Kayıtlar

eskizler ve notlar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kadına Şiddet

Resim
Kadına karşı şiddet,evrensel bir sorundur ve ne yazık ki dünyanın her yerinde vardır.Ama bizim toplumumuzda dünyanın her yerinde görülenden daha fazla bir şey vardır.Polisinden savcısına,din adamından öğretmenine kadar her mertebede normal sayılan,erkeğe ihsan edilmiş bir hak gibi algılanan bir olgudur...Bu nedenle davaların sonuçsuz kalmasında,polisin olay yerine hep geç gelmesinde,zorbaların kovuşturulmamasında, şiddetin toplumca normal karşılanmasının büyük payı vardır...

Derin denizlere gömülen korku

Resim
Usame Bin Ladin'i öldürdüğü söylenen CIA'in cesedini denize gömmesinin nedeni,adına türbe yapılıp şefaat dilenilmesini engellemekmiş.Amerikalılar Usame'nin bir direniş sembolü ve figürüne dönüşmesinden ödü patlıyor besbelli.Fakat kendini Usame ilan edenlerden,Usamenin aslında ölmediği hatta ölümsüz olduğu iddialarının vereceği ilhamdan nasıl koruyacak acaba?Usamenin, deniz Tanrısı Neptün gibi elinde üç dişli yabası ile dirilip cihat ilan etmesi için mi gömdüler onu oraya?..(Dikkat:Üç dişli yaba yalnız mitolojik denizler tanrısı Neptün'ün değil şeytanın/mefistonun da simgesidir aynı zamanda!)Bir cinayet işledikten sonra delilleri yok etmek için cesedi denize atan o klişeyi nasıl da çağrıştrıyor bu olay dikkatinizi çekti mi?Acaba hangi sırlar gömüldü Usame'den başka denize?Katil olduğu söylenen kişi hiç bir açıklama yapılmadan infaz edildiğine göre,Usame'nin aslında Amerikanın hesabına çalışan biri olmadığına nasıl inanacağız?11 eylül saldırılarının aslında CIA ...

Kavanozun içindeki turuncu balık

Resim
Üç yaşındaki oğlum dün bir ara bayağı mutsuz hisediyordu kendini.Nedeni ise,her geçen gün ne kadar tuhaf olduğunu keşfettiğimiz kapı komşumuz,aynı yaşta oğlunu Bizimkiyle oynasın diye bırakması,yarım saat sonra da oğlumun bağırış çağırışlarına aldırmadan alıp götürmesiydi...Bu kadın gerçekten tuhaftı.Çocuğunu oynasınlar diye mi göndermişti yoksa hapishaneye ziyarete mi göndermişti,anlamakta güçlük çekiyorduk.Hep aynı şeyi yapıp oyunlarını bozuyordu.Bu kadarına da yeter artık edim,bağırdım çağırdım.Eşime"bir daha göndermesin" dedim.Her seferinde aynı şeyi yapıp çocuğu mutsuz etmesine artık katlanmamasını öğütledim. Berk'in(oğlumun) mutsuzluğu geçsin diye çarşıya çıkardık onu.Yorgundu,uyuya kaldı.Akvaryum balıkçısına girdik.Yüzlerce küçük balıktan,bir iki muhabbet kuşu bir de papağandan oluşan küçük bir dükkan..Ama bir şey daha vardı,minik bir yavru köpek.On onbeş metrekarelik dükkanda köpeciğin zor şer sığdığı üstelik dışarısını da görecek penceresi olmayan bir kafeste tut...

Yaşamına kendi isteği ile son vererek 2002 yılında aramızdan ayrılan Sevgili Dostum Zafer ekin Karabay için...

Resim
sesini tenime gizliyor bir karanlık, uyuyorum. bulduğum ilk mitolojide kaybediyorum tanrıyı. rüyalarımdan mahno'yu sorumlu tutup paris'te veremden öldürüyorum gerçekleri. babam ajans haberlerinde kendisinin ölümünü dinliyor ve bana gelmeden önce eurydic'i üçüncü kez kaybediyor orpheus uyanıyorum, sevgilimin gözlerinde ancak bir kadının çekebileceği kadar acı. durgunluk ve sokaktaki susku. yüzüme elektrik faturaları çarpıyor, kimlik kartım ve sınavlarım. çatılarda kuşların her zamanki konukluğu. ansızın dönüyorum odama, odamda uçları eprimiş bir halı ve acıları genç werther'in ZAFER EKİN KARABAY(1975-2002) Genç werther'in acılarından bahsediyor şiirinde Zafer...Ama ben tanıyordum onu,biliyorum aşk acları değil bunlar;Onun asıl ilgisini çeken Werther'in intihar etmesi hikayenin sonunda...Şiirleri bu temanın etrafında dönüp dolaşıyor,bir kelebeğin ışığın etrafında dönüp durması gibi..Ölüm ile ışık benzetmesi çok yadırgatıcı,ama zafer ölümü ışığı ...

KAN DAVASI VE TÖRE CİNAYETLERİ GERİ KALMIŞLIĞIN İFADESİ MİDİR?

Resim
Kan davası ve töre cinayeti gibi o zalim ve kanlı geleneklerin kürt nüfusu arasında yaygın olmasının başlıca nedeni "kürt sorunu"nun kendisi olamaz mı?Bu gelenekler,merkezi devletin otoritesinin ve hukukunun reddedilmesi ve kendi kanunlarını uygulamak istemelerinin bir ifadesi olamaz mı?Bu kanlı gelenekleri sürdürmelerinin en önemli nedenlerinden biri de merkezi otoritenin cezalandırma gücünün inkari ve asimilasyona direnme isteği olamaz mı?Kürtler hakkında fanteziler üretmek yerine onların varoluşsal gerçeklerine dikkatimizi verirsek,kimbilir ne acayip gerçeklerle karşılaşacağız!...

BENİM İÇİN AĞLAMA!

Fethullah Hoca ağlıyor,ağlatıyor!...Önce Kuranı gösteriyor,sonra çocuk gibi ağlıyor,sonra "Kuran yetim!" diye bağırıyor..Sonra dinleyen cemaat haykırmaya,kendini paralamaya başlıyor."Çığlıklarınıza kurban olayım"diyor..Daha çok haykırma sesleri..Arada Kurandan arapça ayetler,sonra Ressulullah hikayeleri..Nedir bu?Toplu bir deşarj olma ritüeli mi?Samimi bir inanç ifadesi mi?Bir günahtan arınma ayini mi?Kim için ağlıyorlar?..Kendileri için mi,yoksa kendileri gibi olamayanlar,mesela bizler için mi?..Hoca şimdi Abd'de...28 şubat döneminde kendisine karşı palazlandırılmış kampanya olmasa da şimdilik geri dönmeye niyetli görünmüyor.En sson Hanefi Avcı,onun emniyetteki akıllara zarar gücünü bir kıyamet alameti gibi gündeme getirdi biliyorsunuz.Kimilerine göre ömrünü eğitime ve ülkenin kalkınmasına adamış zararsız bir bilge kişi.Kimilerine göre gün gelip cübbe ve sarığı ile iktidar piramidinin tepesine oturup Türkiyenin çağdaş değerlerine elveda diyecek bir karşıdevrim ...

SAVUNMA ÇİZGİSİ Mİ?SAVUNMA ALANI MI?

Resim
Her türlü sivil özgürlüğün teminatı ve asgari koşulu olan laikliği savunmanın şimdiye kadar CHP’nin tekelinde olması,bu topraklarda laiklik kavramının başına gelmiş en büyük felakettir kanımca.. Hikayeyi biliyoruz.Atatürk işgal güçlerine karşı bir savunma çizgisi oluşturulmasını savunanlara karşı”Hat-ı müdafaa yoktur,sath-ı müdafaa vardır;o satıh bütün vatandır” diyerek karşı çıkmıştı.Laikliği tekeline almış görünen CHP,Atatürk’ün kurtuluş savaşındaki ana fikrini laiklik kavramına uyarlardı.Laikliği savunmak adına savunma çizgisi değil,savunma alanı fikrini benimsedi bu güne kadar.Yani laikliğe aykırılık şüphesi bulunan her hareketin üzerine şiddetli bir şekilde gidilmeliydi bu fikre göre.Örneğin üniversitelerde türban serbestisi getirmek,demokratik bir hakkın verilmesi değil,laik rejimi değiştirme planının bir parçası idi bu yaklaşıma göre.Böyle bir laiklik anlayışının kimin ekmeğine yağ sürdüğü artık çok açık durumda. YAZININ DEVAMI