Kayıtlar

İNSANAT BAHÇESİ

Resim
Doğuştan bir hayvansever olduğumuz   halde sonradan bu duyguyu yitiriyoruz.Hatta öyle yitiriyoruz ki, bizlerin , daha ince düşünebilme yetisi gibi ufak bir farkla onlardan ayrılan hayvanlar olduğumuz gerçeğini büsbütün   unutuyoruz .   Flamingolar   Geçenlerde Ankara’daydım.Zamanım kısıtlı olduğundan planladığım gibi eski dostları ziyaret edemedim.Ama yine de,iki buçuk yaşındaki oğlumu bahane ederek,çok çok eski bir dostumu ziyaret ettim.Çocukluğumdan beri doğaya olan merakıma karınca kararınca bir katkıda bulunmuş olan eski dostum hayvanat bahçesini…Sevdiğim hayvanların hepsi orada idi;hep orada, aynı kalan hayvanlar:Aslanlar,kaplanlar,yılan,timsah,deve,zürafa,kartal…Ama fil dostumuzu kaybetmişiz!...Filin öldüğünü,yerine yenisinin alınmadığını söylediler.En son 1997 yılında gördüğüm fil mi idi acaba ölen?Demir parmaklıklar önündeki otlarla vakit geçirmeye çalışırken ziyaretçilerin içeriye girmesiyle hortumunu bir “dilenci” gibi uzatar...

KAHRAMAN BAKKAL MEGA MARKETLER ZİNCİRİNE KARŞI

Resim
  Resim:Hakan İpek (Taşrayı modernleştiren kapitalizm)   Bir kaç yıldır yaşadığım bir karadeniz kıyı kasabası olan Akçakoca’da,o dediğim oyunlardaki süpermarketlere benzeyen irice bir bakkalı olan komşum,birkaç ay önce iflas etti.Varını yoğunu kaybetmiş olarak başka bir şehre yerleşti.Yalnız o değil,daha başka küçük bakkallar ve orta boy marketler de tehdit altındalar.Sürekli cepten yiyip,fındık bahçelerinin sağladığı ek gelir sayesinde ayakta durmaya çalışıyorlar. Yazı başlığı bir zamanlar Ankara tiyatrolarında sahnelenmiş bir oyunla ilgili..Hatırlayanınız ya da izleyeniniz var mı bilmiyorum.Seksenli yılların başında ya da ortalarında,kesin bir tarih olarak hatırlamıyorum,ama tam adı”Kahraman Bakkal Süpermarkete   Karşı “ olan bu oyunun adı zihnimde yer etmiş.O zamanlar şimdiki gibi market zincirleri,market ağları yok,”gima” ve “yeni karamürsel mağazaları” sayılmazsa.Süpermarket dediğimiz şey,bakkalın büyüğü,içinde şarküteri ya da kozmetik reyonlarının da bulund...

AĞLA SEVGİLİ YURDUM

Resim
Bizdeki medya şehit cenaze törenlerinin sunumunu neden hep aynı kalıp ve klişelerle yapıyor?Şehit ailelerinin ve yakınlarının acılarını paylaşmak ve bu acıları topluma maletmek gibi masum görünen amaçlar için mi bu çeşit bir törensellik havasında sunuluyor cenaze haberleri?Yoksa bunda bir art niyet mi aramak lazım?     Dailymotion adlı video sitesinde gördüm bu klibi ilk.Tümüyle ‘ yabancı bir dille ’ konuşulan,altyazı   bile konulmamış bu video klibi,bir kez daha,bir kez daha izledim.Konuşmalar vardı,kürsüden yapılan konuşmalar,Türkçe olmayan bu konuşmaların içeriğini tahmin etmek hiç de zor değildi. Yine de zihnim bu olasılığı reddediyor,onların olası anlamları üzerine düşünmek istemiyordu .Yabancı bir dildi,ama Türkiye’de çokça sahnelenen bazı törenlerin tıpkı basımı gibiydi.Bir tören yapılıyordu,insanlar acı içinde haykırıp feryat ediyorlar,bazıları kendilerini yerden yere atıyorlardı.Kürsüye gelen konuşmacı,acılı kalabalığın yüreğini dik tutmak için öfkeli,isyankar,...

YAŞAYAN DÜNYA / TEMA MÜZİĞİ

Resim
Ableton live 8 programını kullanarak yaptığım müzik..(tümüyle adını verdiğim programa ait sanal enstrümanlarla yapılmıştır…Gerçek enstrüman yoktur)

ooo..keyifler yerinde!..Gam yok!..tasa yok!…Ama hep mi böyle gider sanırsın bu düzen?

karaketörcü

kış manzarası

Resim

kaderden vurgun yiyen erkek!…

Resim