Kayıtlar

sinema-tv etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Gönlümüzün Şampiyonu Sercan Yenice & Pascal

Resim
Tabiatı çıkarlarımız uğruna ezip yok ettiğimiz,her şeyi kendi rahat ve konforumuz için araçlaştırdığımız bir dünyada ne güzel bir manzara bu!...O sokaklarda çoğalıp sayılarının artmasından nefret ettiğimiz,belediyenin buna bir çare bulması için içten içe yalvardığımız köpekler,ne müthiş,ne zeki,ne duyarlı yaratıklarmış meğerse!..Paskal bunu kanıtlamadı mı?Ezip yok ettiğimiz tabiat,orada idi işte.Paskalın kılığına girmiş,bizlere doğa ile nasıl ilişki kurabileceğimizi fısıldıyordu. Yetenek Sizsiniz yarışmasını sürekli izlemek gibi bir takıntım yok.Ama finali izlediğime değdi.Yarışmacıların müthiş performansı nedeniyle değil,Sercan Yenice ve sevgili dostu Pascal'ı tanıma fırsatı bulduğum için.Köpeği ile oluşturduğu o mükemmel uyum,Pascal'a karşı davranışlarındaki o müthiş insancıllık,köpeğin performansını ödüllendirirken davranışlarındaki o yapmacıksız sevgi o denli etkiledi ki beni,keşke mümkün olsaydı da,bu müthiş adama sarılabilseydim!...Hayvanları seviyorum,ama ne yazık ki fob...

Emir Kustarica'nın Gözünden Maradona

Maradona Kendi Şarkısını söylüyor Yükleyen hakanipek6 YAZIYI OKUMADAN ÖNCE VİDEOYU İZLEYİNİZ Maradona:Bütün zamanların en iyi oyuncusu…En azından Pele ile ilgili kulaktan dolma şeyler işitip,Maradona gibi bir efsaneyi beyazcamda da olsa kanlı canlı görmüş olan benim kuşağım için öyle.Aslında o Pele kadar vakur,dengeli biri değildi.Ancak Pele,bir futbol efsanesinden çok,işbilir bir politikacıya benziyor bu gün için.Maradona ise,kendine özgü isyanı,non konformizmi,inişli çıkışlı yaşantısı ile kendi pırıltısında yanıp gitmiş efsane rock yıldızlarına,hayatı kaymış şairlere ya da kendi saplantılı dünyalarının tutsağı olmuş deli dahi bilim adamlarına benziyor.Bütün megalomanisine rağmen Pele gibi burnu büyük gözükmüyor,sanki aramızda,mahallemizin deli dolu komşusu,bizden biri… Kendisi de futbol oynamış Kustarica,bir futbol efsanesinden çok,Meksikalı bir devrimciye benzettiği Maradona’nın çok ilginç bir kişiliği olduğunu düşünerek onunla ilgili bir film-daha doğrusu belgesel-yap...

TATSIZ GERÇEKLERİN FİLMİ:YUMURTA

Bir sahne ile "Yumurta" Yükleyen hakanipek6 YAZIYI OKUMADAN ÖNCE VİDEOYU İZLEYİNİZ İzleyicinin büyük çoğunluğu tarafından sevilmemesinde şaşılacak bir şey yok.Çünkü Yumurta,oldukça tatsız gerçeklerden bahsediyor.Ayrıca katılıma davet ediyor seyirciyi.Manüpülasyon yapmıyor,heyecanlı,sarsıcı olmak için kendini zorlamıyor.Filmin meramı olan o tatsız,tuzsuz gerçekler,gündelik hayatın hayli sıradan sayılabilecek olguları içinde sunuluyor “Yumurta” Semih Kaplanoğlu’ nun çok tartışılan filmiydi.Siyad ödüllerinin tamamını kazandıktan sonra,medyada -genelde sinema yazarı olmayan- kimi yazarlar “seyircinin beğenmediği,anlaşılmaz ve sıkıcı” olduğunu söyledikleri böyle bir filme neden bütün ödüllerin verilmiş olduğunu anlamadıklarını söylüyorlardı.Gelgelelim meslekten eleştirmenlerin çoğu yere göğe sığdıramadı bu filmi.Üstelik altın portakal ve yurtdışı festivallerde beğeni ve çeşitli ödüllerle karşılandı.Bugün artık Semih Kaplanoğlu dünyanın en önemli ödüllerden biri olan Berlin ...

İnsanın kaderine boyun eğerken kaderini seçtiği o an:Kader Anı!..

Kader_ Anı Yükleyen hakanipek6 . - TV dizilerini ve programlarını online izleyin. Önemli not:Yazıyı okumadan önce videoyu izleyiniz!.. “Kader” Zeki Demirkubuz’un temel izleklerinin en olgun ve en görkemli biçimde boy gösterdiği filmidir.Bana kalırsa filmografisinin en iyisi.İnsana dört bir yanı alevlerle çeper içine alınmış bir cehennem tasviri izlenimi veren bir dünyadır bu KADER Mİ? YAZGI MI? İnsanın yaşamı kendi özgür iradesinin ve özgür seçiminin bir sonucu mudur?Yoksa özgür irade, davranışlarımızın kökeninde temel nedenleri bilemeyişimiz yüzünden yaşadığımız bir yanılsama mıdır?Bunlar çoğumuza beylik felsefi sorunlar gibi görünebilir.Çoğunlukla kendi yaşamımızı kendi tercihlerimiz doğrultusunda özgürce kurduğumuza inanma eğilimindeyiz.Ne var ki,yaşamda genellikle özgürce seçimler yapma şansını kaçırırız.Tecrübesizliğimizden,davranışlarımızın bütün sonuçlarını önceden kestirebilme imkansızlığımız yüzünden.Ya da hata yaptığımızı göre göre,hiç istemediğimiz yönlere savurur kimi...

Üçüncü Sayfa: Meşru zemini ve meşru vasıtaları olmayan film...

Üçüncü Sayfa Yükleyen hakanipek6 . - Film ve TV kanalındaki diğer videolara göz atın Önemli not:Yazıyı okumadan önce videoyu izleyiniz!.. İnsanların başkalarınca yazılmış senaryolarda istemedikleri rolleri oynadığı,kurtarılmayı bekleyen kişilerin kurtarıcı rolüne soyunmak zorunda kaldıkları,en iyi oynanılabilen rolün kurban rolü olduğu bir dünyanın filmidir “Üçüncü Sayfa ”.. BİR SAHNE ÜZERİNDEN "ÜÇÜNCÜ SAYFA" İstanbulda –sigara yasağı uygulanmazdan yıllar önce-dumana boğulmuş kahvehanelerden biri.Ozamanki Cumhurbaşkanı Demirel,televizyonda,kendisine sorulan bir soru üzerine,”açık toplum”kavramına o çok bilinen üslubuyla ‘açıklık’ getiriyor.”Meşru zeminler ve meşru vasıtalarla olması koşuluyla,herkesin dilediğini söylemesinin demokrasi gereği “olduğunu söylüyor.Sanki oyunun kuralları mükemmelmiş de,bütün suç, oyunu kurallarına göre oynamak istemeyen mızıkçı oyunculardaymış gibi… O sırada televizyonun hemen altındaki masada,çok büyük ciddiyetle okey oy...

“YUMURTA” FİLMİ ÜZERİNE BİR KAÇ NOT

Resim
      Filmin anlaşılmaz tuhaf görünmesinin en önemli nedeni de burada..Bir aydın olma sevdasına kapılıp da bunun uğruna bedel ödemeyi göze alamayıp yarı yolda kalmış  insanların içlerindeki Yusuf’u bastırmaları ve bilinçdışına itmeleri,filmin o kasvetli,soğuk ve hatta ürkütücü dünyasına girme yolunda doğal bir engel oluşturuyor…    SEMİH KAPLANOĞLU,Yusuf üçlemesi adını verdiği üç filminin sonuncusu ile hala Avrupanın en prestijli ödüllerinden biri olan Altın Ayıyı kazandı.Üçlemenin ilk filmi “Yumurta”yı sinema eleştirmenlerinin çoğu yere göğe sığdıramamış ve Siyad ödüllerine boğmuşlardı.Fakat medyanın önemli bir kısmı ve sinema izleyicilerine oldukça tuhaf gelmiş,bu filme bunca ödül verilmesini oldukça yadırgamışlardı.Sanıyorum Altın Ayı ile Semih Kaplanoğlu’nun başarısı uluslararası alanda taçlandırıldıktan sonra bu zor filmleri çözümlemeye daha istekli olacak izleyiciler..     Böylesine anlaşılmaz bulunmasının en önemli nedenl...

MERAKLI KOYUNLAR : Çok Meraklı,çok yaramaz,ama yine de koyunlar işte!…

Resim
  İZLEMEK İÇİN    http://www.vimeo.com/2015565 Bazıları ilginç şeyleri çarçabuk keşfederler,onlara bir sözümüz yok.Ben bu 'Meraklı Koyunlar'ı henüz yeni keşfettim.BBC televizyonunda yayımlanan (inşallah yanlış bilgi değildir!) bir animasyon dizisi bu.İlk sezonu 40 bölüm olarak yayımlanmış.Wallace ve Glomit/Yaramaz Tavşana Karşı,Tavuklar Firarda gibi animasyonlarını izleyip hayran olduğumuz Nick Park ile Steve Box'ın işi.Oyun hamuru ile yapılmış karakterler stop mation tekniği ile kare kare çekilerek oluşturulmuş.Orta yaşlı,gözlüklü,tıknaz bir çiftçi,onun sadık çoban köpeği ile birlikte yaşıyorlar.İçlerinde biri aşırı şişman ve obur,bir tanesi emzikli ve yanından ayıcığını ayırmayan minik bir kuzucuk ve deha derecesindeki zekası sayesinde grubunun doğal lideri olan genç kuzu Shaun...Çok yaramazlar,her seferinde birşeyler yapıp ortalığı karıştırıyorlar ve onların yarattıkları karışıklığı düzeltmek de sadık çoban köpeği ve genç Shaun'a düşüyor.Ama onca egzantriklikle...

KISA VE ACISIZ (Kurz und Schmerzlos) FİLMİ İZLENDİKTEN SONRA SICAĞI SICAĞINA YAZILDI!(Soğumadan okuyun)

Resim
Kısa ve Acısız,merkeze göçmenlik gibi evrensel bir temayı koymuş olmasına rağmen,kara film türünü ve nostaljik gangster melodramlarını izliyor.Aklıma ilk gelenler Sıkı Dostlar,Siyam Balığı,Bir Zamanlar Amerika…Özellikle Bir Zamanlar Amerika’ya çok şey borçlu gibi geldi bana   Kısa ve Acısız ’ı izledim.Fena değil,güzel bir film.Adı ile karşıt bir şeyi,hayli uzun ve oldukça acılı bir durumu anlatıyor.Çocukluktan beri sürüp gelen can ciğer arkadaşlık ve gün gelip bunun darmadağın olması ve acı son…Bir Türk,bir Yunanlı ve bir Sırp arasında.Üçü de ufak tefek suçlar işleyen,sınırda,” arıza” tipler.Bir tanesi kurtulmaya çalışıyor.Suç işlememe kararı almış.Türkiye’ye dönüp iş kurmayı planlıyor.( Nedense Fatih Akın’ın filmlerinde kurtuluş kavramı anavatana kesin dönüşle ilişkilendiriliyor genellikle)Bir diğeri mafya içinde yükselerek yırtmayı kafaya koymuş.Yunanlının geleceğe ilişkin planı yok görünüyor.Giderek araya anlaşmazlıklar ve bazı çatışmalar girince inanılmaz güzellikteki do...

“DUVARA KARŞI” TEKRAR TEKRAR İZLENMESİ GEREKEN FİLM

Resim
Ne türk ne de alman olabilmenin,iki arada bir derede olmanın,ne oraya ne de buraya ait olmanın üzerine çok çarpıcı dokunakla filmi tekrar tekrar izlemekte yarar var DUVARIN KARŞISINDA BİR HAYAT VAR MI?   Duvara Karşı filmini hala görmeyeniniz var mı?Bu Altın Palmiye ödüllü filmi büyük bir olasılıkla izlediniz.Ya sevdiniz mi?Sevmediyseniz,bir şeyler sizin filmle duygusal bağ kurmanıza engel olduysa mutlaka bir kez daha izlemenizi tavsiye ediyorum.Filmin kahramanları,Sibel ve Cavit,gerçek hayatta karşılaştığımızda ürküp uzaklaştığımız,bir yakınımız bu tip kişilerin yörüngesine girdiyse önlemler alıp uzaklaştırmaya çalışacağımız türden insanlar.Toplumla bağlantıları zayıf,aidiyet duyguları zayıflamış,günü birlik bohem hayat yaşayan,aile değerlerini önemsemeyen,uyuşturucuya meyilli savrulmuş tipler.Bu türden kişilerle duygusal bağlantı kurmak da zor oluyor,bu bağ kurulamayınca öyküsünü izlediğiniz bu insanla...