okur.Yanındaki arkadaşı Horatio’ya “İskender şimdi şarap şişesinde bir mantar mıdır acaba?” diye sorar.Hamlet’e göre zamanında dillere destan zaferlerini kazanmış olan onun gibi bir komutan,öldükten sonra çürümüş,belki de süngersileşmiş kemiklerinden mantar imal edilmiştir!..Aslında Hamlet,hayatı anlamsızlaştırarak İskender gibi bir komutan olmayı başaramayışını itiraf etmektedir.İyi bir satranç oyuncusunun bütün zihinsel yetilerine sahip olduğu halde,bir kralı büyük bir komutan yapacak hırstan,cesaretten,ihtirastan yoksundur o..Zaten genç  Fortimbras’ın o büyük şevkine,arzusuna tanık olunca,krallığa kendisinin değil o genç komutanın layık olduğunu itiraf edecektir.&lt;br /&gt;   &lt;br /&gt;  Savaş ve strateji oyunu satrancın anavatanının Hindistan olması bir tesadüf müdür?Tarih boyunca en fazla işgale uğrayan kara parçası olan bu büyük,kalabalık ve verimli ülkenin,iklimi nedeni ile bu denli kolayca işgale uğradığını ve fethedildiğini yazar lise tarih kitapları.İkliminin işgalcileri yumuşattığı,onlardaki savaşkan ruhu çekip aldığı söylenir.Hintliler yitirdikleri savaşkanlığı telafi etmek için mi icad etmişlerdir satrancı?..Savaş kazanmak için asıl gerekli olan şeyin büyük bir hırs,doyurulamaz bir açlık ve ihtiras,vahşetin uygarlık değerleri üzerinde egemenlik kurması olduğunu inkar etmek için mi satrancı geliştirmişlerdir?Ya  Frigyalıların Geordion düğümü hırs ve ihtirası söndürmeyi mi amaçlamıştır?&lt;br /&gt;   &lt;br /&gt; Şehir kültürünün insanı savaşkan doğasından uzaklaştırdığını söylemek aslında o denli kolay değildir.Çünkü şehirler,insanların en önemli varoluş mücadelesi verdikleri,kimlik yaratmak için savaştıkları bir mekandır.Ancak hiçbir kural ve değer tanımayan saldırganlık,şehir kültürü ile zıttır.Çünkü şehirlerdeki uzmanlaşma ve ihtisaslaşma,savaş kazanmayı sağlayan o sınır tanımaz saldırganlığın da çözülmesine neden olur.Askerlik bir meslek haline gelir,kurumsallaşır ve özerkleşir.Şehrin askeri güçlerinin temel amacı saldırganlık değil savunma,şehirde yaratılan kültürü istilalara karşı korumadır.Savaşkan hırs,ölçü tanımaz ihtiras,savunma kipine geçtiği zaman,istilacılar karşısında başarısızlık riskini de beraberinde getirir.Bu nedenle şehirler,dik tepe gibi korunaklı yerlere inşa edilip etrafı surlarla çevrilir.Askerlerin savaşa hazır tutulabilmesi için talim,terbiye ve mesleki disiplin,askerlik mesleğinin rutinleri haline gelir.Ama zaman zaman efsanevi dirençler gösterseler de,istilacılar karşısında başarısız olup dağılır şehirliler.Şehirleri zapteden istilacıların ilk anda yağma,talan ve vahşete giriştikleri ilk anda heykel,tapınak gibi şehrin kültürel değerlerine saldırmaları,istilacılarla ruhlarındaki uyuşmazlığın açık kanıtıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın gelmiş geçmiş en muazzam bilim ve kültür birikimini muhafaza eden İskenderiye kütüphanesinin Hristiyanlarca yok edilmesinin asıl nedenini,yeni bir kültürün eskisi üzerine egemenlik kurmak olarak açıklamak,yetersiz bir açıklamadır.Asıl neden,istilacı taşranın şehir kültürüne karşı katışıksız yakıp yok etme isteğidir.Henüz bir kültür hareketi haline dönüşüp kurumlaşamamış hristiyanlığın yerleşiklerin muazzam kültürel birikimine karşı besledikleri aşırı kıskançlıktır.&lt;br /&gt;   Zamanla zenginleşen şehirler,merkezileşmiş bir zenginlik ve medeniyet alanı haline gelmiş,taşra için iştah kabartıp adeta cinsel duyguları dürtükleyen birer çekim alanı olmuşlardır.Şehrin buna karşı aldığı önlemse paralı ve uzmanlaşmış asker yetiştirmek,şehrin etrafını kalın surlarla çevirmek,şehre giriş çıkışları kontrol altında tutmaktır.Ancak sürekli istilacı eğilimleri tetiklemesi,arzunun ve cazibenin merkezi  halini almasının bedeli ağır olmuştur.Barbar saldırganlığına karşı savunmayı iyi yapsalar da uzun süren kuşatmalara dayanamayıp çözülmüşlerdir.&lt;br /&gt;   &lt;br /&gt; Şehir kültürü ve kentsel uygarlık,barbar saldırganlığına karşı tutunamayıp çözüldü hep.Fakat bugünkü modernleşme dediğimiz şey olmasaydı,bütün bir insanlık tarihi,yıkılmış uygarlıklar mezarlığı görünümünde olacaktı.Her nasılsa modern zamanlarda saldırganlık tersine dönüp taşraya yöneldi.Bunun nedeni kapitalizmin ,sonsuz bir nefes alıp vermesini sağlayan akciğerlere sahip olağanüstü bir koşucu gibi bitmez tükenmez bir potansiyele sahip teknolojinin önünü açmasıydı.Kapitalist uygarlık ilerledikçe şehrin kapıları  muazzam ucuz işgücü potyansiyeli olan taşraya kapılarını aralayıp bir daha da kapatmadı.En uzak en ücre yerler bile kapitalist emtia orduları ile zaptedildi.Şehirlerin modern zamanlarda kazandığı bu üstünlükle bir daha asla boy ölçüşemeyecek gibi görünüyordu taşra..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak durum giderek yine eski klasik şekline dönmeye başladı.Taşralı bir proleter  yedek sanayi ordusu olarak kentleri işgal ettikçe,taşradaki o barbar saldırganlık potansiyeli şehirlere taşındı.Marks ve onun takipçileri,proletaryanın o ezilmişlik konumunun muazzam bir ilerici güç potansiyeli taşıdığına,bu potansiyelin uygarlık kültürel birikimi ve değerleri ile sentezlendiğinde,insanlığın topyekün ilerlemesinin mümkün olabileceğinine inanıyorlardı.Gelgelelim kapitalist toplum ilşkileri içinde bu muazzam ilerici gücü harekete geçirip tam anlamıyla etkin kılmak bir türlü mümkün olmadı… Marks’ın  düşündüğü belki en rafine kent kültürünün kırsalı zaptetmesi idi.Ama insanlığın geldiği bu noktada taşranın kent alanlarını zaptetmesi sözkonusu…Vandalizm ve barbarlık,kimi yerde milliyetçilik,kimi yerde etnik ayrımcılık,kimi zaman cinsiyetçilik olarak uygarlık değerlerini yağma ve talan ediyor..Jakoben bir zorbalık,burjuva  bir dayatma olmaksızın,kent kültürü kendini nasıl savunur barbarlığa karşı?..Uygarlığımızın cevaplaması gereken en önemli sorulardan biri bu…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-10115969830877266?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/10115969830877266/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=10115969830877266' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/10115969830877266'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/10115969830877266'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/07/kordugum-uzerine.html' title='&quot;KÖRDÜĞÜM&quot; ÜZERİNE'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TE5TrQtjTvI/AAAAAAAAB_o/DFQqXENqneE/s72-c/kilicvedugum.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-7068997339461185149</id><published>2010-07-26T05:46:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.595-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mikroblog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>AYLAKLIĞA ÖVGÜ!...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TE2E4NvDJII/AAAAAAAAB_I/b3swf1-eKTg/s1600/tembel.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TE2E4NvDJII/AAAAAAAAB_I/b3swf1-eKTg/s400/tembel.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5498196821383783554" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllık iznimi kullanmak için bazı planlarım vardı,ama o planlar bir şekilde yatınca,ben de "yattım!"Aylaklık ediyorum bol,bol...hiç birşey yapmadan,daha doğrusu webi saymazsak insanların içine pek çıkmadan geçiriyorum "tatilimi"..İnsanların dünyasına küsüp dağların kuytuluklarına,mağaraların gizliliğine sığınmış bir münzevi gibi...Bazen kendimi bu denli tembelliğe vurduğum için kızıyorum,ama kimbilir belki de şu an için ihtiyacım olan asıl şey budur..&lt;br /&gt;Bazı insanlar, insanlarla etle tırnak gibi içiçe yaşamanın  düşünü kurup dursalar da,münzevi yaradılışlıdır onlar,benim gibi..Onları, kuytu bir köşede belli belirsiz fısıldayan evrenin uğultusu kendine çeker..Kitap okuyanı,çok derin sorunlarla ilgileneni çoktur,ama çoğunlukla tembellik ruhlarına baskın gelip sindirir onları...Varolmak için sürekli yeni şeyler öğrenmek,üretmek,kabuk değiştiren bir yengeç gibi kendilerini yenilemek hoş gelse de kulaklarına,binlerce yıl ömür süreceklermiş gibi bir tembelliğe vurmak daha çekicidir onlar için...&lt;br /&gt;Neden öyle olmasın ki?Yaşam bir takım zorunluluklar dayatıyor,toplum her insana beraber yaşamanın bedeli bir şekilde ödetiyor,görev ve sorumluluklara göre bir yaşama çizgisi tutturmak insan hayatını boydan boya kaplarken,ne zaman kendisi için varolmak adına bir şeyler yapmaya kalksa kişi,hayat sanki söz birliği etmiş gibi dönüvermiyor mu sırtını?..Tembellik aslında kendisi için varolduğu bir hayatı sürememenin itirafıdır.Kendisine ait olmadığını düşündüğü bir zamanı,ekonominin bütün gereklerine inat bir şekilde ziyan  ederek, bir şekilde intikam alır tembel insan...Hayatın sürekli plan yaparak maksimize edilebileceği gerçeğine meydan okumak,kısıtlı ve baskı altında tutulan bir hayata kafa tutmaktır...&lt;br /&gt;  Daha da şu andaki aylaklığımı mazur ve meşru göstermek için daha çok edebiyat ve felsefe parçalayabilirdim..Ama..uykum geldi...İyi geceler..pardon,iyi öğle sonralar...................&lt;br /&gt;.................&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-7068997339461185149?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/7068997339461185149/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=7068997339461185149' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7068997339461185149'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7068997339461185149'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/07/aylakliga-ovgu.html' title='AYLAKLIĞA ÖVGÜ!...'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TE2E4NvDJII/AAAAAAAAB_I/b3swf1-eKTg/s72-c/tembel.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-6249548804587562052</id><published>2010-07-26T05:24:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.597-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>YENİ BİR HAYAT MÜMKÜN MÜ?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TE1-_A2MFYI/AAAAAAAAB_A/fqbJVztxKnE/s1600/cast+away.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 244px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TE1-_A2MFYI/AAAAAAAAB_A/fqbJVztxKnE/s400/cast+away.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5498190341113386370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutamadığınız,defalarca izlediğiniz halde yeniden izlemek isteyeceğiniz filmler mutlaka vardır.Benim de bu tür favori filmlerimden biri "Yeni Hayat / Cast Away.Çağdaş bir "Robenson Crouse" hikayesi anlatılır filmde.Tom Hanks'ın canlandırdığı esas oğlan Chuck Noland,büyük bir Amerikan şirketinde çalışan,dünyanın her yerine sürekli iş uçuşları yapan,iş ve özel yaşamını santimi santimine planlayan,bilgisayar başından ayrılmayan bir "yankee".Bu adam birgün bir uçak kazasından,sanki sağ kalmasını isteyen ilahi gücün bahşettiği büyük şans sayesinde sağ salim kurtuluyor,ama düştüğü yer Fiji yakınlarında uygarlık namına hiç birşeyin olmadığı,insansız bir ıssız ada...Heyecanlı bir robenson hikayesi izleyeceğimizi sanırken,adamımızın tarifi zor trajedisine tanık oluyoruz film boyunca.Öyle bir hüzün kaplıyor ki insanın ruhunu,film bittikten sonra da bu hüznün etkisi, bir hayalet gibi geliyor...Bir ıssız adada yaşamanın ne denli çetin,ne denli ürkütücü olabileceği fikri üzerine inşa ediyor film hikayesini...Robenson'un kahramanca ıssız ada serüveninin imkansız bir fantezi olduğunu çabucak kavramanızı sağlıyor film.Bu noktadan sonra ıssız ada,bugünkü tüketim kültürü ile sürekli örtbas edilmeye çalışılan modern insanın bütün zavallı yönlerinin bir aynası olup çıkıyor.Öyle ki,filmin başlarında o züppe hali nedeniyle özdeşim kurmakta zorlanacağınız esas oğlan ile kendi öykünüz anlatılıyormuş gibi bir özdeşim kuruyorsunuz...&lt;br /&gt;Sığındığı mağaranın korkunçluğu ve tekinsizliği,değme gerilim filmlerinde eşine rastlanabilecek bir gerilim atmosferine sokuyor sizi...Bir hindistan cevizini delip içindeki sütün içilmesinin doğa şartlarında ne denli zor olduğu,sizin yaşadığınız büyük bir zorluk oluveriyor.Wilson adını verdiği futbol topu ile kurduğu "dosluk", tüketim kültüründe insan eşya ilişkisinin trajikomik bir simgesine dönüşüveriyor...Kahramanın en büyük zaferi,günlerce ağaçları birbirine sürterek ateş yakmayı başarması bile bir sonraki sahnede acınası birşey olup çıkıyor: Ateş yakmaya muvaffak olmasını zafer çığlıkları ile kutluyor,ama bir sonraki sahnede bakıyorsunuz,aradan yıllar geçmiş,upuzun saçları ve sakalları ile tam bir münzeviye dönüşmüş,denizde tuttuğu küçük balıkları çiğ çiğ yiyor..İnsanlık tarihinin dönüm noktası ateş,o kutsal varlık da fazlaca işine yaramamaktadır orada!...&lt;br /&gt;Oysa (Daniel Defoe'nun yarattığı)Robenson,kendi ıssız adasında adeta uygarlık tarihini yeniden kuruyordu .Fakat Daniel Defoe'nun' derdi de aslında bir ıssız ada fantezisi anlatmaktan  farklıydı.İncildeki Yunus Peygamberin öyküsünü uyarlamıştı Robenson Crouse'de..Muhterisliği yüzünden Tanrı tarafından cezalandırılıp,çalışmanın ve şükretmenin erdemleri sayesinde Tanrı tarafından affedildiği Yunus Peygamberin hikayesini...Bunu yaparken,çalışmanın en büyük erdem sayıldığı prüten ahlak yüceltiliyor ve bu ahlak, doğa üzerinde insanın kazandığı bir zafere dönüştürülüyordu.Ya "Cast Away" da anlatılan Chuck'un hikayesi?..Orada anlatılan da aslında düpedüz Robenson'un hikayesidir,ya da Robenson'u günümüz dünyasında anlatmaktır .Yarattığımız sözde uygarlıkta tüketim nesneleri ile gizlenmeye çalışılan Robenson'un(modernm insanın) günümüzdeki o zavallı,paramparça olmuş,yalnızlığa,kırılganlığa ve bir çeşit münzeviliğe itilmiş içler acısı hikayesi...Onun düştüğü durum, aslında bizim düştüğümüz sefil durumdur..Yalanlar ve safsatalardan oluşmuş sis tabakasının aralanıp içindeki trajik gerçeğimizin gösterildiği bir hikaye "Yeni Hayat".Bu denli güçlü ve etkileyici olmasının nedeni bunlar,yanılmıyorsam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;indirme linkleri :&lt;br /&gt;http://rapidshare.com/files/14025646..._HiT.part8.rar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://rapidshare.com/files/14025646..._HiT.part7.rar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://rapidshare.com/files/14025632..._HiT.part6.rar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://rapidshare.com/files/14025607..._HiT.part5.rar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://rapidshare.com/files/14025576..._HiT.part4.rar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://rapidshare.com/files/14025524..._HiT.part3.rar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://rapidshare.com/files/14025510..._HiT.part2.rar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://rapidshare.com/files/14025506..._HiT.part1.rar&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-6249548804587562052?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/6249548804587562052/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=6249548804587562052' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6249548804587562052'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6249548804587562052'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/07/yeni-bir-hayat-mumkun-mu.html' title='YENİ BİR HAYAT MÜMKÜN MÜ?'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TE1-_A2MFYI/AAAAAAAAB_A/fqbJVztxKnE/s72-c/cast+away.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-9002405028134370536</id><published>2010-06-25T20:17:00.001-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.599-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mizah'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='biraz da gülelim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>ABD’nin Şaban’ı nasıl olurmuş bir görelim!…</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TE2fQu5zRlI/AAAAAAAAB_Y/wOJYKqwKiXM/s1600/ladin_avcisi%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 275px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TE2fQu5zRlI/AAAAAAAAB_Y/wOJYKqwKiXM/s400/ladin_avcisi%5B1%5D.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5498225829906433618" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;  Bu adam ABD vatandaşı Gary Faulkner…Bir gazeteci topluluğuna demeç veriyor.Yaptığı işten gururlu ve keyifli görünüyor.Arka planda iki gazetecinin yüzleri görünüyor.Bir tanesinin yüzündeki ifade çok açık.Bir insan,bir salak gördüğü zaman yüzü hangi şekli alıyorsa,o şekli almış!…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    İşsiz ve ölümcül böbrek hastasıymış.Kore dövüş sanatı Hapkido ustası imiş!..Bin Ladin’in başı için ABD 25 milyon dolar ödül koymuş ya,bu zatı muhterem ,hem bu ödülü almak,hem de çok sevdiği vatanına hizmet etmek için yanına samuray kılıcı,gece görüş dürbünü amış,Pakistan’a gitmiş.Yakalanıp geri yollanmış.Kim yakalamış?Abd mi,yoksa Pakistanlı yetkililer mi?Radikal gazetesinin haberinden anlaşılmıyor..Havaalanında meraklı gazeteci topluluğuna “Tüm isteğim birazcık dinlenebilmek” demekle yetinmiş.Ladin’i avlamak için çok para ve zaman gerektiren bir işe giriştiğini belirtip “Bunun şahsımla ilgisi yok. Amerikan halkı ve dünyanın meselesi. Bu tür insanların bizi korkutmasına izin veremeyiz” diye konuşmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Misyonu yarıda kalan Faulkner, ‘Dönecek misiniz’ sorusuna “Kesinlikle. Ağustos sonunda öğreneceksiniz” yanıtını vermiş.Kardeşine herhalde “Ağabeyiniz  deli mi?” diye sormuş olmalılar ki ,“Ağabeyim deli değil. Ülkesini deli gibi sever ve Ladin’in bu ülkeye yaptığını unutmadı” diye yanıt vermiş geçen hafta Doktor kardeşi Scott.Faulkner’in bu girişiminin Bin ladn avcılığını artıracağı söyleniyormuş…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Aklıma acayip bir film senaryosu geldi.Bu adam birkaç ay sonra tekrar dönüyor Pakistan’a.Bu defa yakalanmamayı başarıyor.Pakistan’da kendisi gibi Bin ladin’i arayan bir sürü ABD’li çatlakla karşılaşıyor.Cesaret ve çatlaklık konusunda kendini yarı yolda bırakacak bir sürü adam ilk başta moralini bozuyor kahramanımızın.Fakat daha sonradan hedefine ulaşabilmek için bu adamlardan yararlanmaya karar veriyor.Bir ninja örgütü kurup başına geçiyor.Başlıyorlar o yüksek dağlarda Bin Ladin aramaya…İlk icraatları da kendi içlerinden birini infaz etmek oluyor.Çünkü bu çatlaklar o dağlarda aç kalınca,açlığa dayanamayan zır delilerden birini,samuray kılıcı ile çete üyelerinden birinin kellesini uçurup etini gizlice yemek isterken yakalıyorlar.Bu adamı ölüm cezası ile cezalandırıyorlar ve o sarp ve çıplak dağlarda yiyecek bulamayacaklarını bildikleri için,infaz ettikleri adamı ve onun kurbanı olan çete üyesini yiyerek hayatta kalmaya karar veriyorlar.Bu deli çetesinin içinde çok iyi bir aşçı da var tabii.O etlerden Fransız usulü et yemeği yapıyor onlara..Bin Ladin’i yakaladıkları güne sakladığı kırmızı şarapla beraber et yemeklerini yiyorlar!…Daha sonra yollara düşen çete üyeleri ani bir baskınla Talibanlılar tarafından yakalanıyorlar.Çete üyelerinin  sözde tanınmamak için büründükleri garip kıyafetler nedeniyle,Talibanlılar, bu adamları el kaideye katılmak isteyenler zannediyorlar.Bunların ajan falan olabileceklerinden de şüphelenmiyorlar.Çünkü her biri o kadar üşütük ki,ajan veya istihbaratçı olmaları olanaksız.Bizim Şaban,ötekilerden daha zeki olduğundan durumu kavrayıp,örgüt üyelerine amaçlarına ulaşmak için el kaide sempatizanı gibi davranmaları gerektiğini anlatıyor.Sonra talibanlılar bunları el kaide örgütünün sorumlularından birine götürüyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Hayal gücünü işletince neler çıkar daha neler.Mesela Bin Ladin’in aslında Amerikan gizli servis üyesi olduğunun ortaya çıkması.Bizim Şaban’dan bile daha fazla Amerika’yı sevdiğinin anlaşılması.11 eylül saldırılarının ABD’nin yeni dünya saldırgan politikalarına kılıf hazırlamak için ABD  derin devletinin bir komplosu olduğunun anlaşılması…Bin Ladin’in vatan sevgisinden gözleri yaşaran Şaban’ın yine de onun başını götürüp ödüle konma sevdasından vazgeçmemesi…Falan filan.Ve dönüşte kendi kendisine karşılama töreni yapan kitleye,çuvaldan çıkardığı,üzerinde binlerce sineğin uçuştuğu feci derecede kokmuş başı havaya kaldırıp gösterdiği muhteşem bir final sahnesi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     Belki de ileride gerçekten de böyle şeyler olduğunu duyarız.Bana bu film fikrindeki olaylar hiç de gerçek dışı ve absürd görünmedi çünkü…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-9002405028134370536?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/9002405028134370536/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=9002405028134370536' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/9002405028134370536'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/9002405028134370536'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/06/abdnin-saban-nasl-olurmus-bir-gorelim.html' title='ABD’nin Şaban’ı nasıl olurmuş bir görelim!…'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TE2fQu5zRlI/AAAAAAAAB_Y/wOJYKqwKiXM/s72-c/ladin_avcisi%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-7616208098162797840</id><published>2010-06-08T17:35:00.000-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.604-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıklı fotoğraflar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güler misin ağlar mısın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='komik karikatür'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TA7hWUL0GgI/AAAAAAAAB7I/qaZEuRHQg9A/s1600/youtube.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TA7hWUL0GgI/AAAAAAAAB7I/qaZEuRHQg9A/s320/youtube.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Türkiye tarihinin en anlamsız yasaklarından biri youtube yasağıdır.Yunanlıların koyduğu,Atatürk'e hakaret ettiği söylenen aptalca bir video yüzünden,mahkeme kararı ile youtube erişime kapatıldı.Erişim yasağı iki yıldır sürüyor.Daha önce bir kez daha kapatıldıktan sonra yetkililer nezdinde girişimlerde bulunan youtube,yasağa neden olan videoyu kaldıracaklarını söylemiş ve youtube erişime açılmıştı.Fakat çok geçmeden yeni bir yasak gelince,youtube önceki tutumunun aksine yasağı kaldırmak için girişimde bulunmayıp fiili durumu kabullendi...O sırada yasadaki bir boşluktan yararlanan türk vatandaşları youtube' girmeye devam ettiler.Siteye Türkiye'den erişim yasaktı ama başka ülkelerden yasak değildi.Böylece proxy kullanarak,DNS sunucuları üzerinden youtube'a girmeye başladık.Youtube yetkililer durumdan şikayetçi değildiler.Çünkü erişim yasağı yüzünden Türkiye'den girişlerden hatırı sayılır bir azalma olmamıştı.Üstelik bu yasak sayesinde bir takım vergi yükümlülüklerinden de kurtulmuştu youtube...Ayrıca Başbakan bile fiili durumdan şikayetçi değildi.Proxy kullanarak youtube 'a giriş yaptığını ima etmişti.&lt;br /&gt;Ulaştırma Bakanı en sonunda isyan etti.Çünkü youtube'un reklam geliri elde etmesine rağmen vergi vermiyor oluşunu hazmedememişti.Nereden tutsan çürük,sakat bir mantık yürüterek yasağı acımasızca işletmeye başladı.Dns kullanan ip adresleri banlandı ve bu sunucularla youtube erişilmez bir hale geldi Bakanlığın talimatıyla.Daha önce yasağa karşı tüyo veren Başbakan da yasağı canhıraş savunmaya başladı..Neymiş efendim neymiş?Ülkemizden gelir eden bir şirket dar mükelleflerin tabi olduğu yasalardan bağışık olamazmış...Bakan şikayet ediyor youtube'dan.Güya küçümseyerek youtube'dan "basit bir şirket" diye söz ediyor.vergi mükellefi olmadığı halde youtube'a 30 milyon tl ceza salmışlar...Yasağı kaldırmak youtube 'un elinde imiş,ama kaldırmak için girişimde bulunmuyormuş.Türkiye'de bir irtibat bürosu açıp üst mahkemeye itiraz etse,yasağı kaldırabilirmiş.Ama onlar vergi ve diğer mali yükümlülüklerden kurtulmak uğruna bu girişimi yapmıyorlarmış!...Bakan youtube yasağından dolayı sorumluluk kabul etmiyor!...Bu,mahkemelerin kararları sonucu ortaya çıkmış bir durummuş!...Memnun olmayan için üst mahkemeye başzurma yolu açıkmış...&lt;br /&gt;Nereden tutarsanız tutun,sakat bir mantık,baştan sona hem de..Diyelim yasağı kaldırmak için girişimde bulundular,irtibat bürosu açtılar,mahkeme'de(videoyu kaldırma karşılığı)taleplerini kabul etti.Peki sonra ne olacak?Aptalca bir video yüzünden ahmakça nedenlerle site yeniden kapatılacak..Sonra yine girişimde bulunacak yetkililer ve böylece hergün en az on video siteden kaldırtılarak youtube "hizaya getirilecek!"Peki bu erişim engelleri yüzünden adamların kazanç kayıpları ne olacak?kimden soracaklar bunun hesabını?Vergi verdikleri halde sürekli kısıtlanmalarının zararına kim karşılayacak?Herhalde Binali bey cebinden ödemeyecek bunu..Ondan sonra da sürekli erişim engelleri yüzünden kullanıcılar cezalandırılacak sürekli.Peki bunun yani yasakların ölçüsü ne?O da belli değil.Bugün Atatürk bahane edilecek,başka gün başbakan hakarete uğramış olacak,başka bir gün örf adet ve anneannelerimiz rencide edildiği için kapatılacak..(Zaten örf ve adetlerimiz her nasılsa sürekli iğfal edilir ama hamile kalmazlar!...)Yok efendim pkk sempatizanları video koyacaklar zırt kapatılacak,başka bir gün falanca hanımın kıçı başı görünüp küçüklerimizin ahlakı bozuluyor diye kapatılacak..Türkiye'de sakıncalı şeyler o kadar çok ki.Adamlar Türkiye'de çalışmanın ne bela birşey olduğunu anladıklarından olsa gerek,bulaşmak istemiyorlar...&lt;br /&gt;Hele bir de bütün sorumluluğu mahkemelere yıkan pişkinliğe ne demeli?Biz engellemiyoruz mahkemeler engelliyor demek istiyor beyefendi.Sanki bu yasaları yapanlar mahkemelerdi'..Üstelik youtube yasağına neden olan yasa bu hükümetin döneminde çıkarılmış..Bakan bu sefer de faturayı muhalefete kesiyor:"Biz çocuk pornografisini engelleyen bir yasa çıkarmak istiyorduk,muhalefet Atatürk'e hakaret maddesinin konulmasını teklif etti.Konulmasın mı diyecektik?" Elbette diyecektiniz sayın Bakan!..Atatürk'e hakaret meselesi lastik gibi uzatılıp her kafaya uygun bir jop haline gelmeye elverişli olduğunu sizden daha iyi kim bilecekti?Kendi yaptıkları yasa yüzünden youtube erişime kapatılıyor,ama her nasılsa kendileri değil youtube oluyor bunun sorumlusu!...Ama şunu bilesiniz ki sayın bakan,sizin bu akıl sır ermeyen hikmetlerinizi google anlayamadığı için bulaşmak istemiyordur bu ülkeye fazla..Ne yazık ki onların sahip olduğuifade özgürlüğü ile bizim sahip olduğumuzu sandığımız ifade özgürlüğü birbiri ile neredeyse taban tabana zıt şeyler...&lt;br /&gt;Hayır youtube'un avukatı falan değilim ,ama youtube gibi olağanüstü bir görsel kütüphaneden yararlanamadığım için bu yasaktan nefret ediyorum.Şu anda blogger üzerindeki bloglarımın resimleri videoları görüntülenemiyor.Sebebi de youtube ile aynı adresi kullanıyor diye birçok google hizmeti gibi blogger'ın kısıtlanması...&lt;br /&gt;Yazık ki bu akıldışı tutumlar nedeniyle Türkiye Çin Halk Cıumhuriyetine benziyor giderek..Yazık!..Çok Çok yazık!...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-7616208098162797840?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/7616208098162797840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=7616208098162797840' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7616208098162797840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7616208098162797840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/06/turkiye-tarihinin-en-anlamsz.html' title=''/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0IghaoDiN2s/TA7hWUL0GgI/AAAAAAAAB7I/qaZEuRHQg9A/s72-c/youtube.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-6196309694232476362</id><published>2010-06-06T16:25:00.001-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.606-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güler misin ağlar mısın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mikroblog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>YETER SUYU BULANDIRMAYIN!…</title><content type='html'>&lt;object width="560" height="420"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xdkvzk?width=560&amp;theme=spring&amp;foreground=%23809443&amp;highlight=%23C2E165&amp;background=%23232912&amp;start=&amp;animatedTitle=&amp;additionalInfos=0&amp;autoPlay=0&amp;hideInfos=0"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xdkvzk?width=560&amp;theme=spring&amp;foreground=%23809443&amp;highlight=%23C2E165&amp;background=%23232912&amp;start=&amp;animatedTitle=&amp;additionalInfos=0&amp;autoPlay=0&amp;hideInfos=0" width="560" height="420" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xdkvzk_yahudi-kyzyn-timsah-gozyaylaryna-pr_news"&gt;yahudi kızın timsah g&amp;ouml;zyaşlarına profes&amp;ouml;r&amp;uuml;n cevabı&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Y&amp;uuml;kleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/hakanipek6"&gt;hakanipek6&lt;/a&gt;. - &lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/news"&gt;Yepyeni haber videoları&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Hıçkırıklara boğulmuş Musevi kızı,Profesörün söyledikleri karşısında onuru kırılmış,ağlıyor!..Profesörün kabahati ise şimdiki İsraille Nazileri karşılaştırmak…Kız profesörün bir antisemitik olduğundan eminmiş gibi “timsah gözyaşları” dökmeye devam ediyor.Profesör,belli ki alışık olmadığı şekilde sesini yükselterek,sözlerine kulak verilmesi için bağırıp çağırıyor…Ailesini Autscwitz toplama kampında yitirmiş bir Musevi olduğunu açıklıyor..Kalabalık dinleyiciler alkış,ıslık ve gürültü ile onun konuşmasını bastırmaya çalışıyorlar…Onun ne görüşleri ne de bir Musevi olarak geçmişi önemli değil onlar için…Onlar çoğunluk,İsrail’de güçlü bir devlet nasıl olsa..Güçlü olanın doğal olarak haklı olması gerektiğini dayatıyorlar.Öyle ise bir zamanlar Nazilerin yapıp ettiklerini ne hakla mahkum ettiklerini sormak lazım onlara madem ki güçlü doğal olarak haklı ise.Ama bu faydasız.Çünkü onlar çoktan birer nazi olmuşlar…&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Onlardan aldığı alkış sayesinde bu sulugöz zırtlak kız,daha ne göz yaşları dökecek kimbilir!...Hakkı yenmiş,aşağılanmış,onuru kırılmış olarak…Belki haydut devlet İsrail harekete geçip profesörün tepesine çullanması için helikopterle komandolarını indirir.Nasıl olsa acı çeken onlar,başkaları değil!...&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Yeter!Suyu bulandırmayın!Bıktık sizin höykürmelerinizden..Hele ki,gözyaşlarına boğulup bir taraftan da burnunuzu sögüt kavalı gibi öttüre öttüre ağlamanızdan inanın midemiz bulanıyor!...&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Aşağılanmış Müslümanların Hitler’e hak verdiklerini söyleyerek düpedüz ırkçılık yapmalarından hep nefret etmişimdir.Ama bunu bile yaratan İsrail devleti.İnsanlar durup dururken ırkçı,antisemitik olmuyorlar..Düpedüz haydutluk,korsanlık yapıp yıllardır terör estirip diğer yandan buna itirazı olanları antisemitik diye susturarak,bizzat İsrail ekiyor antisemitizmin tohumlarını..İsrail bu onurlu profesör gibi büyük haksızlık yaşamış bir ulusun evlatları olarak başka insanların acılarına kardeş olacağına, ezelden beri kendisini karanlık bir gölge gibi takip eden Yahudi düşmanlığını haklı çıkarmak için elinden geleni yapıyor…Evet ırkçılığa,Yahudi düşmanlığına lanet olsun…Ama bu İsrail Devletine de binlerce kez lanet olsun!...&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Bugünlerde Hamas’ın kökten dinci bir terör örgütü olduğunu söylüyorlar.Türkiye’nin çıkışı için “siz de Kürtlere şöyle yapıp böyle yapıyorsunuz” diyorlar.Hala İsrail’in varolma hakkı adına her yapılanı haklı çıkarıyorlar…Yeter suyu bulandırmayın!Herşey çok açık…Sen İsrail devleti…1967’deki işgal ettiğin toprakları asıl sahiplerine iade etmediğin gibi,o toprakları Yahudi yerleşimine açtın mı açmadın mı?O tarihten bu yana işgal ettiği toprakları iade etmeyip ilhak eden bir sen değil misin?Öyle ise suyu bulandırmayın..O topraklardan çekilene kadar karşı tarafın kullandığı yöntemler meşru,seninkilerse gayrimeşrudur…Kendini korumak,varolma hakkına dayanmak,senin harcın değil,ancak varolma haklarını gaspettiğin insanların harcıdır.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Yeter artık suyu bulandırma…Herşey çok açık.Defolup gidene kadar o topraklardan,hiçbir yalanına inanmayacağız..&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-6196309694232476362?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/6196309694232476362/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=6196309694232476362' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6196309694232476362'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/6196309694232476362'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/06/yeter-suyu-bulandirmayin.html' title='YETER SUYU BULANDIRMAYIN!…'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-7591863091724303454</id><published>2010-06-04T23:48:00.001-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.607-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karikatür evi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='plaj sezonu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kıskanç aşık'/><title type='text'>2010 PLAJ SEZONU KARİKATÜRLERİ</title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;#160;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://lh3.ggpht.com/_0IghaoDiN2s/TAnzTm1LmfI/AAAAAAAAB6I/eZycCp4T6sE/s1600-h/kiskanc_necmettin%5B7%5D.jpg"&gt;&lt;img title="kiskanc_necmettin" style="border-top-width: 0px; display: inline; border-left-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-right-width: 0px" height="339" alt="kiskanc_necmettin" src="http://lh3.ggpht.com/_0IghaoDiN2s/TAnzUZGo3dI/AAAAAAAAB6M/PC6vu681KQs/kiskanc_necmettin_thumb%5B3%5D.jpg?imgmax=800" width="469" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&amp;#160; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;DAHA ÇOK KARİKATÜR İÇİN “KARAKETÖRCÜ” YE GÖZ ATIN: &lt;a href="http://karikaturistic.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;u&gt;&lt;font color="#800000"&gt;http://karikaturistic.blogspot.com/&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;…&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-7591863091724303454?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/7591863091724303454/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=7591863091724303454' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7591863091724303454'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/7591863091724303454'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/06/2010-plaj-sezonu-karikaturleri.html' title='2010 PLAJ SEZONU KARİKATÜRLERİ'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://lh3.ggpht.com/_0IghaoDiN2s/TAnzUZGo3dI/AAAAAAAAB6M/PC6vu681KQs/s72-c/kiskanc_necmettin_thumb%5B3%5D.jpg?imgmax=800' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-1671440604264548633</id><published>2010-06-01T13:28:00.001-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.609-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karikatür evi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>“lambada cini”</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;a href="http://lh3.ggpht.com/_0IghaoDiN2s/TAVtWc00UfI/AAAAAAAAB5k/OADKMIKBV4I/s1600-h/lambada_cini%5B3%5D.jpg"&gt;&lt;img title="lambada_cini" style="border-top-width: 0px; display: inline; border-left-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-right-width: 0px" height="376" alt="lambada_cini" src="http://lh6.ggpht.com/_0IghaoDiN2s/TAVtXOWcUoI/AAAAAAAAB5o/vmMcQpJrY5M/lambada_cini_thumb%5B1%5D.jpg?imgmax=800" width="494" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;İyi masallar,insanın kendi başına düş kurmasına yardımcı olur.Alaaddinin sihirli lambası da öyle işte…Lambadan fes giymiş,parmaklarında çok değerli pırlanta,yakut yüzükler olan bir devasa zenci cin,sahibinin emrine amadedir:”Dile benden ne dilersen!”&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160; Bu harika bir fantezinin başlangıcıdır.Çünkü hayatta en zor şeydir keyfimiz için hizmetçi bulmak.Keyif dediğimiz şey,öyle ölçüsüz, öyle başına buyruk olabilir ki,bir nokta gelir,kişinin sevgilisi bile katlanamaz ona.Hatta kendisi bile…&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160; Lamba cinini herkes bilir.Binbir gece masallarının en güzide parçalarından biridir.Lambada’yı da bilen çoktur eminim.Rüzgar gibi gelip geçen bir modaydı.Güzel melodileri kulağımızda hala hoş bir seda olarak duruyor.Brezilyali şarkıcı Kaoma’nın “lambada” adlı şarkısı 1990’lı yılların başında müthiş bir sükse yapmış,çok sayıda ödül kazanmış ve bilboardlarda 1 numara olmuştu.onu bunca popüler yapan şeyler arasında “lambada” klibinin de payı az değildi.Bu klipteki danslar lambada dansı modasını başlatmıştı.Lambada 90’ların en erotik dansı olarak sivrildi.Figürleri önsevişme törenine benziyordu.Erkeğin kızı dizinin üstüne oturtup aşağı doğru eğdiği,iki bacağı arasına sıkıştırıp birlikte kalça çalkaladıkları figürlere bakıp da bu dansı bir defa birlikte yapan bir çiftin bu işi yatak faslına kadar götürmeleri,dünyanın en doğal şeyiymiş gibi görünüyordu.Oysa klipteki danslar ve klibin mesajı bugün için hayli naif ve çocuksuydu.!11&amp;#160; yaşlarında Latin Amerikalı siyahi bir çocukla,aynı yaşlarda bir kızın aşkı anlatılıyordu.Kızın babasının sürekli engel olmaya çalıştığı,ancak kendine bir sevgili bulduktan sonra kızla oğlanı rahat bırakmaya razı olduğu bir yaz aşkı.Oğlanla kız fırsat buldukça dans ediyorlardı.Oğlan esmer kız sarışın,oğlan fakir kız zengin görünüyordu,ama ne gam!…Yaz bitince bu aşk da bitecekti…&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160;&amp;#160;&amp;#160; Böyle çiftlere uzaktan bakıp imrendiğim gençlik dönemime denk geldi lambada modası.Sözde çağdaş dünyanın izinde bir toplumduk,ama aslında son derece muhafazakardık.Kızlarla erkeklerin kaynaşması az rastlanan,rastlandığında da göstermelik olan bir olgu idi.Batılalara özensek de onlar kadar cesur değildik.Aslında kadınların kadınlarla,erkeklerin erkeklerle düşüp kalktığı haremlik selamlık bir dünyamız vardı.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160;&amp;#160;&amp;#160; Şimdi durum nasıl?Türkiye “ılımlı islamın” etkisi ile giderek daha çok muhafazakarlaşıyor.Kendilerini Kemalist,laik diye tanımlayan bir kesim,bu dönüşüme direnmek için hukuk ve demokrasi dışı güçleri seferber etti.Fakat son yıllarda dirençleri kırılmış görünüyor.İktidardaki muzaffer muhafazakarlar zaferlerini ilan etmeye çekinseler de,yavaş yavaş o ılımlı islam ülküsünü gerçeğe dönüştürecekler.Dükkanlar içki satmaya,kızlar açılıp saçılmaya çekinecekler…Türban,başörtüsü,namus hezeyanları ve mahalle baskısı yeni yükselen değerleri olacak bu memleketin.Bugün itiraf etmemiz gereken bir gerçek var:Batılı olmayı,batının sözde değil gerçek değerlerini temellük etmeyi beceremedik.Şimdi muhafazakarlar “özümüz” dedikleri o karanlığa çekmeye çalışıyorlar bizi.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160;&amp;#160; Haremlik selamlık dünyamızı osmanlıların bile gıpta edecekleri şekilde restore edecekler gelecekte galiba muhafazakarlar.O zaman lambada cini yeniden moda olacak.Bu karikatürdeki gibi lambadan yine cin çıkacak.Keyfimizin kahyası bir cin değil,kuduruk keyfinin kahyası bir cin olacak.Kadınların kamusal alan dışına sürgün edildiği o dünyamızda “lambadayı” erkek erkeğe yapacağız.Tabi güçlü olan zayıf olanı,muktedirler mazlumları oturtacak lambada dansında kucağına…Amirin memuru ezdiği,bastırılmış cinselliğin saldırgan iktidar ve güç istemine tahvil olduğu bir dünya…&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160; Erkekle kızın lambada dansı yaptığı çağdaş özgürlükçü bir toplum olmayı ne yazık ki beceremedik…Erkek erkeğe lambada dansında da “&lt;strong&gt;becerileceğiz…”&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;font size="4"&gt;İŞTE ÜNLÜ LAMBADA KLİBİ!…&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="wlWriterEditableSmartContent" id="scid:5737277B-5D6D-4f48-ABFC-DD9C333F4C5D:53a64a1c-b9ed-49ae-8cd2-f83c59f243f9" style="padding-right: 0px; display: inline; padding-left: 0px; float: none; padding-bottom: 0px; margin: 0px; padding-top: 0px"&gt;&lt;div id="05aaf1e4-b65f-4e5d-adbc-176bf1dc7e28" style="margin: 0px; padding: 0px; display: inline;"&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xbp33u_kaoma-lambada-teknikerozcan_music#from=embed" target="_new"&gt;&lt;img src="http://lh4.ggpht.com/_0IghaoDiN2s/TAWA2PwK0QI/AAAAAAAAB58/Q4Qqx1HiLig/video4b765afb25de%5B3%5D.jpg?imgmax=800" style="border-style: none" galleryimg="no" onload="var downlevelDiv = document.getElementById('05aaf1e4-b65f-4e5d-adbc-176bf1dc7e28'); downlevelDiv.innerHTML = &amp;quot;&amp;lt;div&amp;gt;&amp;lt;object width=\&amp;quot;420\&amp;quot; height=\&amp;quot;257\&amp;quot;&amp;gt;&amp;lt;param name=\&amp;quot;movie\&amp;quot; value=\&amp;quot;http://www.dailymotion.com/swf/xbp33u&amp;amp;related=0\&amp;quot;&amp;gt;&amp;lt;\/param&amp;gt;&amp;lt;param name=\&amp;quot;allowFullScreen\&amp;quot; value=\&amp;quot;true\&amp;quot;&amp;gt;&amp;lt;\/param&amp;gt;&amp;lt;param name=\&amp;quot;allowScriptAccess\&amp;quot; value=\&amp;quot;always\&amp;quot;&amp;gt;&amp;lt;\/param&amp;gt;&amp;lt;embed src=\&amp;quot;http://www.dailymotion.com/swf/xbp33u&amp;amp;related=0\&amp;quot; type=\&amp;quot;application/x-shockwave-flash\&amp;quot; width=\&amp;quot;420\&amp;quot; height=\&amp;quot;257\&amp;quot; allowFullScreen=\&amp;quot;true\&amp;quot; allowScriptAccess=\&amp;quot;always\&amp;quot;&amp;gt;&amp;lt;\/embed&amp;gt;&amp;lt;\/object&amp;gt;&amp;lt;\/div&amp;gt;&amp;quot;;" alt=""&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-1671440604264548633?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/1671440604264548633/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=1671440604264548633' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1671440604264548633'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/1671440604264548633'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/06/lambada-cini.html' title='“lambada cini”'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://lh6.ggpht.com/_0IghaoDiN2s/TAVtXOWcUoI/AAAAAAAAB5o/vmMcQpJrY5M/s72-c/lambada_cini_thumb%5B1%5D.jpg?imgmax=800' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-4386520194057721673</id><published>2010-05-29T22:25:00.001-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.610-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mizah'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='görsel sanatlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünyadan haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>AYDIN DOĞAN ULUSLARARASI KARİKATÜR YARIŞMASI ÖDÜLLERİ(2010)</title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;#160;&amp;#160;&amp;#160; Aydın Doğan Vakfının her yıl düzenlediği Uluslararası karikatür yarışması ödülleri açıklandı.Birincilik ve üçüncülük ödüllerini 2 türk sanatçı kazanırken,ikincilik ödülü Rus karikatürist &lt;b&gt;Sergeı Bobylev’&lt;/b&gt;in oldu.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160;&amp;#160;&amp;#160; Daha önce Addi İpekçi adına düzenlenen bu yarışma,dünyanın en önemli karikatür etkinlikleri arasında gösteriliyor.İlk üçe iki Türk sanatçının girmesi belki tartışma konusu yapılabilir.Ancak jüri tümüyle Türklerden oluşmadığı için taraflı olup olmadığı tartışmasının gereksiz olduğunu düşünüyorum.Bilinen bir gerçek,Türkiye’de karikatür sanatının her zaman çok gelişmiş olduğudur.Medyada pek yer bulamasa da,Türk sanatçıları geçmişten günümüze sayısız uluslar arası yarışmada dereceye girmişlerdir.Karikatürü yüksek bir sanat dalı olarak gören karikatür sanatında olsun,popüler karikatür sanatında olsun,ülkemiz bu alanlarda çok önemli bir konumda.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://lh3.ggpht.com/_0IghaoDiN2s/TAH2xx1ioYI/AAAAAAAAB44/16FeVJAvvQQ/s1600-h/1.%C3%B6d%C3%BCl%C3%BC%5B4%5D.jpg"&gt;&lt;img title="1.ödülü" style="border-top-width: 0px; display: inline; border-left-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-right-width: 0px" height="455" alt="1.ödülü" src="http://lh4.ggpht.com/_0IghaoDiN2s/TAH2zL-KYyI/AAAAAAAAB48/ecQshwHgb1I/1.%C3%B6d%C3%BCl%C3%BC_thumb%5B2%5D.jpg?imgmax=800" width="427" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160;&amp;#160;&amp;#160; Ahmet Öztürk Levent’in karikatürü Filistin sorunu üzerine.Mesajı gayet açık,anlaşılır,tokat gibi ses çıkaran,güçlü bir karikatür…Yahudilerin ağlama duvarının üstüne İsrail askerleri dizilmiş,Filistinlilere kurşun yağdırıyorlar…Jüri başkanı karikatürist Kanadalı Terry Mosher, jürinin oy birliğiyle seçtiği birincilik ödülü için” jüriyi cesaretinden dolayı kutluyorum” diyor.Çünkü özellikle ABDve Avrupa,bizim baktığımız gibi bakmıyor Filistin sorununa…Çoğunlukla İsrail’in terörizmle mücadele ettiğini,kendi varlığını korumaktan başka bir şey yapmadığını,Filistinlilere uygulanan yaptırımların son derece haklı olduğunu sanıyorlar..Bu vahim yanılgının önemli nedenleri var tabii.Birincisi İsrail lobisinin tüm dünyada yaptığı büyük demagoji ve ajitasyon faaliyetleri.Yahudi lobisi parasını ve nüfuzunu kulanarakkendini haklı göstermek adına ne gerekiyorsa yapıyor.Bunun için radikal İslam paranoyasını ve Avrupa kökenlilerin Yahudilere karşı yaşadığı derin suçluluk duygularını çok iyi kullanıyor.Yahudi soykırımını yalnızca Naziler gerçekleştirmedi,bütün Avrupa gizli ya da açık bir şekilde bu suça iştirak etti.Şimdi ise bir büyük suça daha ortaklık ediyor Batı..Siyonist vahşete kulak tıkıyor,görmezden geliyor…İsrail’i demokrasinin Ortadoğudaki kalesi sanıyorlar.Onların ne kadar kanlı terör ve suç şebekesi olduğunu görmezden geliyorlar.El birliği ile Yahudilere yaşattıkları acıların Filistinlilerden çıkmasını sağlıyorlar!...Meselenin dünya genelinde algılanış ve yorumlanışı bizim sandığımız gibi değil.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://lh4.ggpht.com/_0IghaoDiN2s/TAH2z1SPP4I/AAAAAAAAB5A/2OT-HUociH4/s1600-h/2.%C3%B6d%C3%BCl%C3%BC%5B3%5D.jpg"&gt;&lt;img title="2.ödülü" style="border-top-width: 0px; display: inline; border-left-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-right-width: 0px" height="374" alt="2.ödülü" src="http://lh5.ggpht.com/_0IghaoDiN2s/TAH20vYF4pI/AAAAAAAAB5E/xara6O1reII/2.%C3%B6d%C3%BCl%C3%BC_thumb%5B1%5D.jpg?imgmax=800" width="499" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160;&amp;#160;&amp;#160; İkincilik ödülü daha soyut,daha evrensel bir temayı işleyen karikatüre gitmiş.İnsanoğlunun doğayı dönüştürme çabasının anlamsızlığı,beyhudeliği…El arabaları ile bir yürüyen bant üzerinde kömür ya da toprak taşıyan işçiler,bantın aşağısına geldiklerinde sanki yer çekimi etkisi yokmuş gibi yürümeye devam ediyorlar.Fakat taşıdıkları yük,yerçekimi yasasına uyup aşağı dökülüyor!O çarkın üzerinde sürekli bir şeyler taşıyan,ama aslında hiçbir şeye sahip olup birikim yapamayan insanlar..Sisifos gibi!...&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Karikatür çok sayıda konu ile ilişki kurabilir.Kültürün kısırlığı,kapitalist üretim düzeninin akıldışılığı,genel olarak varoluşun anlamsızlığı…&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160;&lt;a href="http://lh5.ggpht.com/_0IghaoDiN2s/TAH21YF-hEI/AAAAAAAAB5I/N0TA-XbuIyw/s1600-h/3.L%C3%BCk%20%C3%B6d%C3%BCl%C3%BC%5B3%5D.jpg"&gt;&lt;img title="3.Lük ödülü" style="border-top-width: 0px; display: inline; border-left-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-right-width: 0px" height="383" alt="3.Lük ödülü" src="http://lh4.ggpht.com/_0IghaoDiN2s/TAH211DveqI/AAAAAAAAB5M/FCjl0go1NY8/3.L%C3%BCk%20%C3%B6d%C3%BCl%C3%BC_thumb%5B1%5D.jpg?imgmax=800" width="301" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160;&amp;#160;&amp;#160; Üçüncülük ödülü kazanan Kürşat Zaman’ın karikatürünün konusu “göç”… İhraç malları taşıyan gemideki sandıklardan birindeki kırıktan bir şeytan uçurtması çıkmış,havada süzülüyor.Zengin batılıların öfke ve kuşku ile baktıkları göç,sevimli gösterilmiş denilebilir.Çizer,bu doğal alış veriş biçimine uymayan ihraç şekli üzerine düşünmeye çağırmış denilebilir.Gerçekten de diğer sandıklardaki olası ihraç ürünleri ile karşılaştırıldığında daha sevimli,daha insancıl,farklı kültürlerin karşılıklı ilişkisinin doğasına daha uygun görünüyor.Uçurma büyük ihtimalle birlikte götürdükleri özlem ve umutlarını temsil ediyor onların.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160;&amp;#160;&amp;#160; Bu yarışmalarda eksik olan bir şey var…O da sanıyorum,gezegenimizin feci şekilde yağma ve talan edilmesi,felaketin eşiğine getirilmesi…Doğanın sömürülmesinin günümüzde ulaştığı o korkunç safha..Çevre ile ilgili konuların yok denece kadar az olduğunu fark ettim.Oysa bu,giderek merkezi bir önem arz eden bir büyük sorun.Çevre sorunu,bir zamanlar proletaryanın sahip olduğu konum gibi merkezi bir önem kazanıyor.Bu konu,kapitalist ve emperyalist sömürü ve yağmanın sorgulanabilmesi açısından çok önemli bir referans noktası,belki de dünyayı yerinden oynatacak bir Arşimet noktası…Buzulların erimesinden,nükleer santral yapma çılgınlığına,sera gazlarının artmasından GDO’lu gıdalara kadar o kadar geniş ve engin bir konu..Üstelik bu konuların hiç biri örneğin Filistin ya da göç sorunundan daha az önemli değil…Önümüzdeki yıllarda bu konu ile ilgili karikatürlerin ödül listelerinde daha sık görülmesi umuduyla… &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;ÖDÜLLÜ KARİKATÜRLERİ GÖRMEK İÇİN:&lt;a title="http://www.aydindoganvakfi.org.tr/Gallery/Prize.aspx?&amp;amp;Prz=3" href="http://www.aydindoganvakfi.org.tr/Gallery/Prize.aspx?&amp;amp;Prz=3" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;&lt;font color="#ff0000"&gt;http://www.aydindoganvakfi.org.tr/Gallery/Prize.aspx?&amp;amp;Prz=3&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5565992449079446056-4386520194057721673?l=hakanipek6.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanipek6.blogspot.com/feeds/4386520194057721673/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5565992449079446056&amp;postID=4386520194057721673' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4386520194057721673'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5565992449079446056/posts/default/4386520194057721673'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanipek6.blogspot.com/2010/05/aydin-dogan-uluslar-arasi-karikatur.html' title='AYDIN DOĞAN ULUSLARARASI KARİKATÜR YARIŞMASI ÖDÜLLERİ(2010)'/><author><name>hakan ipek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09833140658208339378</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-GQMJzlVkTcY/TpyNk-0nfII/AAAAAAAADW8/9WVUBO27IMw/s220/DSC01120.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://lh4.ggpht.com/_0IghaoDiN2s/TAH2zL-KYyI/AAAAAAAAB48/ecQshwHgb1I/s72-c/1.%C3%B6d%C3%BCl%C3%BC_thumb%5B2%5D.jpg?imgmax=800' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5565992449079446056.post-5425175520267635567</id><published>2010-05-25T20:22:00.001-07:00</published><updated>2010-09-19T06:45:47.611-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiz defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güler misin ağlar mısın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziyaretçi yorumları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karikatür evi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deneme'/><title type='text'>DİKTATÖRÜN “VİCDAN SAHİBİ” OLANI!…</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;a href="http://lh4.ggpht.com/_0IghaoDiN2s/S_0-75bXaiI/AAAAAAAAB4o/XnupuEmqzo4/s1600-h/vicdanli_diktator1%5B4%5D.jpg"&gt;&lt;img title="vicdanli_diktator1" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="381" alt="vicdanli_diktator1" src="http://lh5.ggpht.com/_0IghaoDiN2s/S_0-895Qf8I/AAAAAAAAB4s/94pk2aX6WL8/vicdanli_diktator1_thumb%5B1%5D.jpg?imgmax=800" width="528" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;font color="#ff0000" size="4"&gt;Nazilerle ilgili filmlerin çoğunda ,başta Hitler olmak üzere,en büyük rütbelisinden en küçük rütbeli olanlara kadar hemen hepsi su katılmamış bir canavar olarak gösterilirler.Yani sanki bunlar,boş vakit bulabildiklerinde minik bebekleri falan boğazlayan,evleri, barınakları Drakulanın şatosunu andıran,yüzlerinde her zaman iblis ifadesi eksik olmayan kişilerdir.Oysa gerçek öyle değildi!..&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160;&amp;#160;&amp;#160; Sapık kimdir?Vicdansız olan,kalpsiz ve ruhsuz olan nasıl biridir?Gazetelerin üçüncü sayfalarına,televizyonların haber bültenlerine bakarsanız üç beş kuruş için adam boğazlayanlar,kıskanç vahşiler,kural tanımaz canilerdir.Amerikan İngiliz işi seri cinayet romanlarına,filmlerine bakarsanız,bunlar önceden karanlık planlar yapan zeki,soğukkanlı ve karanlık ruhlu kişilerdir.Ama bunların peşindeki zehir hafiyelerden,cinayet masası uzmanlarından daha akıllı olmadıklarından hesaba katmadıkları bir açıkları yüzünden sonunda adaletin pençesine düşerler.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160;&amp;#160;&amp;#160; Bir zamanlar gazetelerin üçüncü sayfalarındaki cinayet haberlerini okumazdım.Bir şekilde bu tür olaylar kulağıma geldiğinde şaşırtıcı bir şekilde normal bir şeymiş gibi algılardım bunu..İlk olarak toplum düzeninin bozukluğundan ülkenin iyi yönetilmemesinden kaynaklanan olaylar sanırdım bunları.Ama çoğu zaman kılımı kıpırdatmayan bir tepkisizlik içinde pozitivist düşünür,büyük ölçekli bir toplum yapısında belli bir oranda toplumdışı davranışların olağan olduğuna inanırdım.&lt;/p&gt;
