Kayıtlar

duvar yazıları etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Chopin'in dokunuşları

Resim
Pkuczy'nin bu mükemmel çiziminde Chopin piyano çalıyor.Piyanosu elektrik tellerine bağlı.Çok uzaklara,çağının ötesine enerji taşıyor.Sanatın o yüce büyük enerjisini.Büyük,soylu,fazla bir karşılık ummadan yapan yüreğin ve aklın santralinden doğan o mucizevi,o bitmez tükenmez  hazineyi.Boşuna yaşamamamız gerektiğini ...Bütün yıkıcılığına rağmen, insanın her şeyi yeniden kurabileceğini,daha iyi dünyalar yaratabileceğini.. Elektrik ve elektronik Chopin gibi büyük sanatçıların eserlerini herkes dinleyebilsin diye icad edilmedi.Fakat bu büyük sanatçıların eserlerini her yere ve herkese taşıma misyonunu yerine getiremese idi,inanın teknoloji pek de işe yaramazdı...

Yaşlanmak üzerine...

Resim
Geçmişin üzerine kıskançlıkla kapanmak,gençlikte ve çocuklukta zevk edindiğin şeylere tapınmak,geçmişle ilgili gerçek olmayan hayaller kurup sahte efsaneler yaratmak..Bütün bunların gösterdiği şey,dünyanın bozulması,çürümesi değil, senin yaşlanmakta olduğundur...
Resim
İETT otobüsünde şortlu bir sporcuya bir adam, herkesin gözü önünde dayak atıyor.Kimsenin gıkı çıkmıyor,adam indikten sonra ağlayan kıza kimse destek çıkmadığı gibi, inerken arkasından "sen de kaşındın!" diye bağırıyorlar. .Ne yazık ki gerçek Türkiye ve gerçek Türk insanı bu.. .giyim kuşam ve yaşam tarzı üzerinden tüm toplumu baskı altında tutmaya kalkan taşra vandalizmini iktidara taşıyacak bir "asansör" işlevi gördüğü için bu günkü hükümet bu kadar oy aldı..yoksa birilerinin sandığı gibi Türkiyeye çağ atlattığı için değil

Yeni Bİr DÜnya

Resim
Günümüz dünyasında bir Amerika vatandaşının aşırı tüketen obezliğinin de,Afrika'nın belli kesimlerinde açlıktan kırılanların da nedeni,aşırı tüketim fikri üzerine kurulu üretim anlayışıdır.Aşırı üretim ve tüketim üzerine kurulu siyasi ve iktisadi sistem reddedilmedikçe,günümüzün dünyasında gerçek bir sosyalizm asla mümkün olamayacaktır.

Bırakınız yıkılsınlar,bırakınız çöksünler!...

Resim
Dünyanın en müsrif ülkesi ABD'nin kredi notu azıcık düştü diye yaratılan paniğe bakınız!...Bu büyük emperyalist gücün vatandaşların obezliğinin sürüp gitmesini, refah ya da istikrarımız(!) adına şart koşuyorlar hepimize.Oysa dünyamızın kurtuluşu için Abd iktisadi sisteminin çökmesi şarttır.Bu güç ayakta kaldıkça insanla barışık,doğa ile uyumlu bir dünya asla kurulamayacaktır...Adam Smith gibi söylemenin zamanı çoktan gelmiştir :Bırakınız yıkılsın,bırakınız çöksün!...

Bağcıyı Dövmek!...

Resim
Yeterli delil olmasa bile, eldeki belgelere göre fenerbahçe küme düşürülebilecekken,federasyon ligin şaibeli bir şekilde başlamasını göze alıp iddianameyi beklemeye karar verdi.İddianameden sonra da diyecekler ki,davanın sonuçlanmasını bekleyelim.Anlaşıldı bunların amacı üzüm yemek değil bağcı dövmek.Şike operasyonu değil Aziz Yıldırım operasyonu imiş bu bir çok Fenerbahçelinin iddia ettiği gibi...

11 eylülü hatırlamak...

Resim
Uploaded with ImageShack.us Aradan 10 yılgeçmiş hatırlamakta biraz zorlanıyorum..Usamenin adamları olduğu söylenen kişiler Abd'yi buna benzeyen bir şekilde vurdulardı.. Öyle mi oldu idi gerçekten? .Gerçekler ortaya çıkınca en tutucu Amerikalıların bile dudağını uçuklatacak şeyler mi vardı yoksa?... Usame değil de bu gerçekler gömülmek istendi belki okyanusa ..Aslına bakarsan ben 11 eylül saldırılarını El Kaidenin gerçekleştirdiğine de,Abd'nin ve Cia'nın 10 senedie Usamenin nerede olduğunu bilmediğine de bir türlü ikna olamadım...

19 OCAKTA NE OLMUŞTU?

Resim
4 yıldır adaleti, vicdani, hukuku arıyoruz.Bulamıyoruz. 4 yıldır yargıyı, hükümeti, meclisi arıyoruz.Bulamıyoruz. 4 yıldır, sokak ortasında arkadaşımızı katledenlerin arkasındaki güçlerden söz ediyoruz, laf dinletemiyoruz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi devleti mahküm etti, "ucuz atlattık" diye sevindiler. İnsanlık hakkımızı kullandık, adalet istedik,çocuk dediler. Çocuk gitsin, ağabeyleri gelsin dedik, umursamadılar. Vatandaşlık hakkımızı kullandık, sorular sorduk, cevap vermek yerine dalga geçtiler. Hrant Dinki aramızdan almalarının 4. yılında bir kez daha omuz omuza vermek için, ailesi, dostları ve bütün sevenleriyle birlikte onu anmak icin 19 Ocak'ta, saat 3'te, Hrant'ın vurulduğu yerde buluşuyoruz. Bebekten katil yaratan karanlığa ışık tutmayanlar o karanlığı istiyor demektir. O karanlığı hep birlikte ortadan kaldıralım. Emre Baturay Altınok

2010 YILININ EYLEMİ!...

Resim
Uploaded with ImageShack.us Time Dergisine rağmen yılın adamı bütün Dünyada Julian Assange idi.Türkiye'de ise bakanı yumurta yağmuruna tutan öğrenciler.AKP'liler toplumun çeşitli kesimlerinde ne büyük bir mide bulantısı yarattıklarının farkına varmalarına neden oldu bu olay...Yandaş medyanın bütün karalama kampanyalarına rağmen bunun terörle,şiddet eylemi ile ilgisi yoktu.Bir eylemin şiddet içermesi ile şiddet eylemi çok farklı şeyler...Her eylem aslında şiddet içerir...Bağırıp çağırma,hatta basın açıklaması bile..Yumurta fiziksel bir zarar vermiyor,ama rezil kepaze ediyor bu da bir gerçek.Fakat şimdiki iktidar,her türlü rezilliği yapsa da rezil olmaya tahammülü yok görüldüğü kadarıyla..Anti demokratik uygulamaların,baskıların sürüp gittiği;üniversite özerkliğinin her geçen gün,eskiyi bile aratacak şekilde devam ettiği,haraçların sürekli artırılarak eğitim yerlerinin ücretli ticaret hanelere dönüştürüldüğü üniversitelerde gençler çiçek atmayacaklardı herhalde...Öğrencilere bir ...

KAN DAVASI VE TÖRE CİNAYETLERİ GERİ KALMIŞLIĞIN İFADESİ MİDİR?

Resim
Kan davası ve töre cinayeti gibi o zalim ve kanlı geleneklerin kürt nüfusu arasında yaygın olmasının başlıca nedeni "kürt sorunu"nun kendisi olamaz mı?Bu gelenekler,merkezi devletin otoritesinin ve hukukunun reddedilmesi ve kendi kanunlarını uygulamak istemelerinin bir ifadesi olamaz mı?Bu kanlı gelenekleri sürdürmelerinin en önemli nedenlerinden biri de merkezi otoritenin cezalandırma gücünün inkari ve asimilasyona direnme isteği olamaz mı?Kürtler hakkında fanteziler üretmek yerine onların varoluşsal gerçeklerine dikkatimizi verirsek,kimbilir ne acayip gerçeklerle karşılaşacağız!...

Neden karikatür çiziyorum meraklısı varsa okusun…

Resim
1.İnsanların o kadar acayip dertleri var ki dünyanın haline gülmesem hasta olacağım için.. 2.Nesi var bu kadar ciddiye alınacak bu kodumun dünyasının? bir türlü anlamadığım için.. 3.Şu gelip geçici dünyada payına düşenden daha fazlasını almak için hayvana dönüşüp dünyamızı sirk yerine dönüştürenlerle kafa bulmak için… 4.Ahlak bekçilerine,gönüllü sansürcülere,doğuştan apoletlilere,fahri görgü kuralı hocalarına;benim gibi gecekondularda değil apartmanlarda konaklarda büyümüş muhallebi çocuklarına çok gıcık olduğum için.. 5.Suratım en asık olduğu zamanlarda bile içimde ışıl ışıl gülen bir fırlama olduğunu ispat ve ilan etmek için. 6.Irkçılık yapmadan,garibanları eylence konusu yapmadan,homofobiye sapmadan,azgın kitlelere,güçlülere ve iktidar sahiplerine sırtını dayamadan da mizah yapılabileceğine inandığım için.. 7.Hayattaki doğal komiklere çok imrenip hayat tadında çizgiler oluşturacağıma inandığım için… 8. En fena ruhlu olanımızdan en seçkin yaradılışa sahip olanlara kadar hepimiz...

Balıklar...İnsanlar...

Resim
O balıklar ki derya içindedirler derya nedir bilmezler... O insanlar ki herşeyi bildiğini sanırlar...Ama hiçliğin içindedirler... Çok sayıda orjinal karikatür,komik resim için tıklayınız

HAYAT, HER ŞEYE RAĞMEN...

Resim
İnsanda tembellik arttı mı,gevşeme,sorumluluktan kaçma,rahatlama hissi baskın geldi mi,bu değişiklikler kaşınma isteğini de beraberinde getirir.Hani uyuz uyuz kaşınma derler ya… İnsanlarla temas azaldıkça,sorumluluk ve kaygı duygusundan kurtuldukça , kendi kendisi ile temas eder kişi..Başlar kaşınmaya…Bunu başkalarının yanında yapmayız.Ayıptır.Kaşınma,insanın kendi alemine dönmesinin işaretidir. Hayat her şeye rağmen kaşınmaya değer.Fırsat buldukça tembelliğe…Sanki binlerce yıl ömür sürecekmiş gibi rahatlamaya…Güneşin tadını çıkarmaya… Tembelce pinekleyen bir kedi gibi,yarın ne olacak diye kaygılanmaksızın, öylece uzanıp uyuklamaya… Tembellik ve aylaklık,sanıldığından zor bir varoluş biçimidir.İlk günlerin keyfini zaman geçtikçe işkence alır.Oblomov olamayız.Kendini alemden soyutlayıp münzevi hayat yaşayanlar gibi olamayız;ama hayat her şeye rağmen ,ara sıra da olsa,kaşınmaya değer… Tatil günlerinde,ya da örneğin bir deniz kıyısında aylak aylak dalgaları izlerken,ya da anlamsız tv kana...

YALANCI ÇOBAN CHP

Resim
CHP’liler referandum süreci boyunca anayasa değişikli kabul edilirse AKP’nin bütün ülkeyi ele geçireceği üzerine bolca komplo teorileri ürettiler.Ama görünen o ki seçmenlerin büyük çoğunluğu bu yaygaraları fazla ciddiye almadı.CHP Anayasa değişikliğine karşı yürüttüğü hayır kampanyasında zaman zaman çok doğru argümanlar ortaya attı,ama fazla ciddiye alınmadıklarından,kendilerine çok fazla kulak asan olmadı..Baykal da fazla ciddiye alınmıyordu,referandum sonrası ortaya çıkan tabloya bakılırsa Kılıçdaroğlu da öyle.Neden CHP yüzde yirmilik bir oy oranına ve sıcak denizlere sıkışıp kaldı?Neden onları ciddiye alanların sayısı bu kadar düşük?Aklıma daha önce yalan söylediği için köylüleri sürüye kurt saldırdığına inandıramayan “yalancı çobanın” durumu geliyor.Kılıçdaroğlu referandum mitinglerinde “türban sorununu çözecek tek partinin CHP olduğunu” söyledi,ama daha önce Akp’nin yapmak istediği türban serbestisi için anayasa değişikliği tasarısını Anayasa Mahkemesinde iptal ettirmekle kalmamı...

Savaşmayı değil, kazanmayı öğrenin!..(Yazan :Sinan İpek)

Resim
Tarihe bakarsanız, bir çok "savaş"ın hiç "savaşmadan" kazanıldığını; bir çok "savaş"ın da "çok iyi savaşıldığı halde" kaybedildiğini görürsünüz. Kazanmak, savaşmayı, ama gerektiğinde politik davranmayı, gerektiğinde geri çekilmeyi gerektiri...r. Bunu kişisel yaşantımıza göre yorumlarsak, çevremizde bir çok insanın kahramanca davranmadığını, beklediğini görürsünüz. Sert hocaya soru sormaya cesaret eden "sazanları" düşünün... Onlar göze batar ama sessizce bekleyen büyük çoğunluk kazanır. Ya da çok erdemli davrandığı halde istediğini bir türlü elde edemeyen insanlar ne çoktur. Oysa, hiç ortalıkta gözükmeyen bazı insanların sinsi sinsi istediğini elde ettiğine şahit olup şaşarsınız. Kabul ediyorum, bu öneri pragmatizmden başka bir şey değil. Ama işe yarıyor değil mi?

Kirlenme Şampiyonu!...

Resim
Elindeki o muazzam gücü az bulup,o gücü daha da artırarak her şeyin kontrolünü eline alma hırsına kapılmış olan Ak Partinin,her alanda yozlaşmaya doğru koştuğuna eminim.Özdemir Asaf yaşasa şöyle derdi herhalde:Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu.Birinciliği Ak Partiye verdiler...

Orhan Pamuk:Gündemden Düşmeyen Adam!...

Resim
Orhan Pamuk,kendisine Nobel armağanını da vermiş olan bugünkü tuzu kuru Avrupa aydınının tam da yerinde olmak isteyeceği bir yazar.Babadan zengin,rahat,huzurlu,ünlü saygın,çok sayıda sırıtkan pozunun gösterdiği kadarıyla da oldukça mutlu...Üstelik de siyasete bulaşıp elini kirletmemeye özen gösterdiği halde,verdiği bir röportaj yüzünden son derece "aykırı" ve "nonkonformist" görünen...Ama dünyamız,bugününü ve geleceğini, Orhan Pamuk gibi tuzu kuru aydınlara değil;büyük bir fikir ya da duruş uğruna bütün bir hayatını feda etmiş ya da İsa gibi yeryüzü kötülüklerinin kefaretini ödemiş aydınlara borçludur.

hayvan hakları

Resim

UKALALIĞA ÖVGÜ!..

Resim
Ukalalık yapmaktan korkmayın!..Büyük,kocaman,iri laflar etmekten..Sofrada aslında başkalarına ayrılmış yere sanki size ayırmışlar gibi oturmaktan,şeytanın gör dediğini görmekten,büyük filozoflarla koğuş ya da asker arkadaşıymış gibi ahkam kesmekten...En doğrusunu kendiniz biliyormuş gibi görünmekten,tartışmalara son noktayı koymaktan,son sözün sizde kalması için inat etmekten... sizi görgüsüzlükle suçlayacaklar,sofranın en kötü yerine sürecekler,farklı bir gezegenden gelmişsiniz gibi davranacaklar,tutarsızlıklarınızı,hatalarınızı hoyratça yüzünüze vuracaklar,eğitim durumunuzu,kültür düzeyinizi alay konusu yapacaklar;sizi sıkıştırıp nefes almanızı engelleyen kendiler değilmiş gibi, bir de psikolojik yardım dilemişsiniz gibi terapiye kalkacaklar... İnat edin,ukalalığa devam edin..Siz devam ettikçe hem onlarda yılgınlık başlayıp pes edecekler;hem de siz deneye yanıla doğru,hesaplı ve tutarlı davranmayı öğreneceksiniz... Fakat bütün bunların sonunda kazanacağınız en büyük şey para,ün ya da...

ANALARIMIZI,BABALARIMIZI,ÇOCUKLARIMIZI AĞLATMAK İSTEYENLER ÇOK!...

Resim
Kürt sorununda, bizim gibi -aslında olmayan ama olması gereken- "türk-kürt kardeşliği" temelinde barış isteyenler değil;milliyetçiler kazandı...Hem kürt hem de türk milliyetçiliği..Ama aslında Türkiye kaybetti.Birkaç yıl içinde, birileri düğmeye bastığında kendilerine milliyetçi diyen sivil faşist faşist kitleler Türkiyenin her yerini savaş alanına çevirdiğinde,ard arda felaketler olduğunda..Göreceğiz Türkiye'nin ne kaybettiğini(umarım olmaz bunlar)