Kayıtlar

DOĞRUCU DAVUT HANGİSİ?

Resim
  Şu karikatürüm üstüne konuşmak istiyorum.Sol taraftaki burnu ve kulağı küpeli adamla sağdaki burnundan ve kulağından kıllar fışkıran adam hakkında..    Fakat ilk olarak bunlardan birinin sağ tarafta diğerinin sol tarafta olmasının onların temsil ettiği siyasal görüşlerle bir alakası olmadığını belirtmeliyim.Karikatürün bu şekilde düzenlenmiş olmasının tek nedeni okunmasını kolaylaştırmaktır.   Soldaki adam doğruların patenti için başvuru yapıyor.hem de yeryüzünde ne kadar doğru varsa patentini istiyor.Tavrına dikkat ediniz.Karşısındaki memura bu isteğinin yerine getirilmesi zorunlu imiş gibi emrivaki yapıyor.   Sağdaki herifse böyle bir isteğin ne denli uçuk kaçık olduğunu anlamış;evrakları bile görmeden kendi meşrebine göre başvuruyu reddediyor..   Bu adamlardan biri ayakları yere basmayan fanteziyi,diğeri ise sağduyuyu mu temsil ediyor?Olabilir.Peki siz hangisinden yana olmayı tercih ederdiniz?Burnu küpeli fantezi kaçığı herifi mi,yoksa burnu...

ANKARA HATIRASI!…

Resim
      İki ay kadar önce Ankarada idim.Bir kaç günlük ziyaretimin nedenlerinden biri de,3 boyutlu "Avatar" filmini vizyondan kalkmadan görmekti.Eşim,oğlum ve ablamın yanısıra,yeğenlerim Murat Şanlısavaş ve Oğuz Mucurluoğlu da yanımdaydı.Diğerleri alışveriş merkezinde gezerken Ben,Murat ve Oğuz filmi izledik.Güzel,eğlenceli bir filmdi.Bu filmde 3 boyutlu sinemanın en gelişmiş teknolojisi uygulanmıştı.Fakat bazı yadırgatıcı şeyler de vardı.Örneğin arka plandaki nesneler normalden daha büyük görünüyorlardı.O kadar güzel çekilmişti,o denli cıvıl cıvıl fantastik bir dünya yaratılmıştı ki,keyif almadan izlediklerini söyleyenler,sanırım sinemanın o büyüleyici duygusunu yitirmişler.Üstelik kullanılan teknolojinin büyük sinema salonlarında izlemeyi zorunlu kılması nedeniyle bunun sinema için önemli bir yenilik olduğunu söyleyenlere hak veriyorum.Gel gelelim filmin hikayesini sıradan bulanlar ne yazık ki haklı.Fantezi türüne ait öğelerle bilim kurguya ait öğeleri bir arada...

“YUMURTA” FİLMİ ÜZERİNE BİR KAÇ NOT

Resim
      Filmin anlaşılmaz tuhaf görünmesinin en önemli nedeni de burada..Bir aydın olma sevdasına kapılıp da bunun uğruna bedel ödemeyi göze alamayıp yarı yolda kalmış  insanların içlerindeki Yusuf’u bastırmaları ve bilinçdışına itmeleri,filmin o kasvetli,soğuk ve hatta ürkütücü dünyasına girme yolunda doğal bir engel oluşturuyor…    SEMİH KAPLANOĞLU,Yusuf üçlemesi adını verdiği üç filminin sonuncusu ile hala Avrupanın en prestijli ödüllerinden biri olan Altın Ayıyı kazandı.Üçlemenin ilk filmi “Yumurta”yı sinema eleştirmenlerinin çoğu yere göğe sığdıramamış ve Siyad ödüllerine boğmuşlardı.Fakat medyanın önemli bir kısmı ve sinema izleyicilerine oldukça tuhaf gelmiş,bu filme bunca ödül verilmesini oldukça yadırgamışlardı.Sanıyorum Altın Ayı ile Semih Kaplanoğlu’nun başarısı uluslararası alanda taçlandırıldıktan sonra bu zor filmleri çözümlemeye daha istekli olacak izleyiciler..     Böylesine anlaşılmaz bulunmasının en önemli nedenl...

“Fakir ama onurlu” yurttaşlarımızın sıradışı serüvenleri…

Resim
  DAHA FAZLA KARİKATÜR İÇİN : http://karikaturistic.blogspot.com/

düm tek cıs taka…

Resim
  Bilgisayarda  bir müzik bestesi daha yaptım!…Daha nice nice bu türden paylaşımlara!… keşke herkes bir anda bütün dertlerini unutsa..bütün dünya sokağa çıksa...vur patlasın çal oynasın yapsa..hiç değilse 10 dakikalığına..(müzik:hakan ipek)

ÇOCUK İSTİSMARI OLAYLARI…

Resim
Siirtte olan olaylar…İlk önce dört kız öğrenciye 25 kişinin tecavüz ettiği haberi geliyor.Sonra yaşları 13-14 arasında değişen 8 öğrencinin 2 bebeğe tecavüz ettikleri,bir tanesini öldü diye bıraktıkları,diğerini boğarak öldürdükleri haberi.. Gazetelerden biri,bu son olaydan,”insanın kanını donduran vahşet” diye söz ediyor.Daha sonraki gün,RTÜK’ün medyada yayın yasağı koyduğu haberi geliyor..Şüphesiz medya istismar etmemeli bu kadar hassas bir konuyu..Ama kanımız da donduğu ile kalmamalı.Burası bizim ülkemiz.Olup bitenleri tartışmak zorundayız. Ama bu gibi hassas konularda iki şey çok sinir ediyor beni.Birincisi hükümet yetkililerininin “bunlar münferit olaylar”diye başlayan söylemleri,diğeri de fırsat bilip ırkçılık yapılması…Hani o 44 kişinin öldürüldüğü Bilge köyü katliamında bir kısım yazarlardan “ismi müsamma” birisi”kürtler artık kendine çeki düzen vermelidir”diye yaşanan olayları kürtlere mal ediyordu.Her iki tavırdan da nefret ediyorum. Bu çocuk yaştaki insanların uyg...

ötelerde/bir şiir için fon müziği

Resim
  bilgisayarda sanal olarak üretilmiş enstrümanlarla yapılmış enstrümental bir parçadır.Tümüyle müzik zevkine adanmış amatör bir çalışmadır...Beste,müzik düzenleme ve şiir:hakan ipek     Ötelerde bir düş uyuyor kınalı bir yastıkta              başı sımsıcak.. ötelerde      çığırıyor           kadife cepkeni işlemeli bir türküyü,susmanın ve kederin tiryakisi olmuş bir ağız.. ötelerde     deniz ansızın öpüyor kurumuş bir kumsalın ağzını.. ötelerde      bir yürek doğuruyor kanı ve iliğinden        mehtaba vurgun bir         sevdalı güneş tanrısını.. ötelerde     kumların içinden dirilip çıkıyor   kuşluk ve ikindilerle         harman ...