Kayıtlar

Kavanozun içindeki turuncu balık

Resim
Üç yaşındaki oğlum dün bir ara bayağı mutsuz hisediyordu kendini.Nedeni ise,her geçen gün ne kadar tuhaf olduğunu keşfettiğimiz kapı komşumuz,aynı yaşta oğlunu Bizimkiyle oynasın diye bırakması,yarım saat sonra da oğlumun bağırış çağırışlarına aldırmadan alıp götürmesiydi...Bu kadın gerçekten tuhaftı.Çocuğunu oynasınlar diye mi göndermişti yoksa hapishaneye ziyarete mi göndermişti,anlamakta güçlük çekiyorduk.Hep aynı şeyi yapıp oyunlarını bozuyordu.Bu kadarına da yeter artık edim,bağırdım çağırdım.Eşime"bir daha göndermesin" dedim.Her seferinde aynı şeyi yapıp çocuğu mutsuz etmesine artık katlanmamasını öğütledim. Berk'in(oğlumun) mutsuzluğu geçsin diye çarşıya çıkardık onu.Yorgundu,uyuya kaldı.Akvaryum balıkçısına girdik.Yüzlerce küçük balıktan,bir iki muhabbet kuşu bir de papağandan oluşan küçük bir dükkan..Ama bir şey daha vardı,minik bir yavru köpek.On onbeş metrekarelik dükkanda köpeciğin zor şer sığdığı üstelik dışarısını da görecek penceresi olmayan bir kafeste tut...

Yaşamına kendi isteği ile son vererek 2002 yılında aramızdan ayrılan Sevgili Dostum Zafer ekin Karabay için...

Resim
sesini tenime gizliyor bir karanlık, uyuyorum. bulduğum ilk mitolojide kaybediyorum tanrıyı. rüyalarımdan mahno'yu sorumlu tutup paris'te veremden öldürüyorum gerçekleri. babam ajans haberlerinde kendisinin ölümünü dinliyor ve bana gelmeden önce eurydic'i üçüncü kez kaybediyor orpheus uyanıyorum, sevgilimin gözlerinde ancak bir kadının çekebileceği kadar acı. durgunluk ve sokaktaki susku. yüzüme elektrik faturaları çarpıyor, kimlik kartım ve sınavlarım. çatılarda kuşların her zamanki konukluğu. ansızın dönüyorum odama, odamda uçları eprimiş bir halı ve acıları genç werther'in ZAFER EKİN KARABAY(1975-2002) Genç werther'in acılarından bahsediyor şiirinde Zafer...Ama ben tanıyordum onu,biliyorum aşk acları değil bunlar;Onun asıl ilgisini çeken Werther'in intihar etmesi hikayenin sonunda...Şiirleri bu temanın etrafında dönüp dolaşıyor,bir kelebeğin ışığın etrafında dönüp durması gibi..Ölüm ile ışık benzetmesi çok yadırgatıcı,ama zafer ölümü ışığı ...

Bahadır Baruter ve Saltanat Böcekleri...

Resim
Aslında "web böcekleri nedir?" diye bir başlık atacaktım bu yazıya.Fakat bu yazının konusu virüs ve benzeri zararlı yazılımlar değil(ki bilgisayar virüsleri içinde web böcekleri adında bir kategori var...)Karikatürist Bahadır Baruter'in resimlediği,internet üzerinden pazarlanan iskambil kağıtları..Osmanlı saray erkanını böcek ve haşeret biçiminde çizmiş.İçlerinde lalalar,paşalar,sadrazam ve padişahlar var..Bahadır Baruter,aklına gelen bu fikri eskizlere dönüştürünce ortaya çıkan figürler karşısında büyülendiğini söylüyor.Şunları söylemiş Baruter çizimleri için : " Birbirine taban tabana zıt iki imgenin zihinlerimizdeki katılaşmış izlenimlerini sorgulatmak istemiş olabilirim. Görkemli, kudretli ve ilelebet baki olması düşünülen yüce ‘saltanat’ imgesiyle, önemsiz, küçük, zayıf ve kısa ömürlü bir varlık imgesiyle özdeşleştirdiğimiz ‘haşarat’ın ezberlerimizdeki konumlarını birbirine kırdırmak diyebiliriz. " Ama bu iskambil destesinin internet üzerinden tanıtımı ba...

YILBAŞI HİNDİSİ!...

Resim
Uploaded with ImageShack.us Batılıların terk etmek için çırpındıkları bir çok şeyin bizim memlekette çok alıcısının bulunması çok ilginç bir durumdur.Batılılar belki bilerek belki bilmeyerek,kendi kültürlerine karşı yürütülen o kör düşmanlığa; en değersiz,en zararlı şeylerini ihraç ederek intikamını alıyor olabilirler...Kimbilir?... Hindi çok makbul bir hayvandır..Besleyicidir,sağlıklıdır.Hani batıda Türklerle "hindi" diye dalga geçiyorlar ya..Bunun çok ilginç bir hikayesi var.Hindi ile Amerika kıtasında İspanyollar ilk karşılaştıklarında,bu garip görünümlü kuşu "hindi" diye adlandırmışlar.Çünkü o zamanlar Amerika kıtası Hindistan sanılıyormuş.Daha sonra Amerika'nın yeni bir kıta olduğu anlaşıldığında,bu kuşun adı hindi olmaktan çıkıp "Turkey" olmuş çıkmış.Ama onlar,biz Türkleri aşağılamak yerine onurlanmamızı sağlayacak bir nedenle"Turkey" demişler bu kuşa.Çünkü o zamanlar Osmanlı toprakları çok genişmiş.Bu kuş Tunusla Cezayir arasında yaş...

YILBAŞINIZ MÜBAREK OLSUN...EL ÖPENLERİNİZ ÇOK OLSUN... imza :karaketörcü..

Resim
Uploaded with ImageShack.us Bu blogdaki karikatürler ve sadece "arşimet noktası" nı izleyenlerin henüz görmemiş olduğu,hepsi de Hakan İpek yapımı olan yüzlerce karikatür,komik resim ve yazı için karaketörcü 'ye göz atın...

2010 YILININ EYLEMİ!...

Resim
Uploaded with ImageShack.us Time Dergisine rağmen yılın adamı bütün Dünyada Julian Assange idi.Türkiye'de ise bakanı yumurta yağmuruna tutan öğrenciler.AKP'liler toplumun çeşitli kesimlerinde ne büyük bir mide bulantısı yarattıklarının farkına varmalarına neden oldu bu olay...Yandaş medyanın bütün karalama kampanyalarına rağmen bunun terörle,şiddet eylemi ile ilgisi yoktu.Bir eylemin şiddet içermesi ile şiddet eylemi çok farklı şeyler...Her eylem aslında şiddet içerir...Bağırıp çağırma,hatta basın açıklaması bile..Yumurta fiziksel bir zarar vermiyor,ama rezil kepaze ediyor bu da bir gerçek.Fakat şimdiki iktidar,her türlü rezilliği yapsa da rezil olmaya tahammülü yok görüldüğü kadarıyla..Anti demokratik uygulamaların,baskıların sürüp gittiği;üniversite özerkliğinin her geçen gün,eskiyi bile aratacak şekilde devam ettiği,haraçların sürekli artırılarak eğitim yerlerinin ücretli ticaret hanelere dönüştürüldüğü üniversitelerde gençler çiçek atmayacaklardı herhalde...Öğrencilere bir ...

KAN DAVASI VE TÖRE CİNAYETLERİ GERİ KALMIŞLIĞIN İFADESİ MİDİR?

Resim
Kan davası ve töre cinayeti gibi o zalim ve kanlı geleneklerin kürt nüfusu arasında yaygın olmasının başlıca nedeni "kürt sorunu"nun kendisi olamaz mı?Bu gelenekler,merkezi devletin otoritesinin ve hukukunun reddedilmesi ve kendi kanunlarını uygulamak istemelerinin bir ifadesi olamaz mı?Bu kanlı gelenekleri sürdürmelerinin en önemli nedenlerinden biri de merkezi otoritenin cezalandırma gücünün inkari ve asimilasyona direnme isteği olamaz mı?Kürtler hakkında fanteziler üretmek yerine onların varoluşsal gerçeklerine dikkatimizi verirsek,kimbilir ne acayip gerçeklerle karşılaşacağız!...