Kayıtlar

hayatı öğrenmek etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kızgın Sac Üzerinde Ritim Tutmak: Hakikatin Gerçeküstü Çilesi

Resim
Arada bir ailemle  geçtiğimiz  bir hiper market koridoru, bugün   hayatımın orta yerine açılmış bir uçuruma dönüştü.  Elimde  en gündelik ihtiyaçlar, zihnimde  pazar gününün o görece sakin huzuru varken, bir rafın başında o suretle burun buruna geldim: Hayatıma, hakikatime ve en temel varoluşsal doğrularıma  karşı "yalanı" bir zırh gibi kuşanmış, bir mahkeme tutanağında masumiyetimi kirletmeye yeltenmiş o figürle. Mahkemede aleyhime yalancı tanıklık etmiş o kişiyle. O an, marketin parlak ışıkları aniden soldu  ve kendimi, zemini ayağımın  altından kaymış, dibi görünmez bir çukurun içinde buluverdim. Bu, sadece talihsiz bir karşılaşma değildi; bu, bir insanın, sistemin en kirli ve en hantal dişlilerinden biriyle yaşadığı o sarsıcı, soğuk ve çıplak yüzleşmeydi. Bu karşılaşmanın zihinde yarattığı o keskin, kırmızı öfke, sadece o şahsa yönelik tekil bir kızgınlık değildi. O şahıs, aslında daha büyük, daha hantal ve daha acımasız bir mekanizm...

Ankara Dünyanın Neresinde Yer Alır?

devin uyanışı | izlesene.com Bu kısa film New York  ya da Los Angeles gibi şehirler örnek alınaak yapılmış.Dev adamlarla minik adamlar aynı ortamı paylaşıyorlar bu şehirde.Cüce adamların içine koskoca bir yemek işleme fabrikası kurdukları yer,dev adamlardan birinin pizzasının artığı..Minik adamlar her yeri sarmışlar.Ama onların yarattığı uygarlık dev adam için çöplük,kokuşma ve kirlenme anlamına geliyor.Bir elektrik süpürgesi sipariş ediyor ve minik adamların (haşere ve böceklerin!)  oracıkta kurmuş oldukları kent, kısa bir zamanda silinip süpürülüyor. Hollywood'un hızlı kurgu ve görsel efektlerine,manipülatif müziğine karşı bir antipatiniz yoksa zevkle izleyebileceğiniz türden bir kısa film.Bu film beni türlü türlü düşüncelere sürükledi.Devasa metrpollerdeki  içindeki sınıf mücadelesi,bu savaşta güçlerin  eşitsiz ve adaletsiz dağılımı üzerine düşünmeye  davet ediyordu bizi .Birileri orada sonsuza kadar sürebilecek bir yaşam tarzı bir kültür yapabilir,ama...

Oğlumun arkadaşı ile oyuncak kavgası!...

Videoyu eşim çekmiş.Kırmızı oyuncak arabayı kapıp vermek istemeyen,kapı komşumuzun minik oğlu Eren. ”Oyuncağımı aldı” diye kıyameti koparansa,oğlum Berk. Genç bayan, Eren’in annesi Zerrin Hanım, yaşlı bayan ise benim annem…Bizimki ağlıyor,çırpınıyor,kendini yerlere atıyor;ama Eren,bizimkinin inadına daha güçlü bir inatçılıkla karşı koyuyor…Videoyu çeken eşim,doğru bir şey yapmadığını anlatmaya çalışıyor bizimkine,ama dinletemiyor…Daha sonra Eren’in annesi,Eren’e,oyuncağı geri vermesi için dil döküyor,fakat o da başarılı olamıyor… Bu videoyu Oğlum Berk,defalarca,on- onbeş kez ardı ardına izledi. Kandırmayı başaramasam daha da kimbilir kaç kez izleyecekti! Videoda kendini göstererek “Eren onu ağlattı,kırmızı arabayı vermedi” diye mırıldandı sonra.Şaşkınlık vardı,öfke vardı sesinde…Kendisine ait bir şeyi nasıl olup da vermediğini bir türlü anlayamıyordu. Ona acıyordum.Sanki gerçek bir haksızlığa uğramış,sanki ben uğramışım gibi…Ama yapacak bir şey yoktu.Öğrenmek zorunda olduğu bir gerçe...