Zamanın Şantiyesi ve Ruhu
Zamanı, saatin kadranına tıkılan pirinç dişlilerden ibaret sanırız. Oysa takvimler, zamanın cesedini ölçer ancak. Dün, toprağa verilip üzeri örtülmüş bir ölü değildir; yarın ise sisler arkasından üzerimize doğru yürüyen çehresiz bir hayalet... Gelecek, kendiliğinden kapımızı çalan edilgen bir vaktin adı değil; bugünün tozlu, gürültülü şantiyesinde avuçlarımızla yükselttiğimiz mimarî bir inşadır . Ve hiçbir gökdelen, harcı aralıksız karılan canlı bir temel olmaksızın uzayamaz göğe. Bugün dediğimiz o daracık eşik; geçmişin tortusuyla geleceğin çekim gücünün öylece el sıkıştığı pürüzsüz bir düzlük değildir. Bugün, her mikro salisede bu iki devasa nehrin göğüs göğüse geldiği, kayaların ufalandığı, köpüren bir çarpışma yatağıdır . [ GEÇMİŞ ] ───(Süre / Kartopu)───► │ 💥 [ BUGÜN ] ───► [ GELECEK ] (Çarpışma / İnşa) (Mimari Tasarı) ...