Kayıtlar

Gönlümüzün Şampiyonu Sercan Yenice & Pascal

Resim
Tabiatı çıkarlarımız uğruna ezip yok ettiğimiz,her şeyi kendi rahat ve konforumuz için araçlaştırdığımız bir dünyada ne güzel bir manzara bu!...O sokaklarda çoğalıp sayılarının artmasından nefret ettiğimiz,belediyenin buna bir çare bulması için içten içe yalvardığımız köpekler,ne müthiş,ne zeki,ne duyarlı yaratıklarmış meğerse!..Paskal bunu kanıtlamadı mı?Ezip yok ettiğimiz tabiat,orada idi işte.Paskalın kılığına girmiş,bizlere doğa ile nasıl ilişki kurabileceğimizi fısıldıyordu. Yetenek Sizsiniz yarışmasını sürekli izlemek gibi bir takıntım yok.Ama finali izlediğime değdi.Yarışmacıların müthiş performansı nedeniyle değil,Sercan Yenice ve sevgili dostu Pascal'ı tanıma fırsatı bulduğum için.Köpeği ile oluşturduğu o mükemmel uyum,Pascal'a karşı davranışlarındaki o müthiş insancıllık,köpeğin performansını ödüllendirirken davranışlarındaki o yapmacıksız sevgi o denli etkiledi ki beni,keşke mümkün olsaydı da,bu müthiş adama sarılabilseydim!...Hayvanları seviyorum,ama ne yazık ki fob...

Çiçekçi Kız,romantizm ve dijital fon müziği...

Resim
Müzik çalışmalarına devam!...Bilgisayarda yaptığım bir enstrümental parça eşliğinde,geçen yıl yazdığım bir şiir,"çiçekçi kız" aynı video klipte bir araya geldi.Şiiri sesli okumadım.Dörtlükler halinde akıyor.Seslendirme yapmayışımın nedeni,müziğe dikkat çekmek istememdi.Kullandığım o mükemmel programla daha çok kafamdakine benzeyen,daha az tesadüfi olan müzikler yapabilecek kadar öğrendim diyebilirim,bu da mutlu ediyor beni.Fakat iyi bir mikrofon ve ses kartım olmadığı için seslendirme kayıtlarım kötü oluyor ne yazık ki.Biraz para harcamak gerekiyor,çok değil aslında,500-600 TL civarında bir para.Ama gel gör ki memur maaşı ile geçinen,üstelik kirada oturan bir adamım ben.Bu nedenle istediğim şeylere sahip olabilmek için beklemek ve önceki taksitlerimi bitirmek zorundayım.

YETER.BLOGUMA DOKUNMA!...

Resim
Bir süredir güncellemiyordum bloglarımı.Ama bu arada erişim de engellendi.Kıymete mi bindi her ne ise her gün kontrol etmeye başladım.Web üzerinden blogların yeniden erişime açıldığı duyuruldu.Ama meğerse erişim sağlayıcı servislere mahkemenin tebligatı en az bir hafta sürüyormuş.Bizde yasaklar yıldırım hızı ile uygulanıp iş yasakları kaldırmaya gelince adalet kağnı hızı gibi ilerlediğinden ,hala yukarıdaki resimdeki erişim engeli uyarısı çıkıyor blog adresime tıklayınca.Ara sıra bloglarıma göz atan bir eski dostum,bu uyarı yazısı ile karşılaşınca,yazdığım-pardon- yediğim bir halt yüzünden benim bloguma bir erişim yasağı geldiğini sanmış ve beni arama ihtiyacı duymuştu.Güldüm ve sanki bir halt yemişim gibi bir durum ortaya çıkmasından çocuksu bir gurura kapıldığımı söyledim:))Yıllarca yurt dışında bulunmuş bir arkadaşımdı;Türkiye'deki garip internet sansürcülüğünü pek bilmediğinden,Dijitürk'ün telif haklarını ihlal eden bir kaç yayın yüzünden yüzbinlerce bloga erişim yasağı gel...

Anadolu'nun İsyanı

Anadolunun İsyanı. Yükleyen ugurcu . - Son dakika haberler Film herhangi bir kar amacı güdülmeden, konuya duyarlı insanların gönülden destekleriyle tamamlanmıştır. Amacı Anadolu’da HES’lere karşı yürütülen mücadeleye destek olmak, halkın sesini duyurmaktır. HES mücadelesi içerisinde bulunan herkes, bu çekimlerin yapıldığı bölgelerdeki bütün canlılar, bu filmin dolaylı ya da dolaysız destekçisidir. Bu nedenle film, herhangi birinin isminin öne çıkartılamayacağı bir anonim çalışmadır. Filmin indirilmesi, çoğaltılması ve dağıtılmasında hiç bir sakınca yoktur. Festival ve toplu gösterimler için özel izin alınmasına gerek yoktur. Anadolu'nun tüm canlılarına armağan olsun.. Paylaşım için: anadolunehirleri.org/​tr.html vimeo.com/​vermeyoz/​film

19 OCAKTA NE OLMUŞTU?

Resim
4 yıldır adaleti, vicdani, hukuku arıyoruz.Bulamıyoruz. 4 yıldır yargıyı, hükümeti, meclisi arıyoruz.Bulamıyoruz. 4 yıldır, sokak ortasında arkadaşımızı katledenlerin arkasındaki güçlerden söz ediyoruz, laf dinletemiyoruz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi devleti mahküm etti, "ucuz atlattık" diye sevindiler. İnsanlık hakkımızı kullandık, adalet istedik,çocuk dediler. Çocuk gitsin, ağabeyleri gelsin dedik, umursamadılar. Vatandaşlık hakkımızı kullandık, sorular sorduk, cevap vermek yerine dalga geçtiler. Hrant Dinki aramızdan almalarının 4. yılında bir kez daha omuz omuza vermek için, ailesi, dostları ve bütün sevenleriyle birlikte onu anmak icin 19 Ocak'ta, saat 3'te, Hrant'ın vurulduğu yerde buluşuyoruz. Bebekten katil yaratan karanlığa ışık tutmayanlar o karanlığı istiyor demektir. O karanlığı hep birlikte ortadan kaldıralım. Emre Baturay Altınok

SICAK VE SOĞUK,HER İKİSİ DE LAPA LAPA!...

A Short Journey from The Film Artist on Vimeo . İngiltere'de,lapa lapa kar yağdığı bir kış günü,İngiltere'nin sakin yerlerine yapılan bir araba gezintisinden teşekkül eden bu videoda,fon müziği olarak sıcak Mısır ülkesine ait bir şarkı kullanılmış.Tabiat bembeyaz kardan örtüsünü giyince,dünya ayrı bir güzellik kazanıyor..Küçüklüğümde hatırlıyorum da,sevmezdim lapa lapa kar günlerini..Kış oyunlarından da pek hoşlanmazdım.Nedeni,kansız bir çocuk olmamdı herhalde...Ellerim,ayaklarım çok üşürdü..Büyüdükçe kış manzarasının ne kadar eşsiz birşey olduğunu keşfettim.Sözün kısası,sıcak Mısır müziği ile soğuk İngiltere manzaraları mükemmel ikili oluşturmuşlar...İzlemeye değer!

Modern Dünya...

Resim
Uploaded with ImageShack.us Salvador Dali'nin Modern çağlardan,modern zamanlardan duyduğu ürküntüyü dile getirdiği bu tablosu,gece vakti insanı yatağından sıçratan rüya izlenimlerine benziyor..İncecik,böceksi ve upuzun bacakları üstünde tuhaf bir şekilde devinen bir at ve peşinden gelen filler..Dali'nin kabuslarına ait ürkünç at imgesi ile zaman zaman karşılaşırız onun tablolarında.Filler de sırtlarındaki yükler ve incecik bacakları ile çağımızı simgeliyor besbelli.Akla mantığa aykırı olsa da,anlaşılmaz bir şekilde yoluna devam ediyor bu kervan.Sürekli büyümeye tüketmeye endeksli günümüz iktisadi ve toplumsal sistemi,endişe veriyor,ama kimsenin dur demeye gücü yok bu gidişe.Resimdeki haç çıkaran insanın üzerine mi geliyorlar?O Adamın üstüne gelse de gelmese de, değişen bir şey yok.Çünkü kimse kendini rahat ve huzurlu hissedemez böyle bir dünyada,çağın nimetlerine yakın olmak ya da amiyane tabirle "tuzu kuru olmak",bir şey değiştirmez. Resimden anladığım şey,kimsenin b...