Kayıtlar

tarih kitabı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

TRUMP'IN YENİ GÜMRÜK TARİFELERİ VE DAHA KAOTİK BİR DÜNYA

Resim
  2025 yılı Nisan ayında, ABD Başkanı Donald Trump “Liberation Day” adını verdiği yeni bir ekonomik kararla dünya ekonomisine adeta savaş ilan etti. Çin, Avrupa Birliği, Japonya ve Vietnam gibi küresel üretim merkezlerine yüksek gümrük tarifeleri getirerek, sadece ithalatı sınırlamakla kalmadı; aynı zamanda son kırk yılın küreselleşme modelini de hedef tahtasına oturttu. Bu yeni tarifelerle Trump, üretimi yeniden ABD topraklarına çekmeyi, iç pazarı korumayı ve Amerikan işçisini yeniden sistemin merkezine yerleştirmeyi vaat ediyor. Ancak bu iddialı hedeflerin ardında hem iktisadi hem de siyasi pek çok çelişki gizli. Dünya ise bu hamleye temkinli ve parçalı bir tepki veriyor. Çin misilleme tarifeleri hazırlarken, Avrupa Birliği diplomatik yollarla çözüm arayışında; Japonya ve Güney Kore gibi ABD müttefikleri ise ikili ilişkileri koruma adına açık tepki vermekten kaçınıyor. Türkiye gibi bazı ülkeler ise şimdilik daha düşük tarifelerle sistem içinde tutuluyor. Ancak bu yeni düzenin sür...

Eksen Kayması ve İnsanlığın Krizleri: Yeraltı Sularından Malthus ve Marx’a Bir Bakış

Resim
Giriş: Eksen Kayması Haberinden Çevresel Krizlere      Geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir haberde, Dünya’nın dönme ekseninde 80 cm'lik bir kaymanın meydana geldiği iddiası, dikkatleri çevresel sorunların yıkıcı etkilerine yeniden çekti. Bu haber, Dünya'nın jeolojik dengelerinin insan kaynaklı faaliyetlerden nasıl etkilendiğine dair somut bir örnek sundu. Araştırmalar, eksen kaymasının nedenlerinden birinin yeraltı sularının aşırı çekilmesi olduğunu ortaya koydu. Yeraltı suyu, yalnızca insanlar için değil, aynı zamanda tüm ekosistemler için hayati bir kaynak. Ancak, kontrolsüz kullanım nedeniyle bu kaynakların tükenmesi, Dünya'nın fiziksel yapısında dahi gözle görülür değişimlere yol açıyor.       Eksen kayması haberinde vurgulanan 80 cm’lik sapma, her ne kadar kısa vadede büyük bir felaket gibi görünmese de, yeraltı suyu kullanımı gibi uzun vadeli çevresel tahribatların doğrudan bir sonucu. Bu durum, aslında insanlığın doğaya müdahalesinin boyutlarını ve bu...

Savaşın Gerçek Galibi...

Resim
Karikatür : Pkuczy Karikatür bizi anlatıyor sanki.Ne kadar zor ülkemiz için barış!...Ne kadar uzağına düştük halkların kardeşliğinin... "Üç kişi onlar öldürdü ise beş kişi de biz öldürelim,onlara gününü gösterelim" diyenler bu kadar güçlü bu kadar her şeye hakimken, barışın hayalini bile kurmak imkansız denilecek kadar zor. Bizim ülkemizde akbabalardan ve başka türlü leş yiyicilerden başka hiç kimse zafer kazanamayacak... Görelim bu gerçeği artık....

Geçmiş Zaman Olur ki...

Resim
Uploaded with ImageShack.us Bir yerden hatırladınız mı bu karikatürü?Bunu ben çizdim çizmesine;ama buluş bana ait değil.İlk kimin çizdiğini bilmediğim,ama değişik çizerler tarafından tekrar tekrar çizilmiş bir karikatür...Ta çocukluğumdan hatırlıyorum..Ne gülmüştüm!..Aradan geçen zamana rağmen bir şey kaybetmemiş komikliğinden.Başka başka çizerler tarafından tekrar çizilip yeniden üretildiğine göre bunu görüp sevenler unutulmasını istemiyor olmalılar benim gibi...Ben unutmuştum aslında,teyze kızı hatırlatmıştı bana,"böyle bir karikatür vardı,hatırlıyor musun abicim?" demişti.Bunun unutulmasının haksızlık olacağına inandığım için yeniden çizdim.Eskiden gülüp geçerdim,altı üstü bir karikatürdü o zamanlar benim için.Ama artık neden komik olduğunun da cevabını bulmak zorunda hissediyorum kendimi. İntihar acı bir olay,her zaman hüzün yaratır,ama burada işin komik bir tarafı da olabileceği izlenimi yaratılmış.Balonla intihar eden balığın davranışının,adamınki ile mükemmel bir simet...

YILBAŞI HİNDİSİ!...

Resim
Uploaded with ImageShack.us Batılıların terk etmek için çırpındıkları bir çok şeyin bizim memlekette çok alıcısının bulunması çok ilginç bir durumdur.Batılılar belki bilerek belki bilmeyerek,kendi kültürlerine karşı yürütülen o kör düşmanlığa; en değersiz,en zararlı şeylerini ihraç ederek intikamını alıyor olabilirler...Kimbilir?... Hindi çok makbul bir hayvandır..Besleyicidir,sağlıklıdır.Hani batıda Türklerle "hindi" diye dalga geçiyorlar ya..Bunun çok ilginç bir hikayesi var.Hindi ile Amerika kıtasında İspanyollar ilk karşılaştıklarında,bu garip görünümlü kuşu "hindi" diye adlandırmışlar.Çünkü o zamanlar Amerika kıtası Hindistan sanılıyormuş.Daha sonra Amerika'nın yeni bir kıta olduğu anlaşıldığında,bu kuşun adı hindi olmaktan çıkıp "Turkey" olmuş çıkmış.Ama onlar,biz Türkleri aşağılamak yerine onurlanmamızı sağlayacak bir nedenle"Turkey" demişler bu kuşa.Çünkü o zamanlar Osmanlı toprakları çok genişmiş.Bu kuş Tunusla Cezayir arasında yaş...

KAN DAVASI VE TÖRE CİNAYETLERİ GERİ KALMIŞLIĞIN İFADESİ MİDİR?

Resim
Kan davası ve töre cinayeti gibi o zalim ve kanlı geleneklerin kürt nüfusu arasında yaygın olmasının başlıca nedeni "kürt sorunu"nun kendisi olamaz mı?Bu gelenekler,merkezi devletin otoritesinin ve hukukunun reddedilmesi ve kendi kanunlarını uygulamak istemelerinin bir ifadesi olamaz mı?Bu kanlı gelenekleri sürdürmelerinin en önemli nedenlerinden biri de merkezi otoritenin cezalandırma gücünün inkari ve asimilasyona direnme isteği olamaz mı?Kürtler hakkında fanteziler üretmek yerine onların varoluşsal gerçeklerine dikkatimizi verirsek,kimbilir ne acayip gerçeklerle karşılaşacağız!...

VE KARŞINIZDA ALLAHSIZ TOSBAĞA!...

Resim
Her yerde illa ki çıkar birisi..Nuh'un gemisine topladığı hayvanların arasından da bu tosbağa çıkmıştı...Öyle yavşak yavşak konuşuyor,olur olmaz sorular soruyor,aklınca Nuh ve taifesi ile dalga geçiyordu.Nuh bu tosbağaya son bir şans vermek istedi.Dedi ki "Ey gafil,doğru yola gel...Buradaki herşey Tanrının mucizesidir,her şeyin mantıklı açıklamasını bekleme..." Ama tosbağanın akıllanmaya niyeti yoktu ."Ben" dedi "keriz değilim.Her şeye saf saf inanmam." Nuh umutsuzca başını sağa sola salladı.Bu tosbağa için yapılacak tek şey kalmıştı.Gemiden aşağı atacaktı puştu...Ama tosbağa böyle bir şeyin olabileceğine hiç ihtimal vermemişti.Sanıyordu ki o alternatifsiz,onun yeri dolmaz.Nuh onu atmaya karar verse bile,dişisi kendisine sırılsıklam aşık olduğu için,Yalvarıp yakarır,Nuh'u vaz geçirir.Fakat Nuh'un yeni bir erkek tosbağa bulmak için zamanı vardı.Dişi tosbağanın da umurunda değildi eşinin gemiden atılacak olması.Kendi istemişti...Tosbağa gemiden ...

AYAKLARA DİKKAT!...

Resim
Sefere çıkan cengaverlerine söylev veriyor padişah.Onu pür dikkat dinliyorlar.Padişah onlardan, büyük ve ulu bir devletin askerleri gibi davranmaları için söz alıyor.Onlara bir dünya imparatorluğunun askerleri olduğunu hatırlatıyor.O nedenle bu devletin askerleri imiş gibi davranmalarını istiyor,bir yağma ve çapul çetesinin şakileri gibi değil.Onlar bütün içtenlikleri ile haykırarak and içiyorlar haşmetli nasıl emrediyorsa öyle davranmak için er meydanında. Ama ayaklara dikkat!...ayaklar kalkıyor!... Böyle bir karikatürün ait olduğu bir gerçeklik dünyası var mıdır?Padişah sefere çıkan askerlerinden yağma ve talan yapmamaları için söz almış mıdır?Askerler söz vermekle kalmamış,bu şiara sonuna dek bağlı kalmışlar mıdır?Resmi tarih anlayışımıza bakarsanız,bundan şüpheye bile düşmemek gerekir.Bize Osmanlının garp diyarına medeniyet ve insaniyet götürdüğünü,Osmanlı idaresinin gayri müslümlere eşit değilse bile yeterince adil davrandığını telkin ederler.Öyle bir romantizm yaratılır ki geçmi...