Kayıtlar

ekonomik krizler etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

YAPAY ZEKA İNSANLIĞI YOK EDECEK BİR CANAVAR MI?

Resim
" The AI Documentary" adını taşıyan  27 Mart'ta vizyona girecek olan bir belgeselde Sam Altman , Demis Hassabis ve Dario Amodei gibi isimler belgeselde yer alıyor. Bazı uzmanlar yapay zekayı "insanlığın yapacağı son hata" olarak görürken, bazıları iklim krizi ve hastalıkları çözebilecek bir mucize olarak tanımlıyormuş. Bu öncü geliştiriciler yapay zekanın geleceğine ilişkin yaptıkları yorumlarda değinmeyi ihma ettikleri önemli bir konu var mı?               Yapay zekanın değil içinde bulunduğumuz sömürü ve tahakküm sisteminin asıl risk olduğunu söylemediklerine bakarsak, pozisyonları gereği en kritik noktayı ıskalıyor olabilirler Aslında bu "ıskalama" hali, teknoloji dünyasında sıkça gördüğümüz " teknolojik determinizm " (her şeyi teknolojinin sonucuymuş gibi görme) ve "politik körlük" ile doğrudan bağlantılı.              O kritik noktayı ve bu liderlerin neden orayı görmezden geldiğini şu birkaç başlıkt...

Türkiye Ekonomisinde Ötelenmiş Kriz Koşulları

Resim
Ekonomist İris Cibre şöyle diyor : "Dünya yabancı yatırımcıya güzel, carry trade ile stopaj da ödemiyorlar. 2024 Mart ayından beri 90 milyar dolara 30 milyar dolar para kazandılar." Bu konuyu  biraz açalım. Carry trade dediğimiz şey aslında çok basit: Yabancı yatırımcı, kendi ülkesinde düşük faizle borçlanıyor, Türkiye gibi yüksek faiz veren ülkelere geliyor, TL’ye dönüp burada devlet tahvili ya da mevduata yatırıyor. Faizden kazanç sağlıyor, sonra parayı tekrar dövize çevirip ülkesine geri götürüyor. Cibre’nin vurguladığı nokta şu: Mart 2024’ten beri yaklaşık 90 milyar dolar Türkiye’ye bu amaçla girmiş. Bunun karşılığında yabancılar yaklaşık 30 milyar dolar kazanç sağlamış. Yani %33 gibi çok yüksek bir getiri oranı. Üstelik Türkiye, yabancı yatırımcılara bu kazançlar için stopaj (vergi kesintisi) uygulamıyor. Yani elde edilen kâr neredeyse tamamen yatırımcının cebine gidiyor. Bunun anlamı: Türkiye şu anda ekonomisini döndürmek için sıcak paraya çok bağımlı durumda. Ya...

TRUMP'IN YENİ GÜMRÜK TARİFELERİ VE DAHA KAOTİK BİR DÜNYA

Resim
  2025 yılı Nisan ayında, ABD Başkanı Donald Trump “Liberation Day” adını verdiği yeni bir ekonomik kararla dünya ekonomisine adeta savaş ilan etti. Çin, Avrupa Birliği, Japonya ve Vietnam gibi küresel üretim merkezlerine yüksek gümrük tarifeleri getirerek, sadece ithalatı sınırlamakla kalmadı; aynı zamanda son kırk yılın küreselleşme modelini de hedef tahtasına oturttu. Bu yeni tarifelerle Trump, üretimi yeniden ABD topraklarına çekmeyi, iç pazarı korumayı ve Amerikan işçisini yeniden sistemin merkezine yerleştirmeyi vaat ediyor. Ancak bu iddialı hedeflerin ardında hem iktisadi hem de siyasi pek çok çelişki gizli. Dünya ise bu hamleye temkinli ve parçalı bir tepki veriyor. Çin misilleme tarifeleri hazırlarken, Avrupa Birliği diplomatik yollarla çözüm arayışında; Japonya ve Güney Kore gibi ABD müttefikleri ise ikili ilişkileri koruma adına açık tepki vermekten kaçınıyor. Türkiye gibi bazı ülkeler ise şimdilik daha düşük tarifelerle sistem içinde tutuluyor. Ancak bu yeni düzenin sür...

Trump, Korumacılık ve Göçmenler Üzerinden Bir Analiz

Resim
  Kapitalizm, tarih boyunca krizlerle yoğrulmuş ve bu krizleri aşarken insani bir kimliğin temsilcisi olduğu iddiasını taşıyan maskeler takmayı başarmış bir sistemdir. Ancak bu maskelerin ardında, sermayenin sömürü mekanizması, insan emeğini ve toplumsal dayanışmayı zayıflatma eğilimini sürdürmüştür. Karl Marx’ın da dediği gibi, “Sermaye, kan ve pislikle kaplı her gözenekten damlayarak doğar ve gelişir” (Marx, Das Kapital). İşte bu sömürü düzeni, tarihsel olarak sosyalizmin baskısıyla törpülenmiş, ama bugün yeniden tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkacak şekilde cilasının aşınıp sıvalarının döküldüğü yeni bir evreye girmiştir. Sosyal ve Demokratik İyileştirmeler: Sosyalizmle Gelen Bir Armağan Kapitalist ulus devletlerin 20. yüzyılın ortalarında gerçekleştirdiği sosyal ve demokratik iyileştirmeler, kendi iç dinamiklerinden daha çok, sosyalizme karşı yürütülen ideolojik ve ekonomik bir mücadeleden kaynaklanıyordu. Eric Hobsbawm’ın dediği gibi, “20. yüzyıldaki en önemli gelişme, sosyal...