Kayıtlar

Derin denizlere gömülen korku

Resim
Usame Bin Ladin'i öldürdüğü söylenen CIA'in cesedini denize gömmesinin nedeni,adına türbe yapılıp şefaat dilenilmesini engellemekmiş.Amerikalılar Usame'nin bir direniş sembolü ve figürüne dönüşmesinden ödü patlıyor besbelli.Fakat kendini Usame ilan edenlerden,Usamenin aslında ölmediği hatta ölümsüz olduğu iddialarının vereceği ilhamdan nasıl koruyacak acaba?Usamenin, deniz Tanrısı Neptün gibi elinde üç dişli yabası ile dirilip cihat ilan etmesi için mi gömdüler onu oraya?..(Dikkat:Üç dişli yaba yalnız mitolojik denizler tanrısı Neptün'ün değil şeytanın/mefistonun da simgesidir aynı zamanda!)Bir cinayet işledikten sonra delilleri yok etmek için cesedi denize atan o klişeyi nasıl da çağrıştrıyor bu olay dikkatinizi çekti mi?Acaba hangi sırlar gömüldü Usame'den başka denize?Katil olduğu söylenen kişi hiç bir açıklama yapılmadan infaz edildiğine göre,Usame'nin aslında Amerikanın hesabına çalışan biri olmadığına nasıl inanacağız?11 eylül saldırılarının aslında CIA ...

Sakine vicdanımızın ölçüsü olsun...

Resim
Uploaded with ImageShack.us Arap uyanışının Libya versiyonunda,Kaddafi adam gibi çekip gitmesi gerekirken alçakça davranmayı seçti ve halkını katletme konusunda hiç bir sınır tanımayacağını ortaya koydu.Bunu fırsat bilen BM Barış(!)Gücü ve Nato yıldırım hızı ile müdahale kararı alıp Libya'yı bombalamaya başladılar.Bu saldırganlığın arkasında büyük bir olasılıkla Kaddafi'den çok,Arap halkının uyanışından duyulan endişe rol alıyordu.Arap uyanışının nereye gideceği belli değildi:Belki bu hareketler zamanla büyük bir toplumsal devrime doğru ilerleyecek,belki de Arap dünyası kapitalist emperyalist dünya düzeninden kopmayı tercih edecek,petrol kapitalist emperyalist zincirin halkalarını kırmak için önemli bir işlev üstlenecek,İsrail'e karşı büyük bir kuşatma çevirme başlayacak,zamanla bölgedeki İsrail/Amerikan hegemonyası sona erdirilecekti.Bu olasılıktan korkan Batılılar barbar diktatörün hışmından mazlum insanları koruma bahanesi ile Libya'ya saldırdılar.Bu saldırganlığı de...

Çıplak Zaman

Bilgisayarda dijital müzik yapmaya devam ediyoruz..Adını tesadüfen koydum :Çıplak Zaman..Kimbilir hangi eserin ismi idi bu?Norman Maier'in romanının adı mı diye düşündüm..Ama onun adı Çıplak ve Ölü idi...Amaç müzik yapmaktı...İsim tamamen rastlantısal(Belki evrende hiçbir şey rastlantısal değildir..Her şeyin nedeni,bilinçdışının o karanlık sınırlarının ötesinde gizlidir...Her neyse..Bu da bir deneme...Ama bir gün gerçekten mükemmel bir müzik yaratacağım,sözüm söz...

Bobiler Örg'ün yeni iğrençlik klasiği :Ağlama Duvarı!.

Resim
Photoshop, gif maker ya da premierre gibi programları kullanmayı iyi kötü becerebiliyor,hatta bir takım amatörce sanatsal çalışmalar yapıyorsanız bobiler.org adlı sitenin adını duymuş olma ihtimaliniz yüksek.Bilmeyenler için basitçe açıklama gerekirse,amatör çizerlerin,webmaster ya da reklamcıların ticari amaç gütmeyen yapıtlarını yayımladıkları bir site Bobiler.org .Daha önce adı embesil.org imiş...Çok başarılı olup büyük bir ziyaretçi kitlesi kazanmş bir site.Her gün onlarca,yüzlerce "monte" yayımlanıyor ve binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor.Bu kadar büyük bir trafiğin altından kalkabilmek kolay iş değil tabii.Bunun için çok sayıda admin çalışıyor, sunucular için binlerce lira bedel ödeniyor olmalı.Ama biraz girip çıkan,kurcalayan insanlar,bu çarkın nasıl döndürüldüğünü anlamakta gecikmez.Bobiler örg,kendi çapında hiç bir sitenin ya da portalin alamayacağı kadar reklam alıyor.Muazzam reklam geliri olduğunu ve bu siteyi işletenlerin de reklamcılar olduğunu düşünüyoru...

"Ada"...Dijital müziğimize devam!..

Resim
Bilgisayar programı ile yaptığımız müziklere devam..Bu parçayı Ableton ile yaptım.Sonuç hoşuma gidince ritm (drum kit) kullanmadım...Burada kullandığım gitara(guitar darling)stüdyo reverb efekti uyguladım,sonuç iyi oldu..Genel olarak kusurları var tabii..Daha milimetrik çalışarak daha mükemmel sonuçlar elde etmek mümkün...Fakat bunlar bir programı kullanıp özelliklerini keşfetme yolunda deneyler olarak görülmeli...Kulağa(kulağıma) hoş gelen bir parça yaptığımda mutlu olduğumu hissediyorum,sanırım önemli olan da bu..Görüntüler fiji adaları ile ilgili bir kısa filmden alındı..Kaynak vimeo.Parçanın adına gelince...Tamamen tesadüf.Galiba son yıllardaki aşırı içine kapanık ruh halimle ilintili bu..Yaşlandıkça insanlardan uzak doğaya yakın olmayı sevmeye başladım.Bu parçanın ismi de,melodik yapı da,kullandığım görüntüler de bu halimi yansıtan öğeler...Neyse,bu kadar gevezelik yeter...Sazdan başka bir enstrüman çalamadığı halde bilgisayar programı ile hafif müzik yapma ukalalığı içindeki bir ...

Gönlümüzün Şampiyonu Sercan Yenice & Pascal

Resim
Tabiatı çıkarlarımız uğruna ezip yok ettiğimiz,her şeyi kendi rahat ve konforumuz için araçlaştırdığımız bir dünyada ne güzel bir manzara bu!...O sokaklarda çoğalıp sayılarının artmasından nefret ettiğimiz,belediyenin buna bir çare bulması için içten içe yalvardığımız köpekler,ne müthiş,ne zeki,ne duyarlı yaratıklarmış meğerse!..Paskal bunu kanıtlamadı mı?Ezip yok ettiğimiz tabiat,orada idi işte.Paskalın kılığına girmiş,bizlere doğa ile nasıl ilişki kurabileceğimizi fısıldıyordu. Yetenek Sizsiniz yarışmasını sürekli izlemek gibi bir takıntım yok.Ama finali izlediğime değdi.Yarışmacıların müthiş performansı nedeniyle değil,Sercan Yenice ve sevgili dostu Pascal'ı tanıma fırsatı bulduğum için.Köpeği ile oluşturduğu o mükemmel uyum,Pascal'a karşı davranışlarındaki o müthiş insancıllık,köpeğin performansını ödüllendirirken davranışlarındaki o yapmacıksız sevgi o denli etkiledi ki beni,keşke mümkün olsaydı da,bu müthiş adama sarılabilseydim!...Hayvanları seviyorum,ama ne yazık ki fob...

Çiçekçi Kız,romantizm ve dijital fon müziği...

Resim
Müzik çalışmalarına devam!...Bilgisayarda yaptığım bir enstrümental parça eşliğinde,geçen yıl yazdığım bir şiir,"çiçekçi kız" aynı video klipte bir araya geldi.Şiiri sesli okumadım.Dörtlükler halinde akıyor.Seslendirme yapmayışımın nedeni,müziğe dikkat çekmek istememdi.Kullandığım o mükemmel programla daha çok kafamdakine benzeyen,daha az tesadüfi olan müzikler yapabilecek kadar öğrendim diyebilirim,bu da mutlu ediyor beni.Fakat iyi bir mikrofon ve ses kartım olmadığı için seslendirme kayıtlarım kötü oluyor ne yazık ki.Biraz para harcamak gerekiyor,çok değil aslında,500-600 TL civarında bir para.Ama gel gör ki memur maaşı ile geçinen,üstelik kirada oturan bir adamım ben.Bu nedenle istediğim şeylere sahip olabilmek için beklemek ve önceki taksitlerimi bitirmek zorundayım.