Kayıtlar

küreselleşme etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Küresel Hegemonyanın Değişen Geometrisi

Resim
  Tarihin Fabrika Ayarları / Doğu’nun Mutlak Ekonomik Hegemonyası. İnsanlık tarihinin son 200 yılını bir kenara bırakırsak, dünyanın ekonomik ağırlık merkezinin her zaman "Doğu" olduğunu görürüz. Bugün "Batı’nın yükselişi" olarak adlandırdığımız süreç, aslında binlerce yıllık bir Doğu üstünlüğünün üzerine inşa edilmiş kısa bir parantezdir. İlk Çağ’dan Orta Çağ’ın sonuna kadar küresel ekonominin "fabrika ayarları", Çin ve Hindistan’ın üretim gücü ile İslam dünyasının ticari köprü vazifesi üzerine kuruluydu. Dünyanın Atölyesi: Çin ve Hindistan Rönesans öncesi dönemde, gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYİH) dağılımı bugün bildiğimizden çok farklıydı. Angus Maddison’ın tarihsel istatistiklerine göre, MS 1000 yılında Hindistan ve Çin, dünya ekonomisinin %50’sinden fazlasını tek başına temsil ediyordu. Bu üstünlük sadece nüfus kalabalığından değil, teknolojik bir liderlikten kaynaklanıyordu. Çin, Song Hanedanlığı döneminde (960-1279) demir-çelik üretiminde, matbaa...

ABD - Çin rekabeti nereye?

Resim
  Bu yazı, Çin ile ABD arasındaki rekabetin temel dinamiklerini, küresel risklerini ve potansiyel çözüm yollarını, sunulan analiz raporu temelinde sentezlemektedir. Rapor, bu çatışmanın geleneksel bir güç mücadelesinin ötesinde, teknolojik hegemonya , stratejik kaynak kontrolü, siyasi sistemler ve küresel düzenin geleceği üzerine kurulu olduğunu vurgulamaktadır. Temel çıkarımlar şunlardır: Çok Boyutlu Rekabet: Gerilim, Çin'in nadir toprak elementleri gibi kritik kaynaklardaki tekeli ve ABD'nin çip üretimi gibi alanlarda Çin'i izole etme çabalarıyla şekillenen bir " soğuk ticaret " ve " teknolojik duvarlar " çağına işaret etmektedir. İdeolojik ve Ekonomik Asimetri: Çin'in devlet destekli kapitalizm modeli, Batı'nın liberal demokratik modeline karşı asimetrik bir avantaj sunmakta, bu durum Batı'da otoriter popülizmin yükselişini tetiklemektedir. Çin Komünist Partisi'nin resmi Marksist söylemi , pratikte devletçi bir milliyetçilik ve son...

Trump, Korumacılık ve Göçmenler Üzerinden Bir Analiz

Resim
  Kapitalizm, tarih boyunca krizlerle yoğrulmuş ve bu krizleri aşarken insani bir kimliğin temsilcisi olduğu iddiasını taşıyan maskeler takmayı başarmış bir sistemdir. Ancak bu maskelerin ardında, sermayenin sömürü mekanizması, insan emeğini ve toplumsal dayanışmayı zayıflatma eğilimini sürdürmüştür. Karl Marx’ın da dediği gibi, “Sermaye, kan ve pislikle kaplı her gözenekten damlayarak doğar ve gelişir” (Marx, Das Kapital). İşte bu sömürü düzeni, tarihsel olarak sosyalizmin baskısıyla törpülenmiş, ama bugün yeniden tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkacak şekilde cilasının aşınıp sıvalarının döküldüğü yeni bir evreye girmiştir. Sosyal ve Demokratik İyileştirmeler: Sosyalizmle Gelen Bir Armağan Kapitalist ulus devletlerin 20. yüzyılın ortalarında gerçekleştirdiği sosyal ve demokratik iyileştirmeler, kendi iç dinamiklerinden daha çok, sosyalizme karşı yürütülen ideolojik ve ekonomik bir mücadeleden kaynaklanıyordu. Eric Hobsbawm’ın dediği gibi, “20. yüzyıldaki en önemli gelişme, sosyal...

KÜRESELLEŞME VE TOPLUMSAL DEĞİŞİM

Resim
Modernlik ve  İlerleme    Toplumsal değişme kavramından ne anlıyoruz? İbni Haldun'dan günümüze kadar tüm sosyologların temel sorunsallarından biridir değişim.Toplumsal değişim sorunu aydınlanma çağından sonra ilerleme olarak düşünülmüştür.Bir toplumun ilerlemesinden ne anlıyoruz?Bu sorun hiç de göründüğü kadar basit değil. Çünkü geleneksel toplumlar dahil, değişmiyor diyebileceğimiz hiçbir toplum yoktur. Katı geleneksel kurallarla belirlenmiş toplumlarda dahi, din gibi, sanat gibi kabul edilmiş değerler üzerinden ilerleme çabalarına tanık oluruz. Ancak bizim burada ele aldığımız ilerleme Rönesansla başlayıp günümüzde  yeni bir seyir almış olan modern ilerleme kavramıdır.İlk olarak rönesans  sanatında görülen modern  ilerleme, ortaçağın Hristiyan merkezli statik toplumuna alternatif getirme iddiasında olmasa bile, yeni bir toplum, yeni bir insan ve yeni bir dünya özlemine yönelik arzu ve iradeyi güçlü bir şekilde ifade etmektedir. Ancak yeni bir ins...