Kayıtlar

Siyasi Parti Kongre Davalarında Yetki ve Süre Sorunları: CHP İstanbul İl Kongresi Örneği

Resim
  Özet Siyasi partilerin kongreleri, demokratik sistemin temel taşlarıdır. Bu süreçlere ilişkin uyuşmazlıklar, yalnızca parti içi dengeleri değil, kamu düzenini de yakından etkiler. Siyasi Partiler Kanunu (SPK), organ seçimlerine itirazlar için 7 günlük süre öngörürken (md. 14/3), tüzük ihlali davaları için süre öngörmemektedir (md. 15). Bu durum, yetki karmaşası ve süre aşımı tartışmalarını beraberinde getirir. CHP’nin 8 Ekim 2023 tarihli İstanbul İl Kongresi ’nin iptali için açılan dava, bu sorunları tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kayyum atama kararı ile Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ’nin aynı konuda verdiği red kararı, hukuki çelişkinin merkezinde durmaktadır. Bu makale, davayı örnek alarak SPK’daki yorum eksikliklerini, kamu düzeni ilkesini ve çözüm yollarını analiz etmektedir. Siyasi partiler, demokratik hayatın omurgasını oluşturur. Kongreler ise parti yönetimlerinin meşruiyet kaynağıdır. Ancak kongre süreçlerine ilişkin uyuşmaz...

Bastırmanın Estetiği, Huzursuzluğun Dehası

Resim
  Sanatın tarih boyunca en çok açığa çıkardığı şey, insanın huzursuzlukla ne yaptığıdır. Kimi bu huzursuzluğu dini bir teslimiyetle yatıştırır, kimi felsefi bir sistemin içine hapseder, kimi ise tuvalin, notaların, kelimelerin üzerine taşır. Freud ’un dilinde bu huzursuzluk bastırılmış arzuların eseridir; Lacan için boşluk, Kierkegaard için kaygı, Nietzsche için güç istenci. Herkes başka ad koyar ama insanın içinde taşıdığı bu sarsıntı, yaratıcılığın da en güçlü yakıtıdır. Salvador Dalí bu yakıtı en gösterişli, en kışkırtıcı biçimde kullananlardan biridir. Onun tablolarında gördüğümüz dev yapılar, incecik bacaklara yaslanmış filler, eriyip akışkanlaşan saatler, parçalanmış bedenler… Bunların her biri rasyonel dünyanın kanunlarına meydan okur. Seyirciyi huzursuz eder ama aynı anda büyüler. Çünkü Dalí’nin yönteminde bir çelişki vardır: en grotesk, en saçma olanı bile klasik sanatın mükemmel estetik kabuğuna yerleştirir. Catherine Millet , kendi cinsel hayatını ayrıntılı biçimde...

Trump üslubunun şifreleri

Resim
    Trump Döneminin Amerikan Siyasetine Etkisi: Geçici Bir Sapma mı, Kalıcı Bir Değişim mi? ​Amerikan siyasetinin, özellikle de Donald Trump ’ın yükselişiyle birlikte, agresif ve kışkırtıcı bir dilin etkisi altına girdiği açıkça görülüyor. Bu durum, geleneksel diplomatik üslubu ve nezaket kurallarını bir kenara bırakarak yerini tehdit ve meydan okuma dolu bir retoriğe bırakmış durumda. Peki, bu sadece Trump’ın kişiliğinden kaynaklanan istisnai ve geçici bir sapma mı, yoksa Amerikan siyasetinde köklü bir paradigma değişiminin işareti mi? Bu soruya yanıt ararken, hem Trump’ın bireysel tarzını hem de daha geniş tarihsel ve jeopolitik bağlamı göz önünde bulundurmak büyük önem taşıyor. ​ Trump'ın Yükselişi: Tarihsel Koşulların Ürünü ​Trump’ın 2016'daki zaferi ve sonrasında popülerleşen agresif üslubu, yalnızca kişisel özelliklerine indirgenemeyecek kadar derin bir mesele. Bu durum, bir zihniyetin uygun tarihsel koşulları yakalamasının bir sonucu olarak yorumlanabilir. 2008 fina...

Ötv'nin topluma maliyeti:Kar mı zarar mı?

Resim
Türkiye 'de uzun zamandır tartışılan yat, kotra gibi lüks deniz taşıtlarında ÖTV oranı %0'dan %8 seviyesine yükseltildi. Lüks yat sahipleri vergisiz mazot alırken, çiftçiler traktör mazotuna vergi ödemesi vergi adaleti yönünden çok eleştiri alan bir durumdu.  ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) gibi politikalar ekonomiyi nasıl etkiliyor? Bu blog yazısında, yatlardan Togg ’a kadar somut örneklerle başlayıp, ÖTV’nin genel etkilerine bakacağız.    Lüks Yatlar ve ÖTV : Zenginlere Kolaylık mı?  Türkiye'de lüks yatlara, gemilere ve kotralara mazot satışında %0 ÖTV ve KDV uygulanıyordu. Bu, 2009-2017 yıllarında getirilen bir teşvikti. Amaç neydi? Yabancı bayraklı yatları Türk bayrağına çekmek ve yat turizmini canlandırmak. Çünkü yabancı yatlar zaten vergisiz mazot alabiliyordu. Türk yatları da bu avantajı yakalasın, turizm gelirleri artsın isteniyordu ( Resmi Gazete, 2017 ). Ama işler beklendiği gibi gitmedi. Yat sayısı yeterince artmadı. Bürokratik engeller, bu teşviki etkisiz...

​Koyun Sürüsü ve İnsan sürüsü

Resim
  ​ Van’da bir koyunun peşinden 333 koyunun atlayarak hayatını kaybetmesi haberi, ilk duyulduğunda akıl dışı bir olay gibi görünse de, aslında sürü psikolojisinin ne kadar güçlü ve tehlikeli olabileceğinin çarpıcı bir göstergesi. Bu trajik olay, sadece hayvanların değil, aynı zamanda insan topluluklarının da benzer dinamiklerle nasıl felaketlere sürüklenebileceği sorusunu gündeme getiriyor. Peki, bilim bu olayı nasıl açıklıyor ve insan toplumları neden benzer davranışlar sergiliyor? ​İçgüdüler ve Sürü Davranışının Evrimi ​Koyunların sürü halinde yaşaması, binlerce yıllık evrimin bir ürünü. Bu davranış, yırtıcı hayvanlara karşı savunmasız olan otçul hayvanlar için hayati bir hayatta kalma mekanizmasıdır. Sürü içinde hareket etmek, bireysel riskleri azaltır ve toplu olarak daha büyük ve daha karmaşık bir hedef oluşturarak avcıyı şaşırtır. Ancak, bu hayatta kalma stratejisinin bir bedeli vardır: bireysel aklın askıya alınması . ​Bu davranış, bir koyunun ne yaptığını sorgulamadan...

Modern Toplumlarda Yerel Narsisizmden Dirençli Çeşitliliğe

Resim
  ​ Özet ​Bu makale, sosyal medyada paylaşılan basit bir "güvenilmeyecek erkek isimleri" listesinden hareketle, insan beyninin önyargı oluşturma mekanizmalarını, bu mekanizmaların evrimsel kökenlerini ve modern, akışkan toplumlarda yarattığı çatışmaları incelemektedir. Yerel topluluk narsisizmi , önyargıların bir tezahürü olarak ele alınmakta ve ulusal gurur ile dengeleme potansiyeli tartışılmaktadır. Makale, son olarak, farklılıkları dengeleyecek, kırılgan olmayan ve sarsıntılara dirençli bir toplum modeli için " Dirençli Çeşitlilik " felsefesi çerçevesinde somut sosyolojik ve felsefi öneriler sunmaktadır. ​ Anahtar Kelimeler: Önyargı, Stereotip, Evrimsel Psikoloji, Sosyal Biliş, Yerel Narsisizm, Dirençli Çeşitlilik, Eğitim, Modern Toplum. ​ 1. Giriş: Bir Tweet'in Tetiklediği Düşünceler ​Dijital çağın en belirgin özelliklerinden biri, bireylerin kişisel görüşlerini ve gözlemlerini geniş kitlelerle anında paylaşabilmesidir. Sosyal medyada karşılaşılan ...

Liberal Propagandanın Perdesini Aralamak: Memuriyet, Emek ve Dayanışma

Resim
  Bir Ezberin Hikâyesi Türkiye’de uzun yıllardır tekrarlanan bir ezber vardır: “Devlet şişkin, memur fazla, memurlar verimsiz.” Besim Tibuk ’un ünlü çıkışları (“grev yapsınlar da millet ne işe yaradıklarını görsün”) bu söylemin en bilinen sembollerindendir. Tibuk’un bu sözleri, yalnızca bir anekdot değil; Türkiye’de liberal ideolojinin kamu emekçilerine bakışının özlü bir ifadesidir. Oysa OECD verilerine bakıldığında tablo bambaşkadır: Türkiye’de kamu istihdamının toplam istihdam içindeki oranı %12–13’tür. OECD ortalaması ise %18–21 bandındadır (OECD, 2022). Yani Türkiye, kamu istihdamı bakımından düşük seviyedeki ülkelerden biridir. Buna rağmen, memur fazlalığı söylemi sürekli dolaşıma sokulmaktadır. Liberal İdeolojinin Türkiye’deki Seyri Liberalizm Türkiye’de hiçbir zaman Batı’daki gibi güçlü bir felsefi gelenek haline gelmedi. Daha çok, belirli tarihsel dönemeçlerde, özellikle de sermayenin ihtiyaç duyduğu anlarda öne çıkarıldı. 1950’lerde Demokrat Parti , “küçük devlet” ve “s...