Kayıtlar

AĞLA SEVGİLİ YURDUM

Resim
Bizdeki medya şehit cenaze törenlerinin sunumunu neden hep aynı kalıp ve klişelerle yapıyor?Şehit ailelerinin ve yakınlarının acılarını paylaşmak ve bu acıları topluma maletmek gibi masum görünen amaçlar için mi bu çeşit bir törensellik havasında sunuluyor cenaze haberleri?Yoksa bunda bir art niyet mi aramak lazım?     Dailymotion adlı video sitesinde gördüm bu klibi ilk.Tümüyle ‘ yabancı bir dille ’ konuşulan,altyazı   bile konulmamış bu video klibi,bir kez daha,bir kez daha izledim.Konuşmalar vardı,kürsüden yapılan konuşmalar,Türkçe olmayan bu konuşmaların içeriğini tahmin etmek hiç de zor değildi. Yine de zihnim bu olasılığı reddediyor,onların olası anlamları üzerine düşünmek istemiyordu .Yabancı bir dildi,ama Türkiye’de çokça sahnelenen bazı törenlerin tıpkı basımı gibiydi.Bir tören yapılıyordu,insanlar acı içinde haykırıp feryat ediyorlar,bazıları kendilerini yerden yere atıyorlardı.Kürsüye gelen konuşmacı,acılı kalabalığın yüreğini dik tutmak için öfkeli,isyankar,...

YAŞAYAN DÜNYA / TEMA MÜZİĞİ

Resim
Ableton live 8 programını kullanarak yaptığım müzik..(tümüyle adını verdiğim programa ait sanal enstrümanlarla yapılmıştır…Gerçek enstrüman yoktur)

ooo..keyifler yerinde!..Gam yok!..tasa yok!…Ama hep mi böyle gider sanırsın bu düzen?

karaketörcü

kış manzarası

Resim

kaderden vurgun yiyen erkek!…

Resim

PATAVATSIZ ARİFİN MACERALARI

Resim

ÇİÇEKÇİ KIZ

Resim
  Bir çiçekçi kız dolaşırdı bir sepet çiçeğiyle Dolaşırdı akşamcı mekanlarını,yığılıp kalmış barları Herkesin kırığını döküğünü ovaladığı masalara Ürkerek sokulurdu ekmek derdindeki çiçekçi kız   Öyle bakardı ki kederli ve günahsız;batardı bıçak olup Dokunsan dağılıverecek kumdan bir kale gibi Bir kötü muamele sanki itebilirdi onu ıssız uçurumlara Feda edebilirdi birkaç ömrünü bir küçük hakikat anına   Ağlak sesi dağılırdı suda eriyen bir hapın hızıyla “Çiçeklerim var,al bir gül,sevindir sevgilini..” Hoyratça tepinirken hayat kalabalık ıssızlarda Sepetteki Bir gül uzatırdı öbür yanağını dünyanın şamarına   Kimsin neyin nesisin ey çiçekçi kız?bilir mi kimse çekinerek tutunduğun dünyada suskunluğundan güzel ne var? susunca sen, nabzı atar gül kurusu hakikatin türkü çağırır,köçekçe oynar,ağzını bıçak açmaz düşlerin…   Oğuştururdu ellerini yaz kış üşüyormuş gibi Büzüşürdü kırılgan vücudu ürkek ceylanlar gibi çalınmış hayatına bakıp bir akvaryumun içinden derin çent...