Kayıtlar

sosyal haklar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Liberal Propagandanın Perdesini Aralamak: Memuriyet, Emek ve Dayanışma

Resim
  Bir Ezberin Hikâyesi Türkiye’de uzun yıllardır tekrarlanan bir ezber vardır: “Devlet şişkin, memur fazla, memurlar verimsiz.” Besim Tibuk ’un ünlü çıkışları (“grev yapsınlar da millet ne işe yaradıklarını görsün”) bu söylemin en bilinen sembollerindendir. Tibuk’un bu sözleri, yalnızca bir anekdot değil; Türkiye’de liberal ideolojinin kamu emekçilerine bakışının özlü bir ifadesidir. Oysa OECD verilerine bakıldığında tablo bambaşkadır: Türkiye’de kamu istihdamının toplam istihdam içindeki oranı %12–13’tür. OECD ortalaması ise %18–21 bandındadır (OECD, 2022). Yani Türkiye, kamu istihdamı bakımından düşük seviyedeki ülkelerden biridir. Buna rağmen, memur fazlalığı söylemi sürekli dolaşıma sokulmaktadır. Liberal İdeolojinin Türkiye’deki Seyri Liberalizm Türkiye’de hiçbir zaman Batı’daki gibi güçlü bir felsefi gelenek haline gelmedi. Daha çok, belirli tarihsel dönemeçlerde, özellikle de sermayenin ihtiyaç duyduğu anlarda öne çıkarıldı. 1950’lerde Demokrat Parti , “küçük devlet” ve “s...

Trump, Korumacılık ve Göçmenler Üzerinden Bir Analiz

Resim
  Kapitalizm, tarih boyunca krizlerle yoğrulmuş ve bu krizleri aşarken insani bir kimliğin temsilcisi olduğu iddiasını taşıyan maskeler takmayı başarmış bir sistemdir. Ancak bu maskelerin ardında, sermayenin sömürü mekanizması, insan emeğini ve toplumsal dayanışmayı zayıflatma eğilimini sürdürmüştür. Karl Marx’ın da dediği gibi, “Sermaye, kan ve pislikle kaplı her gözenekten damlayarak doğar ve gelişir” (Marx, Das Kapital). İşte bu sömürü düzeni, tarihsel olarak sosyalizmin baskısıyla törpülenmiş, ama bugün yeniden tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkacak şekilde cilasının aşınıp sıvalarının döküldüğü yeni bir evreye girmiştir. Sosyal ve Demokratik İyileştirmeler: Sosyalizmle Gelen Bir Armağan Kapitalist ulus devletlerin 20. yüzyılın ortalarında gerçekleştirdiği sosyal ve demokratik iyileştirmeler, kendi iç dinamiklerinden daha çok, sosyalizme karşı yürütülen ideolojik ve ekonomik bir mücadeleden kaynaklanıyordu. Eric Hobsbawm’ın dediği gibi, “20. yüzyıldaki en önemli gelişme, sosyal...