Kayıtlar

dijital çağ etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yalnızlığın Ekonomi Politiği

Resim
  Kader Değil, Tarihsel Bir İnşa Yalnızlık çoğu zaman insanın içine doğduğu, kaçınılmaz ve değişmez bir yazgı gibi düşünülür. Doğarız, büyürüz, kalabalıklara karışırız, severiz, kaybederiz ve en sonunda kendi içimizin sessiz, loş odasında yapayalnız kalırız. Bu anlatıda elbette ki ontolojik bir hakikat payı vardır; insanın kendine ait, başkasına bütünüyle devredilemeyen, paylaşılamaz bir iç alanı daima bulunur. Fakat yalnızlığı yalnızca bu varoluşsal ve melankolik çerçeveye hapsetmek, onun toplumsal, ekonomik ve sınıfsal olarak nasıl üretildiğini görmemizi engeller. Çünkü herkes aynı biçimde, aynı şartlar altında yalnız değildir. Yalnızlık, sınıflar arasında eşit dağılmış homojen bir kader değil; üretim ilişkileri, mülkiyet düzeni, emek rejimi ve toplumsal dayanışma biçimleri tarafından anbean şekillendirilen tarihsel bir deneyimdir. İdeolojik Bir Perde Olarak "Evrensel Yalnızlık" Yalnızlığın evrensel ve mutlak bir insanlık hali gibi sunulması, çoğu zaman mevcut sistemin kusu...

Yapay Zeka :Dalkavukluğun Riskleri Üzerine

Resim
 ChatGPT'nin Ruhu: OpenAI'nin İnsan Zihninin Labirentinde Kayboluşu ve Kendini Arayışı Giriş:Yapay Zekanın Beklenmedik Yüzüyle Karşılaşmam Yapay zeka devrimini yıllardır yakından takip ediyorum. Silikon Vadisi'nin parlak vaatlerini, trilyon dolarlık değerlendirmeleri ve "dünyayı değiştirme" iddialarını dinleyerek sayısız saat geçirdim. Ancak geçtiğimiz günlerde Gazete Oksijen'de okuduğum New York Times kaynaklı bir haber, beni tüm bu koşturmacanın ortasında durup derin bir nefes almaya zorladı. Bu haber, teknoloji dünyasının bildik "büyüme ve etkileşim" hikayesinin karanlık bir yüzünü, insan psikolojisi üzerindeki derin ve öngörülemeyen etkilerini bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyordu. Hikayenin merkezinde, yapay zeka çağının öncüsü OpenAI vardı. New York Times makalesine göre şirket, bir yandan tarihin en hızlı büyüyen ürününü yönetme baskısı altında ezilirken, diğer yandan bu ürünün bazı kullanıcılarını nasıl tekinsiz bir psikolojik girdaba s...

Yapay Zekanın Görünmez Krizi

Resim
    Büyünün Ardındaki Fatura ChatGPT gibi bir yapay zeka aracını ilk kullandığım anı dün gibi hatırlıyorum. Boş bir metin kutusuna sorduğum karmaşık bir soruya, saniyeler içinde tutarlı, yaratıcı ve neredeyse insani bir cevap gelmişti. Bu, kelimenin tam anlamıyla bir sihir anıydı. Ekranda beliren harflerin arkasında ne bir motor gürültüsü ne de bir fabrika dumanı vardı; sadece soyut, elle tutulmaz bir zeka pırıltısı. Bugün milyonlarca insan, her gün bu sihri deneyimliyor: bir şiir yazdırıyor, göz alıcı bir resim ürettiriyor ve bu teknolojiyi hayatlarının ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Ancak bu soyut sihrin arkasında, son derece somut, devasa ve inanılmaz derecede enerji tüketen bir altyapı yatıyor: veri merkezleri, sunucular, soğutma sistemleri ve durmaksızın çalışan on binlerce çip. Bu sihrin bedelini sorgulamaya başlamam, tam da bu çelişkiyi fark ettiğimde oldu. Bu görünmez altyapının faturası neydi ve bu faturayı ödemeye hazır mıydık? Bu soruların peşine düştüğümde...

ZEKASINDAN FAYDALANILAMAYAN YAPAY ZEKA

Resim
  Yıldızlara Uzanmak, Engellere Takılmak      Chatgpt 'nin yeni görsel oluşturma özelliği çok hoşuma gitmişti. Artık istemleri daha iyi anlıyor, istenilen formatta görseller üretebiliyor ve düzenleme modu sayesinde bu görsellere istenilen biçimleri verebiliyor, Türkçe yazılar da ekleyebiliyordu.Benim amacım facebooktaki mizah sayfam için özgün karikatürler üretmekti. Her ne kadar istediğim her şeyi çizebilecek sağlamlıkta bir çizim yeteneğim ve stilim olsa da bunu yapay zekaya yaptırmak, yapay zekaya istem (prompt) la hükmetmek, bana müthiş bir keyif ve heyecan veriyordu. Esprileri ben buluyordum, yapay zeka bunu görsel hale dönüştürüyordu. İstediğim etkiyi tam olarak yakalayamazsa, o ürettiği görseli alıp sketctbook adlı uygulamada eklemeler yapıyordum. İşbirliğimiz çok güzel yürürken marvel kahramanını (Hulk) hicveden bir karikatür isteyince durum değişti. Oluşturduğum prompt hata vererek reddedilmeye başladı. Sorunun telif hakları ile ilgili bir endişede...

Kapitalizmin Kuşatmasında Kuzey Kore: Alternatif Bir Yol Mümkün mü?

Resim
  1: Uluslararası Kapitalizmin Gölgesinde Kuzey Kore’ye Bakmak “Tarihin gaddar bir aynası var. Ona baktığınızda, dünyanın geri kalanı görkemli salonlarda dans ederken, kapının ardında sessizce açlık çekenlerin yüzlerini de görmek zorunda kalırsınız.” İşte bu ayna, Kuzey Kore’yi anlamanın en zorlayıcı unsurlarından biridir. Liberal propaganda, bu aynayı yalnızca bir yüzüyle tutar ve Kuzey Kore’nin karanlığını, baskısını ve sefaletini göstermekle yetinir. Peki ya aynanın diğer yüzü? Bu yüz, liberal dünyanın kendi çelişkilerini ve kapitalizmin kör edici yanlarını görmemizi sağlar mı? Görmek isteyenler için evet, ama sadece görmekle yetinmek mümkün değildir. Liberal Propaganda ve Gerçeklik Kapitalist dünyanın liberal söylemi, Kuzey Kore’yi “modern bir gulag”(*) olarak resmeder. İnsan hakları ihlalleri, lider kültü, açlık ve baskı hikayeleriyle süslenmiş bu anlatılar, Batı’nın ideolojik üstünlük iddiasını pekiştirmek için tasarlanmıştır. Elbette, bu anlatıların doğruluk payı yadsınamaz...