Kayıtlar

dünyadan haberler etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yapay Zeka :Dalkavukluğun Riskleri Üzerine

Resim
 ChatGPT'nin Ruhu: OpenAI'nin İnsan Zihninin Labirentinde Kayboluşu ve Kendini Arayışı Giriş:Yapay Zekanın Beklenmedik Yüzüyle Karşılaşmam Yapay zeka devrimini yıllardır yakından takip ediyorum. Silikon Vadisi'nin parlak vaatlerini, trilyon dolarlık değerlendirmeleri ve "dünyayı değiştirme" iddialarını dinleyerek sayısız saat geçirdim. Ancak geçtiğimiz günlerde Gazete Oksijen'de okuduğum New York Times kaynaklı bir haber, beni tüm bu koşturmacanın ortasında durup derin bir nefes almaya zorladı. Bu haber, teknoloji dünyasının bildik "büyüme ve etkileşim" hikayesinin karanlık bir yüzünü, insan psikolojisi üzerindeki derin ve öngörülemeyen etkilerini bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyordu. Hikayenin merkezinde, yapay zeka çağının öncüsü OpenAI vardı. New York Times makalesine göre şirket, bir yandan tarihin en hızlı büyüyen ürününü yönetme baskısı altında ezilirken, diğer yandan bu ürünün bazı kullanıcılarını nasıl tekinsiz bir psikolojik girdaba s...

ChatGPT'den Müjde: Hafıza ve Düşünce Alanı Yepyeni Bir Boyuta Taşınıyor

Resim
ChatGPT’nin Belleği: Sessiz Değişimin Ayak Sesleri Geçenlerde bir yenilikten haberdar oldum: ChatGPT, uzun vadeli bellek denen bir şey üzerinde çalışıyormuş. İtiraf edeyim, ilk başta ürktüm. Hafıza mı? Yani bir gün gelip "Geçen yaz bana şöyle demiştin" diyecek bir yapay zekâ mı? Sonra biraz daha düşündüm. Aslında bir anlamda, bu kaçınılmaz bir adım. Yapay zekâ bugüne kadar bizim için sadece bir anlık cevap makinesiydi. Şimdi ise, sürekliliği olan bir ilişki kurmak üzere evrim geçiriyor. Mantık şöyle çalışıyor: Sen bir şey söylüyorsun, mesela "Ben kısa sap bağlama çalıyorum" diyorsun, ya da "Üzerinde çalıştığım bilim kurgu romanı var" diyorsun. O da bunu bir köşeye kaydediyor — küçük, zararsız bir kart gibi düşün. İstersen unutmasını da sağlayabiliyorsun. İstersen o bilgiyi güncelleyebiliyorsun. Bu yüzden içimi biraz rahatlatan bir şey var: Bu hafıza, kendi kendine gizlice büyüyen bir şey değil. İz bırakıyorsun ama o izi sen seçiyorsun. Öte yandan... Kendim...

TRUMP'IN YENİ GÜMRÜK TARİFELERİ VE DAHA KAOTİK BİR DÜNYA

Resim
  2025 yılı Nisan ayında, ABD Başkanı Donald Trump “Liberation Day” adını verdiği yeni bir ekonomik kararla dünya ekonomisine adeta savaş ilan etti. Çin, Avrupa Birliği, Japonya ve Vietnam gibi küresel üretim merkezlerine yüksek gümrük tarifeleri getirerek, sadece ithalatı sınırlamakla kalmadı; aynı zamanda son kırk yılın küreselleşme modelini de hedef tahtasına oturttu. Bu yeni tarifelerle Trump, üretimi yeniden ABD topraklarına çekmeyi, iç pazarı korumayı ve Amerikan işçisini yeniden sistemin merkezine yerleştirmeyi vaat ediyor. Ancak bu iddialı hedeflerin ardında hem iktisadi hem de siyasi pek çok çelişki gizli. Dünya ise bu hamleye temkinli ve parçalı bir tepki veriyor. Çin misilleme tarifeleri hazırlarken, Avrupa Birliği diplomatik yollarla çözüm arayışında; Japonya ve Güney Kore gibi ABD müttefikleri ise ikili ilişkileri koruma adına açık tepki vermekten kaçınıyor. Türkiye gibi bazı ülkeler ise şimdilik daha düşük tarifelerle sistem içinde tutuluyor. Ancak bu yeni düzenin sür...

Eksen Kayması ve İnsanlığın Krizleri: Yeraltı Sularından Malthus ve Marx’a Bir Bakış

Resim
Giriş: Eksen Kayması Haberinden Çevresel Krizlere      Geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir haberde, Dünya’nın dönme ekseninde 80 cm'lik bir kaymanın meydana geldiği iddiası, dikkatleri çevresel sorunların yıkıcı etkilerine yeniden çekti. Bu haber, Dünya'nın jeolojik dengelerinin insan kaynaklı faaliyetlerden nasıl etkilendiğine dair somut bir örnek sundu. Araştırmalar, eksen kaymasının nedenlerinden birinin yeraltı sularının aşırı çekilmesi olduğunu ortaya koydu. Yeraltı suyu, yalnızca insanlar için değil, aynı zamanda tüm ekosistemler için hayati bir kaynak. Ancak, kontrolsüz kullanım nedeniyle bu kaynakların tükenmesi, Dünya'nın fiziksel yapısında dahi gözle görülür değişimlere yol açıyor.       Eksen kayması haberinde vurgulanan 80 cm’lik sapma, her ne kadar kısa vadede büyük bir felaket gibi görünmese de, yeraltı suyu kullanımı gibi uzun vadeli çevresel tahribatların doğrudan bir sonucu. Bu durum, aslında insanlığın doğaya müdahalesinin boyutlarını ve bu...

Kadına Şiddet

Resim
Kadına karşı şiddet,evrensel bir sorundur ve ne yazık ki dünyanın her yerinde vardır.Ama bizim toplumumuzda dünyanın her yerinde görülenden daha fazla bir şey vardır.Polisinden savcısına,din adamından öğretmenine kadar her mertebede normal sayılan,erkeğe ihsan edilmiş bir hak gibi algılanan bir olgudur...Bu nedenle davaların sonuçsuz kalmasında,polisin olay yerine hep geç gelmesinde,zorbaların kovuşturulmamasında, şiddetin toplumca normal karşılanmasının büyük payı vardır...

Savaşın Gerçek Galibi...

Resim
Karikatür : Pkuczy Karikatür bizi anlatıyor sanki.Ne kadar zor ülkemiz için barış!...Ne kadar uzağına düştük halkların kardeşliğinin... "Üç kişi onlar öldürdü ise beş kişi de biz öldürelim,onlara gününü gösterelim" diyenler bu kadar güçlü bu kadar her şeye hakimken, barışın hayalini bile kurmak imkansız denilecek kadar zor. Bizim ülkemizde akbabalardan ve başka türlü leş yiyicilerden başka hiç kimse zafer kazanamayacak... Görelim bu gerçeği artık....

Kan Davası

Resim
Bu kan ne zaman dinecek?Türk tarafı diyor ki PKK silah bırakmadan bu bitmez.Ama diğer taraftakiler,silah bırakıp eylemsizlik kararı aldığımızda bile devlet operasyon yapmaktan vazgeçmediği için silah bırakmıyoruz diyorlar.Kimsenin itiraf etmek istemediği gerçekse,ortada bir kan davası olduğudur." Kana kan,intikam! "diye son olaylardan sonra çığlık ve nara atanlar,kendilerini vatanseverlik yalanı ile uyutmaktadırlar.Kan gütmekten vazgeçmedikçe bu kaos ve vahşet ortamı belki 30 yıl daha son bulmayacak,daha analarımız çok gözyaşı dökecektir.

Durmak Yok!...Ölmeye,Öldürmeye devam...

Resim
Bugün yine şehit haberleri...Dişler bileecek,ağıtlar yakılıp,hamasi sözler eşliğiğinde intikam yeminleri edilecek..Sonra ne olacağı belli.Geniş çaplı operasyonlar,Kandil dağına bombalar yağdırılıp terörist ölü sayısının çokluğuna bağlı olarak,canavarın yüreğine su,pardon kan serpilecek...Sonra ne olacak?Pkk tarafından misillemeler,dehşete düşüren kanlı pusu ve baskınlar,intihar saldırıları,sivilleri hedef alan kanlı eylemler..Sonra yeni askeri operasyonlar...Bu hikayeyi ezbere bliyoruz.Ama belki de bıkmıyoruz,doyamıyoruz ve bu nedenle otuz yıl daha seyretmeye hazırız.Bu kanlı oyundan zevk alan olduğunu sanmıyorum.Ruh hastalarının bile "yeter artık sıkıldım" diyeceği kadar uzun zaman geçti çünkü. Bu kan gölünün üzerinde hiç bir zafer inşa edilemez.Ne Türkiye'nin bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü,ne de PKK'nın peşinde olduğu söylenen Bağımsız Kürt Devleti,bu kan gölünün üzerinde hayatta  kalamaz artık ;Herkes herkes,yeter artık,bitsin artık dediği halde bu her geçen gü...

Yaşlanmak üzerine...

Resim
Geçmişin üzerine kıskançlıkla kapanmak,gençlikte ve çocuklukta zevk edindiğin şeylere tapınmak,geçmişle ilgili gerçek olmayan hayaller kurup sahte efsaneler yaratmak..Bütün bunların gösterdiği şey,dünyanın bozulması,çürümesi değil, senin yaşlanmakta olduğundur...

Yeni Bİr DÜnya

Resim
Günümüz dünyasında bir Amerika vatandaşının aşırı tüketen obezliğinin de,Afrika'nın belli kesimlerinde açlıktan kırılanların da nedeni,aşırı tüketim fikri üzerine kurulu üretim anlayışıdır.Aşırı üretim ve tüketim üzerine kurulu siyasi ve iktisadi sistem reddedilmedikçe,günümüzün dünyasında gerçek bir sosyalizm asla mümkün olamayacaktır.

Bırakınız yıkılsınlar,bırakınız çöksünler!...

Resim
Dünyanın en müsrif ülkesi ABD'nin kredi notu azıcık düştü diye yaratılan paniğe bakınız!...Bu büyük emperyalist gücün vatandaşların obezliğinin sürüp gitmesini, refah ya da istikrarımız(!) adına şart koşuyorlar hepimize.Oysa dünyamızın kurtuluşu için Abd iktisadi sisteminin çökmesi şarttır.Bu güç ayakta kaldıkça insanla barışık,doğa ile uyumlu bir dünya asla kurulamayacaktır...Adam Smith gibi söylemenin zamanı çoktan gelmiştir :Bırakınız yıkılsın,bırakınız çöksün!...

Bağcıyı Dövmek!...

Resim
Yeterli delil olmasa bile, eldeki belgelere göre fenerbahçe küme düşürülebilecekken,federasyon ligin şaibeli bir şekilde başlamasını göze alıp iddianameyi beklemeye karar verdi.İddianameden sonra da diyecekler ki,davanın sonuçlanmasını bekleyelim.Anlaşıldı bunların amacı üzüm yemek değil bağcı dövmek.Şike operasyonu değil Aziz Yıldırım operasyonu imiş bu bir çok Fenerbahçelinin iddia ettiği gibi...

Hrant Dink Davası...

Resim
  Tarihimizin en utanç verici olaylarından biri de Hrant Dink'in katledilmesi idi.Hem bu cinayetin nedeninden dolayı,hem de bu cinayetin sistematik bir şekilde tasarlanp uygulanması nedeniyle. Cenazesine gidemedim,ama yüreğim"hepimiz Hrant'ız,hepimiz Ermeniyiz!"diye bağıranların yanındaydı.Türk olmamdan utanç duyduğum bir gündü onun katledilişi.Cinayeti işleyenlerin bunu bütün türklüğe maletmek istemesindeki gayretkeşlik nedeniyle utanç duyuyordum.Ayakkabısındaki delik nedeniyle utanç duyuyordum.O delik,bu memleketin barbar/eşkiya muktedirleriyle hiç bir ilişkisi olmadığının açık bir belgesi idi;paraya,güce ve iktidara adanmamış bir gövdenin böyle kanlar içinde yatmasından utanç duyuyordum.Cinayet sonrası kulağımıza gelenler utancımı daha da artırıyordu.Bütün deliller,bunun bir sistematik devlet cinayeti olduğunu gösteriyordu.Tetikçi ve tezgahçılar maşadan başka bir şey değildi.Ama cinayete giden yola kırmızı halı serenler yargılanmaktan muaf gibiydiler.Onlara k...

Güncel Sanat olaylarını sıcağı sıcağına takip etmek için...

Resim
Sanatla ilgilenen bu sayfa takipçisi arkadaşlara artgalerim.com sitesine bir göz atmalarını tavsiye ediyoruz.Güncel sanat olaylarını video kliplerle veren bu site ,çok kapsamlı bir Tv güncel sanat kanalı niteliğinde. Bu siteden ayrıca on line olarak tablo siparişi yapmak da mümkün.Yalnız görsel ve sahne sanatları değil edebiyat ve yayıncılık dünyası ile ilgili gelişmelere yer verildiğini de belirtelim.Ben bu siteyi fevorilerime ekledim.Her gün göz atıyorum ve oldukça yararlanıyorum. Siteye ulaşmak için .artgalerim.com

11 eylülü hatırlamak...

Resim
Uploaded with ImageShack.us Aradan 10 yılgeçmiş hatırlamakta biraz zorlanıyorum..Usamenin adamları olduğu söylenen kişiler Abd'yi buna benzeyen bir şekilde vurdulardı.. Öyle mi oldu idi gerçekten? .Gerçekler ortaya çıkınca en tutucu Amerikalıların bile dudağını uçuklatacak şeyler mi vardı yoksa?... Usame değil de bu gerçekler gömülmek istendi belki okyanusa ..Aslına bakarsan ben 11 eylül saldırılarını El Kaidenin gerçekleştirdiğine de,Abd'nin ve Cia'nın 10 senedie Usamenin nerede olduğunu bilmediğine de bir türlü ikna olamadım...

Derin denizlere gömülen korku

Resim
Usame Bin Ladin'i öldürdüğü söylenen CIA'in cesedini denize gömmesinin nedeni,adına türbe yapılıp şefaat dilenilmesini engellemekmiş.Amerikalılar Usame'nin bir direniş sembolü ve figürüne dönüşmesinden ödü patlıyor besbelli.Fakat kendini Usame ilan edenlerden,Usamenin aslında ölmediği hatta ölümsüz olduğu iddialarının vereceği ilhamdan nasıl koruyacak acaba?Usamenin, deniz Tanrısı Neptün gibi elinde üç dişli yabası ile dirilip cihat ilan etmesi için mi gömdüler onu oraya?..(Dikkat:Üç dişli yaba yalnız mitolojik denizler tanrısı Neptün'ün değil şeytanın/mefistonun da simgesidir aynı zamanda!)Bir cinayet işledikten sonra delilleri yok etmek için cesedi denize atan o klişeyi nasıl da çağrıştrıyor bu olay dikkatinizi çekti mi?Acaba hangi sırlar gömüldü Usame'den başka denize?Katil olduğu söylenen kişi hiç bir açıklama yapılmadan infaz edildiğine göre,Usame'nin aslında Amerikanın hesabına çalışan biri olmadığına nasıl inanacağız?11 eylül saldırılarının aslında CIA ...

Sakine vicdanımızın ölçüsü olsun...

Resim
Uploaded with ImageShack.us Arap uyanışının Libya versiyonunda,Kaddafi adam gibi çekip gitmesi gerekirken alçakça davranmayı seçti ve halkını katletme konusunda hiç bir sınır tanımayacağını ortaya koydu.Bunu fırsat bilen BM Barış(!)Gücü ve Nato yıldırım hızı ile müdahale kararı alıp Libya'yı bombalamaya başladılar.Bu saldırganlığın arkasında büyük bir olasılıkla Kaddafi'den çok,Arap halkının uyanışından duyulan endişe rol alıyordu.Arap uyanışının nereye gideceği belli değildi:Belki bu hareketler zamanla büyük bir toplumsal devrime doğru ilerleyecek,belki de Arap dünyası kapitalist emperyalist dünya düzeninden kopmayı tercih edecek,petrol kapitalist emperyalist zincirin halkalarını kırmak için önemli bir işlev üstlenecek,İsrail'e karşı büyük bir kuşatma çevirme başlayacak,zamanla bölgedeki İsrail/Amerikan hegemonyası sona erdirilecekti.Bu olasılıktan korkan Batılılar barbar diktatörün hışmından mazlum insanları koruma bahanesi ile Libya'ya saldırdılar.Bu saldırganlığı de...

YETER.BLOGUMA DOKUNMA!...

Resim
Bir süredir güncellemiyordum bloglarımı.Ama bu arada erişim de engellendi.Kıymete mi bindi her ne ise her gün kontrol etmeye başladım.Web üzerinden blogların yeniden erişime açıldığı duyuruldu.Ama meğerse erişim sağlayıcı servislere mahkemenin tebligatı en az bir hafta sürüyormuş.Bizde yasaklar yıldırım hızı ile uygulanıp iş yasakları kaldırmaya gelince adalet kağnı hızı gibi ilerlediğinden ,hala yukarıdaki resimdeki erişim engeli uyarısı çıkıyor blog adresime tıklayınca.Ara sıra bloglarıma göz atan bir eski dostum,bu uyarı yazısı ile karşılaşınca,yazdığım-pardon- yediğim bir halt yüzünden benim bloguma bir erişim yasağı geldiğini sanmış ve beni arama ihtiyacı duymuştu.Güldüm ve sanki bir halt yemişim gibi bir durum ortaya çıkmasından çocuksu bir gurura kapıldığımı söyledim:))Yıllarca yurt dışında bulunmuş bir arkadaşımdı;Türkiye'deki garip internet sansürcülüğünü pek bilmediğinden,Dijitürk'ün telif haklarını ihlal eden bir kaç yayın yüzünden yüzbinlerce bloga erişim yasağı gel...

Anadolu'nun İsyanı

Anadolunun İsyanı. Yükleyen ugurcu . - Son dakika haberler Film herhangi bir kar amacı güdülmeden, konuya duyarlı insanların gönülden destekleriyle tamamlanmıştır. Amacı Anadolu’da HES’lere karşı yürütülen mücadeleye destek olmak, halkın sesini duyurmaktır. HES mücadelesi içerisinde bulunan herkes, bu çekimlerin yapıldığı bölgelerdeki bütün canlılar, bu filmin dolaylı ya da dolaysız destekçisidir. Bu nedenle film, herhangi birinin isminin öne çıkartılamayacağı bir anonim çalışmadır. Filmin indirilmesi, çoğaltılması ve dağıtılmasında hiç bir sakınca yoktur. Festival ve toplu gösterimler için özel izin alınmasına gerek yoktur. Anadolu'nun tüm canlılarına armağan olsun.. Paylaşım için: anadolunehirleri.org/​tr.html vimeo.com/​vermeyoz/​film

19 OCAKTA NE OLMUŞTU?

Resim
4 yıldır adaleti, vicdani, hukuku arıyoruz.Bulamıyoruz. 4 yıldır yargıyı, hükümeti, meclisi arıyoruz.Bulamıyoruz. 4 yıldır, sokak ortasında arkadaşımızı katledenlerin arkasındaki güçlerden söz ediyoruz, laf dinletemiyoruz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi devleti mahküm etti, "ucuz atlattık" diye sevindiler. İnsanlık hakkımızı kullandık, adalet istedik,çocuk dediler. Çocuk gitsin, ağabeyleri gelsin dedik, umursamadılar. Vatandaşlık hakkımızı kullandık, sorular sorduk, cevap vermek yerine dalga geçtiler. Hrant Dinki aramızdan almalarının 4. yılında bir kez daha omuz omuza vermek için, ailesi, dostları ve bütün sevenleriyle birlikte onu anmak icin 19 Ocak'ta, saat 3'te, Hrant'ın vurulduğu yerde buluşuyoruz. Bebekten katil yaratan karanlığa ışık tutmayanlar o karanlığı istiyor demektir. O karanlığı hep birlikte ortadan kaldıralım. Emre Baturay Altınok