Kayıtlar

emek etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

YAPAY ZEKA İNSANLIĞI YOK EDECEK BİR CANAVAR MI?

Resim
" The AI Documentary" adını taşıyan  27 Mart'ta vizyona girecek olan bir belgeselde Sam Altman , Demis Hassabis ve Dario Amodei gibi isimler belgeselde yer alıyor. Bazı uzmanlar yapay zekayı "insanlığın yapacağı son hata" olarak görürken, bazıları iklim krizi ve hastalıkları çözebilecek bir mucize olarak tanımlıyormuş. Bu öncü geliştiriciler yapay zekanın geleceğine ilişkin yaptıkları yorumlarda değinmeyi ihma ettikleri önemli bir konu var mı?               Yapay zekanın değil içinde bulunduğumuz sömürü ve tahakküm sisteminin asıl risk olduğunu söylemediklerine bakarsak, pozisyonları gereği en kritik noktayı ıskalıyor olabilirler Aslında bu "ıskalama" hali, teknoloji dünyasında sıkça gördüğümüz " teknolojik determinizm " (her şeyi teknolojinin sonucuymuş gibi görme) ve "politik körlük" ile doğrudan bağlantılı.              O kritik noktayı ve bu liderlerin neden orayı görmezden geldiğini şu birkaç başlıkt...

Canavarlar, Kapılar ve Kapitalizmin Bilinçdışı: Bir Şirket Ontolojisi

Resim
  Sermayenin dönüşümü ve Sevimli Canavarlar (Monsters İnc) Sinema,popüler kültür ürünü olsun olmasın, çoğu zaman iddia edildiği gibi sadece bir "eğlence" aparatı ya da yaratıcısının zihnindeki berrak fikirlerin bir projeksiyonu değil. Aksine, bir sanat eseri, içine doğduğu toplumsal formasyonun, ekonomik yapının ve tarihsel krizlerin "bilinçdışı bir haritası" olarak işlev görüyor.Buna göre bu perspektiften bakıldığında, Pixar’ın 2001 yapımı Monsters, Inc. (Sevimli Canavarlar) filmi,çocuksu bir neşenin ötesinde, kapitalist üretim biçiminin, küreselleşmenin ve özneleşme süreçlerinin en mahrem kodlarını barındıran bir alegori olarak incelenmeyi hak eden özellikler barındırıyor. Bu yazıda, bir animasyonun renkli piksellerinin altındaki o "kurucu katmanı" (siyasi ve ideolojik motifleri) deşifre etmeye çalışırken; somuttan soyuta, fabrikadan küresel pazara ve nihayetinde insan ruhunun derin çelişkilerine uzanan bir rota izleyeceğiz.Bu bağlamda Disney dünyasın...

Liberal Propagandanın Perdesini Aralamak: Memuriyet, Emek ve Dayanışma

Resim
  Bir Ezberin Hikâyesi Türkiye’de uzun yıllardır tekrarlanan bir ezber vardır: “Devlet şişkin, memur fazla, memurlar verimsiz.” Besim Tibuk ’un ünlü çıkışları (“grev yapsınlar da millet ne işe yaradıklarını görsün”) bu söylemin en bilinen sembollerindendir. Tibuk’un bu sözleri, yalnızca bir anekdot değil; Türkiye’de liberal ideolojinin kamu emekçilerine bakışının özlü bir ifadesidir. Oysa OECD verilerine bakıldığında tablo bambaşkadır: Türkiye’de kamu istihdamının toplam istihdam içindeki oranı %12–13’tür. OECD ortalaması ise %18–21 bandındadır (OECD, 2022). Yani Türkiye, kamu istihdamı bakımından düşük seviyedeki ülkelerden biridir. Buna rağmen, memur fazlalığı söylemi sürekli dolaşıma sokulmaktadır. Liberal İdeolojinin Türkiye’deki Seyri Liberalizm Türkiye’de hiçbir zaman Batı’daki gibi güçlü bir felsefi gelenek haline gelmedi. Daha çok, belirli tarihsel dönemeçlerde, özellikle de sermayenin ihtiyaç duyduğu anlarda öne çıkarıldı. 1950’lerde Demokrat Parti , “küçük devlet” ve “s...