Kayıtlar

Yeni Dünyanın Temizliği: Hijyenin İronisi ve Küresel Çevresel Sömürü

Resim
       Tarih boyunca insan, temizliği bir ideal olarak benimsemiş ve medeniyetlerin yükselişiyle birlikte bu ideali toplumsal bir simge haline getirmiştir. Ancak bu idealin arkasında, neyin temizlenip neyin kirletileceğine dair karmaşık ve çoğu zaman sömürüye dayalı bir düzen vardır. Amerika kıtasına yapılan Avrupa göçleri, bu düzenin ilk büyük örneklerinden birini oluştururken, yerli halkların kültürel ve ekolojik bilgeliğinin yok edilmesi, modern dünyanın sürdürülemez çevresel yıkımına zemin hazırlamıştır.        Bugün bu düzen, kapitalizmin kâr hırsıyla küresel ölçekte genişlemiş, hijyen ve temizlik adına doğayı ve toplumsal dengeleri yok eden bir sistem haline gelmiştir. Temizlik için yaratılan steril alanlar, bedelini başka coğrafyalara ve insanlara ödetmektedir. Ancak bu döngü, sistemin temelleri değişmedikçe kırılacak gibi görünmüyor. Avrupa'nın Temizliği, Yeni Dünya'nın Kirliliği         Avrupalı göçmenler Amerika’ya ay...

Mike Tyson: Vahşetin Mizahla Yoğrulduğu Bir Efsane

Resim
          Boks tarihine adını altın harflerle kazıyan Mike Tyson, yalnızca ringdeki fiziksel üstünlüğüyle değil, kişiliğinin derin çatışmaları ve paradokslarıyla da unutulmaz bir figürdür. Onun hikâyesi, yıkıcı bir gücün ve bu gücün ardında yatan trajik bir kırılganlığın eşsiz bir birleşimini sunar. Tyson, sporculuğun ötesinde bir fenomendir; hem hayranlık uyandıran bir yıkım gücünün hem de insani zaaflarla yoğrulmuş karmaşık bir iç dünyanın temsilcisidir.       Ringde Bir Yırtıcı: Vahşet ve Zafer      Mike Tyson, boks kariyerinin zirvesindeyken bir yırtıcıyı andırıyordu. Rakiplerini birkaç dakika içinde yere seren yumrukları, gücün en saf ve yıkıcı formunu sergiliyordu. Ancak onun bu fiziksel üstünlüğü, yalnızca genetik bir miras değil, zorlu bir çocukluğun ürünüydü. Tyson, şiddeti yalnızca bir strateji değil, hayatta kalmanın zorunlu bir yöntemi olarak öğrenmişti. Rakiplerini yere serdiği anları izleyenlerin hafızalarına kazınan ...

Yapay Zekanın Kâr Güdüsüne Göre Araçsallaşması ve Tahakküm Aracına Dönüşme Riski: Etik ve Düzenleyici Çözümler

Resim
Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesi, bu alanda çalışan bilim insanları ve toplumsal aktörler arasında iki ana endişeyi doğuruyor: telif hakları ve yapay zekanın kötü niyetli kullanım potansiyeli. Ancak bu endişeler, insan ilişkilerinin temeline dayanan tahakküm ve sömürü düzeni içinde, sadece yapay zeka gibi bir aracın ehlileştirilmesiyle çözülebilir mi? Teknoloji, insanoğlunun elinin altındaki bir vasıta olmanın ötesine geçerek kendi motivasyonları doğrultusunda irrasyonel bir tahakküm aracı haline dönüşebilir mi? Bu sorular, hem yapay zekanın geleceği hem de insanlığın sosyal, ekonomik ve politik yapıları açısından kritik bir öneme sahiptir. Tahakküm İlişkileri ve Araçların Ehlileştirilmesi Tahakküm ilişkilerinin özünde insan ilişkileri yer alır. Sömürüye dayalı bir toplumsal yapıda, yalnızca araçları düzenleyerek demokratik bir ortam sağlamak mümkün görünmeyebilir. Yapay zekanın düzenlenmesi, sadece teknolojinin nasıl kullanılacağını belirlemekle sınırlı kalmayıp insan ...

FAİZ NEDEN ENFLASYON KERPETEN

Resim
  Merkez bankasının özerkliğinin ortadan kaldırılması bir iktidarın göze alabileceği birşey midir? Kapitalist bir ekonomide bu kurumu (Merkez Bankasını) ortadan kaldırmak sanıldığından da büyük bir gözü karalığı gerektirir.Çünkü bir kapitalist devlette sermaye akışı o devletin sermaye çevrelerine verdiği taahhütlerle doğrudan bağlantılıdır.Sermayenin miktarı ne kadar büyükse bağlantılı olduğu devletin taahhütlerine bağlılığının önemi o ölçüde artar.Merkez bankasının ve para politikalarının özerkliği,en başta sermayeye,  devletin bu taahhütlere sadakatini ifade eder.Sermayenin en üst kanadı konjonktürel şartlar değişse bile devletin para politikalarının bu değişken şartlardan etkilemeyeceğine emin olmalıdır.Çünkü devletin taahhütleri borçların çevrilmesini de garanti eder. Türkiye'de iktidar işte bu gözü karalılığa sahip epeydir.Erdoğan'ın Merkez bankası üst yönetimiyle anlaşamadığı en önemli konu,politika faizi konusuydu.Başkanlık sistemine geçildikten sonra Merkez bankası üst...

KÜRESELLEŞME VE TOPLUMSAL DEĞİŞİM

Resim
Modernlik ve  İlerleme    Toplumsal değişme kavramından ne anlıyoruz? İbni Haldun'dan günümüze kadar tüm sosyologların temel sorunsallarından biridir değişim.Toplumsal değişim sorunu aydınlanma çağından sonra ilerleme olarak düşünülmüştür.Bir toplumun ilerlemesinden ne anlıyoruz?Bu sorun hiç de göründüğü kadar basit değil. Çünkü geleneksel toplumlar dahil, değişmiyor diyebileceğimiz hiçbir toplum yoktur. Katı geleneksel kurallarla belirlenmiş toplumlarda dahi, din gibi, sanat gibi kabul edilmiş değerler üzerinden ilerleme çabalarına tanık oluruz. Ancak bizim burada ele aldığımız ilerleme Rönesansla başlayıp günümüzde  yeni bir seyir almış olan modern ilerleme kavramıdır.İlk olarak rönesans  sanatında görülen modern  ilerleme, ortaçağın Hristiyan merkezli statik toplumuna alternatif getirme iddiasında olmasa bile, yeni bir toplum, yeni bir insan ve yeni bir dünya özlemine yönelik arzu ve iradeyi güçlü bir şekilde ifade etmektedir. Ancak yeni bir ins...

POLİSİN VİCDANI VİCDANIN POLİSİ

Resim
Vicdan kavramı Emniyet Genel  Müdürlüğü binasında kolayca göze çarpan bir yazı vardı. Hala duruyor mu bilmiyorum. " Herkesin polisi kendi vicdanıdır. Polis vicdanı olmayanların karşısındadır.." Polis,  vicdan kavramından hareketle kendine vicdanın sözcüsü ve koruyucusu misyon biçmiş.Gerçekten etkileyici!  Vicdan nedir?Vikipedia'ya göre vicdan, kişinin kendi niyeti veya davranışları hakkında kendi ahlaki değerlerini temel alarak yaptıklarını veya yapacaklarını ölçüp biçtiği bir kişilik özelliğidir . Genel olarak kimi zaman merhamet duygusu, kimi yerde ahlaki ölçüt, kimi yerde adalet isteği anlamında kullanılabilir. Wikipedia'nın tanımından da anlaşılacağı gibi vicdan  kişinin iç dünyasına ait, kişiden koparılması pek mümkün olmayan bir kavramdır. Vicdan, kişiye kendisini sınırlamasını, bir talepten vazgeçmesini, bir şeyi hak olarak görmemesini buyuran içsel bir emirdir. Her ne kadar dışsal gerçekliği hedeflese de, kişinin iç dünyasını sınırlayan, kişiyi eylemden alıko...