MAKİNELERİN EVRİMİNDE İNSANIN YERİ
Taş Baltanın İlk Kıvılcımı İlk taş balta, insanoğlunun parmaklarından kopup toprağın üzerine düştüğünde, sert bir ses çıkardı. O ses yalnızca iki taşın çarpışması değildi; milyonlarca yıl sürecek bir hikâyenin ilk yankısıydı. O taş, aç karnın hıncıyla yapılmış olabilir, ama eline alan sadece karnını doyurmadı; kendini de biçimlendirdi. Çeliği henüz keşfetmemiş eller, zihni yeniden şekillendiren ilk darbeyi o gün vurdu. Stanley Kubrick , 2001: Bir Uzay Macerası’nda bu anı başka bir dile çevirdi. İlkel insanın havaya fırlattığı kemik, gökyüzünde ağır ağır dönerek bir uzay gemisine dönüştü. Bir aletin binlerce yıllık evrimini tek bir kesmeyle zamana çiviledi. Sahnede kemik, insanın elinden kurtulmuş gibiydi; kendi yoluna gidiyordu. Bu, insanın hikâyesi kadar, belki de aletin kendi hikâyesiydi. Belki biz, aletleri doğuran ellerin sahibi değiliz; belki onlar bizi, kendi evrimlerini hızlandırmak için kullandılar. Nasıl bir virüs hücreyi kopyalama fabrikasına çevirirse, belki de aletler,...